Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin birkaç hafta içinde çözülememesi durumunda küresel ekonominin ciddi risklerle karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Birol, enerji ve hammadde sevkiyatındaki aksaklıkların dünya genelinde yeni ekonomik baskılar oluşturabileceği uyarısında bulundu.
UEA Başkanı Fatih Birol, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin enerji piyasaları üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Tarafların saldırıları artırmasının petrol, doğal gaz, gübre ve diğer kritik yüklerin Hürmüz üzerinden taşınmasını tehdit ettiğini belirten Birol, piyasalarda yüksek belirsizlik ve endişe hâkim olduğunu ifade etti.
Birol, Hürmüz Boğazı'nın uzun süre kapalı kalmasının yalnızca bölge ülkelerini değil, küresel ekonomileri ve özellikle Asya'daki enerji ithalatçısı ülkeleri de olumsuz etkileyebileceğini vurguladı.
HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN HAFTALAR İÇİNDE ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Hürmüz Boğazı'nın aylar boyunca kapalı kalmasının kabul edilebilir olmadığını belirten Birol, geçişlerin kısa süre içinde "tamamen ve koşulsuz şekilde" yeniden başlaması gerektiğini söyledi.
Krizin uzaması hâlinde enerji arzı, sanayi üretimi ve küresel ticaret akışları üzerinde daha büyük baskılar oluşabileceğine dikkat çekti.
Birol, Basra Körfezi'nden yapılan enerji ve hammadde sevkiyatlarındaki kesintilerin Güney Kore ve Japonya gibi büyük ekonomileri etkilediğini, ancak Bangladeş, Pakistan ve Hindistan gibi ülkelerin bu tür arz sorunlarına karşı daha kırılgan olduğunu belirtti.
HÜRMÜZ'DE GEMİ TRAFİĞİ GERİLİYOR
Son dönemde gemilere yönelik saldırılar ve ABD'nin İran deniz taşımacılığına yönelik ablukayı yeniden devreye alması, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari hareketliliği önemli ölçüde azalttı.
Basra Körfezi'ndeki Suudi Arabistan petrol yüklemelerinde, süper tankerleri hedef alan saldırıların ardından belirgin düşüş yaşandı.
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından yapılan değerlendirmelerde de Hürmüz Boğazı'nın ticari gemiler açısından hâlen güvenli bir geçiş noktası olmadığı belirtildi.
Enerji taşımacılığındaki bu belirsizlik, petrol ve doğal gaz piyasalarının yanı sıra küresel lojistik maliyetleri ve tedarik zincirleri üzerindeki riskleri artırıyor.