Deloitte tarafından yayımlanan 2026 Küresel Sigorta Görünümü raporu, sigorta sektöründe geleneksel iş yapış biçimlerinin hızla geçerliliğini yitirdiğini ve yapay zekânın önümüzdeki dönemin en kritik dönüşüm aracı haline geldiğini ortaya koydu. Rapora göre, sigorta şirketleri için yalnızca teknolojiyi denemek değil, yapay zekâyı iş süreçlerinin merkezine yerleştirmek stratejik bir zorunluluk haline geliyor. Raporda özellikle mülk ve kaza (P&C) sigortaları segmentinde marj baskısının arttığına dikkat çekildi. Küresel ölçekte prim büyümesinin 2026 yılına kadar yavaşlaması beklenirken, bu görünümün arkasında artan rekabet, oran ivmesindeki zayıflama, potansiyel tarife değişiklikleri ve rezerv ayarlamaları gibi maliyet unsurları yer alıyor. Gelişmekte olan pazarlarda ise Çin'deki ekonomik yavaşlama nedeniyle 2025 ve 2026 yıllarında prim üretiminde düşüş öngörülüyor. Rapora göre, süregelen ticaret politikası belirsizlikleri, tedarik zinciri aksamaları ve işgücü kıtlığı hem bireysel hem de ticari sigorta branşlarında kârlılığı baskılıyor. ABD'de 2024 yılında güçlü seyreden sigorta performansına rağmen, birleşik oranın 2025 ve 2026 yıllarında yeniden bozulması bekleniyor. Deloitte, yapay zekâ destekli gerçek zamanlı sahtekârlık analitiği uygulamalarının, hasar ve sorumluluk sigortacılarına 2032 yılına kadar 160 milyar ABD dolarına varan tasarruf sağlayabileceğini öngörüyor. Sahtekârlık tespiti, hasar yönetimi, çağrı merkezleri ve sanal asistanlar, yapay zekânın en hızlı değer ürettiği alanlar arasında yer alıyor. Örneğin, Zurich'in hasar dosyalarındaki anormallikleri tespit etmek için makine öğrenimi tabanlı çözümleri devreye alması, sektördeki bu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Ancak rapor, yapay zekâ yatırımlarının tek başına yeterli olmadığına da dikkat çekiyor. Birçok sigorta şirketinin parçalı veri yapıları ve eski sistemler nedeniyle yapay zekâdan beklenen değeri tam olarak elde edemediği belirtiliyor. Deloitte'a göre, yapay zekânın sigortacılıkta "endüstriyel ölçeğe" taşınabilmesi için güçlü bir veri altyapısı, sadeleştirilmiş süreçler ve sağlam bir teknoloji mimarisi kritik önem taşıyor.