Türkiye'de 1990'lı yıllarda birçok suç örgütü ve onların yaptığı saldırılar gündemi meşgul ederken İstanbul'da Fatih Karagümrük semtine hal ve pazarları haraca bağlayan "Nurişler" çetesi isminden söz ettiriyor hatta dizilere konu oluyordu. Ancak iki kardeş yönetici Nuri ve Vedat Ergin işledikleri suçlar sebebiyle o yıllarda buyana hayatlarını cezaevine geçirdi. Örgütün kurucu liderlerinin uzun süredir cezaevinde olması nedeniyle, yakın zamanda yönetim kademesinde ikinci nesil değişimi yaşandı. Nuri Ergin'in oğlu Nurettin Ergin, sosyal medya hesabı üzerinden babasının talimatı olduğunu belirterek bir metin paylaştı.
ÖRGÜTÜ SOSYAL MEDYA DUYURUSUYLA OĞULLARINA DEVRETTİLER
Bu metinde, "Oğlum Nurettin ve Anıl Ergin'in ağzından çıkan her söz, benim ve kardeşim Vedat Ergin'in ağzından çıkmış gibidir" ifadeleriyle liderlik devri kamuoyuna ilan edildi. Nurettin Ergin'in örgüt üyeleri tarafından Veliaht, Reis ve İmparator gibi hitaplarla karşılandığı, Zeynel Ergin'in telefonunda da Nurettin Ergin'in Veliaht ismiyle kayıtlı olduğu tespit edildi. Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü örgütün ikinci nesil yönetimi hakkında 15 eylemi tespit etti. Bunlar arasında trafikte magandalık, ev ve işyeri kurşunlama, mezar taşı gönderme, haraç isteme ve haraç kavgası yanı sıra vazgeçen bir tetikçinin beyanları yer aldı.
BELEDİYE ÇALIŞANI KESTİĞİ CEZA İÇİN TEHDİT EDİLDİ
Örgüt yöneticisi Nejat Ergin'in, işletmekte oldukları otoparka ceza yazmak isteyen bir belediye personelini açıkça tehdit ettiği teknik takibe yansıdı. Ergin'in, görevli memura kendisini "Nurişlerin abisiyim, en büyükleriyim" diyerek tanıttığı ve "Senin orada (farklı işletmelere) bir tane yazmadığını görürsem anam avradım olsun seni topa tutarım" şeklinde tehdit savurarak örgütün korkutucu gücünü kamu görevlisi üzerinde kullanmaya çalıştığı görüldü.
HERGÜNKOŞAR AİLESİNE ARDIŞIK SALDIRILAR
Eski bir husumet nedeniyle Osman Hergünkoşar ve ailesine yönelik kısa süre içinde 3 ayrı eylem düzenlendi. Bu saldırıların birinde Hergünkoşar silahla yaralanırken, bir diğer eylemde iş yerine üzerinde ölüm tarihleri yazılı bir mezar taşı bırakılarak psikolojik baskı da uygulandı. Son saldırıda ise Hergünkoşar'ın dükkanı plakasız araçlarla gelen örgüt üyeleri tarafından taranarak aileye açık bir gözdağı verildi. Osman Hergünkoşar'a yönelik gerçekleştirilen bir silahlı saldırı eyleminde, örgüt üyelerinin halkın yoğun olduğu bir alanda pervasızca ateş açtığı görüldü. Saldırı sırasında mermiler çevredeki ev ve mahallede bulunan Keçici Piri Camisi'ne de isabet etti.
"AİLENİZİN YAŞI KADAR AİLEMİZİN CİNAYETİ VAR"
Örgüt üyelerinin tehdit mesajlarında korkutucu gücü artırmak için ailenin suç geçmişini bir silah olarak kullandığı saptandı. Örgüt üyelerinin, ailenin suç geçmişini bir tehdit unsuru olarak kullandığı saptandı. Bir mağdura, "Ailenizin yaş toplamı kadar cinayetimiz var" denilerek gözdağı verildiği, Nejat Ergin'in oğlu Çağrı Muhammed Ergin'in ise trafikte tartıştığı bir kişiyi "Ben Nuri'nin oğluyum" diyerek tehdit edip silahla saldırdığı. Ayrıca cemaat adı verilen illegal mahkemelerle haraç toplandığı öğrenildi. Bir işçiden 5 milyon liralık borç bahanesiyle zorla çek alındığı ve ortaklık feshi süreçlerinde anlaştıkları tarafında payına düşen parayı istedikleri için kavgaların yaşandığı belgelendi.
ORGANİZE POLİSİ 2 YIL ÖRGÜTÜ ADIM ADIM TAKİP ETTİ
Örgüt üyelerinin, polisin operasyonlarından kaçmak için üst düzey gizlilik yöntemleri uyguladığı saptandı. Dinlemeye takılmamak adına görüşmelerini normal hatlar yerine internet tabanlı WhatsApp, FaceTime gibi uygulamalar üzerinden gerçekleştirdikleri, sürekli sanal hat değiştirerek takip edilmeyi zorlaştırdıkları belirlendi. Ayrıca örgüt üyelerinin sokakta birbirlerini "polis uygulaması var" şeklinde uyararak yakalanmaktan kurtulmaya çalıştıkları dosyaya yansıdı. "Balgöz" Çağrı Muhammed Ergin ve "Yogi" Anıl Ergin gibi örgüt içindeki lakapların kullanımı çok yoğun. Özellikle cezaevindeki Nuri Ergin'in bu lakapları kullanarak çocuklarına dışarıdaki eylemler için şifreli talimatlar verdiği mesaj veya konuşmaların ele geçirilmesi halinde deşifre olmamak amaçlandı. Ancak organize polisi o anlarda dahi suç örgütünü adım adım izliyordu.
ESKİ KOMİSER VE BEKÇİDEN YASAL ZIRH ALDILAR, PANEL KULLANDILAR
Örgütün kamu içinde kendisine alan açtığı, özellikle "Kasten Öldürme" suçundan aranan Anıl Ergin'in polis kontrollerinden kaçabilmek için yanına refakatçi olarak Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli çarşı ve mahalle bekçisi Emirhan Işık'ı aldığı tespit edildi. Işık'ın kurum kimliğini kullanarak Ergin'e kalkan olduğu belirlendi. Bir polis operasyonu sırasında Anıl Ergin'in aracıyla polis memuru Murat Keleş'in ayağı üstünden geçip yaralayarak kaçtığı esnada, araçta bekçi Emirhan Işık'ın da resmi üniformasıyla bulunduğu ve kaçışa yardım etmiş olabileceği saptandı. Ayrıca örgüt üyelerinin, vatandaşların kişisel bilgilerini yasadışı "panel" sistemleri üzerinden sorguladıkları ve bu bilgileri yağma amaçlı tehditlerde kullandıkları anlaşıldı.
TANINIRLIK İÇİN "PANKARTLI REKLAM"
Eskiye oranla büyük oranda tanınırlığını kaybeden örgüt, gövde gösterisi ve hasımlarına mesaj vermek amacıyla Küçükçekmece'de bir üst geçide bir pankart astı. Üzerinde Nuri ve Vedat Ergin'in fotoğraflarının bulunduğu pankartta, örgütün sloganı haline gelen "Bize mesaj gönderenler akıllı olsun, biz kaybedeceğimiz maçı oynamayız, isteyen skora baksın" ifadeleri yer aldı. Bu eylemin örgütün reklamını yapmak ve mahalledeki popülaritesini artırmak amacıyla gerçekleştirildiği değerlendirildi. Ayrıca sosyal medya da örgüt lehine birçok paylaşım yaptırıldı.