Piyasalar yeni haftaya girerken fiyatların dar bir bantta hareket ederek yatay görünümünü koruması bekleniyor. Öte yandan çelik üretiminin önemli girdilerinden biri olan kok kömüründeki maliyet artışları, üretici marjları üzerinde baskı oluşturarak küresel emtia piyasalarında arz-talep dengesini yeniden gündeme taşıyor.
Yüzde 62 tenörlü demir cevheri, mayıs ayının son günlerinde küresel ekonomik beklentilere paralel olarak sınırlı fiyat hareketleri sergilerken, yıllık bazda sağladığı yüzde 9,79 oranındaki değer artışını korumaya çalışıyor. Çin limanlarında yüksek seviyelerde seyreden stoklar ve çelik fabrikalarının yalnızca zorunlu ihtiyaçlar doğrultusunda alım yapması fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı yaratıyor. Bunun yanında yüksek navlun maliyetleri de uluslararası tedarik zincirlerinde seçici bir hareketliliğe neden oluyor.
Vadeli işlem piyasalarında faaliyet gösteren yatırım fonlarının spekülatif pozisyonlarını azaltması ve çelik üretiminde görülen mevsimsel yavaşlama sinyalleri, kısa vadeli sert fiyat yükselişlerinin önüne geçiyor. Uzmanlar, demir cevheri piyasasının yönünü belirleyecek temel unsurun Çin emlak sektöründen gelecek yeni talep işaretleri olacağını değerlendiriyor.

HURDA ÇELİK PİYASASINDA TÜRKİYE FAKTÖRÜ ÖNE ÇIKIYOR
Demir cevheri fiyatlarında yatay seyir devam ederken, elektrik ark ocaklı üretimin temel girdisi olan hurda çelik piyasası güçlü görünümünü sürdürüyor. Türkiye'nin gerçekleştirdiği ithalat işlemlerinde hurda çelik fiyatları ton başına 411,50 dolar seviyesinde dengelenmiş durumda. Dünyanın en büyük hurda çelik ithalatçıları arasında bulunan Türk çelik üreticileri, yeni hafta öncesinde temkinli satın alma stratejileri izliyor.
İnşaat demiri fiyatlarının ton başına yaklaşık 592 dolar seviyesinde dengelenmesi, ham madde ile nihai ürün arasındaki fiyat makasının hassasiyetini artırıyor. Ayrıca küresel ölçekte karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik politikalar doğrultusunda hurda metale olan talebin uzun vadede artması bekleniyor. Bu durum, cevher fiyatlarında yaşanabilecek geçici geri çekilmelere rağmen hurda ve yassı çelik ürünlerinde daha güçlü bir maliyet zemini oluşmasına katkı sağlıyor.

DEMİR CEVHERİNDE 105 DOLAR DESTEĞİ KORUNUYOR
Uluslararası finans kuruluşları ve büyük madencilik şirketlerinin maliyet analizlerine göre, demir cevherinde ton başına 105 dolar seviyesi güçlü bir destek noktası olmayı sürdürüyor. Fiyatların bu seviyenin üzerinde kalması, çelik üreticilerinin üretim planlarını sürdürmeleri açısından kritik önem taşıyor.
Gelişmekte olan ülkelerde devam eden altyapı yatırımları ve liman stoklarında haziran ayıyla birlikte beklenen azalma, fiyatların sert düşüşler yaşamasını engelleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Buna karşılık Çin tarafından açıklanabilecek yeni teşvik paketlerinin fiziksel talebi artırması halinde, mayıs ayında görülen 114,7 dolar seviyesi piyasanın önemli direnç noktası olarak öne çıkıyor. Bu seviye, hem üreticiler hem de küresel yatırım fonları tarafından yakından takip edilen kritik eşik konumunda bulunuyor.
