Son dakika haberi: 2026'nın ilk gününde İstanbul, Gazzeli mazlumların hakkını savunmak ve İsrail'e "dur" demek için Galata Köprüsü'nde toplandı. Gazze'de sağlanan ateşkese rağmen İsrail'in saldırıları sürerken, vicdan sahipleri mazlum Filistinliler için ayağa kalktı.
İstanbul'da büyük Gazze yürüyüşü! Türkiye Filistin için ayakta...

Filistin'deki katliama "dur" demek için yeni yılın ilk gününde Galata Köprüsü'nde düzenlenen eyleme, yaklaşık 520 bin kişi katıldı.
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) öncülüğünde, İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu çatısı altında "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" sloganıyla düzenlenen eylem için Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, Sultanahmet Camisi ve Eminönü'ndeki Yeni Cami ile Fatih ve Süleymaniye camilerinin önünde toplanan insanlar, sloganlar ve tekbirler eşliğinde Galata Köprüsü'nde buluştu.
Bakanlar, STK temsilcileri ve öncü isimlerin konuşmalar yaptığı alanda bazı kişiler, soğuk havaya rağmen çocuklarıyla birlikte eyleme katıldı.
Alanda emniyet yetkililerince yapılan anonsla eyleme 520 kişinin katıldığı bildirildi.
Devam eden programda, alana kurulan kürsüden Filistinliler için dualar okunuyor.

