İstanbul'da yoğun tempoda yaşadığı plaza hayatını geride bırakan Ezgi Memişoğlu, Tunceli Ovacık'ta üretici oldu. 27 yaşındaki Memişoğlu, şehirden köye yaptığı yolculukta hem kendi hayatını hem de 2 yaşındaki oğlu Güneş'in çocukluğunu baştan yazdı.
TOPRAKLA İÇ İÇE BÜYÜYOR
Çocukların ekran bağımlılığından ve dijital dünyanın risklerinden sıkça bahsedildiği bu günlerde "Başka bir çocukluk da mümkün" dedirten Memişoğlu ailesinin hikâyesi, yeni çiftlere ve üreticilere ilham oluyor. 5 yıl önce evlenerek İstanbul'dan Tunceli Ovacık'a taşınan genç kadın, yıllarca büyük şirketlerde müşteri temsilcisi olarak çalıştıktan sonra köyde hem üretim hem de girişimcilik yapmaya başladı. Memişoğlu, "Güneş, yaşıtlarının aksine ekranlarla değil hayvanlarla birlikte büyüyor. Televizyon açsak bile bakmıyor. Çünkü Güneş, ineklerle, ahırda geçirdiği zamanlarda daha mutlu oluyor. Oğlum hem hayvanlarla hem de özgür bir şekilde büyüyor" dedi.
DEVLET DESTEĞİYLE ÜRETİM
Zamanla üreten bir kadın olmaya başladığını anlatan Ezgi Memişoğlu, "Başlangıçta yalnızca üç hayvanımız vardı. Devletin sağladığı buzağı destekleri ve Ziraat Bankası'nın imkânlarıyla hayvan sayımızı 50'ye çıkardık. Eskiden cüsselerinden çekindiğim ineklerin bugün bakımını yapıyorum, sütlerini sağıp tereyağına dönüştürüyorum" diye konuştu. Tüm düzeninin değiştiğini söyleyen Memişoğlu, "Kışın metrelerce karın yağdığı, yolların günlerce kapandığı, elektriğin ve suyun kesildiği günlerde ne büyük bir karar verdiğimi daha iyi anlıyorum. İlk geldiğimde odun kırarken beni görenler acıyarak bakardı, gençliğime yazık ettiğimi söyleyenler oldu. Ama ben köy hayatından ve böyle yaşamaktan gurur duyuyorum" dedi.