Türkiye'nin lider kadınları 'Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi'nde bir araya geldi. Turkuvaz Medya Merkezi'nde gerçekleşen Zirvede kadınların toplumsal, ekonomik ve kültürel hayattaki dönüştürücü rolü masaya yatırıldı. Zirvenin kapanış konuşmasını ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş gerçekleştirdi. Bakan Göktaş, iş dünyasından spora, sanattan siyasete uzanan bu zirvenin Türkiye'nin beşeri gücünü ortaya koyduğunu söyledi. Bugün kadınların elde ettiği başarıları konuşurken, aslında Türkiye'nin geleceğinin konuşulduğunun altını çizen Bakan Göktaş, "Bir ülkenin rekabet gücü, yetişmiş insan kaynağını ne kadar etkin kullandığıyla belirlenir. Gelişimi ise kadınların bilgiye, fırsata, temsile ve üretim alanlarına ne ölçüde erişebildiğiyle şekillenir" diye konuştu.
KALKINMA HEDEFİNİN MERKEZİ
"Önümüzde yeni bir dönem var" diyen Bakan Göktaş, bu dönemin; teknolojinin hızlandığı, üretim modellerinin değiştiği, mesleklerin yeniden şekillendiği, sosyal yapının yeni ihtiyaçlar doğurduğu bir dönem olduğuna vurgu yaptı. Esas meselenin kadınların bilimin, ekonominin, diplomasinin, girişimciliğin, kültürün ve kamusal karar süreçlerinin merkezinde daha güçlü biçimde yer almaları olduğunun altını çizen Göktaş, "Bugün Türkiye, kadınların her alanda yolculuğunu destekleyen çok boyutlu bir politika ortaya koymaktadır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı iradesiyle, bu politikalar ülkemizin kalkınma hedeflerinin tam merkezinde yer alıyor" dedi.

Bu iradenin somut adımlarından birinin 2024–2028 Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı olduğunu hatırlatan Göktaş, "Çalışmalarımızı ortak bir hedef ve güçlü bir eşgüdümle yürütmek amacıyla Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu ile İl Koordinasyon Kurullarını oluşturduk. Bu kapsamda tüm kurumlarımız, tarımda, sanayide, enerjide, eğitimde, sağlıkta, her alanda kadının güçlenmesi için büyük bir özveriyle çalışıyor. Diğer yandan dijitalleşme, yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve yaratıcı endüstrilerin, kadınlar açısından büyük imkânlar barındırdığına inanıyoruz" şeklindi konuştu.
ÇOK YÖNLÜ DESTEK
Kadınların yeni nesil beceriler kazanmasını destekleyen ve üretime katılımını kolaylaştıran uygulamaları yaygınlaştırdıklarını belirten Bakan Göktaş, "Bu kapsamda; eğitimden mentörlüğe, finansmandan pazarlamaya kadar çok yönlü destek mekanizmalarını hayata geçiriyoruz. Kadın girişimciliğinin ve kadın kooperatiflerinin desteklenmesi, öncelikli çalışma alanlarımız arasında yer alıyor. Bu doğrultuda, "Yükselen Kadınlar Programı" ile kadın girişimcilere yeni imkânlar sunuyoruz" diye konuştu. Yedi bölgede yürütülen programla yerelden ulusala ve uluslararası düzeye uzanan güçlü bir girişimcilik ağı inşa ettiklerini kaydeden Göktaş, "Programın önemli ayaklarından biri olan Girişimcilik Eğitim Tırımızla da iş fikrini geliştirmek isteyen kadınlara doğrudan ulaşıyoruz. Destek verdiğimiz 1.366 kadın kooperatifiyle yerel üretimi markalaştırıyor, kadın emeğinin pazara erişimini artırıyoruz. Kadınların istihdama katılımını desteklerken, iş ve aile hayatı arasındaki uyumu kuvvetlendiren modelleri de kalıcı hale getiriyoruz" ifadelerini kullandı. Bu kapsamda önemli bir düzenlemeyi daha hayata geçirdiklerini anlatan Bakan Göktaş, "AK Parti gurubumuz tarafından Meclis Başkanlığına sunulan kanun teklifiyle kadınlar için ücretli doğum iznini 16 haftadan 24 haftaya babalar için ise 10 güne çıkarıyoruz" dedi. Kadınların potansiyelini kalıcı mekanizmalarla, yaygın fırsatlarla ve güçlü kurumsal yapılarla büyütmeyi hedeflediklerini söyleyen Göktaş, "Amacımız, bu salondaki başarı hikayelerini bütün Türkiye'de yaygınlaştırmak. Bunu mümkün kılan zemini sağlamlaştırmaktır. Bir ülkede kadınları başarılı kılacak imkânlar büyüdükçe, üretim ivme kazanır. Toplumda refah artar, aile yapısı kökleşir, gelecek daha güçlü biçimde inşa edilir" dedi.

