Her ne kadar bu sene kış mevsimi çok soğuk geçmemiş olsa da cildimizi hiçbir zaman ihmal etmememiz gerekiyor. Medipol Üniversitesi Esenler Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Gürkan Yardımcı, kış mevsiminde cildimizi korumanın yolları hakkında bilgiler verdi…
Deri, vücudumuzun en geniş organı olup önemli görevleri bulunur. Çevresel etkenlere maruz kalarak yapısında birtakım değişiklikler meydana gelebilir. Özellikle kış aylarında soğuk hava, rüzgar, ortamdaki nem oranının düşmesi gibi bazı çevresel faktörlerin etkisi ile el, ayak, yüz ve dudak gibi bölgeler başta olmak üzere derimizde bazı problemlerle sıklıkla karşılaşabiliyoruz.
Vücudumuz kışın vücut ısısını koruma amacıyla deriye olan kan akımını azaltır ve derinin ihtiyacı olan maddelerin deriye ulaşması zorlaşır. Derinin koruyucu lipid bariyerinde meydana gelen bozulmalar sonucu deri hassaslaşır ve dış etkenlere karşı korunmasız hale gelir. Bu sürecin sonunda elastikiyetini kaybetmeye başlar ve deri kuruluğu, pullanma, çatlama, kızarıklık ve kaşıntı gibi belirtiler görülür.
Bu sürecin doğru yönetilmediği durumlarda ciltte kırışıklıklar, lekeler, sarkmalar gibi erken yaşlanma belirtileri ile başta egzama olmak üzere çeşitli deri hastalıkları görülebilir. Ancak uygulanan basit yöntemlerle bu hastalıklardan korunabilir ve cildinizi daha sağlıklı bir hale getirebilirsiniz.
Birçok hasta kış aylarında günlük tüketilen su miktarını azalttığını ifade ediyor. Erişkin bir insanın günlük su ihtiyacı ortalama 2-3 litre arasında olmalıdır ve kış aylarında da bu miktar tüketilmelidir.
OMEGA-3'TEN ZENGİN BESLENİN
Bununla beraber bol miktarda sebze ve meyve tüketilerek vücudun ihtiyacı olan vitaminlerin ve antioksidanların alımı ihmal edilmemelidir. Ayrıca Omega-3'ten zengin besinlerin tüketilmesi de cilt sağlığı için oldukça faydalıdır.
Kış mevsiminde cilt bakımına oldukça özen gösterilmelidir. Sağlıklı bir cilt için yapılması gereken üç temel işlem; temizleme, nemlendirme ve güneşten korunmadır.
Uzun süreli ve çok sık banyo yapmaktan kaçınılmalıdır. Banyo yaparken kullandığımız sabun ve temizleyici ürünlerin aşırı miktarda kullanımının deri yüzeyindeki koruyucu tabakayı uzaklaştırarak cildi daha çok hassaslaştırdığı ve kuruttuğu bilinir.
Yine banyo sırasında deriye temas eden suyun çok sıcak veya soğuk olması da deriyi ciddi derecede kurutabilir. Bu yüzden banyodan sonra deri bariyerinin tekrar onarılmasına yardımcı olmak ve derinin nem kaybını azaltmak için yüz ve vücut deri tipine uygun nemlendirici ürünlerin mutlaka kullanılması gerekir.
Günlük ihtiyaçlarımız sırasında kullandığımız el sabunlarının ve dezenfektanlarının nemlendirici içeriğe sahip olup olmadığı kontrol edilmeli, gerektiği takdirde bir uzman görüşü alınarak deri tipine uygun olan temizleyiciler kullanılmalıdır.
Gün içerisinde cildin aşırı sıcak/ soğuk su ve hava ile temasından kaçınmak son derece önemlidir. Derinin bariyer tabakasının bozulmaması için koruyucu eldiven gibi ürünlerin tercih edilmesi ve sık sık yağ bazlı nemlendirici ürünlerin kullanılması gereklidir.
