Türk topraklarının Yunan işgalinden kurtulması için verilen kurtuluş mücadelesinin nişanesi olan 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104. Yıl dönümü İstanbul Vatan Caddesi'nde törenlerle kutlandı. Tören öncesinde İstanbul Valisi Davut Gül, Beyoğlu Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sundu. Sonrasında ise İstanbul Valiliği'nde tebrikleri kabul etti. Fatih Vatan Caddesi2ndeki törenlere İstanbul Valisi Davut Gül, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, belediye başkanları, kaymakamlar, askeri yetkiler ile vatandaşlar katıldı. Tören İstanbul Valisi Davut Gül, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan'ın tören aracıyla vatandaşların 30 Ağustos Zafer Bayramını kutlamasıyla başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 30 Ağustos Zafer Bayramı sebebiyle yayınladığı mesajı okundu.

CUMHURBAŞKANININ MESAJI OKUNDU
Türk Milleti'nin 30 Ağustos Zafer Bayramını kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "30 Ağustos zaferiyle bin yıldır üzerinde özgürce yaşadığımız toprakların ezeli ve ebedi vatanımız olduğu bir kez daha teslim edilmiştir. Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden, yolunu açan büyük zafer milletimizin esareti asla kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan ederken coğrafyamıza yönelik emperyalist kuşatmanın da kırılmasına vesile olmuştur. Bundan 104 yıl önce türlü imkansızlıklara rağmen milletçe gösterdiğimiz azim, cesaret ve kararlılık bugün de en güçlü motivasyon kaynağımızdır. Türkiye şanlı tarihinden aldığı ilham ve özgüvende enerjiden savunma sanayide bilim ve teknolojiden dış politikaya kadar her alanda yazdığı başarı hikayeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir. Başta bölgeniz olmak üzere dünyada savaşların, çatışmaların, krizlerin ve siyasi belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye ilkeli, dirayetli ve insani değerleri merkeze alan girişimci politikalarıyla öne çıkmaktadır. Üste mavi gök çökmedikçe altta yağız yer delinmedikçe Türkiye'yi ve Türk milletini kutlu mücadelesinden hiç kimse vazgeçiremeyecektir. İstikrarsızlıklardan beslenen tüm kışkırtmalarına, tüm provokasyonlarına rağmen devlet ve millet olarak halktan yana, hukuktan yana, adaletten, barıştan, istikrardan yan olmaya devam edeceğiz" dedi.

"EŞİNE AZ RASTLANIR BİR ZAFER"
Törende konuşan 52. Motorlu Piyade Tümen Komutanı Tuğgeneral Ergün Fidan, "Asil Türk Milleti, kahraman Türk ordusuyla birlikte varlığına ve vatanına kast edenlere karşı 104 yıl önce bugün kahramanlık ve şeref dolu tarihinden aldığı kudretiyle yeniden dirilerek topyekûn bir varoluş mücadelesi sonucunda eşinen tarihte az rastlanır bir zafer kazanmıştır. Bu zaferin her safhası tek tek düşünülmüş, hazırlanmış ve yönetilmiştir. 1900'lü yılların başlarında meydana gelen büyük devletler arasındaki çıkar çatışmaları, dünyada gelişen fikir akımları, sanayileşme gibi gelişmeler sonucunda birinci dünya savaşı çıkmış, müttefiklerin aldığı ağır yenilgiler sonucu Mondros müdahalesi imzalanmış, bin yıldır üzerinde kan dökerek can vererek yurt edildiğimiz Anadolu toprakları işgal edilmiş ayrıca tarihimize kara bir leke olarak geçen Sevr Anlaşması da ulusumuza dayatılmıştır. İşte böylesine umutsuz görünen bir ortamda Mustafa Kemal Atatürk ve onun dava arkadaşları bağımsızlık meşalesini yakarak ya istiklal ya ölüm parolasıyla aydınlığa giden yolu aralamışlardır. Bu bağımsızlık ve aydınlık mücadelesinin ilk hedefi son neferine kadar düşmanı güzel ve kutsal vatanımızdan atmak şeklinde belirlenmiştir. Özellikle Sakarya Meydan Muharebesi'nde milletimizin istiklal uğruna kanının son damlasına kadar mücadeleye devam edeceği ispatlanmıştır. Mustafa Kemal Paşa'nın başkomutanlığı altında Türk kuvvetleri düşmana beklemediği bir yerden taarruza geçerek stratejik sahada düşmanı aldatmayı başarmıştır. Avrupalıların 5-6 ayda geçilmezse değil Afyon mevzilerini 3 günde geçerek 30 Ağustos'a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümü imha edilmiştir. Bu büyük zaferle düşmana son darbede vurulmuş ardından icra eden takip harekatıyla 9 Eylül'de düşman İzmir'de denize dökülmüştür. Dünyanın sayılı askeri güçlerinden bir olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz her zaman ve her yerde her şartla verilecek görevleri ifaya hazırdır. Milli egemenlik, milli şuur ve tam bağımsızlık esasına dayanan Atatürk ülkeleri bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de Türk Silahlı Kuvvetlerimize rehber olmaya devam edecekler." diye konuştu.

GEÇİT TÖRENİ NEFESLERİ KESTİ
Yapılan konuşmaların ardından Mili Savunma Üniversitesi'ne bağlı Harp Okullarında eğitim gören askeri öğrenciler şiir okudu. Halkoyunları gösterilerinin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki ordu birlikleri, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri ile zabıta ve itfaiye ekipleri geçit töreni yaptı. Sahil Güvenlik Komutanlığı ve polis helikopteri de geçit törenine havadan eşlik etti. Türkiye'nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği savunma ekipmanlarının da gösterildiği geçit töreni vatandaşlar tarafından ilgiliyle izlendi.
