SON DAKİKA... ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı 'önleyici' saldırıyı Orta Doğu'yu yine yangın yerine çevirdi. İran'ın misilleme saldırıları sonrası bölgede gerilim bir kez daha yükseldi. Savaşta 3 haftanın geride kalmasına rağmen taraflardan en ufak bir geri adım gelmedi! İngiltere hükümeti, Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere yönelik saldırıları gerekçe göstererek İran'ın füze üslerine yönelik hava saldırıları için ABD'ye askeri üslerini kullanma izni verdi. İngiltere'nin bu hamlesi üzerine İran Hint Okyanusu'ndaki ABD-İngiltere ortak askeri üssü Diego Garcia'ya füze saldırısı düzenledi.
ABD merkezli CBS televizyonuna konuşan ve hazırlıklar hakkında bilgi sahibi olduğu belirtilen üst düzey kaynaklar ise, Pentagon yetkililerinin İran'a yönelik kara harekatı planı üzerinde çalıştığını iddia etti. İşte ABD/İsrail-İran Savaşı'nda dakika dakika yaşanan gelişmeler
İran'ın başkenti Tahran'da patlamalar meydana geldi.
ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları devam ediyor.
Başkent Tahran, gece boyunca ve sabah, saldırıların hedefi oldu.
AA muhabiri, kentin doğusunda art arda iki patlama meydana geldiğini ve patlamaların ardından bölgeden dumanların yükseldiğini bildirdi.
Patlamalar sonrası İran hava savunma sistemlerinin aktif olarak çalıştığı görüldü.
ABD yönetiminin, İran'daki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu ele geçirmek amacıyla askeri operasyon seçeneğini değerlendirdiği öne sürüldü.
CBS News'a konuşan kaynaklar, planların Ortak Özel Operasyonlar Komutanlığının (JSOC) görevlendirilmesi etrafında şekillendiğini iddia etti.
Kaynaklar, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu ele geçirmek üzere düzenlenecek operasyona ilişkin henüz nihai kararın alınmadığını ve olası operasyonun zamanlamasının belirsizliğini koruduğunu ileri sürdü.
İRAN'A ASKER GÖNDERİLECEK Mİ?
İsimlerinin açıklanmaması şartıyla NBC News'a konuşan ABD'li yetkililer, Amerikan askerlerinin İran'da konuşlandırılmasını içeren çeşitli seçeneklerin değerlendirildiğini öne sürdü.
Seçeneklerden birinin Hürmüz Boğazı'nda güvenliği sağlamak amacıyla İran limanlarına veya Basra Körfezi'nde bulunan küçük adalara asker konuşlandırılmasını içerdiğini belirten yetkililer, diğer seçenekler arasında ise İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumunun ele geçirilmesine yönelik operasyonlar ile ülkenin petrol tesislerinin kontrol altına alınarak ekonomik kaynaklarının sınırlandırılmasının yer aldığını iddia etti.
Kaynaklar, seçeneklerin hiçbirinin Irak veya Afganistan savaşlarında olduğu gibi geniş çaplı askeri konuşlandırmalar içermediğini vurguladı.
İran'ın ABD ve İsrail'e karşı misilleme saldırıları sürüyor. İran Devrim Muhafızlarından yapılan açıklamada, Gerçek Vaat 4 Operasyonu'nun 70. dalgasının gerçekleştirildiği duyuruldu. Saldırı kapsamında Orta Doğu'da ABD ve İsrail'in işgalindeki 55'ten fazla noktanın vurulduğu aktarıldı. Hedef alınan noktalar arasında Suudi Arabistan'da Al-Kharj, Birleşik Arap Emirliklerinde Al-Dhafra Hava Üssü, Kuveyt'te Ali Al-Salem Hava Üssü, Irak Kürt Bölgesel Yönetiminin başkenti Erbil'deki ABD üsleri ve Bahreyn'deki Deniz Üssü Beşinci Filosunun da yer aldığı aktarıldı. Saldırılarda Qiam ve Emad füze sistemleri ve insansız hava araçları kullanıldığı aktarıldı.
İran, İsrail'e yönelik yeni bir misilleme saldırısı başlattı. Tel Aviv ve çevresinde siren sesleri duyuluyor.
