Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 2025 yılı Aralık ayına ilişkin ödemeler dengesi verilerini açıkladı. Buna göre cari işlemler hesabı Aralık ayında 7,3 milyar dolar açık verdi. Bu rakam, son sekiz ayın en yüksek cari açık seviyesi olarak kaydedildi.
Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabında ise 691 milyon dolarlık açık oluştu. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı Aralık ayında 7 milyar 439 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Yıllıklandırılmış verilere bakıldığında Aralık ayı itibarıyla cari açık yaklaşık 25,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi 69,7 milyar dolar açık verirken, hizmetler dengesi 63,5 milyar dolar fazla kaydetti. Birincil gelir dengesi 18,5 milyar dolar, ikincil gelir dengesi ise 528 milyon dolar açık verdi.
BAKAN BOLAT'TAN AÇIKLAMA GELDİ
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2025 yılı Aralık ayı cari işlemler verilerini değerlendirdi. Türkiye'nin ihracattaki tarihi başarısını ve ekonomik istikrardaki kararlı ilerleyişinin sürdüğünü vurgulayan Bakan Bolat, cari işlemler açığının son 3 yıldır makul düzeylerde stabil bir seyir izlediğini ve OVP ile uyumlu olduğunu söyledi.
Bakan Bolat şunları kaydetti:
"2025 yılında mal ve hizmet ihracatı toplamı, bir önceki yıla göre %4,5 oranında artarak 396,0 milyar dolara yükselmiştir.
Cari İşlemler Hesabındaki Bu Olumlu Gelişmelerle Birlikte Ülke Risk Primi (CDS), Son Yedi Yılın En Düşük Seviyelerinde Seyretmekte Olup Risk Primindeki Bu Güçlü İyileşme, Finansal İstikrarı Pekiştirmekte ve Dezenflasyon Sürecine Katkı Sağlamaktadır.
Küresel konjonktürde izlenen risk ve belirsizliklere, artan korumacı politikalar nedeniyle zayıf seyreden talebe rağmen hem mal hem de hizmet ihracatımız artışını sürdürmekte rekor tazelemeye devam etmektedir. Bu olumlu gelişmeler ile cari işlemler açığı tarihsel ortalamaların altında seyretmeye devam etmekte olup 2025 yılında milli gelire oranının Orta Vadeli Program (2026-2028) kapsamında %1,4 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz.
Cari işlemler hesabında izlenen dengelenme, uygulanan bütüncül ve kararlı ekonomi politikalarının bir sonucu olarak makroekonomik istikrarı güçlendirmekte aynı zamanda fiyat istikrarı ve sürdürülebilir büyüme hedefleriyle uyumlu şekilde yapısal reformların hayata geçirilmesi için de elverişli bir zemin oluşturmaktadır.
Önümüzdeki dönemde bir taraftan üreticilerimizi haksız ithalat baskısına karşı korumaya devam edecek; diğer taraftan küresel ekonomideki dönüşümleri de dikkate alarak ülkemizin küresel ticaretteki konumunu sürdürülebilir bir şekilde güçlendirmeye yönelik politikaları uygulamaya devam edeceğiz."