Son Dakika: Hürmüz Boğazı merkezli kriz sabah saatlerinden itibaren hızla tırmandı. ABD Başkanı Donald Trump'ın "Özgürlük Projesi" kapsamında bölgedeki ticari gemilere askeri koruma sağlama kararı almasının ardından, CENTCOM 15 bin asker ve savaş gemileriyle operasyon hazırlığını duyurdu.
Buna karşılık İran cephesinden çok sert bir çıkış geldi; Tahran yönetimi, ABD donanmasının Hürmüz'e yaklaşması halinde doğrudan hedef alınacağını açıkladı ve olası bir müdahaleyi "ateşkes ihlali" olarak nitelendirdi.
Böylece Körfez'de sıcak çatışma ihtimali yeniden gündeme geldi. İşte ABD/İsrail-İran savaşında son durum ve son dakika gelişmeleri...
İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu başkanlığından gece yapılması planlanan Güvenlik Kabinesi toplantısının iptal edildiği bildirildi.
Yedioth Ahronot gazetesinin İsrail Başbakanlık Ofisi kaynaklarına dayandırdığı haberinde, kabine üyesi bakanlara iptale ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı belirtildi.
İsrail basını, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran yönetiminin müzakerelerde 14 maddelik teklifini "kabul edilemez" bulduğunu duyurmasının ardından Netanyahu'nun sınırlı sayıda güvenlik kabinesi üyesi ve askeri yetkililerle sabah saatlerine kadar güvenlik değerlendirmesi toplantısı yaptığı aktardı.
İsrail devlet televizyonu KAN, dün yapılması beklenen ancak bugüne ertelenen Güvenlik Kabinesi toplantısında Gazze Şeridi'ne saldırıların yeniden başlatılması ihtimalinin ele alınacağını yazmıştı.
İsrail ordusunun, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere yönelik saldırıları sürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları Doğu Zavtar, Beraşit, Dibal, Kana ve Şihur beldelerini hedef aldı.
Şihur'daki hava saldırısında 2 kişi yaşamını yitirdi.

Haaretz gazetesinin haberinde, İsrail ordusunun, işgal altındaki Lübnan toprakları ile İsrail'in kuzeyindeki birliklerine Hizbullah tarafından fırlatılan patlayıcı yüklü İHA'ları durdurmak amacıyla, ağ fırlatma sistemiyle donatılmış dronları konuşlandırmaya başladığı ifade edildi.
"Iron Drone Raider", radar ile önleyici dronları bir araya getirerek tehditleri otonom şekilde etkisiz hale getiren yapay zeka destekli bir savunma teknolojisi. Bu sistem, ABD merkezli Ondas Holdings bünyesinde faaliyet gösteren İsrail menşeli Airobotics firması tarafından geliştirilerek, bölgedeki İHA tehditlerine karşı İsrail ordusunun kullanımına sunuluyor.

Bu sistemler, Hizbullah'ın yoğun İHA kullanımı karşısında devreye alınıyor. Bu İHA'ların bir kısmı, karıştırma (jamming) gibi geleneksel elektronik harp yöntemlerine karşı dirençli olan fiber optik kablolarla yönlendiriliyor. Geçen hafta iki İsrail askeri ve bir Savunma Bakanlığı yüklenicisi dron saldırılarında öldü, 15'ten fazla asker ise yaralandı.
İsrail'in Lübnan'daki işgalinin başlangıcından bu yana çok sayıda İsrail askeri dron saldırıları sonucu yaralandı.
İsrail ordusundaki pek çok yetkili, ordunun Hizbullah'ın bu denli kapsamlı saldırı dronu kullanımına karşı hazırlıksız olduğunu son dönemde kabul etti.
Bir askeri yetkili, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ordunun mevcut anti-dron teknolojisinin ya bu tehdidi karşılamada yetersiz kaldığını ya da "yeterli teknoloji bulunmadığını" belirtti.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Hüseyin Andrabi, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Touska gemisinin 22 kişilik mürettebatının ülkeye ulaştığını belirtti.
Andrabi, mürettebatın İran yetkililerine teslim edileceğini belirterek, "İran'a ait geminin, gerekli onarım sonrası asıl sahibine iade edilmek üzere" Pakistan karasularında bekletileceğini aktardı.
Söz konusu faaliyetlerin İran ve ABD tarafının eş zamanlı desteğiyle koordine edildiğini kaydeden Andrabi, "Pakistan, bu tür güven artırıcı önlemleri memnuniyetle karşılıyor, bölgesel barış ve güvenlik için arabuluculuk çabalarını sürdürürken diyalog ve diplomasiyi kolaylaştırmaya devam edecek." ifadesini kullandı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dün Ermenistan'ın başkenti Erivan'da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu (AST) Zirvesi öncesi basın mensuplarına açıklama yaptı.
Macron, iki ülke arasında sağlanan geçici ateşkesin ardından ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüştüğünü belirterek, "Ateşkes, Lübnan'ı ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını kapsamalıydı." görüşünü paylaştı.