Ulaştırma ve Altyapı eski Bakanı Adil Karaismailoğlu,"İstanbul'dan bu sesin verilmesi çok önemli, Gazze'de büyük bir katliam yaşanıyor. Bugün 2026'nın ilk günü İstanbul'da yüzbinlerce kişinin bir araya gelmesi çok kıymetli. Katil İsrail'in gerekli cezalara çarptırılması, zulümlerin hesabının verilmesi için bu tür etkinliklerin yapılması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, Galata Köprüsü'nde düzenlenen Filistin'e destek eyleminde yaptığı konuşmada, "Gazze'de yaşanan bir halkın kadınlarıyla çocuklarıyla yaşlılarıyla bilinçli ve sistematik bir şekilde yok edilmeye çalışıldığı bir soykırımdır. Biz sinmeyeceğiz, susmayacağız, Filistin'i unutmayacağız. Unutturmayacağız. Gazze, Kudüs, Mescid-i Aksa özgür olana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Milletçe bireysel olarak mücadelemizi boykotla sürdürmek zorundayız" dedi.
İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu tarafından "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin'i unutmuyoruz" sloganıyla Galata Köprüsü'nde tarihi bir buluşma gerçekleştirildi. Yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü'nde düzenlenen Filistin'e destek yürüyüşüne binlerce vatandaş katıldı. Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'nde kılınan sabah namazının ardından oluşan insan seli Galata Köprüsü'ne yürüdü. Vatandaşlar ellerindeki Türk ve Filistin bayrakları ve boyunlarına bağladıkları kefiyelerle geniş güvenlik önleminin alındığı köprüye geldi.
"GAZZE'DE YAŞANAN BİR HALKIN BİLİNÇLİ VE SİSTEMATİK BİR ŞEKİLDE YOK EDİLMEYE ÇALIŞILDIĞI BİR SOYKIRIMDIR"
Programda bir konuşma yapan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, "Şehitlerimize rahmet Filistin'e destek için bugün Galata Köprüsü'nü dolduran yüzbinler gününüz aydın olsun. Yeni yılımız milletimize bütün Müslümanlara, Filistin'e huzur getirsin. Bugün burada yine yeni yılın ilk sabahında Gazze'de ve Filistin'de yaşananların yalnızca insani bir dram olmadığını, aynı zamanda küresel düzenin temellerinin sarsıldığını, ahlaki iddia taşıyan tüm uluslararası kurumların iflas ettiğini gösteren bir kırılma hattı olduğunu haykırmak için toplandık. Gazze'de yaşanan asla bir savaş değildir. Gazze'de yaşanan iki ordunun bir araya geldiği bir çatışma değildir. Gazze'de yaşanan sadece bir güvenlik meselesi değildir. Gazze'de yaşanan bir halkın kadınlarıyla çocuklarıyla yaşlılarıyla bilinçli ve sistematik bir şekilde yok edilmeye çalışıldığı bir soykırımdır. Bu soykırım yalnızca on binlerce ton bombayla yapılmıyor. Bu soykırım açlıkla, susuzlukla, soğukla, insani yardımların engellenmesiyle yapılıyor. Bugün Filistin'de ağır kış şartlarında, derme çatma çadırların içinde her türlü imkandan yoksun insanlar var. Ve bu insanlara ulaşabilecek yardımı bilerek, isteyerek ve hatta zevk alarak engelleyen zalim bir düzen var. Bu kadar alçalmayı mümkün kılan bir zihniyetin başındaki Netanyahu eşkiyasını Rabbimiz Kahhar ismi Şerifiyle Kahr-u perişan eylesin. Savaşın dahi bir hukuku vardır. Bırakın Gazze'de bu hukukun ihlal edilmesini bu hukuk yok sayılmıştır. Cenevre sözleşmeleri, Batı'nın kendi sözleşmeleri açık ve nettir. Sivillerin hedef alınması, orantısız güç kullanılması, yaşam haklarının yok edilmesi açık savaş suçudur. Bu suçlar süreklidir, merkezi kararla yönetilmektedir. Hem de İsrail vatandaşlarının güçlü desteğiyle yönetilmektedir. Bunlar devlet gücüyle icra edilen modern bir yok etme siyasetidir. Çünkü Filistinli