MEDYAYA ÖZEL SORUMLULUK
Bu konuda medyanın da özel bir sorumluluğu olduğunun altını çizen Bakan Göktaş, şöyle devam etti: "Nitekim medya, algıyı şekillendirir; rol modelleri görünür kılar. Kadınların emeğini, aklını ve kurucu rolünü öne çıkaran bir dil yeni nesillere daha geniş bir istikamet sunar. Bu bakımdan, Turkuaz grubunun geleneksel hale getirdiği bu platform çok kıymetlidir. İş dünyasının, sanat çevrelerinin, akademinin, sivil toplumun ve kamu kurumlarının ortak bir zeminde buluşması önemlidir. Çünkü güçlü bir gelecek, ortak çaba ve kararlılık gerektirir. Kadınların birikimini, emeğini, dönüştürücü gücünü ve topluma yön veren varlığını çağın sunduğu imkânlarla buluşturmak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Böylece Türkiye Yüzyılı, kadınların daha fazla söz sahibi olduğu ve her alanda daha güçlü temsil edildiği bir yükseliş dönemi haline gelecektir."
KADINLARIN BAŞARISI TÜRKİYE İÇİN KAZANIM
Zirvede konuşan AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı, uzun yıllar medya sektöründe çalıştıktan sonra bugün siyasetin içinde yer almanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirtti. Turkuvaz Medya çatısı altında yaklaşık 29 yıl boyunca görev yaptığını ifade eden Bursalı, medya kariyerinde kadınların çalışma hayatında daha görünür olmasına imkân tanıyan bir kurum kültürü içinde yer aldığını söyledi.

ALBAYRAK'A TEŞEKKÜR
Kadınların farklı alanlardaki başarılarının Türkiye için önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Bursalı şöyle konuştu: "Bugün bugüne kadar sayısız kez bu zirvelerde bulunduğum arkadaşlarımla birlikte, bu kez masanın diğer tarafında siyasetçi olarak yer alıyorum. Turkuvaz Medya çatısı altında 29 yıl emek verdim, çok değerli mesai arkadaşlarımla uzun bir yol yürüdük. Gazeteci olarak çalıştığım dönemde kadınlara her zaman yol açan bir yönetim anlayışıyla karşılaştım. Turkuvaz Medya'da bugün kadın çalışan oranı yüzde 45'in üzerinde ve yönetici pozisyonlarında da çok sayıda kadın var. Bu anlamda Sayın Serhat Albayrak'a teşekkür etmek isterim. Siyasette de kadını özne olarak gören bir liderle, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde siyaset yapıyor olmaktan büyük bir gurur duyuyorum. Kadınların spordan sanata, iş dünyasından farklı alanlara kadar elde ettiği başarıların artarak devam etmesini diliyor, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyorum."
Kadın istihdamı destekleniyor
Kadınların iş gücüne katılımını artırmaya yönelik son yıllarda hayata geçirilen politikaların ve teşviklerin etkisiyle Türkiye'de kadın istihdamında yükselişe dikkat çeken Sabah Gazetesi Ekonomi Müdürü ve Köşe Yazarı Dilek Güngör, "Türkiye'de kadınların iş gücüne katılım oranı 2002 yılında yüzde 27.9 iken 2025 itibarıyla yüzde 36.3'e yükseldi. Kadın istihdam oranı da aynı dönemde yüzde 25.3'ten yüzde 32.1'e çıktı. Bu artışı daha da ileriye taşımak için kreş seferberliği, esnek çalışma modelleri ve yeni sosyal politika düzenlemeleriyle kadınların çalışma hayatında daha güçlü yer almasını desteklemeye devam ediyoruz" dedi.

