Kuveyt Sivil Havacılık Genel Kurumu, insansız hava araçlarının (İHA) Kuveyt Uluslararası Havalimanı'ndaki bir yakıt deposunu hedef aldığını duyurdu.
Kuveyt resmi haber ajansı KUNA'nın haberine göre, Sivil Havacılık Genel Kurumu Sözcüsü Abdullah er-Racihi, yaptığı açıklamada, Kuveyt Uluslararası Havalimanı'ndaki bir yakıt deposunun İHA saldırısına uğramasının ardından yangın çıktığını belirtti.
İlk belirlemelere göre can kaybı yaşanmadığını, hasar olduğunu söyleyen Racihi, yetkililerin derhal acil durum prosedürlerini uygulamaya koyduğunu, itfaiye ve ilgili birimlerin yangına müdahalesinin sürdüğünü aktardı.
Irak'ın Erbil kentinde insansız hava araçlarıyla birden fazla noktaya saldırı düzenlendi, vurulan bir binada yangın çıktı
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt ve Bahreyn, İran'dan fırlatılan füze ve insansız hava araçlarını (İHA) engellediklerini açıkladı.
BAE Savunma Bakanlığı, İran’ın 5 balistik füze ve 17 İHA fırlattığını, bunların tamamının hava savunma sistemlerince engellendiğini duyurdu.
Açıklamada ayrıca, "İran’ın saldırılarının başlangıcından bu yana 357 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 1806 İHA'nın engellendiği" bilgisi paylaşıldı.
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ise İran kaynaklı 35 İHA'nın Doğu Bölgesi'nde engellenerek imha edildiğini bildirdi.
Kuveyt ordusu da İran'dan fırlatılan füze ve İHA'nın engellendiğini açıkladı, ancak sayıya ilişkin detay paylaşmadı.
Kuveyt Elektrik Bakanlığı ise engellenen füzelerden düşen parçalar nedeniyle 7 elektrik hattının hasar görerek devre dışı kaldığını duyurdu.
Bahreyn İçişleri Bakanlığı, İran saldırıları kapsamında dün sabah saatlerinden itibaren 4 kez hava saldırısı sirenlerinin çaldığını belirterek halka sığınaklara yönelmeleri çağrısı yaptı.
Bakanlık ayrıca, İran’ın saldırısı sonucu bir şirket tesisinde çıkan yangının söndürüldüğünü bildirdi.
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt ve Bahreyn, İran'dan fırlatılan füze ve insansız hava araçlarını (İHA) engellediklerini açıkladı. BAE Savunma Bakanlığı, İran'ın 5 balistik füze ve 17 İHA fırlattığını, bunların tamamının hava savunma sistemlerince engellendiğini duyurdu. Açıklamada ayrıca, "İran'ın saldırılarının başlangıcından bu yana 357 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 1806 İHA'nın engellendiği" bilgisi paylaşıldı. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ise İran kaynaklı 35 İHA'nın Doğu Bölgesi'nde engellenerek imha edildiğini bildirdi. Kuveyt ordusu da İran'dan fırlatılan füze ve İHA'nın engellendiğini açıkladı, ancak sayıya ilişkin detay paylaşmadı. Kuveyt Elektrik Bakanlığı ise engellenen füzelerden düşen parçalar nedeniyle 7 elektrik hattının hasar görerek devre dışı kaldığını duyurdu. Bahreyn İçişleri Bakanlığı, İran saldırıları kapsamında dün sabah saatlerinden itibaren 4 kez hava saldırısı sirenlerinin çaldığını belirterek halka sığınaklara yönelmeleri çağrısı yaptı. Bakanlık ayrıca, İran'ın saldırısı sonucu bir şirket tesisinde çıkan yangının söndürüldüğünü bildirdi.
Yemen ordusu, deniz devriyesinin ülkenin güneybatısındaki Bab el-Mendeb açıklarında İran'dan kaçak yük taşıyan bir gemiyi ele geçirdiğini duyurdu.
Birleşmiş Milletler (BM) Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörlüğü (UNSCO) Özel Koordinatör Yardımcısı Ramiz Alakbarov, işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail tarafından gerçekleştirilen hak ihlalleri ve saldırıların "endişe verici oranda" arttığını söyledi.
Alakbarov, New York'ta, Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında düzenlenen BM Güvenlik Konseyi (BMGK) toplantısında, Doğu Kudüs dahil işgal altındaki Filistin topraklarında, 3 Aralık 2025 ile 13 Mart 2026 arasında yaşanan ve Konseyin 2334 sayılı kararına uyumsuzluk teşkil eden ihlal ile saldırıların yer aldığı raporu paylaştı.
"İsrail güçlerinin varlığında bile yerleşimcilerle bağlantılı günlük saldırılar arttı ve işgal altındaki Batı Şeria'daki Filistin topluluklarında can kayıplarına, mal hasarına ve yerinden edilmeye yol açtı." diyen Alakbarov, Tel Aviv yönetiminin, Batı Şeria'da söz konusu süreçte 6 binden fazla konut birimini "ilerlettiğini veya onayladığını" bildirdi.
Batı Şeria'da İsrail'in "amansız yerleşim genişlemesini" şiddetle kınadığını belirten Alakbarov, bu durumun bağımsız ve birleşik bir Filistin Devleti'nin varlığını tehdit ettiğini kaydetti.
"Doğu Kudüs de dahil işgal altındaki Batı Şeria'da şiddet olayları endişe verici bir hızla devam etti." diyen Alakbarov, BMGK'de alınan kararlara sadık kalınmasını istedi.
Alakbarov, İsrail tarafından, aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda Filistinlinin, suçlama veya yargılama olmaksızın idari gözaltında tutulmasından endişe duyduğunu ve gözaltında işkence, kötü muamele, cinsel şiddet ve ölümlerle ilgili raporların "derinden rahatsız edici" olduğunu ifade etti.
İsrail makamlarının işgal altındaki Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'da 429 yapıyı yıktığını, el koyduğunu veya yapı sahiplerini yıkıma zorladığını bildiren Alakbarov, bu eylemler sonucunda 290'ı çocuk ve 150'si kadın olmak üzere toplam 575 Filistinlinin yerinden edildiğini söyledi.
Raporlama dönemi boyunca, Gazze Sağlık Bakanlığının verilerine göre Gazze'de İsrail'in hava saldırıları ve topçu atışlarının devam ettiğine dikkati çeken Alakbarov, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana toplam 651 Filistinlinin yaşamını yitirdiğini belirtti.
Alakbarov, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki yasa dışı varlığına mümkün olan en kısa sürede son verme yükümlülüğü altında olduğunu teyit eden Uluslararası Adalet Divanının bulgularını da hatırlattı.
İran resmi ajansı IRNA’nın yayımladığı ordu bildirisine göre, Erbil Havalimanı’nda bulunan ABD üssüne füze ile saldırı yapıldı. Saldırıda, karadan karaya füzeler kullanıldı. Havalimanında bulunan ABD güçleri ile İran’da faaliyet yürüten Erbil’deki muhalif Kürt grupların bulunduğu yer hedef alındı.
Kuveyt Petrol Kurumu, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin hedef alınması nedeniyle ham petrol üretiminde yeniden kısıtlamaya gidildiğini duyurarak, tam kapasite üretime dönülmesinin savaşın sona ermesi halinde 4 ay süreceğini açıkladı.
İsrail ordusu, onlarca askeri hedefi kapsayan geniş kapsamlı hava saldırılarında İran'ın orta kesimindeki İsfahan şehrinde bulunan ülkenin en önemli patlayıcı fabrikasını hedef aldığını iddia etti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, sosyal medya platformundan, Anadolu Ajansı'nın paylaşımını alıntılayarak, Batı'nın ülkelere göre çifte standart uyguladığını söyledi.
"Uluslararası hukuk ölmüştür. Bunun nedeni ise Batı’nın Gazze ve Ukrayna konusunda uyguladığı çifte standartlar ve İsrail-ABD'nin İran'a yönelik saldırganlığı konusundaki sessizliğidir." diyen Erakçi, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’a "İranlılara karşı yapılan ihlalleri kınadığı için" teşekkür etti.
Erakçi ayrıca, hukukun üstünlüğüne değer verenlerin seslerini daha fazla yükseltmesini istedi.
Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, Almanya Dışişleri Bakanlığının İkinci Dünya Savaşı sonrası yeniden kurulmasının 75. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, dış politikanın daha pragmatik ve etkili hale gelmesinin uluslararası hukuku bir kenara bırakmak anlamına gelmediğini vurgulayarak, "Uluslararası hukuku ihlal etmeyi ihlal olarak adlandırmamak, dış politikamızı daha ikna edici hale getirmez. Bununla Gazze Savaşı sırasında da uğraşmak zorunda kalmıştık ve İran Savaşı'nda da bununla başa çıkmak zorundayız. Zira bu savaş, bana göre uluslararası hukuka aykırıdır." ifadesini kullanmıştı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Batı ülkelerini İran'a yönelik saldırılar karşısında sessiz kalmakla suçlayarak, "Uluslararası hukuk ölmüştür." dedi.
Erakçi, ABD merkezli X sosyal medya platformundan, AA'nın paylaşımını alıntılayarak, Batı'nın ülkelere göre çifte standart uyguladığını söyledi. "Uluslararası hukuk ölmüştür. Bunun nedeni ise Batı'nın Gazze ve Ukrayna konusunda uyguladığı çifte standartlar ve İsrail-ABD'nin İran'a yönelik saldırganlığı konusundaki sessizliğidir." diyen Erakçi, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'a "İranlılara karşı yapılan ihlalleri kınadığı için" teşekkür etti. Erakçi ayrıca, hukukun üstünlüğüne değer verenlerin seslerini daha fazla yükseltmesini istedi. Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, Almanya Dışişleri Bakanlığının İkinci Dünya Savaşı sonrası yeniden kurulmasının 75. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, dış politikanın daha pragmatik ve etkili hale gelmesinin uluslararası hukuku bir kenara bırakmak anlamına gelmediğini vurgulayarak, "Uluslararası hukuku ihlal etmeyi ihlal olarak adlandırmamak, dış politikamızı daha ikna edici hale getirmez. Bununla Gazze Savaşı sırasında da uğraşmak zorunda kalmıştık ve İran Savaşı'nda da bununla başa çıkmak zorundayız. Zira bu savaş, bana göre uluslararası hukuka aykırıdır." ifadesini kullanmıştı.
Irak hükümeti, ülke topraklarından Suriye'ye roket saldırısı düzenleyen "yasa dışı unsurların" yakalandığını bildirdi.
Irak Başbakanı Askeri Sözcüsü Sabah en-Numan yaptığı yazılı açıklamada, "Yasa dışı unsurlar, devlet güvenliği ve istikrarını korumaya yönelik hükümet politikası ve stratejisinden uzak, düşüncesiz bir eylem kapsamında, Rabia nahiyesinden Suriye topraklarına doğru bir dizi roket fırlatmıştır." ifadesini kullandı.
İran Dini Lideri Mücteba Hamaney’in Savunma Konseyi’ndeki temsilcisi Ali Ekber Ahmediyan, ABD’nin Orta Doğu’ya asker sevkiyatı iddiaları sonrası yaptığı açıklamada, "Yıllardır ABD’lilerin belirlenen noktalara gelmesini bekliyorduk. Daha da yaklaşın" dedi.
İran’ın sabah saatlerinde İsrail’in başkenti Tel Aviv’e düzenlediği saldırıya ait yeni görüntüler ortaya çıktı. Füzenin Tel Aviv’de bir sokağa isabet ettiği anlar çevredeki güvenlik kamerası tarafından anbean kayıt altına alınırken, bir aracın füzenin isabet etmesi ile ters döndüğü görüldü. Saldırıda, 6 kişi yaralanmıştı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Konuya ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Macron, “İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir görüşme yaptım. Bölgedeki ülkelere yönelik kabul edilemez saldırılara son verme, enerji ve sivil altyapıları koruma ve Hürmüz Boğazı'nda seyir özgürlüğünü yeniden sağlama zorunluluğunu bir kez daha hatırlattım. İran'ı, iyi niyetle müzakerelere katılarak gerilimi azaltma yolunu açmaya ve uluslararası toplumun, İran'ın nükleer ve balistik programı ile bölgesel istikrarsızlaştırıcı faaliyetleri konusundaki beklentilerine yanıt verecek bir çerçeve sunmaya çağırdım.” ifadelerine yer verdi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, telefonda Orta Doğu'daki durumu ele aldı.
