Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında 21 Aralık 2016'da Suriye'nin El Bab bölgesinde şehit düşen Uzman Çavuş Ali Yılmaz'ın annesi Aynur Akgün ve kız kardeşi Selcan Aksoy, Antalya'da yasal ve ücretsiz seyahat haklarını kullanmak istedikleri halk otobüsünde şoförün oldukça sert tepkisiyle karşılaştı. Şoförün "Şehit ailesi olmanız beni alakadar etmiyor" şeklindeki sözlü hakareti üzerine anne fenalaştı. Yaşananların sonradan inkâr edilmesini önlemek ve hukuk sürecinde resmi bir delil sunabilmek amacıyla Selcan Aksoy, o anları cep telefonuyla kayda aldı.

Olayın hemen ardından şehit ailesi, şoför hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Ancak şoförün de karşı şikâyetçi olmasıyla adli süreç tamamen tersine döndü. Görüntüleri sadece delil maksadıyla çeken şehidin kız kardeşi hakkında "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçlamasıyla kamu davası açıldı.
VİCDANLARI YARALADI
Ailenin avukatı Ozan Gürhan, bu durumun toplumun vicdanını yaraladığını belirterek "Amaç sadece olayın delilini muhafaza etmektir, ifşa etmek değildir" dedi. Gürhan, ispat imkânı bulunmayan anlarda alınan kayıtların Yargıtay içtihatlarınca tamamen korunması gerektiğini de ifade etti.