|
 |
 |
 |
|
|
 |  |
  |
|

Ölçülü tepki
Engin Ardıç, İsrail'in "ölçüsüz tepki" vermesini eleştiren yazarları eleştiriyor. Eleştirilerinde haklı noktalar yok değil ama bir yerine takıldım. Ardıç diyor ki, "Eşit güç kullanmıyormuş, meseleyle orantılı değilmiş saldırı gücü. Biz neden helikopter kullandık Güneydoğu operasyonlarında? PKK'nın elinde helikopter mi vardı?" Engin Ardıç, en azından benim "ölçüsüz tepki" yazımı doğru anlamamış. Ölçüsüz tepki derken, terörle doğrudan bağlantılı olmayan sivillerin de hedef alınmasını eleştiriyorum. Teröre yönelik tepkinin sivillerin hayatını zorlaştırmasından söz ediyorum. Bunu İsrail yaparken de karşı çıktım, Türkiye yaparken de... Terörle mücadele edilirken, Tunceli'de halka uygulanan "gıda ambargosuna" karşı aldığım tavır bunun içindi. Ama Türkiye genelde "tepki ölçüsünü" iyi koydu. Türkiye İsrail gibi davranmıyor. Gidip, "PKK sizin kontrolünüzdeki topraklarda üsleniyor" diyerek Talabani ve Barzani'nin karargahını bombalamıyor. Sağında solunda PKK kampları var diye Zaho'yu, Dohuk'u yerle bir etmiyor. Bu yüzden kimse çıkıp "Türkiye ölçüsüz güç kullanıyor" diyemez. Buna rağmen, ABD Büyükelçisi Ross Wilson kalkıp "İsrail kendini savunma hakkını kullanıyor" derken, Türkiye'nin bu hakkı kullanmasına "karşı çıkar."
|
|
 |
|
|
|
|
|
 |
|