Türkiye ekonomisi, küresel ekonomideki krizlere ve bölgedeki jeopolitik gerilimlere rağmen kesintisiz büyüme performansını korudu. 2026 yılının birinci çeyreğinde yüzde 2.5 büyüme kaydetti. İlk çeyrekle beraber Türkiye ekonomisi 23 çeyrek üst üste büyüme kaydetmiş oldu. Milli gelir, yıllıklandırılmış olarak 1.64 trilyon doları aştı. En hızlı büyüyen sektör yüzde 9.2 ile bilgi ve iletişim oldu. Sektör bazında tek daralma yüzde 0.8 ile sanayi sektöründe görüldü. Büyümeye en büyük katkı hanehalkı tüketiminden geldi. Net ihracatın katkısı ise negatif oldu.
SANAYİ DARALDI
Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı büyüme verilerinde GSYH'yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2026 yılı birinci çeyreğinde sanayi sektöründe yüzde 0.8'lik daralma dikkat çekti. Bilgi ve iletişim faaliyetleri toplam katma değeri yüzde 9.5, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 5.2, tarım sektörü yüzde 4.6, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 3.7, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3.5, inşaat sektörü yüzde 3.2, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3 büyüdü.
HANEHALKI TÜKETİMİ SIRTLADI
İlk çeyrek büyümesini hanehalkı tüketimi sırtladı. İlk çeyrekte büyümeye en yüksek katkı 3.4 puanla hanehalkı tüketiminden geldi. Kamu tüketiminin katkısı 0.2 oldu. Yatırımlardan aynı dönemde 0.8'lik katkı gelirken, stokların katkısı 0.5 puan olarak gerçekleşti. Net ihracat ise büyümeye aşağı yönlü bir etki yarattı. Yılın ilk çeyreğinde net ihracat büyümeyi 2.5 puan aşağı çekti. Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2026 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 4.8, devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 2.1, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 3 arttı. Mal ve hizmet ihracatı, 2026 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 12.7, ithalatı ise yüzde 2 azaldı. İşgücü ödemeleri, 2026 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 35.9 arttı.

1.6 TRİLYON DOLARI AŞTI
Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2026 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 35,7 artarak 16 trilyon 999 milyar 977 milyon TL oldu. GSYH'nin birinci çeyrek değeri cari fiyatlarla dolar bazında 389 milyar 598 milyon olarak gerçekleşti. Milli gelir, yıllıklandırılmış olarak 1 trilyon 639 milyar doları aştı. Cari fiyatlarla GSYH 2025'te 1 trilyon 596 milyar dolardı.

CEVDET YILMAZ Cumhurbaşkanı Yardımcısı
DAYANIKLILIĞINI KORUYOR
Türkiye ekonomisi, küresel ekonomideki çoklu krizlerin ve bölgemizdeki jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde, sağlıklı politika çerçevesi ve sürdürülebilir büyüme hedefi doğrultusunda dayanıklılığını korumaktadır. 2025'te tarihi bir rekorla 1.60 trilyon dolar olan gayrisafi yurt içi hasılamız, 2026 yılı ilk çeyreğinde yıllıklandırılmış bazda 1.64 trilyon dolara ulaşmıştır. Üretim yönünden GSYH bileşenleri incelendiğinde, sektörel bazda beklenen ayrışmalar gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl olumsuz hava koşullarının etkisiyle küçülen tarım sektörü bu dönemde yüzde 4.6 oranında büyüdür. İnşaat dahil hizmetler sektörü yüzde 3.4 oranında büyüme kaydetti. Sanayi sektörü ise dış talepteki yavaşlamanın bir yansıması olarak bu çeyrekte yüzde 0.8 oranında daraldı. 2026 yılı ilk çeyreğinde iş gücü ödemelerinin milli gelir içindeki payı ise yüzde 38.1'le tarihi en yüksek seviyesine ulaşmıştır.

