Batı Antarktika'da yer alan ve 190.000 kilometrekarelik (Türkiye'nin yaklaşık dörtte biri büyüklüğünde) devasa bir alanı kaplayan Thwaites Buzulu, dünyanın en geniş buzulu unvanını taşıyor. Devasa Antarktika buz tabakasını okyanusa kaymaktan koruyan bir tıpa görevi gördüğü için olası bir çöküşün küresel çapta bir felaket yaratacağı biliniyor. Bu yüzden uzmanlar ona yıllardır "Kıyamet Günü Buzulu" adını veriyor.
Ancak on yıllardır eridiği zaten bilinen bu devasa yapıyla ilgili ortaya çıkan son gerçekler, tehlikenin boyutunun tahmin edilenden çok daha büyük ve acil olduğunu gösterdi.
Kaliforniya Üniversitesi ve NASA'nın Jet İtki Laboratuvarı'ndan (JPL) glasiyologların geliştirdiği yeni modelleme, buzulun deniz seviyesine olan etkisinin mevcut tahminlerin tam iki katı büyüklüğünde olabileceğini kanıtladı.
Mevcut Thwaites buz kütlesi tek başına okyanusları 60 santimetre yükseltecek kadar su barındırıyor. Ancak asıl tehlike, buzulun arkasında tuttuğu o devasa buz örtüsünün denize karışması.
Eğer bu "tıpa" yerinden çıkarsa, dünya genelinde deniz seviyelerinde tam 3 metrelik yıkıcı bir yükseliş yaşanacak.
Araştırmanın baş yazarı Mattia Poinelli'ye göre, bu agresif erimenin arkasındaki sır deniz tabanında yatıyor. Uzmanlar uydu verilerini incelediklerinde, buzulun deniz tabanıyla birleşip okyanusta yüzmeye başladığı "topraklanma hattının" aslında sabit bir çizgi değil, kilometrelerce genişliğinde bir bölge olduğunu keşfetti.
Bu süreçte, okyanustaki gelgitlerle birlikte dev buz kütlesi sürekli olarak yukarı ve aşağı doğru itiliyor.
Bu hareket mekanizması, nispeten sıcak olan okyanus suyunun devasa buz tabakalarının kilometrelerce altına nüfuz etmesine ve buzulu içten içe çok güçlü bir şekilde eritmesine neden oluyor.
Çalışmanın ortak yazarı Eric Rignot, okyanus sularının kıyı kentlerini vurmasını bekleyen dünya için tehlikenin sanılandan daha yakın olduğunu vurgulayarak, önümüzdeki yıllarda sahil topluluklarının beklenenden çok daha büyük su baskını risklerine maruz kalacağı konusunda uyarıda bulunuyor.