İran ve Hizbullah'ın ABD-İsrail saldırılarına misillemeleri karşısında İsrail halkıyla dayanışma içinde olduklarını belirten Macron, "Bu saldırılar derhal sona ermeli" ifadelerini kullandı.MMacron, Orta Doğu'da tüm tarafların sivil ve enerji altyapılarının korunması, barışın sağlanması ve herkesin güvenliği için samimi bir diyaloğu yeniden başlatması gerektiğini kaydetti.
İran'ın Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü yeniden sağlaması beklentisini dile getiren Macron, "(Görüşmede) Lübnan'daki çatışmada yeni bir tırmanışı önlemenin acil olduğunu da vurguladım. Lübnan'ın istikrarı ve toprak bütünlüğü muhafaza edilmeli." ifadelerine yer verdi.
Macron, Fransa'nın önceliğinin, bölgedeki gerilimi azaltmak, Lübnan'ın egemenliği için cesur kararlar alan Lübnan iktidarını desteklemek olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"(Herzog'a) Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) ile ilgili beklentilerimi de hatırlattım. Cumhurbaşkanı Herzog'a, İsrail ve Lübnan arasında doğrudan görüşmelerin kaçırılmaması gereken bir fırsat olduğu yönündeki inancımı ifade ettim."
Bölgedeki krizin Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria'daki durumu unutturmaması gerektiğini vurgulayan Macron, Gazze'deki insani durumun felaket düzeyde olduğunun altını çizdi.
Macron, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinli sivillere yönelik kabul edilemez bir şiddet uygulayanların cezasız kalmasına son verilmesi gerektiğini vurguladı.
Irak basınında yer alan haberlere göre, Ulusal Güvenlik Konseyi, Haşdi Şabi ve ülkedeki diğer güvenlik güçlerine, kendilerini hedef alan askeri saldırılara karşı meşru müdafaa ve karşılık verme hakkı çerçevesinde hareket etme yetkisi verdi.
Bu kararın, son dönemde ülkenin güvenlik kurumlarını hedef alan saldırılara karşı alınan önlemler kapsamında olduğu belirtildi.
Konsey, güvenlik kurumlarını, vatandaşların çıkarlarını ve diplomatik misyonları hedef alan saldırılara karışan kişiler hakkında yakalama emirlerinin uygulanmasına da karar verdi.
İran Atom Enerjisi Kurumu, ABD-İsrail'in Buşehr Nükleer Enerji Santrali'ne düzenlediği saldırıda santral sahasına füze isabet ettiğini, saldırıda teknik hasar ya da can kaybı yaşanmadığını bildirdi.
İran Atom Enerjisi Kurumu, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki resmi hesabından yaptığı açıklamada, Buşehr Nükleer Enerji Santrali'nin saldırıya uğradığını duyurdu. Açıklamada, "ABD-İsrail saldırılarında, Buşehr Nükleer Enerji Santrali sahasına füze isabet etti. Teknik hasar ya da can kaybı yok. Barışçıl nükleer tesislere saldırı düzenlemek uluslararası hukukun açık bir ihlali ve bölgesel güvenliğe ciddi bir tehdittir." ifadesi kullanıldı. Basra Körfezi kıyısındaki Buşehr Nükleer Enerji Santrali 17 Mart'ta da saldırıya uğramış, saldırı sonucunda can ve mal kaybı yaşanmamıştı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, İran'daki nükleer santrallerin hedef alınmasının "son derece tehlikeli" olduğunu belirterek, "Bu, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir." uyarısında bulunmuştu.
Hizbullah, İsrail'in kuzeyindeki yerleşim yerlerini roket ve insansız hava araçları (İHA) ile hedef aldıklarını duyurdu.
Hizbullah'ın Telegram hesabından yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyinde İsrail askeri birlikleri ile İsrail'in kuzeyindeki yerleşim yerlerinin hedef alındığı belirtildi. İsrail'in kuzeyindeki çok sayıdaki yerleşim yerine roketler ve İHA'larla saldırı düzenlendiği, Ramot Naftali Kışlası, Kiryat Şimona, Misgav Am, Carmiel, Maalot Tarshisha ve Ayelet HaShachar yerleşim yerleri ile Adir Dağı bölgesinin hedef alındığı aktarıldı. Lübnan'ın güneyindeki Rabbu Selasin, Adisa, Hıyam, Nakura, Kavzeh, Alma eş-Şaab, Yarun ve Taybe beldelerinde de İsrail birliklerinin roketler ve İHA'larla hedef alındığı kaydedildi. Şiddetli çatışmaların yaşandığı Hıyam beldesi ile Taybe yakınlarında İsrail ordusuna ait 2 adet D9 askeri buldozerin roketlerle hedef alındığı ifade edildi. İsrail ordusu da başta doğu ve güney kesimleri yoğun bir şekilde olmak üzere Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.
İran'ın İsrail'e düzenlediği füze saldırısında en az 7 kişi yaralandı.
ABD-İsrail ve İran arasında karşılıklı saldırılar devam ediyor. İran, İsrail'e bir kez daha füze saldırısı düzenledi. Füzelerden birinin Bnei Brak kentine isabet etmesi sonucu en az 7 kişi yaralandı. İsrail basını, füzelerden birinin misket bombası taşıdığını öne sürdü. Saldırıda çok sayıda bina ve araç hasar gördü.
Irak, ülkede Haşdi Şabi ve Peşmerge karargahlarını hedef alan saldırıları nedeniyle ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği Maslahatgüzarı ile İran'ın Bağdat Büyükelçisine nota vereceğini duyurdu.
Irak Başbakanlığı Basın Ofisi'nin açıklamasına göre, Bağdat'ta Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani başkanlığında, Irak Ulusal Güvenlik Konseyinin olağanüstü toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda alınan kararlara göre, Irak Dışişleri Bakanlığı, ülkede gerçekleştirilen saldırı ve sonuçlarına ilişkin olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne şikayet sunulmasına yönelik düzenlemeleri üstlenecek, saldırıların durdurulması ve kınanması çağrısında bulunacak. Ayrıca ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği Maslahatgüzarı ile İran'ın Bağdat Büyükelçisi de bakanlığa çağrılarak, Enbar vilayetindeki ve diğer bölgelerdeki Haşdi Şabi karargahları ile Erbil'deki Peşmerge karargahını hedef alan saldırılara ilişkin kendilerine resmi protesto notası verilecek.
İran Lideri Mücteba Hamaney'in Savunma Konseyi'ndeki temsilcisi Ali Ekber Ahmediyan, "Yıllardır ABD'lilerin buraya gelmesini bekliyoruz. Yaklaşın." ifadelerini kullandı.
Ahmediyan, ABD merkezli X sosyal medya platformun üzerinden, ABD medyasında, Savunma Bakanlığının (Pentagon), 82'inci Hava İndirme Tümeni'nden yaklaşık 3 bin askeri "İran'la savaş" nedeniyle Orta Doğu'ya göndermeye hazırlandığı yönündeki iddialara değindi. Uzun yıllar boyunca hazırlık yaptıklarını ve tatbikatlar gerçekleştirdiklerini belirten Ahmediyan, "Yıllardır ABD'lilerin buraya gelmesini bekliyoruz. ABD askerlerine ileteceğimiz yalnızca bir mesajımız var: Yaklaşın." dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la müzakere halinde olduklarını ve İranlıların kendilerine petrol ve doğalgazla ilgili bir hediye gönderdiğini belirterek, "Onlar (İran) asla nükleer silaha sahip olmayacakları konusunda mutabık kaldılar." dedi.
ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen ve İç Güvenlik Bakanlığı görevi için Senato'dan onay alan Markwayne Mullin'in yemin töreninde İran gündemini değerlendirdi. İranlılarla aktif olarak müzakereler yürüttüklerini anlatan Trump, kiminle görüştüklerini söylemekten çekinirken, ABD tarafında Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner gibi isimlerin sürecin içinde olduğunu aktardı. İran'la müzakerelerin başlangıç noktasının "nükleer silaha sahip olmamak" olduğunu ifade eden Trump, "Onlar (İran) asla nükleer silaha sahip olmayacakları konusunda mutabık kaldılar. Önceden (ne olacağını) söylemek istemem ama İranlılar nükleer silaha asla sahip olmayacaklarını kabul ettiler." şeklinde konuştu. Trump, İran'ın ABD ile bir anlaşma yapmayı çok istediğini savunarak, "İranlı liderlerin hepsi gitti. Kimse kiminle konuşacağını bilmiyor ama biz doğru kişilerle konuşuyoruz." dedi.
İRAN'DA REJİM DEĞİŞİKLİĞİ YAŞIYORUZ
Öte yandan Trump, İranllı yöneticilerin çoğunu öldürdüklerini ve onların yerine gelenleri de vurduklarını ileri sürerek, "Gerçekte (İran'da) bir rejim değişikliği yaşıyoruz. Bu rejim değişikliği çünkü şu anki liderleri, tüm bu sorunları yaratan başlangıçtaki liderlerden çok farklı. Sanırım şunu söyleyebiliriz ki, bu bir rejim değişikliği." ifadesini kullandı.
İRAN BİZE HEDİYE GÖNDERDİ
Diğer yandan Trump'ın İran'la görüşmelere ilişkin söylediği bazı cümleler basın mensupları arasında merak uyandırdı. İranlılarla müzakereler sürerken kendilerine bir hediye gönderildiğini anlatan ABD Başkanı, "(İran) Dün gerçekten harika bir şey yaptılar. Bize bir hediye gönderdiler. Hediye bugün elimize ulaştı, çok büyük ve kıymetli bir hediyeydi. Hediyenin ne olduğunu söylemeyeceğim." diye konuştu. Trump daha sonra konuşmasının devamında, söz konusu hediyenin "petrol ve doğalgazla ilgili bir şey" olduğunu ve nükleer ile ilgili olmadığını söylemekle yetindi.
NATO'DAN DAHA FAZLA YARDIM BEKLENTİSİ
Trump, bölgedeki müttefiklerinden beklediği desteği görüp görmediği yönündeki bir soruya yanıt verirken, Körfez ülkelerinden destek gördüğünü ancak NATO ülkelerinden yeterince görmediğini söyledi. "Açıkçası Körfez'deki müttefiklerimiz şu ana dek oldukça iyi iş çıkardılar." diyen Trump, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn ve Kuveyt gibi ülkelerin İran tarafından "güçlü şekilde" hedef alındığını belirtti. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın kendisinden İran konusunda "daha fazla şey yapmasını" isteyip istemediği sorusunu Trump, "Evet, kendisi bir savaşçı. Suudi Arabistan da bizimle birlikte savaşıyor." diye yanıtladı.
HÜRMÜZ BOĞAZI MESAJI
ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı ile ilgili bir soruya cevaben de askeri olarak İran'a büyük zarar verdiklerini ve bölgede istedikleri şeyi yapabileceklerini iddia ederek, "İstediğimiz her şeyi biz kontrol edeceğiz." yorumunu yaptı ancak bu konuda detaya girmedi. ABD Başkanı, "Biz bu savaşı kazandık, sanırım bunu sona erdireceğiz." şeklinde konuştu.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, Safed'de İran füzesinin isabet ettiği bölgede 1 kişinin yaralandığını bildirdi.
Açıklamada, ayrıca hastaneye nakline gerek duyulmayan 2 kişinin de füzenin etkisiyle kırılan camlardan hafif yaralandığı ve şahıslara olay yerinde müdahale edildiği kaydedildi.
İsrail ordusunun, İran'dan füze ateşlendiğinin tespit edildiğine ilişkin açıklamasının ardından, İsrail'in kuzeyinde çok geniş bir bölgede sirenler çaldı.