MEHMET ŞİMŞEK Hazine ve Maliye Bakanı
VATANDAŞLARIMIZIN REFAHINI ARTIRACAĞIZ
Ekonomimiz, karşı karşıya kaldığı çoklu şoklara rağmen büyümesini 23 çeyrektir kesintisiz sürdürdü. Milli gelir yıllıklandırılmış olarak 1.6 trilyon doları aştı. İlk çeyrekte sanayi katma değeri küresel konjonktür ve takvim etkisiyle daraldı, geçen yıl don ve kuraklık nedeniyle önemli ölçüde düşen tarım katma değeri yıllık yüzde 4.6 artış gösterdi. Net dış talep büyümeyi sınırladı. Üretim ve ticaret dinamiklerinde yaşanan küresel dönüşüm, stratejik konumu, güçlü üretim ve ihracat altyapısı sayesinde ülkemize orta vadede önemli fırsatlar sunuyor. Makroekonomik istikrarı güçlendirerek dayanıklılığımızı pekiştirecek, yüksek katma değerli üretim ve ihracatla sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayacak ve vatandaşlarımızın refah seviyesini kalıcı olarak artıracak politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz.

ÖMER BOLAT Ticaret Bakanı
YATIRIMLAR BÜYÜMEYİ DESTEKLEDİ
BU yılın ilk çeyreğindeki büyüme performansı, küresel ölçekte zorlu şartların sürdüğü bir dönemde ülke ekonomisinin dayanıklılığını teyit etti. Yatırım harcamaları bu dönemde yüzde 3 artışla büyümeye 0.8 puan katkı verdi. Böylelikle yatırımlar büyümeyi desteklemeyi 6 çeyrektir kesintisiz sürdürdü. İlk çeyrek büyümesine en yüksek katkı özel tüketimden geldi, özel tüketim büyümeye 3.4 yüzde puan katkı sağladı. Takvim ve savaşın olumsuz etkisiyle de dış dengenin büyümeye katkısı eksi 2.5 yüzde puan oldu. Kamu kesimi harcamalarının büyümeye katkısı ise 0.3 puan olarak gerçekleşti. Sanayi sektörü büyümeye negatif etkide bulundu. Küresel belirsizliğin ve savaşların hakim olması nedeniyle bu yılın ilk çeyreğinde cari açığın milli gelire oranı yüzde 2.4 seviyesine yükseldi.
İŞ DÜNYASI NE DEDİ?
NAİL OLPAK DEİK Başkanı: Geçtiğimiz yıl ortasından beri negatif büyüyen ihracatımızın, gerek yakın coğrafyamızdaki savaş gerekse küresel ticaretteki artan belirsizlik ve enerji maliyetleri sebebiyle yüzde 12.7 daraldığını görüyoruz. Böyle bir tablo içinde 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2.5 ile büyüme trendini devam ettirmek önemli. Küresel belirsizliğin, lojistikteki sorunların ve artan enerji maliyetlerinin normale dönmesi en büyük temennimiz. İş dünyamız, tüm zorlu koşullara rağmen üretmeye ve ticaret yapmaya devam ediyor.
BURHAN ÖZDEMİR MÜSİAD Başkanı:İhracat pazarlarımızın henüz yeni toparlanma sürecine girmiş olmasını, yaklaşık üç yıldır sürdürülen sıkı para politikasını ve bunlara ek olarak ticaret savaşları ile jeopolitik risklerden kaynaklanan belirsizlik ortamında küresel finansın gelişen piyasalara yönelik yatırım iştahının zayıfladığını göz önünde bulundurduğumuzda, Türkiye ekonomisinin yüzde 2.5 büyümesi dikkate değer performans olarak not edilebilir.
ORHAN AYDIN ASKON Başkanı: Veriler, büyümenin hane halkı tüketimine dayandığını gösteriyor. Bu tablo, sürdürülebilir kalkınma modelimizden uzak bir gösterge. Sanayi sektörünün yıllık bazda yüzde 0.8 küçülmesi, ciddi bir uyarıya işaret etmekte. Bu durum, üretime daha çok ağırlık vermemiz gerektiğini ortaya koyuyor. Enerjide rekabetçi fiyatlandırma ve yatırım teşvikleri gerekiyor.