CİLDİ TAHRİŞ ETMEDEN TEMİZLEYİN
Yüz bölgesi için aşırı makyaj yapmaktan ve cildi tahriş edecek makyaj temizleme ürünleri kullanmaktan kaçınmak gerekir.
Cildi çok hassas ve alerjik olan hastalar, ürün kullanımından önce mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmelidir. Hyaluronik asit, A, C ve E vitamini gibi içeriklere sahip antiaging ürünler uygun cilt yapısına sahip hastalarda kullanılabilir.
Bazı hastalar için yüze sürülen ürünler yeterli gelmeyebilir. Bu durumda cilt yüzeyindeki ölü hücre tabakasını ortadan kaldırmak ve cildin azalmış nemini dengelemek için maskeler, peeling yöntemleri ve bazı ilaçların deriye enjekte edilmesi gerekebilir.
Çoğu hasta tarafından yanlış bilinen bir diğer önemli nokta ise, güneş koruyucu ürünlerin kış aylarında kullanımının gerekmediği yönündeki inanıştır. Her ne kadar güneşin zararlı ışınları yaz mevsimindeki kadar etkili olmasa da, kış aylarında da buluttan geçebilen ultraviyole ışınları cildimize zarar verebilir. Bu yüzden güneş koruyucu ürünleri mevsim gözetmeksizin kullanmak gerekir.
PRP VEYA SAÇ MEZOTERAPİSİ UYGULANABİLİR
Deri bakımı gibi, saç ve saçlı deri bakımı da kış mevsiminde önemlidir. Hava kirliliği, çevresel faktörler ve saça uygulanan bazı kozmetikler sayesinde saçlarımız zarar görebilir. Saçlar güçsüzleşebilir , soluk, mat ve kırılgan bir hale gelebilir. Bütün bunların sonucunda saç dökülmeleri ve saçlı deride hassasiyet, kaşıntı, kızarıklık, kepeklenme gibi bazı rahatsız edici durumlarla karşılaşılabilir.
Saçlar nazik bir şekilde saç tipine uygun şampuanlarla temizlenmelidir. Hemen ardından saçlardaki elektriklenmeyi azaltan ve saçların rahatça taranmasını sağlayan saç kremlerinin uygulanması ile temizleme işlemi tamamlanmalıdır.
Sağlıklı saç ve saçlı deri için demir, B vitamini çeşitleri, D vitamini, folik asit, biotin (vitamin H), çinko, bakır, selenyum, Omega-3 ve Omega-6 gibi vitamin ve minerallerden zengin gıdaların tüketilmesine özen gösterilmelidir.
Doktorunuzun gerekli gördüğü durumlarda kan tetkikleri yapılmalı ve eksiklik varsa tedavi edilmelidir. Bu tedavilerin yetersiz kaldığı durumlarda ise trombositten zengin plazma (PRP) ve saçlı deri mezoterapisi gibi kozmetik işlemler uygulanabilir.
DUDAKLARINIZI NEMLENDİRİN
Bulunduğumuz ortamların ısıtılmasında kullanılan soba, klima, kalorifer gibi ısıtıcıların etkisi ile ortamda bulunan nem oranı düşebilir. Bu da cildimizin kurumasına ve pullanmasına katkıda bulunabilir.
Yaşadığımız ortamın ısısını çok aşırı yükseltmeyerek ve gerekirse ortamın nemini artıran cihazlar kullanarak bu durumun önüne geçebiliriz.
Kapalı ortamlardan, soğuk ve rüzgarlı bir dış ortama çıktığımız zaman eldiven, atkı, bere ve şal gibi aksesuvarlarla el ve yüz bölgesini dış etkenlerden korumalıyız.
Dudak kuruluğunu ve çatlamasını engellemek için hem gün içerisinde, hem de yatmadan önce dudak kremi sürmek önemlidir.