İsrail'in Kanal 12 televizyonu, füzenin doğrudan isabet ettiği noktada maddi hasar meydana geldiğini aktardı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD ile İran arasında çelişkili açıklamaların yapıldığı görüşmelere ilişkin konuştu.
Leavitt, "Bunlar hassas diplomatik görüşmelerdir ve ABD basın aracılığıyla müzakere yürütmeyecektir. Bu değişken bir süreç, toplantılara ilişkin spekülasyonlar, Beyaz Saray tarafından resmi olarak duyurulmadan kesin olarak kabul edilmemeli" dedi.
Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyine yaklaşık 30 roket ve insansız hava aracıyla düzenlediği saldırılarda 1 kişi öldü.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, Hizbullah'ın kuzeyi hedef alan saldırılarında 1 kişinin öldüğünü, 2 kişinin yaralandığını duyurdu.
Açıklamada, şarapnelden yaralanan 2 kişiye müdahale edildiği bildirildi.
Irak’ta, İran’a yakın Şii milis gücü Haşdi Şabi karargahına düzenlenen ABD-İsrail saldırısında 7 kişinin yaralandığı bildirildi.
Haşdi Şabi’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Salahaddin vilayetine bağlı Beyci ilçesinin Sıniye bölgesinde bulunan Haşdi Şabi 31. Tugay Karargahı iki ayrı hava saldırısına hedef oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile 28 Şubat'ta İran'a başlattıkları saldırılardan önce yönetimi içerisinde planlarını destekleyen ilk kişinin ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth olduğu mesajını verdi.
ABD Savunma Bakanı Hegseth, İran'a 28 Şubat'ta başlayan saldırıların en büyük savunucularından biri olmasıyla dikkati çekiyor. Saldırıların gidişatıyla ilgili basın toplantıları düzenleyen Hegseth, İran'ın balistik füze programını, insansız hava aracı üretimini ve donanmasını "yok etmeyi" amaçladıklarını vurguluyor ve saldırılara yönelik eleştiriler gerekçesiyle medyayı da hedef alıyor.
Hegseth, 19 Mart'ta gazetecilere yaptığı açıklamada, saldırıların ne zaman sona erdirileceğine dair açıklama yapmamış, "kesin bir zaman aralığı belirlemek istemediklerini" ve nihai kararı Trump'ın vereceğini söylemişti. Öte yandan, Trump'ın, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance hakkında da "Vance, felsefi açıdan benden biraz farklıydı diyebilirim. Sanırım harekete geçme konusunda o kadar hevesli değildi ama yine de oldukça hevesliydi." demesi, yönetim içerisinde İran'a saldırılara ilişkin görüş ayrılığı yaşanıp yaşamadığı konusunda merak uyandırmıştı.
Ülkesinin, İran'a saldırılarını "vicdanen destekleyemeyeceğini" belirterek 17 Mart'ta istifa eden Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent de Trump yönetiminden bu nedenle ayrılan ilk kişi olmuştu.
Hizbullah, Lübnan Dışişleri Bakanlığının İran'ın Beyrut'a atadığı büyükelçi Muhammed Rıza Şeybani'yi "istenmeyen kişi" ilan ederek 29 Mart'a kadar ülkeden ayrılmasını istemesini kınadı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının bin 72’ye, yaralananların sayısının 2 bin 966’ya yükseldiğini açıkladı.
İsrail ordusu, saldırılarını sürdürdüğü Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü'ne mensup olduğunu öne sürdüğü Muhammed Ali Kurani'ye suikast düzenlediğini iddia etti.
Kuveyt Savunma Bakanlığı, son 24 saatte ülkenin 17 balistik füze ve 13 insansız hava aracıyla (İHA) hedef alındığını bildirdi.
Bakanlık Sözcüsü Albay Suud el-Atvan, yaptığı yazılı açıklamada, ülkeye yönelik hava saldırılarına ilişkin son bilgileri paylaştı. Son 24 saatte Kuveyt hava sahasında 17 balistik füzenin tespit edildiğini aktaran Atvan, bunlardan 13'ünün hava savunma sistemleri tarafından imha edildiğini belirtti. Hava savunma füzelerinden düşen parçaların bazı bölgelerde maddi hasara yol açtığına vurgu yapan Atvan, füze parçalarının düşmesi sonucu bazı evlerde hasar oluştuğu ve bazı elektrik hatlarının hizmet dışı kaldığını kaydetti. Herhangi bir can kaybının yaşanmadığının altını çizen Atvan, balistik füzelerden 4 tanesinin de tehdit oluşturmayan bölgelere düştüğünü ifade etti. Kuveyt'in ayrıca 13 İHA saldırısıyla hedef alındığı ve bunlardan 10 tanesinin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini belirten Atvan, geriye kalan 3 İHA'nın da yerleşim yerlerinden uzak boş alanlara düştüğü bilgisini paylaştı. İran, ABD ve İsrail'in saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.
Adı açıklanmayan İranlı bir yetkili, ABD ile İran arasında temas kurulduğunu öne sürerek, İran'ın savaşı sona erdirecek "sürdürülebilir" önerileri dinlemeye hazır olduğunu bildirdiğini iddia etti.
ABD'nin İran'a yönelik saldırıları askıya almasının ardından ABD basınının adı açıklanmayan İranlı bir yetkiliye dayandırdığı haberlerde, ABD ve İran arasında temas kurulduğu öne sürülerek, İran'ın savaşı sona erdirecek "sürdürülebilir" önerileri dinlemeye hazır olduğunu bildirdiği iddia edildi. İranlı yetkili, "Son günlerde ABD'nin inisiyatifiyle ABD ile İran arasında temas kuruldu; ancak bu henüz tam anlamıyla müzakere düzeyine ulaşmadı. Bir anlaşmaya varılıp varılamayacağını ölçmek amacıyla çeşitli arabulucular aracılığıyla mesajlar iletildi. Ele alınan öneriler yalnızca ateşkes sağlamayı değil, ABD ile İran arasındaki çatışmaya son verecek somut bir anlaşmayı hedefliyor" dedi. ABD ile İran'ın müzakerelere ilişkin çelişkili açıklamalarına değinmeyen yetkili, "İran, ABD ile bir toplantı ya da doğrudan müzakere talep etmiyor, ancak İran'ın ulusal çıkarlarını gözetecek sürdürülebilir bir anlaşma planı gündeme gelirse dinlemeye hazır" dedi. Yetkili, İran'ın nükleer silah geliştirmeyeceğine dair tüm gerekli güvenceleri vermeye hazır olduğunu belirterek, nükleer teknolojiyi barışçıl amaçlarla kullanımının İran'ın hakkı olduğunu vurguladı. Yetkili, herhangi bir önerinin İran'a yönelik tüm yaptırımların kaldırılmasını da kapsaması gerektiğini açıkladı.
ABD’nin İran’a yönelik saldırıları askıya almasının ardından ABD basınının adı açıklanmayan İranlı bir yetkiliye dayandırdığı haberlerde, ABD ve İran arasında temas kurulduğu öne sürülerek, İran'ın savaşı sona erdirecek "sürdürülebilir" önerileri dinlemeye hazır olduğunu bildirdiği iddia edildi. İranlı yetkili, "Son günlerde ABD’nin inisiyatifiyle ABD ile İran arasında temas kuruldu; ancak bu henüz tam anlamıyla müzakere düzeyine ulaşmadı. Bir anlaşmaya varılıp varılamayacağını ölçmek amacıyla çeşitli arabulucular aracılığıyla mesajlar iletildi. Ele alınan öneriler yalnızca ateşkes sağlamayı değil, ABD ile İran arasındaki çatışmaya son verecek somut bir anlaşmayı hedefliyor" dedi.
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah tarafından kontrol edildiğini iddia ettiği "Al Amana" şirketine ait benzin istasyonlarını hedef aldığını doğruladı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan genelinde yeni bir saldırı dalgasının tamamlandığı belirtildi. Açıklamada, İsrail ordusunun Hizbullah tarafından kontrol edildiği ve finansal olarak faaliyetlerini desteklediği iddia edilen Al Amana şirketine ait benzin istasyonlarının Lübnan genelinde hedef alındığı duyuruldu. Benzin istasyonlarının kullanılamaz hale geldiği ifade edilen açıklamada, Hizbullah'ın araçlarına yakıt ihmalini Al Amana'nın istasyonlarından yaptığı ve söz konusu şirketin Hizbullah'a finansal gelir sağladığı öne sürüldü.
Açıklamada, Hizbullah'a ait Karz-ı Hasen Kurumunun (faizsiz dayanışma) varlıkları dahil, Lübnan'da saldırıların da süreceği tehdidinde bulunuldu. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberinde, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde Al Amana şirketine ait 5 akaryakıt istasyonunu hedef aldığı bildirilmişti.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ülkesinin kendi topraklarında "başkalarının savaşlarını yürütmesinin mümkün olmadığını" belirterek, "İsrail işgal ettiği topraklardan çekilme çağrılarına ve ateşkes anlaşmasına uysaydı savaş önlenebilirdi." dedi.
Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Avn, İngiltere Savunma Bakanlığının Orta Doğu ve Kuzey Afrika İşlerinden Sorumlu Danışmanı Edward Ahlgren'i kabul etti. Avn, ülkesinin İsrail saldırılarına maruz kaldığını belirterek, Lübnan'ın "başkalarının savaşlarına sahne olmayacağını" vurguladı. Hükümetin silahın tek elde toplanması ile savaş ve barış kararına ilişkin aldığı kararlardan geri dönüş olmadığını ifade eden Avn, "İsrail işgal ettiği topraklardan çekilme çağrılarına ve ateşkes anlaşmasına uysaydı savaş önlenebilirdi." ifadesini kullandı. Avn ayrıca, İsrail'in Litani Nehri üzerindeki köprüleri hedef almasının, nehrin güneyindeki köy ve beldeleri ülkenin diğer bölgelerinden izole etmeyi amaçladığını ve bunun ciddi olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirtti.
Katar, İran'ın komşu ülkelere yönelik hava saldırılarını sürdürdüğü bir süreçte, savaşın Körfez bölgesindeki güvenlik sistemi anlayışında çöküşe yol açtığını belirterek, sorunun diplomatik yollarla çözülmesi çağrısında bulundu.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari düzenlediği basın toplantısında, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan her türlü teması memnuniyetle karşıladığını ancak taraflar arasında arabuluculuk yapmadığını açıkladı. Orta Doğu'da devam eden savaşın İran'ın komşu ülkelere yönelik hava saldırılarını sürdürmesiyle Körfez ülkelerinin güvenlik sistemi ve algısında çöküşe neden olduğunu ifade eden Sözcü Ensari, savaşın bölgesel güvenlik çerçevesini sınırların ötesine taşıdığını dile getirdi. Yaşananları,Körfez açısından güvenlik alanındaki işbirliği için bir dönüm noktası olarak nitelendiren Ensari, Körfez ülkelerinin çatışmanın ardından ortak güvenlik düzenlemelerini yeniden değerlendirmeleri gerekeceğini vurguladı. Katar'ın bölgedeki savaşı sona erdirmek için yapılacak her türlü teması memnuniyetle karşıladığını belirten Ensari, ülkesinin "Washington ve Tahran arasındaki arabuluculuğa dahil olmadığını" kaydetti. "Katar'ın tutumunun açık olduğunu ve savaşın diplomatik yollarla sona ermesi gerektiğini" söyleyen Ensari, "tarafları müzakere masasına getirmenin en iyi seçenek" olduğunu vurguladı. Ensari, "Diplomatik çözümleri her zaman destekliyoruz, ister doğrudan temaslar ister iletişim kanalları aracılığıyla olsun, savaşı diplomatik yollarla sona erdirecek her türlü adımı destekliyoruz." dedi. Katar'ın ülkenin yalnızca kendi güvenliğini korumaya odaklandığını kaydeden Ensari, Katar'ın bölgesel temaslarını "savaşı durdurmak ve ülkesine yönelik saldırıyı sona erdirmek" amacıyla sürdürdüğünü belirtti. Katar'ın son günlerde herhangi bir saldırıya maruz kalmadığını aktaran Ensari, ülkesinin olası gelişmelere karşı hazırlıklı olduğunu ve acil durum planlarının bulunduğunu söyledi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 33 artarak 1072'ye çıktığını duyurdu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ve İsrail'in saldırılarıyla tırmanan gerilim nedeniyle gemi trafiğinde kesintilerin yaşandığı Hürmüz Boğazı'nın, kendileriyle savaşan ülkelerin gemileri dışında tüm gemilere açık olduğu mesajını verdi.