Paris'te 17 Nisan'da Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün tesisine ilişkin konferans düzenlendiğine işaret eden Macron, "Aynı gün ABD'de Hürmüz Boğazı'nda abluka ilan edildi." dedi.
"ABD, Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya hazırsa bu, çok iyi. Başından bu yana bunu talep ediyoruz ancak bana göre net olmayan bir çerçevede, güç kullanılarak yapılan herhangi bir operasyona katılmayacağız." ifadesini kullanan Macron, boğazın yeniden açılması için bir misyon oluşturduklarını ve bunun askeri planlamasının İngiltere'nin başkenti Londra'da yapıldığını söyledi.
Hürmüz Boğazı ile ilgili Macron, "İran ile ABD arasında koordineli bir şekilde yeniden açılmasını istiyoruz. Bu, Hürmüz Boğazı'nın kalıcı olarak açılmasını ve kısıtlama ile giriş ücreti olmadan seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasının tek çözümü." değerlendirmesinde bulundu.
Macron, Lübnan'da ateşkese uyulmasının hayati olduğunu, tarafların bu konuda taahhütlerde bulunduğunu vurgulayarak "Geçtiğimiz gece yine onlarca ölüm oldu." dedi.
Avrupalıların kendi güvenlik çözümlerini inşa etmekte olduklarına dikkati çeken Macron, şunları dile getirdi:
"2022'de Avrupa Siyasi Topluluğu'nu oluşturarak bunu yapmaya karar verdik. Ukrayna'ya güvenlik garantileri sağlayabilmek için Gönüllüler Koalisyonu'nu inşa ederek bunu yapmaya karar verdik. Hürmüz'ün kurtarılması için düzenlenen özel operasyon ve misyonla yaptığımız şey, tam olarak buydu."
Macron, Avrupalıların "kendi kaderlerini ellerine" aldıklarını, savunma ve güvenlik harcamalarını artırdıklarını ve ortak çözümler üzerinde çalıştıklarını belirterek, bunu kimseye tepki olarak yapmadıklarının altını çizdi.

İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine hava saldırıları başlattığını duyurdu.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saldırıların Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah altyapısını hedef aldığı ileri sürüldü.
Lübnan basınında yer alan haberlere göre, Beraşit, Şehhur ve Tulin bedenleri hedef alındı.

