Dün sabah Diyanet İşleri Başkanlığı hacda görevli basın grubuyla havalimanında buluştuk. "Giydim beyazları çıktım Kabe yolculuğuna" büyük bir heyecanla. Herkes müthiş heyecanlıydı. Erkekler, ihramını giydi, bizim ihramımız zaten üzerimizdeydi. Havalimanında 2 rekat namazımızı kıldık. Uçak Mekke'ye doğru yol alırken ağızlarda "Lebbeyk, Allahümme lebbeyk. Lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk. İnne'l-hamde ve'n-ni'mete leke ve'l-mülk, lâ şerîke lek" telviyesi vardı. "Buyur Allah'ım, buyur! Emrindeyim buyur! Senin hiçbir ortağın yoktur. Allah'ım buyur! Hamd sana mahsustur. Nimet de senin, mülk de senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur." Mikat sınırına gelindiği uçağın pilotu tarafından bildirilince herkes ilk olarak umre tavafına niyet etti. Tabii ben de. Kalbim sürekli heyecanla çarpıyordu. Havalimanından Mekke'de Mina bölgesindeki otelimize gelmemiz akşam 21.00'i buldu. Diyanet görevlisi Hasan Ateş hocamız, otobüste sürekli telviye getirdi. Suudi yetkililer, 2026 Hac dönemi nedeniyle güvenlik önlemlerini hat safhaya çıkarmış. En az 5 kontrol noktasından geçerek otelimize vardık.

DİYANET GÖREVLİLERİ REHBERLİK EDİYOR
Yanımda Çorum İl Müftü Yardımcısı Özlem Kalyoncu Şirin vardı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hac süresince gelen hacı kafilelerine rehberlik etmek için. Dile kolay yaklaşık 400 hacı kafilesi geliyor. 85 bin kardeşimize Mekke'de Diyanet görevlileri sevgiyle rehberlik ediyor. Otelimiz Beytullah'a 10 dakika mesafede.
MEKKE HİÇ UYUMAYAN ŞEHİR
Mekke hiç uyumayan bir şehir. Sadece ülkemizden değil, dünyanın dört bir yanından müslümanlar hac için akın ediyordu buraya. Bizim Kabe'yle kavuşmamız gece yarısı saat 03.00'ü buldu. Yol yorgunluğu, uykusuzluk hiçbir şey yok. Sadece Kabe'ye kavuşacak olmanın heyecanı.

KAVUŞMA ANI GÖZYAŞLARI SEL OLDU
Özlem hocam beni büyük kavuşmaya verdiği bilgiler, getirdiğimiz telviyelerle hazırladı. O nasıl bilgi, donanım, güzel kalp. Mescid-i Haram'a Kral Abdülaziz Kapısı'ndan girdik. Özlem hocam, 'Gözlerini aşağı indir, Kabe'yi görene kadar açma. Telviyeni söylemeye devam et. İçinden niyetlerini geçir. Dualarını et. Kabe'yi gördüğün an edilen tüm dualar kabul olunurmuş' dedi. Benim ise kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Gözyaşlarım akmaya başladı. Gözlerimi açtığımda Kabe tam karşımda ben Mescid-i Haram'ın içindeydim. Gözyaşları hıçkırıklara karıştı. Sanki dev bir mıknatıs beni kendine doğru çekiyordu. Sanki yeni doğmuş bebeği bir annenin ve babanın koşulsuz bir sevgiyle göğsüne yaslaması gibi o kadar saf ve temiz ki. Siyah örtüsüyle sırlanmış bir ayna gibi kalpleri açıyor ve birbirine bağlıyordu.

ALLAH HUZURUNDA DÖNÜYORDUK
Özlem hoca ve diğer arkadaşlarımla Mekke'de Kâbe'nin doğu köşesinde bulunan, cennetten indirildiğine inanılan Hacerü'l-Esved taşının hizasına gelince 'Bismillahi Allahu Ekber' deyip, elimizle selamladık. Dualar eşliğinde Kabe'nin etrafında 7 şaft döndük. Bu yaklaşık 5 km'lik bir dönüş. Daha yoğun kalabalıklarda süre daha da uzayabiliyor. Her bir dönüş, her bir dua ile vücudumuzun hücreleri ve atomları dönerken, güneş, ay ve dünya tüm kainat dönerken bizlerde o ilahi nizamla birlikte dönüyorduk. Saat gece yarısıymış, o zenginmiş, bu fakirmiş, herkes eşit ve bir Allah huzurunda dönüyordu. Muhteşem ötesi bir hissiyat.
TÜRKİYE DEYİNCE RECEP TAYYİP ERDOĞAN
Tavafımız bitince 2 rekat namazımızı kılıp, zemzem suyumuzu yudumda içtik. Zemzem sularının bulunduğu alanda görevli Abdullah, 'Nereden geldiniz' dedi. 'Türkiye' deyince, 'Recep Tayyip Erdoğan. Türkiye, deyince Recep Tayyip Erdoğan' dedi. Cumhurbaşkanı Reccep Tayyif Erdoğan sevgisinin Kabe'de çalışan görevliye kadar ulaştığını gözlemledim.
HZ. HACER'İN ADIM ATTIĞI TEPELERDEYİM
Abdullah'tan ayrılıp, Sa'y alanına geçtik. Burası da insanlarla doluydu. Safa ve Merve tepeleri arasında 7 kez gidip gelmeye Sa'y deniyor. Hac ve umrenin temel rükünlerinden biri. Hz. Hacer'in, oğlu Hz. İsmail'e su bulabilmek için bu iki tepe arasında çaresizlik ve umutla koşmasını sembolize ediyor. Günlerdir rüyamda yaptığım Sa'yı artık Hz. Hacer'in adım attığı iki tepe arasında yapıyordum. Safa tepesinden başladık. Toplamda 4 gidiş ve 3 dönüş yaparak 7'di şavtı tamamladık. 5 km'ye yakın yol yürüdük. Saatler artık 05.00 olmuştu ve biz 10 km'ye yakın yol yürüdük ibadetimizle ama kalbimiz, sevinçle, huzurla çarpıyordu. Umre tavafının artık bir görevi daha kalmıştı. O da saçımızdan bir tutam kesilmesi. Özlem hoca, bu konuda da bana yardımcı oldu. Umre tavafımızı bitirip otelimize dönerken, müslümanlar akın akın Beytullah'a koşuyordu.
FEHİME TEYZENİN DUALARI
Otele dönüş otobüsünde Fehime teyze ile karşılaştım. Tam 17 yıl sonra hac çıkmış ona. Ankara'dan gelmiş Fehime Acar, "Biliyor musun bir aydır buradayım. İlk kafileyle geldim. Rabbim buraları görmeye nasip etti bana. Kızım hasta, dua edin ona olur mu' dedi. Benim sağlık haberleri yaptığımı öğrenince kızıyla konuşturdu telefonda. Kalbi evladıyla yanan bir annenin duasını Rabbim duymaz mıydı hiç? Sarıldık birbirimize sevgiyle…
Şimdi sırada Arafat'a çıkıp, hacca niyetlenmek var. Gün be gün Beytullah'a gelenlerin sayısı artıyor. Bu yıl 5 milyon Müslümanın gelmesi bekleniyor.Ve bu şehir hiç uyumuyor.