Kadınların gücü Türkiye'nin gücüdür
TURKUVAZ Medya ev sahipliğinde düzenlenen "Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi"nin açılışında yapılan konuşmasında, A Para Yayın Koordinatörü & A Haber Ekonomi Müdürü Özlem Doğaner, kadınların toplumsal hayattaki rolüne ve küresel ölçekte yaşanan insani trajedilere dikkat çekti. Doğaner, "Ne yazık ki savaşların, çatışmaların ve toplumsal eşitsizliklerin en ağır yükünü çoğu zaman kadınlar ve çocuklar taşıyor. Buna rağmen kadınların iş dünyasından siyasete, spordan sanata hayatın her alanında giderek daha güçlü bir şekilde varlık göstermesi umut verici. Daha adil, eşit ve güvenli bir dünya için kadınların gücünü büyütmeye devam etmeliyiz" dedi.

Kadın işveren oranı %12
Zirvede konuşan KADIN Ticaret İşverenleri Sendikası (KADIN TİS) Kurucu Genel Başkanı Esra Oksay, kadınların iş ve ekonomik hayattaki görünürlüğünün artırılmasının Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınması açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Kadın girişimciliğinin desteklenmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve karar alma mekanizmalarında kadın temsilinin artırılması gerektiğini belirten Oksay, kadınların son yıllarda farklı alanlarda daha görünür hale geldiğini ancak gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında hâlâ kat edilmesi gereken önemli bir mesafe bulunduğunu söyledi. Kadınların ekonomide daha güçlü yer alabilmesi için yapısal adımların önemine dikkat çeken Oksay şöyle konuştu: "Türkiye'de kadın işveren oranı yaklaşık yüzde 12 seviyesinde. Yani her 10 işverenden sadece biri kadın. Kadınların iş gücüne katılımı son yıllarda artış gösterse de OECD ülkeleri ile karşılaştırıldığında hala düşük seviyede. Kadın girişimciliğini destekleyecek finansman modelleri, mentorluk ağları ve yönetim kurullarında kadın temsilini artıracak politikalar bu süreci hızlandıracaktır."
'Cesaretlendirme çok önemli'
Zirvede konuşan Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, iş dünyasında kadınların daha görünür hale gelmesi için cesaretlendirilmenin kritik rol oynadığını vurguladı. Kurumlarında kadın istihdamının yüksek olduğunu ancak özellikle sahadaki satış ekiplerinde kadın sayısını artırmak için özel bir çaba gösterdiklerini belirten Tatlısöz, kadınların farklı alanlarda görev alabilmesi için güven ve destek ortamının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Kadınların iş hayatında daha cesur adımlar atabilmesi için liderlerin rolüne dikkat çeken Tatlısöz şöyle konuştu: "Biz yaklaşık yüzde 45 kadın istihdamına sahip bir markayız. Merkez ofisimize baktığınızda bu oran çok daha yüksek görünüyor ancak sahaya çıktığınızda satış ekiplerinde erkek çalışanların daha ağırlıkta olduğunu görüyorsunuz. Benim hedeflerimden biri de sahadaki kadın çalışan sayısını artırmak. Kadınların bazen yeni fırsatlara adım atabilmesi için biraz daha cesaretlendirilmesi gerekiyor. Liderler olarak hepimiz hem kariyerlerimizde hem de ekiplerimizde bu cesareti ve güveni oluşturacak ortamı yaratmak zorundayız."