İran halkının yabancı saldırganlığa direniş ve ulusal egemenlik ile bağımsızlığı koruma konusunda her zamankinden daha fazla birlik içinde olduğunu vurgulayan Erakçi, geçici değil kapsamlı bir ateşkes istediklerini belirtti.
Erakçi, tüm tarafların gerilimi yükseltmek yerine düşürecek adımlar atmalarını umduklarını anlatarak, Çin'in çatışmaların sonlandırılması ve barışın teşvik edilmesi için olumlu rol oynamasını beklediklerini kaydetti.
Çinli Bakan Vang da krizlerin güç kullanımıyla değil diyalog ve müzakereyle çözümünden yana olduklarını, bunun İran devletinin ve halkının çıkarına olduğu kadar uluslararası toplumun da genel arzusu olduğunu vurguladı. Vang, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Umarız tüm taraflar barış için tüm fırsatları ve fırsat pencerelerini değerlendirir ve barış sürecini en kısa zamanda başlatır. Çin, tarafsız ve objektif bir duruş sergilemeyi sürdürecek, diğer ülkelerin egemenliğine yönelik ihlallere karşı çıkacak, çatışmaları sonlandırmak ve barışı teşvik etmek için etkin şekilde çalışacak, bölgesel barışa ve istikrara kendini adayacaktır."
İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü İran ve Lübnan'daki Hizbullah, İsrail'in güney ve kuzey bölgelerini hedef alan eş zamanlı misilleme yaptı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füze ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin İran füzelerini önlemeye çalıştığı bildirildi.
İran'ın bir saatten kısa süre içerisinde İsrail'in güneyine yaptığı misillemesinin ardından Necef bölgesinde Dimona Nükleer Santrali'ni de içine alan geniş bir alanda sirenler çaldı.
Güneydeki sirenlerle eş zamanlı olarak İsrail'in kuzeyindeki Karmiel'de de Lübnan'daki Hizbullah tarafından fırlatılan roketler nedeniyle sirenler devreye girdi.
İsrail'in Kanal 12 televizyonu, İran füzelerinin parçalarının güneydeki farklı bölgelere düştüğünü, Hizbullah'ın ise eş zamanlı olarak en az 5 roket ateşlediğini kaydetti.
İran ve Hizbullah misillemelerinde doğrudan isabet ya da yaralanma olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmadı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Dışişleri Bakanı Constantinos Kombos ile görüştü.
Suudi Arabistan resmi haber ajansına (SPA) göre, başkent Riyad'daki görüşmede, iki taraf arasındaki ilişkiler gözden geçirildi ve ortak çıkarları güçlendirecek çeşitli işbirliği alanları ele alındı.
İki bakan ayrıca görüşmede, bölgede tırmanan gerilime ilişkin son gelişmeleri ve bu kapsamda yürütülen diplomatik çabaları değerlendirdi.
Bahreyn ordusu, İran saldırıları sırasında Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) 1 askerin hayatını kaybettiğini duyurdu.
İran'ın ABD varlıklarının bulunduğu Körfez ülkelerine misilleme saldırıları sürüyor. Bahreyn Savunma Kuvvetlerinden yapılan açıklamada, İran'ın ülkeye füze ve insansız hava aracı ile gerçekleştirdiği saldırılara karşı Bahreyn güçleriyle birlikte ortak operasyonlara katılan 1 BAE askerinin hayatını kaybettiği ifade edildi. BAE Silahlı Kuvvetlerine ve ölen askerin ailesine taziye dileklerinin iletildiği aktarıldı. Ayrıca bazı Bahreyn ve BAE askerlerinin de yaralandığı belirtildi. Yaralıların tedavi altına alındığı kaydedildi. Ordunun Bahreyn hava sahasını, karasularını ve topraklarını devam eden tehditlere karşı savunmaya bağlı olduğu vurgulandı.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, Hürmüz Boğazı'nın açık, güvenli ve erişilebilir kalmasının tüm dünya için önem taşıdığını belirtti.
Modi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Trump ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin açıklamada bulundu. Trump ile "Batı Asya'daki son duruma ilişkin görüş alışverişinde bulunduğunu" ifade eden Modi, Hindistan'ın bölgede gerilimin azaltılması ve barışın en kısa sürede yeniden tesis edilmesini desteklediğini kaydetti. Modi, tarafların barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik çabalara ilişkin temas halinde olma konusunda mutabık kaldığını belirterek, "Hürmüz Boğazı'nın açık, güvenli ve erişilebilir kalmasının sağlanması tüm dünya için önem taşımaktadır." ifadesini kullandı. ABD'nin Güney ve Orta Asya'dan Sorumlu Özel Temsilcisi ve Yeni Delhi Büyükelçisi Sergio Gor da X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Trump ve Modi görüşmesine ilişkin açıklama yaptı. Gor, görüşmede, Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasının önemi de dahil olmak üzere Orta Doğu'daki mevcut durumun ele alındığı bilgisini paylaştı.
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki 9 köy için saldırı tehdidinde bulundu.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, başkent Beyrut'un güneyinde yer alan Zehrani Nehri'nin güneyindeki bazı köylerin tahliyesini istedi. Zehrani Nehri'nin güneyindeki 9 köy sakinlerinin evlerini terk ederek kuzeye doğru göç etmelerini talep eden Adraee, Hizbullah'a ait altyapının olduğu gerekçesiyle söz konusu köylerin bombalanacağı tehdidinde bulundu. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'da Hizbullah tarafından kullanıldığını öne sürdüğü Litani Nehri üzerindeki 5 köprüyü hedef aldıklarını belirtmişti. Katz, İsrail ordusunun kalan köprülerde ve Litani Nehri'ne kadar olan bölgede "güvenlik kontrolünü sürdüreceklerini" söyleyerek kalıcı işgale işaret etmişti.
İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Tümgeneral Ali Abdullahi, ABD'nin İran'da bataklığa saplandığını savunarak, "Trump, sahadaki gerçekleri ve hedeflerinin gerçekleşmeyeceğini anladıktan sonra, savaştan çıkmak için bazı ülkelerin liderlerine sığındı." dedi.
İran basınına göre, Abdullahi, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları hakkında açıklamalarda bulundu. ABD Başkanı Trump'ın savaştan sıyrılmak için çaba gösterdiğini savunan ve bu durumun İran halkı için iftihar olduğunu belirten Abdullahi, "Trump, sahadaki gerçekleri ve hedeflerinin gerçekleşmeyeceğini anladıktan sonra savaştan çıkmak için bazı ülkelerin liderlerine sığınmıştır." ifadesini kullandı. Abdullahi, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik şiddetli bir savaş başlattığını ve savaşın ilk günlerinde İran lideri ile üst düzey komutanlara suikastler düzenleyerek İran'ı 48 saati içerisinde devirmeyi planladıklarını öne sürerek, ülkesinin halkı ve silahlı kuvvetleriyle birlikte ABD'yi yenilgiye zorladığını söyledi.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mecid el-Ensari, "ABD ve İran arasında doğrudan arabuluculuk yapmadık. Ancak Katar, doğrudan ve dolaylı tüm diplomatik kanalları destekliyor" dedi.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mecid el-Ensari düzenlediği basın toplantısında Orta Doğu'da yaşananlara dikkat çekti. İran ile körfez ülkelerinin gelecekteki ilişkilerinin nasıl olacağı sorulan Ensari, bölgedeki herkesin derin bağları bulunduğunu ve ülkelerinin bir arada var olmak için çözüm bulmasını gerektiğini söyleyerek, "İran bin yıldır burada. Bölgedeki insanlar da bin yıldır burada. Kimse hiçbir yere gitmiyor. Tamamen yok olma bi seçenek değil. İnsanlığın geleceği için yan yana yaşayacağız, komşu olacağız ve yan yana yaşamanın yollarını bulmalıyız" dedi. Ensari, İran'a yönelik açıklamalarını sürdürerek Katar ve İran halkları arasında "kardeşlik ilişkisinin" siyasi düşüncelerden önce gelmesi gerektiğini kaydederek, "Bu savaştan sonra egemenliğimize saldırıları nedeniyle kaybettikleri güveni savaştan sonra yeniden nasıl kazanacaklarına karar vermek İranlılar'a kalmıştır" dedi.
"ABD YÖNETİMİYLE İLE YAKIN TEMAS HALİNDEYİZ"
"ABD ve İran arasında doğrudan arabuluculuk yapmadık. Ancak Katar, doğruran ve dolaylı tüm diplomatik kanalları destekliyor" diyen Ensari, "Bu konuda ABD yönetimiyle ile yakın temas halindeyiz, bölgesel güvenlikle alakalı olduğunu düşündükleri parametrelere göre savaşa gitme kararı aldılar. Bu onların değerlendirmesi. Gerilimin azaltmak, bu krizden çıkış yolu bulmak, ülkemize yönelik saldırıları durdurmak için yakın bir çalışma içindeyiz. Bölgede kontrolsüz bırakılan geirlimin sadece bölgesel yayılmaya değil, hepimizi içine alacak topyekün bir bölgesel savaşa yol açacağını 2023'ten bu yana söylüyoruz ve şu anda tam olarak bunun içindeyiz" ifadelerini kullandı.
"SALDIRILARIN YÜZDE 90'INDAN FAZLASI ENGELLENDİ"
İran'a karşı saldır ihtimali sorulan Katarlı Sözcü el-Ensari, Katar'ın "karşı saldırı hakkına sahip" olduğunu ifade ederek gerilimi arttırmak yerine bölgesel barışa yönelik çalışmanın daha iyi olduğunu sözlerine ekledi. Ensari, "Uluslararası hukuka saygılı bir şekilde misilleme yapma hakkımızı saklı tutuyoruz. Ancak bu bölgede süresiz olarak yaşayacağımızın da bilincindeyiz ve bu nedenle bölgesel barışa doğru birlikte çalışmalıyız, bölgesel gerilimi tırmandırmamalıyız. Misilleme kararı, ordumuzun durum değerlendirmesine ve liderlerimizin kararlarına göre alınacaktır. Henüz böyle bir karar alınmadı, ancak bu saldırıların başarılı olmaması için savunma pozisyonumuzda her türlü önlemi alıyoruz. Saldırıların yüzde 90'ından fazlası engellendi" dedi.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle Orta Doğu'da tırmanan çatışmaların çözümü için görüşmelere ev sahibi yapmaya hazır olduklarını bildirdi.
Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Orta Doğu'daki çatışmalara ilişkin açıklamada bulundu. "Orta Doğu'daki savaşın sonlanması için diyaloğun sürdürülmesi yönündeki çabaları" memnuniyetle karşıladıklarını belirten Şerif, "Pakistan, ABD ve İran arasında fikir birliği şartıyla süregelen çatışmaların kapsamlı çözümü için anlamlı ve kesin görüşmeleri kolaylaştırmak üzere ev sahipliği yapmaya hazırdır ve bundan onur duymaktadır." ifadesini kullandı. Şerif, paylaşımında, ABD Başkanı Donald Trump, Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'yi de etiketledi. Pakistan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, AA'ya yaptıkları açıklamada, Pakistan, Türkiye ve Mısır'ın "(savaşı sonlandırma) çabaları kolaylaştırdığını" belirtmiş, olası görüşmeler için ABD'den bir heyetin "1 veya 2 gün içinde" Pakistan'a geleceğini kaydetmişti.