Axios platformunun haberinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın, ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle gemi trafiğinin sert şekilde düştüğü Hürmüz Boğazı'na ilişkin "Özgürlük Projesi" ele alındı.
İki ABD'li yetkili, yaptıkları açıklamada, bu projenin, ABD Donanmasının, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere doğrudan eşlik etmesini içermediğini söyledi.
Yetkililerden biri, ABD Donanmasının, "İran tarafından gelecek olası bir saldırıyı önlemek" için bu gemilerin "yakınlarında" olacağını dile getirdi.
Yetkililer, ABD Donanmasının, ticari gemilere, boğazdaki "en iyi" ve "İran ordusunca mayın dizilmemiş" seyrüsefer rotaları hakkında bilgi sağlayacağını ifade etti.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Kana, Dibal, Kakaiyyet Cisir ve Sıreyfa beldelerini hedef alacağını bildirdi
Adraee, bölgedeki Lübnanlılardan yaşadıkları yerlerden en az 1 kilometre uzaklaşmalarını istedi.
Adraee'nın saldırı tehdidinde bulunduğu beldeler, Lübnan'ın güneyinde İsrail işgali altındaki alanların dışında yer alıyor.

ABD Donanması'nın 19 Nisan'da el koyduğu İran'a ait Touska adlı kargo gemisi mürettebatının, İran'a iade edilmek üzere Pakistan'a gönderildiği bildirildi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins, ABC News kanalına konuya ilişkin açıklama yaptı.
"Touska gemisindeki 22 mürettebatın (İran'a) iade edilmek üzere Pakistan'a transferinin tamamlandığını" belirten Hawkins, diğer 6 yolcunun da ülkelerine iade edilmek üzere geçen hafta bir bölgesel ülkeye gönderildiğini aktardı.
Hawkins ayrıca, Touska gemisinin "sahibine geri devredilmekte olduğunu" kaydetti.

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin çıkışına destek vereceğini duyurmasının ardından, İran ordusu bölgeye yaklaşması halinde ABD donanmasını hedef alacağını açıkladı.
İran devlet televizyonuna göre, İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaş yönetiminden sorumlu birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı'ndan yapılan açıklamada, "Herhangi bir yabancı silahlı gücün özellikle de ABD'nin işgalci ordusunun, Hürmüz Boğazı'na yaklaşmaya veya girmeye kalkması halinde saldırıya uğrayacağı konusunda uyarıyoruz." ifadeleri kullanıldı.
Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün İran Silahlı Kuvvetleri'nin elinde olduğu ve geçişlerin de yine İran Silahlı Kuvvetleri'nin koordinasyonunda sağlanması gerektiği belirtilen açıklamada, bölgede bulunan gemilere "koordinasyonsuz geçiş yaparak güvenliklerini tehlikeye atmamaları" çağrısı yapıldı.
Açıklamada ayrıca, ABD'nin bölgede "deniz korsanlığı" yaparak dünya ekonomisini tehlikeye attığı, İran'ın ise her türlü tehdit ve saldırıya karşı sert karşılık vereceği ifade edildi.

