Edinilen bilgiye göre, olay 16 Mayıs 2025 tarihinde Çalılıöz Mahallesi 11. Sokak'taki bir apartman dairesinde ortaya çıktı. Ev sahibi, uzun süredir kiracısından haber alamayınca daireyi kontrol etmek için çilingir yardımıyla kapıyı açtırdı. Dairedeki derin dondurucuyu kontrol eden ev sahibi, parçalanmış insan cesediyle karşılaşarak durumu emniyete bildirdi. İhbar üzerine Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı.
CESEDİ 7 PARÇAYA BÖLÜNÜP DERİN DONDURUCUDA SAKLANDI
Başsavcılık koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar ve kriminal incelemelerde, cesedin 7 parçaya ayrıldığı ve yaklaşık 11 yıldır derin dondurucuda muhafaza edildiği değerlendirildi. Yapılan kimliklendirme çalışmalarında cesedin, 2014 yılında hakkında kayıp müracaatında bulunulan Hüseyin Okumuşoğlu'na ait olduğu kesin olarak belirlendi.
98 KİŞİNİN İFADESİNE BAŞVURULDU
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda soruşturma derinleştirildi. Dosya kapsamında 98 kişinin ifadesine başvurulurken, 112 farklı kurum ve kuruluşla yazışma gerçekleştirildi. Şüphelilere ait GSM hatlarının Cell ID, LAC ve TAC analizleri yapıldı. Plaka Tanıma Sistemi kayıtları ile ulaşılabilen kamera görüntüleri tek tek incelendi. Araç kiralama şirketlerinden otopark görevlilerine kadar çok sayıda kişi ve kurumdan bilgi toplandı.
YAKLAŞIK 12 YIL SONRA 17 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Aylar süren teknik ve fiziki çalışmaların ardından Okumuşoğlu'nun öldürülmesiyle bağlantılı oldukları değerlendirilen 17 şüphelinin kimliği belirlendi. Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince belirlenen adreslere eş zamanlı şafak operasyonu düzenlendi. Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince, Kırıkkale, Ankara ve Aydın'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlar da 17 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin, emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.
"Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı"mızın ilgili Cumhuriyet başsavcılıkları ve kolluk birimleriyle koordineli olarak yürüttüğü çalışmalar kapsamında, dört ay içerisinde 30 dosyada 35 faili meçhul cinayet aydınlatıldı.
— Akın Gürlek (@abakingurlek) August 14, 2026
Yıllardır aydınlatılmayı bekleyen iki ayrı…
"Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı"mızın ilgili Cumhuriyet başsavcılıkları ve kolluk birimleriyle koordineli olarak yürüttüğü çalışmalar kapsamında, dört ay içerisinde 30 dosyada 35 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Yıllardır aydınlatılmayı bekleyen iki ayrı cinayet dosyasında daha bu sabah önemli gelişmeler yaşandı: Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen çalışmalarda; 2014 yılında Kırıkkale'de kaybolan ve 2025 yılında cansız bedeni bir ikametteki derin dondurucuda bulunan Hüseyin Okumuşoğlu'nun ölümüne ilişkin dosya yeniden ele alınarak soruşturma derinleştirildi. 98 kişinin ifadesine başvuruldu, 112 farklı kurum ve kuruluşla yazışma gerçekleştirildi. Teknik incelemeler, iletişim kayıtları ve elde edilen yeni bulgular doğrultusunda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 17 şüpheli tespit edildi. Bu sabah gerçekleştirilen operasyonda 16 şüpheli gözaltına alındı. Diğer önemli gelişme ise Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde Kızılcahamam İlçe Jandarma Komutanlığı ile yürütülen çalışmalar kapsamında, 2018 yılında Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde öldürülen Emrah Daşdemir'e ilişkin soruşturmada yaşandı. HTS kayıtları, baz hareketleri, sosyal medya yazışmaları ve şüpheli beyanları ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Şüpheli hakkında daha önce verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, elde edilen yeni bulgular üzerine kaldırıldı. Soruşturma kapsamında Halil Can Çelik bu sabah gözaltına alındı. Bu dosyaların yeniden ele alınmasında büyük bir titizlikle çalışan Kırıkkale ve Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğümüze, Kızılcahamam İlçe Jandarma Komutanlığımıza ve süreçte emeği bulunan tüm kamu görevlilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum. Aradan kaç yıl geçerse geçsin, ortaya çıkan her yeni delilin, ulaşılan her yeni izin peşinden gitmeye; faillerin tespit edilerek yargı önünde hesap vermesi için gereken bütün çalışmaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
BÜYÜCÜ VE FALCI TUZAĞI
Soruşturmada, Hüseyin Okumuşoğlu'nun çevresinde "büyücü ve falcı" olarak bilinen, şekerleri altına çevirme vaadiyle maktulden yüklü miktarda altın ve maddi kazanç sağlayan Meliha Veske ile yakın ilişkisi olduğu saptandı. Okumuşoğlu'nun kaybolmadan önce parasının peşine düştüğü, iş yerinde bıraktığı notta ise "24 saat içerisinde hayatının değişeceğine ve Meliha'dan birikimini geri alacağına" dair ifadeler yazdığı belirlendi.
ŞEYTANİ YANGIN PLANI
Meliha Veske'nin, Hüseyin'i öldürmeye karar verdiği ilk gün olan 24 Temmuz 2014'te, maktulün Ankara Keçiören'deki evinde yangın çıkarttığı HTS ve baz istasyonu kayıtlarıyla kesinleşti. Çarşaflı kişilerin kendisini bayıltıp parasını çalarak evi yaktığını söyleyen Okumuşoğlu, bu suikast girişiminden sağ kurtulsa da, izne ayrılıp Kırıkkale'ye geldiği 2 Eylül 2014'ten sonra bir daha canlı görülmedi.
CİNAYETİ TEK BAŞINA İŞLEMEDİ
Katil zanlısı Meliha Veske'nin, maktulün boyunun 1.90 ve kilosunun 100 kg civarında olması nedeniyle bu vahşi cinayeti tek başına işleyemeyeceği, cesedi parçalayarak derin dondurucuye yerleştirdiği saptandı.