Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş suç örgütü soruşturması kapsamında tanık olarak ifade veren iş adamının beyanları dosyaya girdi. SABAH'ın ulaştığı tanık ifadesinde, kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen yapının FETÖ ile ilişkilerine ve 17-25 Aralık süreci öncesinde yaşandığı ileri sürülen temaslara ilişkin dikkat çeken iddialar yer aldı.

17-25 ARALIK ÖNCESİ DİKKAT ÇEKEN GÖRÜŞME
Tanık, savcılığa verdiği ifadesinde, 17-25 Aralık 2013 operasyonlarından kısa süre önce gerçekleştiğini belirttiği bir görüşmeyi anlattı. Tanığın beyanına göre dönemin grup lideri Ahmet Denizolgun ile Sakaryalı bir iş insanının da bulunduğu ortamda yapılan sohbet sırasında, Pensilvanya'dan geldiği belirtilen bir mesaj gündeme geldi. Tanık, Denizolgun'un kendisine Fetullah Gülen'den bir mektup geldiğini söylediğini aktararak, "Denizolgun Fetullah Gülen'den mektup geldi, ilerleyen süreçte birlikte hareket etmek istediğini söyledi" dedi. Tanığın anlatımına göre söz konusu görüşmede, Pensilvanya'dan geldiği öne sürülen bu teklifin nasıl değerlendirileceği de konuşuldu.

"BİZ DEVLETİMİZİN YANINDAYIZ"
Tanık, Denizolgun'un bu teklife sıcak bakmadığını ve "Biz devletimizin yanındayız" şeklinde bir tutum sergilemeyi düşündüğünü ifade ettiğini söyledi.
KURİŞ'İN BAŞA GEÇMESİYLE SİYASİ TAVIR DEĞİŞTİ
Tanık, Ahmet Denizolgun'un 2016 yılında hayatını kaybetmesinin ardından Alihan Kuriş'in yapının başına geçtiğini belirtti. Kuriş döneminde grubun siyasi tavrının daha belirgin hale geldiğini ileri süren tanık, özellikle seçim dönemlerinde teşkilat içerisindeki mensuplara belirli siyasi tercihler yönünde talimatlar verildiğini anlattı. Tanığın anlatımına göre seçim süreçlerinde yukarıdan aşağıya doğru "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın karşısındaki isimlerin desteklenmesi" yönünde emrivaki niteliğinde talimatlar iletildi. Bu kararların bireysel tercihlerden ziyade yapının üst yönetimi tarafından alındığını öne süren tanık, üyelerin de bu doğrultuda hareket etmelerinin beklendiğini savundu.

ERDOĞAN'I DESTEKLEYENLERE "DIŞLAMA" İDDİASI
Tanık ifadesinde, yapının belirlediği siyasi çizgiye uymayan kişilere yönelik baskı uygulandığını da ileri sürdü. Özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleyen kişilerin yapı içerisinde dışlandığını iddia eden tanık, kendisinin de bu nedenle hedef olduğunu savundu. Kendisinin Erdoğan'a yönelik desteği nedeniyle grup içerisinde sorun yaşadığını belirten tanık, bu süreçte Kur'an kurslarına girişinin yasaklandığını anlattı. Tanık, yaşadıklarının yalnızca sosyal çevreyle sınırlı kalmadığını, ticari faaliyetlerinin de hedef haline getirildiğini iddia etti.

"BİAT ET, GERİ DÖN" İDDİASI
Tanık, kendisine daha sonraki süreçte iki kez "biat etmesi" ve yapılanmaya geri dönmesi yönünde mesaj gönderildiğini iddia etti. Yapılanmanın üst yönetimi ile tabanı arasında siyasi tercihler konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu da belirten tanık, seçim dönemlerinde yukarıdan aşağıya belirli adayların desteklenmesine yönelik talimatlar iletildiğini söyledi.