Gök cisminin mantosundan çıkan magma, cismin kabuğundan yükselir. Eğer mantodan gelen magma yüzeye erişirse erimiş kaya bileşiklerin viskozitesine göre farklı hareket eder. Kalın magma, patlamayla fırlatılırken ince (viskozitesi düşük) magma, akışkan patlamalarıyla büyük miktarda lavı yüzeye çıkarmasıyla kendini gösterir.
Bazı durumlarda yükselen magma, gök cisminin yüzeyine erişmeden soğuyup sertleşebilir. Bunun yerine soğuyan ve sertleşen volkanik kütle, gök cisminin kabuğunda donarak volkanik sokulumu oluşturur. Kabuğa ulaşmak için magmanın kabuktan daha az yoğun olmalıdır.
VOLKANİZMA
Magmanın yeryüzündeki ve yer kabuğunun çeşitli derinlikteki faaliyetlerine volkanizma denir. Bu faaliyetler oluştukları yere göre ikiye ayrılır.
Derinlik Volkanizması
Magmanın yer kabuğunun derinliklerindeki çatlaklardan yüzeye doğru olan hareketi sırasında, yüzeye çıkamayan bölümleri çatlaklar arasına sokulur. Bu çatlaklar arasında zamanla kristalleşip katı kütleler haline dönüşür. İç püskürük kayaçlar olarak adlandırılan bu kütlelerin büyük olanlarına batolit, bir damar aracılığıyla yer kabuğunun bir bölümüne sokulmuş olanlarına lakolit ve sill adı verilir. Yer'in derinliklerinden gelen magma bazen çeşitli kütleleri keserek katılaşır. Bu şekilde oluşan kayalara dayk adı verilir.
Yüzey Volkanizması
Yüzey volkanizmasının görüldüğü alanlar genellikle yerkabuğunun zayıf olduğu kırıklı (fay) bölgeleridir.
Buralarda bulunan ve çok derinlere kadar ulaşan kırıklar, magmanın yeryüzüyle olan bağlantısını sağlar. Magmanın, bu kırıklardan yüzeye çıktığı yerlerde volkan konileri oluşur. Volkan konisinin üst kesiminde huni şeklindeki çukurluğa krater, magma haznesi ile bu çukurluk arasındaki kanala ise baca adı verilir.
Volkan konilerinden yeryüzüne çeşitli malzemeler atılır. Bunların başında lavlar gelir. Lav, yeryüzüne çıkan akışkan kıvamdaki magmadır.
Volkanlardan dışarı atılan bir diğer unsur gazlardır. Gazlar, magma içinde yüksek basınç nedeniyle çözünük halde bulunur. Ancak, magma yeryüzüne çıkınca soğuduğundan ve üzerindeki basınç kalktığından gazlar serbest kalır. Bu gazların önemli bölümünü su buharı oluşturmaktadır.
Volkanlardan büyük basınçla çıkan gazların beraberinde sürükledikleri volkan bombası, lapilli (volkan çakılı), volkan kumu (tüf) ve volkan külü gibi katı malzemeler de yine volkan konilerinin püskürttüğü malzemelerdendir.
Volkan konilerinin ağız kesimi olan kraterlerin, şiddetli püskürmeler sonucu parçalanmasıyla oluşan daha büyük çukurlara kaldera adı verilir.
Volkanik arazilerde, tabakalar arasında kalmış gazların basınçla sıkışması sonucu patlamasıyla oluşan çukurlara maar adı verilir.
VOLKAN ÇEŞİTLERİ:
Yeryüzüne kırık hatları boyunca çıkan magma, üzerindeki basınç etkisi ortadan kalktığında akışkan bir hâl alır. Magmadan gelen ve yüzeyde biriken malzemenin özelliğine göre farklı şekillerde volkan konileri oluşur.
Tüf Konileri:
Volkanlardan çıkan kül, kum ve çakıl gibi katı maddelerin birikmesiyle oluşan küçük konilerdir.
Kalkan Biçiminde Volkanlar:
Magmadan gelen malzemenin bazik karakterli ve akışkan lavlar şeklinde yüzeye çıktığı arazilerde kal-kana benzer, basık ve yayvan volkan konileri olu-şur. Diyarbakır yakınlarındaki Karacadağ volkanı bu tür bir volkandır.
Tabakalı Volkanlar:
Magmadan gelen malzemenin asit karakterli ve yoğun lavlar şeklinde yüzeye çıktığı arazilerde dik volkan konileri oluşur. Lavların fazla akışkan olmaması nedeniyle tabakalar halinde biriktiği bu konilerde, ana koninin etrafında daha küçük parazit koniler de yer alır. Japonya'daki Fuji, Filipinler'deki Mayon ve Türkiye'deki Büyük Ağrı bu tür dağlara birer örnektir.