İran Dışişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşmede, bölgesel gelişmeler, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi ve bölgede barışın tesisine yönelik diplomatik çabalar ele alındı.
Erakçi ayrıca Pakistan'ın arabuluculuk rolünü takdir ettiğini dile getirdi.
İran devlet televizyonu, yargı makamlarından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.
Açıklamada, "Mehdi Resuli ve Muhammed Rıza Miri, Ocak 2026'da çıkan sokak olayları sırasında Meşhed'de Mossad unsurları olarak şiddet eylemlerine katılmış ve güvenlik görevlisi Hamid Rıza Yusefi Nejad'ın öldürülmesinde doğrudan rol oynamışlardır." ifadeleri kullanıldı.
Meşhed'in Tabarsi bölgesindeki olayların başlıca liderlerinden olduğu öne sürülen İbrahim Devletabadi'nin de güvenlik güçlerinden bazılarının hayatını kaybetmesine yol açan olaylara öncülük etme suçlamasıyla idama mahkum edildiği belirtilen açıklamada, sanıklar hakkında verilen idam kararının bu sabah infaz edildiği duyuruldu.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda yeni denizcilik düzenlemesine yönelik herhangi bir ABD müdahalesinin "ateşkesin ihlali" olarak değerlendirileceğini vurguladı.
İranlı yetkili, "Hürmüz Boğazı ve Fars (Basra) Körfezi, (ABD Başkanı Donald) Trump'ın yanıltıcı paylaşımlarıyla yönetilemez." ifadelerini kullandı.
Azizi, "karşılıklı suçlama oyunu senaryolarına" kimsenin inanmayacağını aktardı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), X sosyal medya platformundan, ABD Başkanı Donald Trump'ın bugün yaptığı açıklamaya atıfla, Hürmüz Boğazı'ndan geçecek gemilere ilişkin bir duyuruyu paylaştı.
Açıklamada, "Bu görev, hayati öneme sahip bu uluslararası ticaret koridorundan serbestçe geçiş yapmak isteyen ticari gemilere destek sağlayacaktır." ifadesi kullanıldı.
Bu kapsamda 15 bin askeri personelin yanı sıra 100'den fazla kara ve deniz aracı ve güdümlü füze destroyerleriyle söz konusu sürece askeri destek sağlanacağı belirtilen açıklamada, CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper'ın, "(İran'a yönelik) Deniz ablukasını sürdürürken bu savunma görevine verdiğimiz destek, bölgesel güvenlik ve küresel ekonomi için hayati önem taşıyor." ifadesine yer verildi.
ABD Dışişleri Bakanlığından geçen hafta yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz güvenliğini desteklemek amacıyla uluslararası bir koalisyonun oluşturulmasına yönelik bir adım atıldığı ve Pentagonun da bu sürece destek sağlayacağı belirtilmişti.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı'nda "Özgürlük Projesi" adıyla yeni bir süreci başlatacaklarını duyurdu.
ABD/İsrail-İran gerilimine doğrudan taraf olmayan birçok ülkenin kendilerinden Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerinin çıkarılması konusunda yardım istediklerini belirten Trump, "İran, Orta Doğu ve ABD'nin iyiliği için bu ülkelere, gemilerini bu kısıtlı boğazdan güvenli bir şekilde çıkaracağımızı, böylece işlerine özgürce ve sorunsuz bir şekilde devam edebileceklerini söyledik." ifadesini kullandı.
Trump, söz konusu ülkeleri, "Orta Doğu'da yaşananlarla hiçbir şekilde ilgisi olmayan dünyanın çeşitli bölgelerinden ülkeler" olarak tanımladı ve operasyonun daha ziyade insani amaçlarla yapılacağını kaydetti.

"TEMSİLCİLERİM İRAN İLE ÇOK OLUMLU GÖRÜŞMELER YAPIYOR"
"Bu süreç, yani Özgürlük Projesi, Orta Doğu saatiyle pazartesi sabahı başlayacak." değerlendirmesini yapan Trump, "Temsilcilerim İran ile çok olumlu görüşmeler yapıyor ve bu görüşmeler herkes için çok olumlu sonuçlar doğurabilir." ifadesini kullandı.
İlgili gemilerdeki gıda stokunun azaldığını ve mürettebatın sağlıklı bir şekilde kalabilmeleri için Hürmüz Boğazı'ndan çıkabilmeleri gerektiğini vurgulayan Trump, bu gemilerin geçişine İran'ın müdahale etmesi halinde kendilerinin de buna sert bir şekilde karşılık vereceklerini kaydetti.

Amerikan CNN kanalının güncel araştırması, ABD ile İran arasındaki tansiyonun bölgedeki Amerikan askeri üslerine etkisini gözler önüne serdi.
CNN'in, uydu görüntüleri, hasar değerlendirme raporları ve ABD ile Körfez kaynaklarına dayandırdığı haberinde, 28 Şubat'tan bu yana İran'ın saldırıları sonucunda ABD ordusunun Orta Doğu'daki en az 16 üssünün çeşitli düzeylerde hasar gördüğü ifade edildi.
Haberde, hasar gören bazı yerlerin ciddi operasyonel tahribata uğradığı ve bazı tesislerin kullanılamaz hale geldiği aktarılarak, İran'ın saldırılarının büyük ölçüde bölgenin dört bir yanına konuşlandırılmış gelişmiş radar sistemleri, iletişim altyapısı, füze savunma varlıkları ve uçaklara odaklandığı belirtildi.
Bildirilen kayıplar arasında Ürdün'deki Amerikan THAAD füze bataryalarına bağlı radar sistemleri ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bazı tesislerdeki radar sistemleri yer aldı.
CNN ayrıca, Suudi Arabistan'daki hava üssüne düzenlenen İran saldırısı sırasında bir Amerikan Boeing E-3 Sentry uçağının da imha edildiğini aktardı.