maalesef İsrail için insan sayılmıyor. Dünyanın Rusya-Ukrayna savaşı başladığı andan itibaren takındığı tavırları bir düşünün. Bir yanda askeri, ekonomik, politik ambargolar; diğer tarafta uluslararası spor müsabakalarından, şarkı yarışmalarından menedilmiş bir Rusya var. Dostoyevski'nin bile yasaklandığı bir dünya. Diğer yanda 21. yüzyılın Hitler'i Netanyahu ile sarmaş dolaş bir dünya. İşte Batı medeniyetinin geldiği, düştüğü nokta. Bizim meselemiz tıpkı Nazizm gibi insanı değersizleştiren üstünlük iddiasıyla başkalarını yok sayan siyonist ideolojiyledir. Bugün bütün dünya şunu görmek zorundadır. İnsanların kimlikleri üzerinden kolektif suçlu ilan edilmesi, sivil nüfusun topyekun cezalandırılması yaşam alanlarının yok edilmesi, açlığın ve korkunun bir silah gibi kullanılması. Bütün bunlar insanlık tarihinin çok karanlık bir dönemini hatırlatmaktadır. Siyonizm bugün İsrail Nazizmi olarak kendini göstermektedir ve insanlık bu İsrail Nazizmi ideolojisiyle yüzleşmek zorundadır. Elbette İsrail bunun altında ezilecektir" dedi.
"MÜCADELEMİZE ARA VERMEYECEĞİZ"
Gazze'nin yerle bir edildiğini bu yıkımın bedelinin mağdurlara yüklenmemesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, "Bu yıkımın maliyeti 3. ülkelere havale edilemez. Yıkan onarmalıdır. Bugün burada tekrar söylüyorum. İsrail savaş suçlarını tazmin etmekle yükümlü tutulmak zorundadır. Ve Gazze'nin yeniden inşası İsrail'in ödediği savaş tazminatlarıyla yapılmak durumundadır. Şimdi Gazze'de bomba ile yürütülen bu siyaset Batı Şeria'da yerleşimci şiddeti üzerinden sürdürülmektedir. İsrail tarafından silahlandırılan yerleşimciler hiçbir zaman olmadığı kadar Batı Şeria'daki mazlum Filistinlileri hedef almaktadır. Gazze ve Batı Şeria'daki durum birbirinden kopuk ve ayrı değildir. Gazze ve Batı Şeria'daki işgal sona ermeden, Filistinliler kendi vatanlarındaki yaşam hakkı ve özgürlüklerini kazanmadan, Filistin devletinin toprak bütünlüğü tanınmadan mücadelemize ara vermeyeceğiz. Türkiye artık güçlü Türkiye. Türkiye artık zulme karşı duran Türkiye. Türkiye artık Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yeni dünya düzeninin kurucu aklı olma yolunda bir Türkiye. Bizim milliyetçiliğimiz başkasını ezme milliyetçiliği asla değildir. Bizim milliyetçiliğimiz zulme karşı dimdik durma ahlakıdır. Türk bayrağı yalnızca bir sembol değildir. O bayrak adaletin, merhametin ve sorumluluğun rengini taşır" dedi.
Boykot çağrısını yenileyen Erdoğan, "Şimdi milletçe yaşlısıyla genciyle kadınıyla erkeğiyle bireysel olarak mücadelemizi boykotla sürdürmek zorundayız. Boykotu küçümsemeyeceğiz, ben ne yapıyorum sorusuna vereceğimiz en güçlü cevap olacaktır. Zulüm sadece silahla sürmüyor. Para akışıyla sürüyor. Normalleştirildiğinde büyüyor ve sürüyor. Biz boykotla zulmün normalleşmesine 'dur' diyeceğiz. 'Bu zulmün ortağı olmuyorum' diyeceğiz. Biz sinmeyeceğiz, susmayacağız, Filistin'i unutmayacağız. unutturmayacağız. Gazze, Kudüs, Mescid-i Aksa özgür olana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz" diye konuştu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, "Millet olarak tarihin doğru tarafında olmayı bildik. Durduğumuz yer belli, Galata Köprüsü'ndeyiz ama bir yandan da zulmün karşısında bulunan bir yer. Katil devlet İsrail'in zulmüne karşı çıkmak için Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu hissettirmek için buradayız. Bu duruşun çok kıymetli olduğunu biliyoruz." ifadelerini kullandı.