İran Kızılayı Başkanı Pir Hüseyin Kolivend, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 62 bin 440 konut ile 19 bin 187 ticari birimin zarar gördüğünü açıkladı.
İran basınına göre Kolivend, ABD-İsrail saldırılarının oluşturduğu hasara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Saldırılarda 17 Kızılay merkezi ile 3 acil yardım helikopterinin hedef alındığını belirten Kolivend, 28 Şubat'tan bu yana ülkede 62 bin 440 konut ile 19 bin 187 ticari birimin zarar gördüğünü kaydetti.
Kolivend ayrıca 94 ambulans ve yardım aracının da füzeler tarafından doğrudan hedef alındığını ifade etti.

Fransa Genelkurmay Başkanı Fabien Mandon, ABD'nin giderek "öngörülemez bir müttefik" haline geldiğini belirterek "Bunun güvenliğimiz üzerinde etkisi var." dedi.
Fransa'nın başkenti Paris'te "2026 Paris Savunma ve Strateji Forumu" başladı.
Mandon, forumda yaptığı konuşmada, ABD askerlerinin Afganistan'dan hiçbir istişare yapmadan çekildiğini söyleyerek "(Afganistan'ı) Bize haber vermeden terk etmeyi seçtiler. Şimdi bizi haberdar etmeden Orta Doğu'ya müdahale etmeye karar verdiler. Oysaki Fransız ordusunun ilk endişesi, bölgede transit haldeki vatandaşlarını korumak için Fransa'ya çözüm sağlamak oldu."
Kendilerini şaşırtan Amerikan müttefikleri karşısında derhal harekete geçmek zorunda kaldıklarını vurgulayan Mandon, ABD'nin giderek "öngörülemez hale gelen bir müttefik" olduğunu dile getirdi.
Mandon, "(ABD) Askeri operasyonlar başlattığında bize haber verme zahmetinde bulunmuyor. Bunun, güvenliğimiz üzerinde etkisi var. Bunun, çıkarlarımız üzerinde etkisi var." değerlendirmesinde bulundu.
Yakın zamanda Grönland üzerindeki tehditleri gördüklerinde Danimarka'nın istediği çerçeve doğrultusunda bölgeye ekipler konuşlandırdıklarını aktaran Mandon, "Büyük güçlerin yapmak istediklerini tekrarlamak için burada değiliz." diye konuştu.
Mandon, Avrupalıların artık NATO karargahında bir araya geldiklerinde kendi aralarında toplantı düzenlediklerini ifade ederek Avrupalıların, Amerikalılara olan ciddi bağımlılıklarını nasıl aşabileceklerini çözmeleri gerektiğini savundu.
Mandon, Amerikalıların giderek tehlikeli bir hale gelen dünyada önceliklerinin kendi kıtaları olduğunu dile getirdiklerini ve Avrupa'nın artık ABD'nin önceliği olmadığını belirtti.
ABD'nin bunu kendilerine de söylediğini anlatan Mandon, "(Amerikalılar) Şu anda bize, savaşın Yakın Doğu ve Orta Doğu'da kendilerine çok pahalıya mal olması ve çok fazla askeri kaynak ayırmaları nedeniyle Ukrayna'ya eskiden olduğu ve savaşın başında yaptıkları gibi yardım etmekte zorlanacaklarını söylüyorlar." ifadesini kullandı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Ali Abdullahi, silahlı kuvvetlerin "tam zafere ulaşana kadar" savaşacağını ifade etti.
İran, İsrail'e misilleme saldırılarını sürdürüyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Ali Abdullahi yaptığı açıklamada, "İran'ın güçlü silahlı kuvvetleri, gururlu ve muzaffer İran milletini savunmada kararlıdır ve tam zafere ulaşana kadar bu yolda devam edecektir" ifadelerini kullandı.
Abdullahi, "tam zaferin" ne anlama geldiğini ilişkin detay vermedi. Abdullahi'nin İran ordusunun ABD ile muhtemel müzakerelerde taviz verilmemesi konusunda uyarıda bulunmaya çalıştığı yönünde yorumlar yapıldı.