Lübnan'ın İran vatandaşlarına vize uygulaması getirmesinin ardından İran da Lübnan vatandaşlarına vize uygulanacağını açıkladı.
İran'ın Beyrut Büyükelçiliği, x sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, Lübnan hükümetinin, sınırlarda vize uygulamasına geçiş kararı almasına atfen İran'daki ilgili makamların da Lübnan vatandaşlarının rahatlığını sağlamak için gerekli düzenlemeleri yaptığı kaydedildi.
Yapılacak dini ve turistik ziyaretlerde vizelerin İran'daki tüm hava yollarında derhal verileceği ifade edildi.
Ülkeye yapılacak dini amaçlı ziyaretler için vize ücretinin 10, turistik ziyaretler için ise 20 avro olacağı aktarıldı.
Lübnan Enformasyon Bakanı Paul Markus 5 Mart'ta yaptığı açıklamada, sınır güvenliğinin sağlanması ve Lübnan topraklarının, güvenliği tehdit eden faaliyetler için kullanılmasının önlenmesi amacıyla İran vatandaşlarına yeniden vize uygulaması getirilmesine karar verildiğini kaydetmişti.

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetiminin Pakistan aracılığıyla ilettiği 14 maddelik teklife ilişkin İsrail devlet televizyonu KAN'a konuştu.
Trump, söz konusu teklife ilişkin "İran'ın yeni teklifini inceledim ve benim için kabul edilemez." ifadesini kullandı.
İranlıların bir anlaşma yapmak istediğini ancak sundukları tekliften memnun olmadığını belirten Trump, "Kabul edemeyeceğim şeyler var." dedi.
Trump, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un Başbakan Binyamin Netanyahu'yu yolsuzluk davasından affetmesi baskısını sürdürerek, "O bir savaş dönemi başbakanı. Ben ve Bibi olmasaydık İsrail var olmazdı. Saçmalıklara değil, savaşa odaklanabilecek bir başbakana ihtiyacınız var." ifadelerini kullandı.

İran Devlet Televizyonuna göre, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin Pakistan aracılığıyla ABD'ye sunmuş olduğu 14 maddelik teklifle ilgili açıklamalarda bulundu.
Medyada 14 maddelik teklifle ilgili yer alan hususların gerçeği yansıtmadığını aktaran Bekayi, "ABD tarafı, İran'ın önerdiği plan hakkındaki görüşlerini Pakistan tarafına iletmiştir. Söz konusu görüşler şu anda incelenmektedir." açıklamasında bulundu.
Bekayi, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki mayınları temizleyeceği yönündeki iddiaları "14 maddelik önerisi savaşın sona erdirilmesine odaklanmıştır. Önerilen çerçeve öncelikle bir duraklama ve ardından 30 günlük bir süre zarfında ayrıntıların ele alınması üzerine kuruludur. Nükleer mesele bu maddelerde yer almamaktadır. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki mayınları temizlemeyi taahhüt ettiği yönündeki iddialar, medyanın uydurmasıdır." şeklinde yalanladı.
İran'ın, ültimatomla müzakere yürütmeyi temelde kabul etmediğini belirten Bekayi, olası bir anlaşmanın garantisinin ülkesinin sahadaki gücü olduğunu kaydetti.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan sonra düzenlediği saldırılara ilişkin ölü ve yaralı sayısını paylaştı.
Buna göre, geride kalan sürede İsrail saldırılarında ölenlerin sayısı 2 bin 679'a, yaralı sayısı 8 bin 229'a ulaştı.
