Sanıklara; kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ve kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme suçlamaları yöneltildi. İddianamede; Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan dijital materyal incelemeleri, WhatsApp yazışmaları, yapay zekâ ile üretildiği değerlendirilen görseller, paylaşım öncesi oluşturulan dosyalar, silinen veriler ve sahte profil tespitleri, savcılığın suçlamalara dayanak yaptığı başlıca bulgular olarak öne çıktı.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda "Dijital Kumpas" dosyası olarak bilinen soruşturmaya ilişkin iddianameyi hazırladı. İddianamede Cemal Demirtaş, Serap Ülkü Özdemir, Ruhi Kürşat Keskin, Mertcan Güngör, Serdar Cemal Süzeroğlu, Pınar Boyacı, Habib Demir, Sefa Kara ve Ahmet Demiral sanık olarak yer aldı. Dosyada sanıkların, "SakarAltı SakarÜstü", "Agah Beyoğlu" ve "Saffet Karaman" isimli sosyal medya hesapları üzerinden kamu görevlileri, kurum yöneticileri ve bazı kişilere yönelik paylaşımlarla bağlantılı olarak suçlandığı belirtildi.

Savcılık, sanıklar hakkında sevk maddeleri kapsamında kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ve kişisel verileri hukuka aykırı kullanma suçlarından cezalandırma talep etti. İddianamede 5 sanığın tutuklu, 4 sanığın ise adli kontrol hükümleri kapsamında bulunduğu kaydedildi.

Pınar Boyacı
Soruşturmanın başlangıç bölümünde, söz konusu sosyal medya hesaplarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Isparta Milletvekili, Muğla Valisi, siyasi parti yöneticileri, kamu kurumu müdürleri, başkanları, başhekimleri ve çalışanlarının hedef alındığı yönünde tespitlere yer verildi. Savcılık, paylaşımların resmi kurumlar ve müşteki sıfatını taşıyan kişilerin siyasi ve bürokratik itibarlarını hedef aldığı değerlendirmesinde bulundu.
Şüphelilerin iddianamedeki ifade özetlerinde suçlamaları kabul etmedikleri, sahte sosyal medya hesaplarıyla bağlantıları bulunmadığını savundukları görüldü. Buna karşın savcılık; dijital materyal incelemeleri, WhatsApp yazışmaları, ekran görüntüleri ve tanık beyanlarını birlikte değerlendirerek 9 şüpheli hakkında dava açılması için yeterli şüphe oluştuğunu belirtti.

DİJİTAL İZLER ELE VERDİ
İddianamede dosyanın dikkat çeken başlıklarından biri dijital materyal incelemeleri oldu. Serap Ülkü Özdemir'e ait bilgisayarlarda yapılan incelemelerde, bazı görsellerin çevrim içi görsel düzenleme platformu ile ilişkili kayıtlar içinde bulunduğu belirtildi. İddianamede bu kayıtların pasif görüntüleme değil, aktif kullanıcı etkileşimine işaret ettiği değerlendirmesine yer verildi.
Savcılık, bazı görsellerin X platformunda yapılan paylaşımlardan önce cihazlarda oluşturulduğunu veya kaydedildiğini belirledi. Dosyada, görsellerin oluşturulma saatleri ile sosyal medya paylaşım saatleri karşılaştırıldı. Bazı içeriklerde WhatsApp otomatik dosya adları, konuşma balonları ve sonradan eklenen görsel unsurlar tespit edildi. Bu kayıtlar, paylaşımların hazırlanma sürecine ilişkin dijital izler arasında gösterildi.

WHATSAPP TRAFİKLERİNDE YAPAY ZEKA İZİ
İddianamede WhatsApp yazışmaları da dosyanın merkezindeki bulgular arasında yer aldı. Habib Demir'e ait hat üzerinden Serap Ülkü Özdemir'e ait hatla yapılan WhatsApp görüşmelerinde, yapay zekâ tarafından oluşturulduğu değerlendirilen bir görsel paylaşımı bulunduğu belirtildi. Dosyada, söz konusu görselde Cemal Demirtaş, Serdar Cemal Süzeroğlu ve Habib Demir olabileceği değerlendirilen kişilerin yer aldığı aktarıldı.
Savcılık, Habib Demir ile Serap Ülkü Özdemir arasındaki yazışmalarda bazı şikâyet ve başvuru süreçlerine ilişkin mesaj içeriklerini de dosyaya koydu. İddianamede, Burak Can Demirel hakkında yapılmak istenen başvurularla ilgili fikir alışverişi, metin düzenleme ve başvuru sürecine ilişkin yazışmalar bulunduğu belirtildi. Dosyada, bu başvuru sürecine ilişkin yazışmaların Habib Demir'in telefonu üzerinden tespit edildiği, Serdar Cemal Süzeroğlu'nun Serap Ülkü Özdemir adına başvuru yaptığı ve sürecin kayıtlı kişiye gönderildiğine ilişkin mesaj içeriklerine rastlandığı kaydedildi.

SIFIRLANAN TELEFONDA SAHTE PROFİL TESPİTİ
İddianamede bazı cihazlarda silme ve sıfırlama bulguları da yer aldı. Cemal Demirtaş'a ait cep telefonunda Android sistem dosyalarının 18 Ocak 2026 tarihinde oluşturulduğu; bunun işletim sistemi kurulumu veya yeniden kurulumuna işaret ettiği belirtildi. Savcılık, sanığın telefonu fabrika ayarlarına döndürmüş olabileceğine ilişkin beyanını, telefonun sıfırlandığı hususunda "tevil yoluyla ikrar" (suçu dolaylı ve bahaneli bir şekilde kabul etmek) olarak değerlendirdi.
Serap Ülkü Özdemir'e ait cep telefonunda ise WhatsApp mesaj veritabanlarına ulaşılamadığı, yalnızca medya dosyalarının bulunduğu ve bu dosyaların "Trash" dizininde yer aldığı aktarıldı. İddianamede bu durumun kullanıcı tarafından manuel silmeye işaret ettiği ve WhatsApp'ın cihazdan kaldırılmış olabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Savcılığın kişisel veri suçlamasına dayanak gösterdiği başlıklardan biri de "Saffet Karaman" isimli hesap oldu. Dosyada, bu hesapta kullanılan profil fotoğrafının müşteki Saffet Karaca'ya ait sosyal medya hesabındaki fotoğrafla aynı olduğu belirtildi. Saffet Karaca ifadesinde söz konusu hesapların kendisine ait olmadığını, bu hesapları kullanmadığını ve kendi fotoğrafıyla hesap açan kişi veya kişilerden şikâyetçi olduğunu söyledi.
Savcılık, müşteki ifadeleri, bilgi sahibi beyanları, dijital materyal inceleme raporları, sosyal medya paylaşımları ve WhatsApp yazışmalarını birlikte değerlendirerek sanıkların "iştirak/fikir ve eylem birliği" içinde hareket ettiği yönünde yeterli şüphe oluştuğu sonucuna vardı. İddianamede, sanıkların üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmaları talep edildi. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle Muğla'da uzun süredir beklenen "Dijital Kumpas" dosyası yargılama aşamasına taşındı.