İzmir'in Karabağlar İlçesinde yaşayan Yusuf Kandemir (31), geçen 18 Şubat'ta yine aynı ilçede yaşayan eski eşi Buse Demir'in evine gitti. Tehditlere eve zorla giren Kandemir, Demir'in yüzüne ve kulağına vurdu. Şikayet üzerine gelen polis ekipleri tarafından gözaltına alınan Kandemir, çıkarıldığı adliyede tutuklandı. İfadesinde, evde bir kız arkadaşı, onun eşi ve onların bir arkadaşıyla oturdukları sırada eski eşinin geldiğini anlatan Buse Demir, "Çocuğumuz evde yoktu. Eski eşim, tehdit ve hakaretlerde bulunarak, kapıyı da zorla açıp eve girdi. Kapıdaki kırık izleri hala duruyor. Girer girmez de yüzüme vurup, içeridekilere saldırdı. Ardından bir defa da kulağıma vurdu. Kulağımdaki kesiği olay yerine gelen polisler fark etti. Şikayetçiyim" dedi.
İDDİANAME HAZIRLANDI
Olayla ilgili soruşturmayı 35 gün gibi kısa bir sürede tamamlayan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 25 Mart'ta tamamladığı iddianamede, saldırgan koçanının 'kadına karşı tehdit', 'nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme', 'hakaret' ve 'kadına karşı basit yaralama' suçlarından cezalandırılmasını istedi. 27 Mart'ta iddianameyi kabul eden İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesi ise 30 Mart'ta yapılan ilk duruşmada, sanık Yusuf Kandemir'i, 2 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Ardından da tahliyesine karar verdi.
YENİ YAKLAŞIM: ADALETİN ZAMANI DA ÖNEMLİ
Türkiye'nin en büyük illerinden İzmir'deki bir mahkemenin, dosya yoğunluğuna rağmen kararı 2 gün içinde vermesi, yeni dönem ile birlikte "Sıfır gecikmeli yargı modeli'ne örnek oldu. Geciken yargılamaların hem mağdur hem de toplum nezdinde güven kaybına yol açtığını belirten hukukçular, modern yargı yönetiminde artık sadece doğru kararın değil, zamanında verilen kararın da adaletin bir parçası olarak kabul edildiğine dikkat çekti. Bu çerçevede Adalet Bakanlığı ile HSK'nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, yargı süreçlerinin daha etkin yönetilmesi, dosyaların bekleme sürelerinin azaltılması ve vatandaşın adalete erişiminin hızlandırılması hedefleniyor.