İran'ın İsfahan kentindeki Doğal Gaz İdaresi binasının ABD-İsrail saldırısında ikinci kez hedef alındığı bildirildi.
Yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, ABD-İsrail, İsfahan'daki Kave Caddesi'nde yer alan Doğal Gaz İdaresi binasını dünden bu yana ikinci kez vurdu.
Can kaybı ve yaralanma bilgisi verilmezken, saldırılar sırasında İsfahan'ın hava savunma sistemlerinin devreye girdiği aktarıldı.
Şarapnel hasarı nedeniyle Kave Caddesi'nde elektrik kesintisi yaşandığı, ancak ekiplerin çalışmasıyla kesintinin kısa sürede giderildiği duyuruldu.
İran medyası, İsfahan'daki Doğal Gaz İdaresi binasının dün akşam da ABD-İsrail'in saldırılarının hedefi olduğunu ve çevredeki evlerde hasar meydana geldiğini bildirmişti.

İran, İsrail'de Eilat, Dimona ve Tel Aviv'in kuzeyindeki hedefler ile ABD'nin bölgedeki üslerine füzeler ve kamikaze insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenlendiğini duyurdu.
Devrim Muhafızları Ordusu, "Sadık Vaat 4 Operasyonu"nun 78. dalgası kapsamında İsrail ve ABD hedeflerine yeni saldırılar düzenlendiğini açıkladı.
Açıklamada, "Bu dalgada, Eilat, Dimona ve Tel Aviv'in kuzeyindeki hedefler ile bölgedeki Amerikan terörist ordusunun bölgedeki bazı üsleri, İmad ve Kadir çok başlıklı noktasal atış sistemleri ve imha edici insansız hava araçlarıyla hassas bir şekilde vuruldu." ifadeleri kullanıldı.

