Bana göre en titiz ve "seçici" izleyiciler, gurbetçilerimiz. Bizim köşeye dünyanın dört bir yanından mesaj geliyor. Tayland'dan Kanada'ya, Almanya'dan Avustralya'ya kadar pek çok ülkede yaşayıp da vatan hasretini televizyon sayesinde gidermeye çalışan Yakından Kumanda okurları talep ve eleştirilerini bizlere binlerce kilometre uzaktan ulaştırmayı başarıyorlar. Peki madem sınırlarımız dışında bu kadar fazla sayıda televizyon izleyicisi var, neden bunlar AGB'nin ölçüm sistemi içinde temsil edilmiyor? Yurtdışında yaşayanlar gelip, sınır kapılarında oy kullanabildiklerine göre, neden televizyon izleme konusunda "seçmen kütüğüne" yazılmıyorlar? Üstelik bir diziyi, bir programı izleyebilmek için sonu gelmez ve özensiz reklam kuşaklarıyla bombardımana tutulan, para tuzağı yarışmalara mahkum edilenler onlar olduğu halde... Çünkü, yurt içindeki ve dışındaki reklam pazarlama çalışmaları farklı. İyi de bu reklamverenin sorunu. İstanbul'da da Berlin'de de aynı anda aynı programı izleyenler için fark yok ki? Kimse, gurbetçiye "oy kalitesi" açısından "dağdaki çoban" muamelesi çekmesin lütfen!..