Bir gayrimenkul firması tarafından Esenyurt'ta yürütülen 7 bloklu inşaat projesi mağduriyet dosyasına dönüştü. Yurt içi ve yurt dışında binlerce mağdurun olduğu projede, kimisi bütün ödemeyi yapmasına rağmen ne daireyi alabildi ne tapuyu, kimisine de daire teslim edildi ancak tapuyu alamadı. Öyle ki bazı mağdurlar dairenin sözleşmede belirtilen metrekareden daha küçük teslim edildiğini söyledi. İşte SABAH'ın ulaştığı mağdurlar;

YILLARCA OYALADILAR…
Projeden 2014 yılında 2 daire aldığını belirten 47 yaşındaki Ümit Ö., "Daha önce bu inşaattan ev alan bir tanıdığım aracılığıyla burayla tanıştım. 2015 yılında bütün ödememi tamamladım bana 2016 yılında daireleri teslim edeceklerini söylediler. Dairelerden bir tanesini kredi kullanarak noter sözleşmesi ile diğerini ise bu gayrimenkul firmasının anlaşmalı olduğu bir bankadan çektiğim kredi ile ödemesini gerçekleştirdim. Ancak 2016 yılı geldiğinde dairenin tamamlanmadığını ama en kısa sürede teslim edeceklerini söylediler ve birkaç yıl böyle oyaladılar. 2019 yılında satın aldığım 2 daire için de ayrı ayrı dava açtım hala hukuki sürecim devam ediyor. Çok büyük bir mağduriyet var ortada binlerce kişiyi bu vaatlerle kandırdılar." dedi.

PARASINI ÖDEDİM, TAPUMU ALAMIYORUM
2013 yılında güvenilir bir yatırım düşüncesiyle bu inşaat projesinden 2 daire satın aldığını ifade eden Serap Cevahir şunları söyledi, "Bu alımı banka kredisi kullanarak gerçekleştirdim ve tüm borcumu eksiksiz şekilde ödedim. Sadece kredi borcumu değil; KDV'sinden tapu harcına kadar tarafımdan talep edilen tüm ödemeleri de yaptım. Üstelik elimde bu ödemelere dair tüm resmi tahsilat makbuzları mevcut. 2017 yılında daireler teslim edildi ancak tüm yükümlülüklerimi yerine getirmiş olmama rağmen, aradan geçen yıllara rağmen tapularım hâlâ tarafıma teslim edilmedi. Ayrıca dairelerden biri, sözleşmede belirtilen metrekareden 16 metrekare daha küçük teslim edildi. Yani bana eksik alan verilmesine rağmen, fazlasının ücretini ödemiş oldum. Bu konuda açtığım davayı kazandım. Ancak mahkeme kararına rağmen tarafıma herhangi bir ödeme yapılmadı. İflas masası tarafından tapularımın verilmesi için benden 4 milyon TL talep edildi.

'BEN HAKKIMI İSTİYORUM'
Dairemi kiraya vermek istediğimde, iflas masası yetkilileri kiracının daireye girişine engel oldu ve kira gelirlerinin kendilerine ait olduğunu iddia etti. Henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmamasına rağmen bu şekilde bir müdahale ile karşılaştım. Yaşanan tartışmalar sonrası kiracım daireye girebildi, ancak kira gelirleri üzerinde hak iddiası devam ediyor. Eğer süreç tapu devri yerine bir alacak davasına dönüşürse, 2013 yılında ödediğim yaklaşık 575 bin TL'nin yasal faizle birlikte bugün yaklaşık 1 milyon 200 bin TL seviyesine ulaşacağı ifade ediliyor. Ancak bu rakam, bugünkü piyasa koşullarında iki dairenin gerçek değerini karşılamaktan oldukça uzak kalmaktadır. Tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş bir vatandaş olarak, yıllardır kendi mülkümün tapusunu alamıyorum. Ya tapularım verilsin ya da gerçek piyasa değeri üzerinden hakkım teslim edilsin. Adaletin gecikmeden yerini bulmasını bekliyorum." dedi.

14 YILIN SONUNDA EVİM HALA ORTADA YOK
Almanya'da yaşayan Nitem Rosel, "Firmaya güvendim bu projeden Kasım 2012'de ev alabilmek için bütün birikimimi verdim. 14 yılın sonunda hala evim ortada yok. 2 sene önce tapumu alabilmek için 6 bin euro ortada olmayan bir ev için zoraki ödedim. Bunu bütün mağdurlar olarak yapmak zorunda kaldık. Çünkü tapumuzu vermemekle tehdit ettiler. O zaman bize 6 ay içinde teslim edileceği söylendi. O gün bugündür inşaata bir çivi dahi çakılmadı. Evimizi alamadığımız gibi 13-14 yıllık kira gelirimizi kaybettik. Şu anda bazı arkadaşlarımız haberlere çıktığı için evlerini vermemekle ve dava açmakla tehdit ediyorlar. Bu mağduriyetimizden artık kurtulmak istiyoruz. Devlet büyüklerimizden yardım bekliyoruz." Şeklinde konuştu.

TAPULARI VERMEK İÇİN EVİN BEDELİ KADAR PARA İSTİYORLAR
Projede mağdur olan kişilerin avukatlığını yapan Avukat Mehmet Demircioğlu; "13 yıldır çözülemeyen bir dava düşünün. Şirket yaptığı satış sözleşmesine rağmen sattığı evleri teslim etmiyor. Tapularını vermek için evin bedeli kadar para istiyor. 'Tüm borcu ödedim' diyerek itiraz edip mahkemeye başvuranlar ise imzaladıkları sözleşmeler ile haksız çıkarılıyor. Uzun süren davalar sonrasında aradan geçen sürede sözleşmedeki bedel enflasyon karşısında eriyor, hiç oluyor ve şirket 'sözleşmedeki bedeli öderim ama evi vermem' diyor. Sulh bedeli adı altında fahiş paralar isteniyor. Ödemeyi mecbur kalıp kabul edenlerde evlerini teslim alamıyor tekrar kandırılmış oluyor. Meğer hileli bir iflas ile masa kurulup özel bankalara gizli anlaşmalar yapılıp haksız biçimde bin 200 evi devrederek ve paranın yarısını elden alarak yurt dışına çıkarıyorlar. Şirket yöneticileri ve çalışanları yabancılara satılan evleri kendi üzerlerine geçirerek ganimet paylaşıyorlar. Örgütlü biçimde suç işleniyor İnsanlar tehdit ediliyor evlerine girmeleri engelleniyor. Yüzlerce mağdur var sonuna kadar bu davanın takipçisi olacağız." ifadelerini kullandı.