İran, Ali Laricani'nin yerine Güvenlik Konseyi'nin başına Muhammed Bakr Zülkadir'i getirdi


Lübnan, İran'ın Beyrut'a atadığı büyükelçiyi "istenmeyen kişi" ilan ederek, 29 Mart'a kadar ülkeden ayrılmasını istedi

Hürmüz Boğazı'nın ticari gemilerin büyük çoğunluğuna fiilen kapalı olması nedeniyle sevkiyatların yapılamaması ve depoları dolan petrol üreticilerinin üretimlerinde kesintiye girmek zorunda kalması nedeniyle petrol piyasasındaki kaybın 500 milyon varili bulduğu hesaplanıyor.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misilleme saldırıları, Orta Doğu'da birçok petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tesisinde üretimin aksamasına yol açtı.
Dünyadaki günlük petrol talebinin yüzde 20'sinin (yaklaşık 20 milyon varil) taşındığı Hürmüz Boğazı'nın ticari gemilerin büyük bir kısmına fiilen kapalı olması nedeniyle, sevkiyatlarını gerçekleştirmeyen ve depoları dolan birçok ülke petrol üretimini kısmak veya durdurmak durumunda kaldı.

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının siyasi açıdan "feci bir hata" olduğunu belirterek, bunun önlenebilecek ve gereksiz bir savaş olduğunu söyledi.
Steinmeier, Almanya Dışişleri Bakanlığının İkinci Dünya Savaşı sonrası yeniden kurulmasının 75. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen etkinlikte konuştu.
ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırılara işaret eden Steinmeier, "Bu savaş siyasi açıdan feci bir hatadır ve beni en çok sinirlendiren de budur. Eğer amacı İran’ı nükleer bomba yolunda durdurmaksa, bu gerçekten önlenebilir, gereksiz bir savaştır." dedi.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'da Litani Nehri'ne kadar olan bölgede "güvenlik kontrolünü sürdüreceklerini" söyleyerek kalıcı işgalin sinyalini verdi.
Katz, ordu komuta kademesiyle yaptığı değerlendirme toplantısında, kara saldırıları yürüttükleri Lübnan'a ilişkin konuştu.
Hizbullah tarafından kullanıldığını öne sürdüğü Litani Nehri üzerindeki 5 köprüyü hedef aldıklarını belirten Katz, İsrail ordusunun kalan köprülerde ve Litani Nehri'ne kadar olan bölgede "güvenlik kontrolünü sürdüreceklerini" söyleyerek kalıcı işgale işaret etti.
İsrail'in kuzeyindeki yerleşimlerin güvenliğini bahane eden Katz, Lübnan'ın güneyinden sürgün ettikleri 100 binlerce kişinin geri dönüşüne izin vermeyeceklerini söyledi.
Katz, Lübnan hükümetinin Hizbullah'ın silahsızlandırılması konusunda adım atmadığını iddiasını da yineledi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Tahran semalarında İsrail'e ait bir Hermes silahlı insansız hava aracının (SİHA) daha düşürüldüğünü bildirdi.
Yarı resmi Fars Haber Ajansının Devrim Muhafızları Ordusuna dayandırdığı habere göre, Tahran semalarında silahlı bir Hermes insansız hava aracı vurularak imha edildi.
Hermes SİHA'nın, "ülkenin entegre hava savunma ağının kontrolündeki gelişmiş hava savunma sistemi tarafından düşürüldüğü" ifade edildi.
İran şu ana kadar ABD-İsrail'e ait en az 130 insansız hava aracını düşürdüğünü duyurmuştu.

Körfez ülkelerinin İran'a yönelik olası bir saldırıya her geçen gün daha fazla yaklaştığı ve ABD'ye verdiği desteği kademeli olarak artırdığı iddia edildi.
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Basra Körfezi'ndeki ABD müttefiki ülkeler İran'a yönelik saldırılara dahil olmaya her gün daha da yaklaşıyor.
Buna göre haberde, Körfez ülkelerinin ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarını desteklediği ancak henüz doğrudan askeri angajman noktasına gelmedikleri ifade edildi.
Kaynaklar, Suudi Arabistan'ın, ABD güçlerinin Kral Fahd Hava Üssü’nü kullanmasına izin verdiğini belirtti. Ancak bu karar, saldırılar başlamadan önce tesislerinin veya hava sahasının İran'a yönelik saldırılar için kullanılmasına izin vermeyeceğini açıklayan Riyad yönetiminin açıklamalarıyla çelişiyor.
Konuya yakın isimler, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın saldırılara katılma kararına oldukça yakın olduğunu hatta krallığın savaşa dahil olmasının "an meselesi" olduğunu aktardı.
Öte yandan, Birleşik Arap Emirlikleri'nin de ordusunu çatışmaya gönderip göndermemeyi tartıştığı bildirildi.
Haberde, Dubai'de bulunan İran Hastanesi ile İran Kulübü'nün faaliyetlerinin durdurulduğu, iletişim kanallarının tamamen kapatıldığı iddia edildi. Bu adımların, İran ile bağlantılı bazı yapıların faaliyetlerine yönelik güvenlik kaygılarıyla atıldığı öne sürüldü.
Arap yetkililer, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri liderlerinin, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptıkları düzenli görüşmelerde İran'ın askeri kapasitesinin zayıflatılması yönünde baskı kurduklarını iddia etti.
ABD ordusu ise Körfez ülkelerinin saldırılara yardım edip etmediği konusunda yorum yapmaktan kaçınarak açıklamaların ilgili ülkeler tarafından yapılacağını belirtti.

Güney Kıbrıs açıklarında konuşlanmak üzere yola çıkan Kraliyet Donanması’na ait HMS Dragon savaş gemisi Doğu Akdeniz’e geldi.
Güney Kıbrıs’taki İngiliz askeri üssü RAF Ağrotur'un bir insansız hava aracı ile hedef alınmasından 3 hafta sonra HMS Dragon’un Güney Kıbrıs’a gönderileceği belirtilmişti. İngiliz Savunma Bakanı John Healy yaptığı açıklamada HMS Dragon’un Doğu Akdeniz’e ulaştığını ve müttefikler ile birlikte Kıbrıs savunmasına operasyonel entegrasyonun başladığını söyledi. İran'ın hafta sonu Chagos Adaları'ndaki Diego Garcia'daki ortak İngiltere-ABD üssüne iki saldırı düzenlemeye çalıştığına dair haberleri doğrulayan İngiliz Bakan, "İngiltere'nin bu şekilde hedef alınmasını gerektiren bir durum yok. Birleşik Krallık'ı her türlü saldırıdan korumak için gerekli kaynaklara ve ittifaklara sahibiz" dedi. Kıbrıs'ta şu anda 500 kişilik ek hava savunma personeli bulunduğunu belirten Healey, "Doğu Akdeniz'e daha fazla askeri güç tahsis edildikçe, Kıbrıs'ın güvenliğini arttırmak için ABD, Fransa ve Yunanistan dahil müttefiklerin katkılarını koordine etmek üzere Güney Kıbrıs ile yakın işbirliği içindeyiz. RAF ve donanma pilotları Kıbrıs, Ürdün, Bahreyn, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni savunmak için şu ana kadar yaklaşık 900 saatlik uçuş gerçekleştirdi. Bölgede son 15 yılın herhangi bir döneminde olduğundan daha fazla jetimiz var" ifadelerini kullandı.