'Hedefim olimpiyatlar'
Zirvede söz alan milli sporcu Selin Hürmeriç spor kariyerine küçük yaşta başladığını ve uluslararası başarılarını daha da ileriye taşımayı hedeflediğini anlattı. 4 yaşında başladığı artistik yüzme branşında Türkiye'yi temsil etmekten gurur duyduğunu ifade eden Hürmeriç, önümüzdeki dönemde dünya ve Avrupa şampiyonalarında yeni dereceler elde etmek ve 2028 Olimpiyatları'nda yer almak istediğini söyledi. Başarı yolculuğuna değinen Hürmeriç şöyle konuştu: "Artistik yüzmeye 4 yaşında başladım ve üç yıldır milli takımdayım. 2024 yılında Avrupa şampiyonu oldum, 2025 yılında ise dünya ikinciliği elde ettim. Önümüzdeki hedefim Avrupa ve dünya şampiyonalarında yeni başarılar kazanmak ve 2028 Olimpiyatları'nda partnerimle birlikte Türkiye'yi temsil etmek. Bu süreçte bana destek olan Türkiye Yüzme Federasyonu Başkanı Erkan Yalçın'a, milli takım baş antrenörümüze ve aileme teşekkür ediyorum. Özellikle benden küçük sporculara hiçbir zaman pes etmemelerini tavsiye ediyorum."
Sanat ve sporda kadın emeği
Zirvede söz alan oyuncu Sermin Hürmeriç, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün tarihsel arka planına değinerek kadınların hak mücadelesinin önemini hatırlattı. Kadınların emek ve dayanışma ile birçok alanda önemli başarılar elde ettiğini belirten Hürmeriç, bu özel günün kökeninde kadın işçilerin verdiği mücadelenin bulunduğunu söyledi. Kadınların gücüne dikkat çeken Hürmeriç şöyle konuştu: "Bugünü bize kazandıran Clara Zetkin'e çok teşekkür etmemiz gerekiyor. 1857 yılında Amerika'da bir tekstil fabrikasında uzun çalışma saatleri ve düşük ücretleri protesto eden kadın işçiler büyük bir trajedi yaşamış, çıkan yangında 129 kadın hayatını kaybetmişti. Yıllar sonra Clara Zetkin bu günün Kadınlar Günü olarak kabul edilmesini önerdi ve 8 Mart bu şekilde ortaya çıktı. Kadınlarımızın isteyip de yapamayacağı hiçbir şey yok. Kadınsız bir dünya düşünülemez; dünyayı güzelleştiren, çocuklarını yetiştiren ve büyük emek veren kadınlardır."
Kız çocukları cesaret buluyor
Zirvede söz alan ralli pilotu Nazan Zorlu, motor sporları gibi Türkiye'de çoğunlukla erkeklerle özdeşleştirilen bir alanda kadın olarak yer almanın hem ilham verici hem de zorlu bir deneyim olduğunu belirtti. Sporun kazandırdığı disiplinin iş hayatından günlük yaşama kadar pek çok alanda önemli katkılar sağladığını ifade eden Zorlu, kariyer ve aile yaşamının birbirini besleyen unsurlar olduğunu söyledi. Motor sporlarında elde edilen başarıların aynı zamanda genç kızlara ilham verdiğini vurgulayan Zorlu şöyle konuştu: "Ülkemizde genellikle erkeğe atfedilen bir sporun içinde bir kadın olmak hem çok keyifli hem de kendi içinde zorluklar barındırıyor. Ama bunu yaparken yanımda olan pek çok kadın rol model vardı. Hem bir aileyi sürdürmek hem kariyere devam etmek kolay değil; ben aynı zamanda bankacıyım ve profesyonel hayatımı sürdürüyorum. Sporun kazandırdığı disiplin hayatın diğer alanlarında da işimizi kolaylaştırıyor. Bir yandan da ne kadar çok kız çocuğuna temas edersek, spora ilgi duyan ya da kendini göstermek için cesarete ihtiyaç duyan kadınlara ulaşabilirsek yaptığımız iş o kadar kıymetli oluyor. Bu sorumlulukla Otomobil Sporları Federasyonu Kadınlar Komisyonu'nda da çalışmalar yürütüyorum."
GÜÇLÜ SPONSOR DESTEĞİ
Türkiye'nin güçlü kadınlarını Turkuvaz'da buluşturan zirvenin sponsorluğunu Emlak Katılım, Halkbank, RAMS, Takas İstanbul, Türk Hava Yolları, Türk Altın, Türk Telekom, Vakıfbank üstlendi. Zirve, kadınların Türkiye'nin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasındaki rolünü vurgularken, ilham veren hikâyeler ve güçlü mesajları kamuoyuna sundu.