ABD ile İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarıyla başlayan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'nda arz kesintisi yaşanabileceğine yönelik endişeler, petrol fiyatlarını son yılların en yüksek seviyelerine taşıdı.
28 Şubat'ta başlayan süreçten bu yana Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık 100 dolar seviyelerinde dengelenirken, piyasaların yönünü büyük ölçüde ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a ilişkin açıklamaları belirledi.
Trump'ın sık sık dile getirdiği "anlaşma yakın", "görüşmeler olumlu ilerliyor" ve "ateşkes mümkün" yönündeki açıklamalar zaman zaman petrol fiyatlarını aşağı çekerken, somut bir uzlaşmanın sağlanamaması fiyatların savaş öncesi seviyelere dönmesini engelledi.

YÜKSEK FİYATLAR EN ÇOK ABD'Lİ ÜRETİCİLERE YARADI
Ortaya çıkan tablo, dünyanın en büyük enerji ihracatçılarından biri haline gelen ABD'nin enerji sektörüne önemli avantaj sağladı.
Gemi takip şirketi Vortexa'nın verilerine göre ABD'nin ham petrol ve petrol ürünleri ihracatı mayıs ayında günlük yaklaşık 10,5 milyon varile ulaşarak üst üste üçüncü ayda da küresel liderliğini sürdürdü.
Aynı dönemde Rusya'nın günlük petrol ihracatı yaklaşık 7 milyon varil, Suudi Arabistan'ın ise 5,9 milyon varil seviyesinde gerçekleşti.
Yüksek petrol fiyatlarının özellikle kaya petrolü üreticilerini desteklediği belirtilirken, ABD merkezli enerji araştırma şirketi Primary Vision'ın verileri de sektördeki faaliyetlerin hızlandığını ortaya koydu.

ABD'DE PETROL SAHALARINDA FAALİYETLER ARTTI
Savaşın başlamasından sonra ABD kaya petrolü sektöründe operasyonların belirgin şekilde hızlandığı kaydedildi.
Frac Spread Count ve Frac Job Count göstergelerinde güçlü artışlar görülürken, basınçlı pompalama kapasitesinin 2022'den bu yana en sıkışık seviyelere ulaştığı bildirildi.
Uzmanlar, kapasite kullanım oranlarındaki yükselişin ABD enerji sektöründeki büyümenin devam ettiğine işaret ettiğini belirtiyor.
Rus enerji devi Rosneft'in Üst Yöneticisi İgor Seçin de daha önce yaptığı değerlendirmede, Orta Doğu'daki gerilim ve yükselen petrol fiyatlarının en büyük kazananının ABD enerji sektörü olduğunu ifade etmişti.
Seçin, mevcut fiyat seviyelerinin korunması halinde ABD petrol ve doğal gaz sektörünün bu yıl onlarca milyar dolarlık ilave gelir elde edebileceğini söylemişti.

TRUMP'IN AÇIKLAMALARI PETROLDE SERT HAREKETLERİ TETİKLEDİ
Trump'ın İran'la müzakerelere ilişkin iyimser açıklamaları, son aylarda petrol piyasasında dikkat çekici fiyat hareketlerine neden oldu.
10 Mart'ta diplomatik çözüm sinyalleriyle Brent petrol yüzde 11,3 değer kaybederek 87,80 dolara kadar gerilerken, 23 Mart'ta Trump'ın tarafların anlaşmaya çok yakın olduğunu açıklamasının ardından fiyatlar aynı gün yüzde 9,8 düştü.
Ancak anlaşmanın gerçekleşmemesi ve jeopolitik risklerin sürmesi nedeniyle Brent petrol mart ayını 118,35 dolardan kapattı.
Nisan ayında da benzer bir seyir izlendi. Trump'ın anlaşmaya ilişkin olumlu mesajları fiyatları aşağı çekerken, ay sonunda Brent petrol 126 doların üzerine çıkarak son dört yılın en yüksek seviyesini gördü.
Mayıs ayında ise uzlaşma beklentilerinin güçlenmesiyle fiyatlar 108 dolar seviyelerinden 92 dolar bandına kadar geriledi.

PİYASALAR YENİDEN ANLAŞMA BEKLİYOR
Haziran ayında petrol piyasalarında temkinli görünüm öne çıktı. Brent petrol ayın ilk günlerinde 97 doların üzerine yükselse de Trump'ın yeni anlaşma açıklamalarıyla yeniden düşüşe geçti.
ABD Başkanı Donald Trump, 12 Haziran'da yaptığı açıklamada İran'ın nükleer silaha sahip olmama konusunda mutabık kaldığını belirterek, "Bugün İran'la savaşı bitirdik." dedi.
Bu açıklamanın ardından Brent petrol 11 Haziran'da yüzde 2,9 düşüşle 90,38 dolardan kapanarak yaklaşık iki ayın en düşük seviyesini gördü.
ENERJİ PİYASALARINDA BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
Analistler, İran ile yürütülen diplomatik sürecin nihai sonucunun enerji piyasalarının yönü açısından belirleyici olmaya devam edeceğini belirtiyor.
Anlaşmanın resmiyet kazanması halinde petrol fiyatlarında aşağı yönlü hareketlerin hızlanabileceği ifade edilirken, sürecin yeniden çıkmaza girmesi durumunda ise jeopolitik risk priminin korunabileceği ve fiyatların yüksek seviyelerde kalmaya devam edebileceği değerlendiriliyor.
ANALİSTLER YUKARI YÖNLÜ RİSKLERE İŞARET ETTİ
IG piyasa analisti Tony Sycamore, gelişmenin petrol piyasasında hızlı ve güçlü bir fiyat düzeltmesine yol açtığını belirterek, fiyatların düşük 80 dolar seviyelerindeki destek noktasının üzerinde kaldığı sürece yukarı yönlü risklerin devam ettiğini söyledi.
ING analistleri ise yayımladıkları değerlendirmede , ateşkesin uzatılmasının kesinleşmiş bir durum olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Analistler, anlaşma sağlansa bile sürecin kırılgan olabileceğine dikkat çekerek, nükleer müzakerelerde ilerleme sağlanamaması halinde gerilimin yeniden tırmanabileceğini ifade etti.
GOLDMAN SACHS VE OPEC'TEN YENİ TAHMİNLER
Goldman Sachs, artan arz ve zayıflayan talep beklentileri nedeniyle 2027 yılı için Brent petrolün ortalama fiyat tahminini varil başına 80 dolara düşürdü. Banka buna rağmen, OECD ülkelerinde ticari petrol stoklarının yeniden oluşturulması ve jeopolitik risk primi nedeniyle fiyatların 2025 ortalamasının üzerinde kalmasını bekliyor.
Öte yandan OPEC, 2026 yılına ilişkin küresel petrol talebi artışı tahminini günlük 1,17 milyon varilden 970 bin varile indirerek üst üste ikinci kez aşağı yönlü revizyona gitti.
OPEC, 2027 yılı için ise daha iyimser bir tablo çizerek küresel petrol talebinin günlük 1,73 milyon varil artacağını öngördü. Bu tahmin, önceki projeksiyona göre 190 bin varillik yukarı yönlü revizyona işaret ediyor.