TBMM Eski Başkanı Mustafa Şentop, "Filistin meselesini akılda tuttuğumuzu göstermek, başkalarına da hatırlatmak için buradayız. Milletimizi tebrik ediyorum." dedi.

TÜGVA Başkanı İbrahim Beşinci, "Sinmedik, susmadık, biz sizden hiç uzaklaşmadık. Medeniyeti yitirmiş bu dünyaya medeniyeti insaniyeti, hakkaniyeti, hürriyeti biz getireceğiz. Toprağa girene kadar çalışacağız. Siz değerli vicdan sahibi büyüklerimize teşekkür ediyorum... Sen çok yaşa Filistin, kahrol İsrail!" dedi.
Galata Köprüsü'nün farklı şehirlerden, dillerden, hayatlardan katılanlarla bugün vicdan kürsüsüne dönüştüğünü söyleyen Beşinci, "Bu aziz kürsüden masum ve cesur Filistin halkını, Gazze'nin soylu evlatlarını, Batı Şeria'nın mücahit yüreklerini, Doğu Kudüs'ün gerçek sahiplerini, tüm benliğimle selamlıyorum." ifadelerini kullandı.
"CESUR ADAM EBU UBEYDE BURADA MI?"
Beşinci, "Sizlere sormak istiyorum. 'Canımız, kanımız, evimiz, Kudüs'e feda olsun' diyerek tüm ailesini Filistin'e adayan İsmail Haniye burada mı? 'Yatağımda yaşlı develer gibi ölmekten korkuyorum' diyerek savaş meydanında şehit olan yiğit adam Yahya Sinvar burada mı? 'Karadan, denizden ya da havadan diyerek' düşmana korku salan sesin, sözün sahibi cesur adam Ebu Ubeyde burada mı?" şeklinde konuştu.
Yalova'da üç gün önce DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyonda şehit olan polisler İlker Pehlivan, Turgut Külünk ve Yasin Koçyiğit'in de isimlerini anan Beşinci, "Hepsi burada. Onlar şehit, bizler şahit. Şahit misin Galata?" diye seslendi.
70 BİN SİVİL ÖLDÜ 210 BİN TON BOMBA ATILDI
Gazze topraklarına 27 aydır 210 bin ton bomba atıldığını, 70 bin sivilin hayatını kaybettiğini, 2 bin 600 ailenin tamamının nüfustan silindiğini, 5 bin aileden geriye sadece birer kişi kaldığını, 45 bin Filistinlinin ampute olduğunu, 12 bin Filistinlinin tutuklandığını aktaran Beşinci, "Yani tüm dünyanın gözleri önünde bir halk haritadan değil, hayattan silindi." dedi. Birleşmiş Milletleri de eleştiren Beşinci, şunları söyledi:
"Ey BM, 2. Dünya Savaşı sonrasında küresel barışın teminatı olarak kurulmamış mıydınız? Küresel adaleti tesis etmeyecek miydiniz? Dil, din, ırk, herkes eşit değil miydi? Yaşamak, hürriyet ve kişi emniyeti her ferdin hakkı olmayacak mıydı? Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğmamış mıydı? Buradan tüm dünyaya sesleniyorum, İnsan Hakları Beyannamesi ile ortaya atılan maddelerin tamamı Gazze topraklarında ihlal edilmedi mi? Duymadınız mı, görmediniz mi? Yazıklar olsun! Vallahi yazıklar olsun, billahi yazıklar olsun! Hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, yakıp yıktınız, yazıklar olsun! Suyu, elektriği, ilacı, silah yaptınız, yazıklar olsun! Ölümü, sürgünü, esareti, kader gibi sundunuz, yazıklar olsun! Hayatı, umudu, geleceği çaldınız, yazıklar olsun!"
'AHDİMİZ OLSUN Kİ HÜRRİYETİ BİZ GETİRECEĞİZ'
Beşinci, Filistinlilere verdiği destek mesajında, "Size ahdimiz olsun ki duman rengine mahkum edilmiş bu dünyaya medeniyeti, insaniyeti, hürriyeti, hakkaniyeti biz getireceğiz. Bunu biz yapacağız, biz başaracağız." dedi.
TÜGVA Başkanı Beşinci, eyleme katkı sağlayan 400'e yakın sivil toplum kuruluşuna, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve tüm spor kulüpleri ile alanı dolduran vatandaşlara teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Başkanı Abdullah Ceylan, bazı milletvekilleri, belediye başkanları ve protokol üyeleri sabah namazını Karaköy Arap Camisi'nde kıldıktan sonra vatandaşlarla birlikte Galata Köprüsü'ne doğru yürüdü.
Yürüyüş esnasında basın mensuplarına açıklama yapan Bilal Erdoğan, yeni yıla Filistin için dua ederek başladıklarını, senenin ilk sabahında camilerde buluşup yeni yıl için hayır dualarını birlikte yapmanın önemli bir manevi güç olduğunu bilmek gerektiğini ve milletin buna inandığını söyledi.
Erdoğan, "Bir taraftan Filistin'deki mazlumlar için dua ediyoruz. Bir taraftan şehitlerimizi anıyoruz elbette. Öbür taraftan da '2026 yılı bütün milletimiz için, Filistinli mazlumlar için hayırlar getirsin' diye birlikte dua ediyoruz. Bütün katılanlara, bu dualara el açanlara ve destek verenlere çok teşekkür ediyoruz." dedi.
Bilal Erdoğan, "Her geçen sene, bir önceki seneye göre daha geniş katılımla, ortak müştereklerimizin ne denli güçlü olduğunu milletçe hissettiğimiz bir sabah olduğunu hissediyoruz. Onun için de çok mutluyuz. İnşallah Rabbim bu milletin bu duruşunu bizlere göz aydınlığı olarak bu sene nasip eder, Filistinli kardeşlerimize özgürlük olarak nasip eder, Kudüs'ün özgürlüğünü bizlere nasip eder." diye konuştu.

İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformunca, Filistin'deki katliamın durdurulması amacıyla 400'den fazla sivil toplum kuruluşunun iştirakiyle düzenlenen "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" mitingi için sabah namazında camilerde bir araya gelen on binlerce katılımcı, kortejlerle Galata Köprüsü'ne doğru yürüyüşe başladı.
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) öncülüğünde yapılacak eyleme katılan vatandaşlar, başta Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi olmak üzere Sultanahmet, Fatih, Süleymaniye ve Eminönü Yeni Cami'de sabah namazını kılmalarının ardından cami önlerinde toplandı. Katılımcılar, daha sonra gruplar haline Galata Köprüsü'ne yürümeye başladı.

Eylem öncesi toplanma noktalarından biri olan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ne çok sayıda vatandaş geldi. Sabah namazını burada kılan on binlerce katılımcı, Galata Köprüsü'ne doğru yürüyüşe geçti.
Ellerinde Türk ve Filistin bayrakları olan ve Gazze'ye destek için kefiye takan vatandaşlar, sık sık tekbir getirerek ve "İstanbul'dan Gazze'ye direnişe bin selam", "Nehirden denize özgür Filistin" sloganları attı.

Süleymaniye Camisi'nde de sabah namazının ardından vatandaşlar ellerinde Türk ve Filistin bayrakları ile yürüyüşe başladı.
"Filistin için adalet, dünya için vicdan" yazılı pankart eşliğinde yürüyen katılımcılar, zaman zaman tekbir getirip, "Yaşasın küresel intifada", "Katil İsrail Filistin'den defol" sloganları attı.

Sultanahmet'te toplanarak Galata Köprüsü'ne yürüyenler havadan görüntülendi.

Galata Köprüsü'nde Filistin'e destek amacıyla düzenlenecek, 'Büyük Gazze Yürüyüşü'ne saatler kala yoğun güvenlik önlemi alındı. Yürüyüşe katılanlar erken saatlerde miting alanına gelmeye başladı.
Sabah namazından sonra Ayasofya Camii, Sultanahmet Camii, Yeni Camii ve Süleymaniye Camii'nden kortejler hareket edecek. Kortej, Galata Köprüsü'ne ulaşmak üzere tramvay yolu istikametinde yürüyüşle miting alanında son bulacak.
Binler Gazze için Galata'ya yürüyor... Yılın ilk sabahında zulme karşı tek yürek!

İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu çatısı altında, Filistin'deki katliama "dur" demek amacıyla İstanbul'daki Galata Köprüsü'nde düzenlenecek yürüyüşe katılacak olanlar toplanmaya başladı.
Yaklaşık 400 sivil toplum kuruluşunun (STK) katılımıyla, Galata Köprüsü'nde "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin'i unutmuyoruz" sloganıyla düzenlenecek yürüyüş için vatandaşlar Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi ile Sultanahmet, Fatih, Süleymaniye camileri ve Eminönü Yeni Cami'de sabah namazı öncesi bir araya geldi.
Filistin'e destek için camilerin önündeki alanda toplanan vatandaşların ellerinde Türk ve Filistin bayrakları olduğu görüldü.
Soğuk havaya rağmen katılımın yoğun olduğu, geniş güvenlik önlemlerinin alındığı Sultanahmet Meydanı’nda katılımcılara sıcak ikramlarda bulunuldu.
Katılımcılar, sabah namazı sonrası protokoldekilerle eyleme katılmak için Galata Köprüsü'ne yürüyecek.