İran, İsrail'in güneyindeki Arad ve Dimona kentlerini hedef alan yeni misillemeler düzenledi.
İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, İran'dan atıldığı tespit edilen füzelerin önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi. Misilleme tehdidi altındaki bölgelerde cep telefonlarına ön uyarı mesajları gönderilirken, halktan bir sonraki duyuruya kadar sığınaklarda kalmaları istendi.
Yedioth gazetesinin haberinde, İsrail'in güneyindeki Dimona, Arad ve Necef Çölü bölgesinde sirenlerin çaldığı aktarıldı. İsrail'in güneyini hedef alan füzelerin hava savunma sistemlerince önlendiği basına yansıdı.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızından yapılan açıklamada, güneyi hedefleyen füze saldırısında ilk belirlemelere göre ölen ya da yaralanan olmadığı bildirildi. İran'ın 21 Mart’ta İsrail'in güneyine düzenlediği misillemede Arad ve Dimona kentlerinde doğrudan isabet kaydedilmişti.
İran'ın misillemesinde Arad'da 84, Dimona'da ise onlarca kişinin yaralandığı duyurulmuştu. İsrail ordusu, Dimona ve Arad kentlerini vuran iki İran füzesinin de "birbiriyle ilgisiz hatalar" sonucu önlenemediğini ileri sürmüştü.

İsrail ordusunun Lübnan'ın çeşitli bölgelerine gece saatlerinden bu yana düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılar sürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları gece saatlerinden bu yana güneydeki Gassaniyye, Serire, Duveyr, Haruf, Ayn İbil, Sela ve Tayr Diba beldelerini hedef aldı.
Sela beldesine düzenlenen hava saldırısında 4 kişi öldü, 4 kişi de yaralandı. Tayr Diba beldesini hedef alan saldırıda da 2 kişi yaşamını yitirdi, 5 kişi yaralandı.
İsrail ordusunun Cebel-i Lübnan ilinde bulunan Aley ilçesine bağlı Beşamun düzenlediği hava saldırısında ise 2 kişi öldü, 5 kişi yaralandı.
Öte yandan İsrail ordusu ayrıca Nakura ve İlma Şaab beldelerine topçu atışları düzenledi.

İran’ın gece yarısından bu yana yaptığı 5’inci misilleme İsrail’in güneyini hedef aldı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran’dan atıldığı tespit edilen füzeleri önlemek için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.
Yedioth Ahronot gazetesi, İran’ın misillemesi nedeniyle Birüssebi (Beer Sheva) kenti ve Gazze Şeridi yakınlarındaki yerleşimlerde sirenlerin çaldığını aktardı. Öte yandan atılan füzelerden birinin açık alana düştüğü, olay yerine polis ve sağlık ekiplerinin gönderildiği belirtildi.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı'ndan yapılan açıklamada, ilk belirlemelere göre ölen ve yaralanan olmadığı kaydedildi.

İran'ın yeni misillemesinin ardından Tel Aviv başta olmak üzere İsrail'in birçok bölgesinde sirenler çaldı

Çin, Orta Doğu'da süren çatışmanın güvenlik risklerinin artması nedeniyle İsrail'deki vatandaşlarına ülkeyi en kısa zamanda terk etmeleri çağrısında bulundu.
Çin'in Tel Aviv Büyükelçiliği, yayımladığı güvenlik uyarısında, İsrail'e yönelik dron saldırılarının kapsamı, sıklığı ve yoğunluğun giderek arttığı, bunun can ve mal kayıplarına yol açtığına dikkati çekildi.
Sığınaklara zamanında ulaşamadığı için saldırılardan zarar görenlerin sayısının arttığına işaret edilen uyarıda, vatandaşların ülkeyi en kısa zamanda terk etmeleri gerektiği belirtildi.
Çin hükümetinin ülkeyi terk etmek isteyen vatandaşların Mısır sınırındaki Taba Sınır Kapısı'ndan tahliyesini organize edeceği bilgisine yer verilen uyarıda, halen İsrail'de yaşayan vatandaşlara, havaalanları, limanlar, elektrik santralleri, rafineriler ve diğer kilit altyapı tesisleri ile hassas askeri bölgelerden uzak durmaları tavsiye edildi.
Çin hükümeti, ilk saldırıların ardından İran'daki Çin vatandaşlarına ülkeyi terk etmeleri uyarısında bulunmuş, İsrail'deki Çin vatandaşlarına ise ülkeyi terk etme uyarısı yapmazken yalnızca bombalanma riski olan bazı bölgelerden uzak durmaları gerektiğini bildirmişti

Suudi Arabistan, ülkenin doğusundaki Şarkiyye'de gece boyunca 35 insansız hava aracına (İHA) müdahale edildiğini duyurdu. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Şarkiyye bölgesinde tespit edilen İHA'lara ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, hava savunma sistemlerinin söz konusu bölgede gece boyunca 35 İHA saldırısını engellediği kaydedildi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarına ve Hürmüz Boğazı'nı kapatmasına tepki gösterdi. Von der Leyen, Canberra'da Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ile görüşmesinin ardından Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
"Bu çatışmadan derin endişe duyuyorum." diyen von der Leyen, "İran, mayın döşeme, insansız hava araçları ve füze saldırıları ile ticari gemi geçişlerini engellemeye yönelik diğer girişimlere derhal son vermelidir." ifadesini kullandı.
Von der Leyen, "İran'ın silahsız ticari gemilere yönelik son saldırıları, petrol ve gaz tesisleri dahil sivil altyapıya yönelik saldırıları ve İran güçlerinin Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatması kabul edilemez ve kınanmalıdır." değerlendirmesinde bulundu. AB Komisyonu Başkanı, seyrüsefer özgürlüğünün uluslararası hukukun temel bir ilkesi olduğunu sözlerine ekledi.

Irak’ın batısındaki Anbar vilayetinde bulunan İran yanlısı Haşdi Şabi’ye ait karargaha düzenlenen saldırıda 7 kişi öldü, 13 kişi yaralandı.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Destansı Öfke Operasyonu’nun başından bu yana İran’da 9 bini aşkın hedefin vurulduğunu ve İran donanmasına ait 140’tan fazla unsura kısmen ya da tamamen zarar verildiğini açıkladı.

İran'ın saldırı başlattığını duyurmasının ardından sirenlerin çaldığı İsrail'in kuzeyinde bazı noktalara füze parçaları isabet etti. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan ateşlenen füzeleri hava savunma sistemlerinin önlemeye çalıştığı bildirildi.
İran'ın İsrail'in kuzeyini hedef aldığı misilleme sırasında Hayfa başta olmak üzere İsrail'in kuzeyindeki çok sayıda kentte sirenler çaldı, İran'ın fırlattığı çok başlıklı bir füze görüntülere yansıdı.
İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, çeşitli noktalara füze parçalarının düştüğünü, bir füze parçasının Hayfa yakınlarındaki Hadera'da binaya doğrudan isabet ettiğini aktardı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, füze parçalarının isabet ettiği farklı noktalarda arama kurtarma çalışmalarının yürütüldüğü bildirildi.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, ekiplerin füze parçalarının düştüğü noktalara sevk edildiğini, ilk belirlemelere göre şarapnel parçası isabet eden 1 kişinin hafif yaralandığını bildirdi.

Kuveyt, hava sahasına giren füze ve insansız hava araçlarına (İHA) müdahale ettiğini bildirdi. Kuveyt ordusunun ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, hava savunma sistemlerinin füze ve İHA'lara müdahale ettiğini, duyulan patlamaların İHA'ların imha edilmesi sırasında çıkan sesler olduğu kaydedildi. Vatandaşlardan, yetkili makamların güvenlik talimatlarına uymaları istendi.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, 19'ncu Tümen'in Lübnan'ın güneyinde kara saldırılarını sürdürdüğü aktarıldı. Açıklamada, Lübnan'ın güneyinde İsrail ordusuna tanksavar füzesi ateşleme ve İsrail'in kuzeyini hedef alma hazırlığı yapan Hizbullah'ın Rıdvan Gücü'nun birkaç mensubunun tespit edildiği ve teslim oldukları iddia edildi.
İsrail ordusu tarafından alıkonulan bu kişilerin sorgulanmak üzere İsrail'e nakledildiği belirtilen açıklamada, bölgede çok sayıda silah ve teçhizatın da bulunduğu ileri sürüldü.
Açıklamada, ilk tespitlere göre, söz konusu şahısların İran'a yönelik saldırıların başlangıcında Lübnan'ın doğusundaki Beka bölgesinden güneye geçtikleri iddiasına yer verilerek Lübnan'a yönelik saldırıların devam edeceği tehdidinde bulunuldu.

ABD-İsrail'in saldırılarının sürdüğü İran'ın başkenti Tahran'da şiddetli patlamalar meydana geldi

İsrail, Lübnan’a yönelik saldırılarına devam ediyor. İsrail ordusu, Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyini vurdu. Yerel kaynaklar, Beyrut'un güney banliyölerine yönelik üç hava saldırısı düzenlendiğini belirtti. Saldırılardaki can ve mal kaybı henüz bilinmiyor.
İsrail ordusu, saldırılarda Hizbullah’ın askeri altyapısını hedef aldığını iddia etti.