Tunceli'de 5 Ocak 2020'den beri aranan Gülistan Doku olayında, dosyanın yeniden ele alınmasıyla art arda gözaltı ve tutuklamalar yaşandı. Baş şüpheliler eski valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve eski sevgili Zeinal Abarakov'un ardından, dosyanın kilit isimlerinden Doku'nun muayene olduğu değerlendirilen tutuklu dönemin Başhekimi Çağdaş Özdemir'e gözler çevrildi. "Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek" suçundan tutuklanan Özdemir'in tutuklanma gerekçesine ve ifadesine SABAH ulaştı.

POLNET'TE VAR
Tutuklanma gerekçesine göre Özdemir, Doku'nun öldürüldüğü tarihte Tunceli İl Sağlık Müdürü ve Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi'ydi. Doku hakkında Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 7 Ocak 2020'de POLNET sistemi üzerinden yapılan araştırmada, tüm hastane giriş kayıtları tespit edildi. buna göre Doku, 31 Aralık 2019 tarihinde saat 09.09'da Tunceli Devlet Hastanesi'ne giriş kaydına rastlandı. Ancak bu tarihteki hastane müracaatına yönelik tüm tedavi evrakları istendiğinde, bu tedavi evrakları gönderilmedi. POLNET kayıtları ise resmi kayıttı ve bu kayıtta gerçeğe aykırılık bulunmuyordu.

SADECE O GÜNE AİT TÜM KAYITLAR SİLİNDİ
Akgün Bilgisayar Programı şirketi tarafından düzenlenen ve dosya arasına giren rapora göre, 31 Aralık 2019'de herhangi bir LOG ve VIZIT bilgisine rastlanılmadığı saptandı. Aynı rapora göre o gün hastaneye müracaat eden tüm hastalara ilişkin bu kayıtların silindiği belirlendi. 31 Aralık 2019'dan önceki ve sonraki günlere ait genel LOG kayıtları mevcutsa da 31 Aralık tarihindeki tüm LOG kayıtları silindi. Doku'nun hastaneye müracaat ettiği o güne ait tüm müracaatların silinmesinin kasten ve yetkisiz teknik bir müdahale ile silindiğini net olarak ortaya koydu.

PROFOSYONEL VE DETAYLI BİR ÇALIŞMA İLE KASITLI OLARAK SİLİNDİ
Doku'ya ait 31 Aralık 2019 tarihli sistemde yer alması gereken hastane kayıtları profesyonel ve detaylı bir çalışma ile kasıtlı bir biçimde silindiği anlaşıldı. Özdemir'in alınan savunmasında her ne kadar yapılan eylemlerden bilgisinin olmadığını beyan etse de suç tarihinde başhekim ve il sağlık müdürü olması nedeniyle bu yapılan hukuka aykırı ve suç teşkil eden eylemlerden bilgisi ve talimatı dışında gerçekleşmesi hayatın olağan akışına uygun bulunmadı.

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM POLİKLİNİĞİ DE ONA BAĞLIYDI
En üst yetkili kişi sıfatı bulunmasından dolayı yapılan tüm işlemlerden Özdemir sorumlu tutuldu. Dosyadaki delil ve tespitlerden Doku'nun suç tarihinde hastaneye müracaatının Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği'ne olduğu yönünde yoğun şüphe bulunuyordu. Özdemir'in tüm görevlerine ilaveten Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği'nde de uzman doktor olarak görev yapması karşısında gerçekleşen olaylardan habersiz olduğuna ilişkin savunması maddi gerçekle ve hayatın olağan akışı ile uyuşukluk göstermedi. Tutuklanma gerekçesinde, Özdemir'in Doku'nun 31 Aralık 2019'da müracaat ettiği Tunceli Devlet Hastanesi'ndeki tedavi evrak ve işlemlerinin silinmesine sebebiyet vererek kamu görevlisinin suç delillerini gizlemesi suçunu işlediğine vurgu yapıldı.

HASTANE VERİLERİ GİZLEDİ
Gülistan Doku, kaybolmasından günler önce, 31 Aralık 2019 günü saat 09.09'da Tunceli Devlet Hastanesine giriş yaptı. Burada muayene edildiği değerlendirildi. Doku soruşturması dolayısıyla Cumhuriyet Savcılığı, hastane başhekimliğinden 22 Ekim 2020 tarihinde Doku'ya ait verileri istedi. Ancak Başhekimlik, Doku'nun hastaneye hiç gelmediğini belirterek cevap yazısı gönderdi. Yapılan detaylı incelemede, 31 Aralık gününe ait tüm kayıtların silindiği ortaya çıktı.

HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA TERS
Yalnızca o güne ait kayıtların silinmesini "hayatın olağan akışına ters" olarak nitelendiren savcılık, hastane yönetimi hakkında soruşturma başlattı. İl Emniyet Müdürlüğüne gönderilen "Doku'ya ait kayıt yoktur" belgesinin altında, dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir'in imzası bulunuyordu. Ayrıca verilerin sorumluluğu da kendisine aitti. Devam eden soruşturmada 17 Mart günü Özdemir gözaltına alındı. Eski başhekime kayıtların nasıl ve kim tarafından silindiği, Doku'nun muayenesini kimin yaptığı ve imzaladığı "Doku'nun kaydı yoktur" belgesi hakkında kritik sorular yöneltildi.

ÖZDEMİR'İN HIZLI YÜKSELİŞİ: 1 YILDA BAŞHEKİM, 2 YILDA İL SAĞLIK MÜDÜRÜ OLDU
Emniyette ifadesine alınan Çağdaş Özdemir kadın doğum uzmanı olduğunu, 2016'da Tunceli'de göreve başladığını, 1 yıl sonra Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi olduğunu, 2 yıl sonra ise 2019'da vekaleten başladığı İl Sağlık Müdürlüğü görevine daha sonra asaleten atandığını söyledi. 2022 yılında ise görevinden ayrıldığını belirtti.
KRİTİK SORU "VERİLERİ SİZ Mİ SİLDİNİZ?"
Polis, Özdemir'e Gülistan Doku'ya ait verilerin akıbetini ve silinme gerekçesini sordu. Özdemir cevaben, "Gülistan Doku'nun 31 Aralık 2019 tarihindeki kayıtları da tabii ki silinmiştir. Ancak benim bu konuyla bir alakam yoktur. Ben bu kayıtların nasıl silindiğini bilemiyorum" dedi.

DOKU, İSTENMEYEN ÇOCUK SEBEBİYLE Mİ ÖLDÜRÜLDÜ İDDİASI GÜÇLENDİ
Gülistan'ın muayenesi hakkındaki sorulara ise o dönemde hasta kabulü yapmadığını söyleyerek kadın doğum uzmanlarını işaret ederek sorulardan kaçındı. Bu soru da Özdemir'in de kendisi gibi işaret ettiği doktorların kadın doğum uzmanları olması dikkat çekti. Doku, hakkında gündemde bulunan "hamileydi istenmeyen çocuk sebebiyle öldürdü" iddiası güçlendi.
KENDİ İMZASINI KABUL ETMEDİ, YARDIMCILARINI SUÇLADI
Polisin "Bir kişi veya kişiler tarafından Doku'nun hastane kaydının silinmesi sizden istendi mi?" sorusuna Özdemir, böyle bir isteğin kendisine iletilmediğini ve hiçbir hukuksuzluğa tanık olmadığını beyan etti. Yine, "O dönem ben İl Sağlık Müdürü olduğum için hastaneye gidemiyordum" diyerek sorumluluk almadı. Doku'ya ait kaydı yoktur yazsındaki imzası için Özdemir, sorumluluğu yardımcılarına yöneltti, "Tunceli İl Emniyet Müdürlüğünün Devlet Hastanesine yazdığı yazıya cevap olarak gönderilen... imza bana ait değildir. Kim tarafından imzalandığını bilmemekle birlikte, o dönem başhekim yardımcıları M.S. ile S.Ö. görev yapıyordu. Her iki kişiden biri imzalamış olabilir." Özdemir'e hastanede rutin kayıt silme sürecinin nasıl gerçekleştiği ve bu işlemleri kimlerin yapabileceği sorusuna ise kayıt silme olayının olduğu 2019 yılında SİSOFT isimli firma ile çalıştığından bahsederek hastanede çalışan iki bilgi işlem çalışanını işaret etti. Ayrıca, "Benim bu konuyla ilgili yetkim olmadığı gibi becerim de yoktur. Yetkisi veya becerisi olan birine talimat da vermedim" dedi.

SAVUNMAYA TUTMADI BAŞHEKİM "RESMİ BELGEYİ BOZMAK, YOK ETMEK VEYA GİZLEMEK" SUÇUNDAN TUTUKLANDI
Savcılıkta ifadesi alınan eski Başhekim Çağdaş Özdemir'in suçlamaları reddetmesi, sorumluluktan kaçınması ve başka kişileri işaret etmesi savcılık tarafından inandırıcı bulunmadı. Mahkemeye sevk edilen Özdemir hakkında; "Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek" ve "kamu görevlisinin suç delillerini gizlemesi" suçlarını işlediğine dair "kuvvetli şüphe oluştuğu" belirtildi. Mahkeme, tutuklama gerekçesini yerinde bularak Özdemir'in tutuklu yargılanmasına hükmetti.