İran basını, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın Nevruz Bayramı'na ilişkin video mesajını yayımladı. Pezeşkiyan, belirsizlikleri ve farklılıkları bir kenara bırakmaları gerektiğini söyleyerek, Nevruz'un İran kültüründe yeni bir başlangıç olduğunu ve bu yıl Nevruz'a her zamankinden daha fazla ihtiyaçları bulunduğunu bildirdi. Komşularla çatışma yaşamak istemediklerini dile getiren Pezeşkiyan, “Duamız, Allah'ın, ilişkilerimizde ortaya çıkan sorunları veya zararları ortadan kaldırmamıza yardım etmesidir. Sevgili dostlarımız, sizlerle tüm sorunları çözmeye hazırız” açıklamasında bulundu.
Pezeşkiyan, İran'da hiçbir yetkilinin kitle imha silahlarının geliştirilmesine yönelik bir adım atamayacağını veya bu yönde bir eğilimi destekleyemeyeceğini kaydederek, “Biz hiçbir şekilde nükleer silah arayışında değildik. Savunma Konseyi üyeleri ve komutanlarla Devrim Lideri Ali Hamaney’i her ziyaret ettiğimizde, kendisi nükleer silahların İslam hukukunca yasaklandığını kesin bir dille ifade ederdi. Bölgede barış ve huzur yaratmak için, Orta Doğu'daki İslam ülkelerinden oluşan bir güvenlik yapısı kurulmasını ve bu yapının bölgede barış, güvenlik ve istikrarı garanti altına almasını öneriyoruz" diye konuştu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Japonya merkezli Kyodo haber ajansına İran’a karşı başlatılan savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki durum ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yaşanan çatışmayı "İran’a dayatılan bir savaş" olarak niteleyen Arakçi, saldırılar başladığında Tahran'ın Washington yönetimi ile müzakere sürecinde olduğunu hatırlattı. Arakçi, İran’a karşı yürütülen savaşın "yasadışı ve kışkırtılmamış bir saldırganlık eylemi" olduğunu yineleyerek, İran'ın eylemlerinin öz savunma odaklı olduğunu ve "gerektiği sürece" devam edeceğini vurguladı.
"BOĞAZI KAPATMADIK"
Arakçi, Hürmüz Boğazı’nın durumuna da değindi. Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapalı olmadığının altını çizen Arakçi, "Boğazı kapatmadık. Açık" dedi. Arakçi, buna rağmen İran'a yönelik saldırılara destek veren ülkelere ait gemilere boğazın kullanımı konusunda kısıtlamalar getirdiklerini ifade etti. Arakçi, Tahran yönetimi ile temas kuracak Japonya gibi bazı ülkelere Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişi sağlamaya hazır olduklarını söyledi.
ARAKÇİ’DEN ULUSLARARASI TOPLUMA TAVIR ALMA ÇAĞRISI
Japonya dahil uluslararası toplumu İran’a yapılan saldırılara karşı tavır almaya çağıran Arakçi, Tokyo yönetiminin "dengeli ve adil" tutumundan ve İran ile uzun süredir devam eden dostane ilişkilerinden memnuniyet duyduklarını aktardı.
"Ateşkes değil, savaşın kalıcı şekilde sona ermesini istiyoruz"
Arakçi, birçok ülkenin çatışmaya son vermek için arabuluculuk girişiminde bulunduğunu ve İran'ın "her türlü girişime açık olduğunu" belirterek, önerileri değerlendirmeye hazır olduklarını ifade etti. ABD’nin gerçek bir çözüme hazır olduğuna inanmadıklarını kaydeden Arakçi, İran'ın "ateşkes değil, savaşın eksiksiz, kapsamlı ve kalıcı bir şekilde sona ermesini" istediğinin altını çizdi.
İsrail, İran’a yönelik saldırılarını sürdürüyor. İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) yapılan açıklamada, İran’ın başkenti Tahran’daki rejime ait hedeflere yönelik yeni bir saldırı dalgasının başlatıldığı bildirildi. Tahran’ın farklı bölgelerinde uçan savaş uçakları ve patlama sesleri amatör kameralara yansırken, bazı kesimlerden dumanların yükseldiği görüldü.
Saldırıların İran rejimine ait hangi unsurları hedef aldığına ilişkin detaylı açıklama yapılmadı.
İsrail, Lübnan’a yeni saldırılar düzenlendiğini duyurmuştu
IDF, günün erken saatlerinde yaptığı açıklamada Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki Hizbullah hedeflerine yönelik yeni bir saldırı dalgasının başlatıldığını duyurmuştu.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürerken, ABD gazetesi Wall Street Journal İran’ın misillemeleri ile ilgili dikkat çeken bir iddiayı gündeme taşıdı. ABD’li güvenlik kaynaklarına dayandırılan habere göre; İran'ın Hint Okyanusu'ndaki ABD-İngiltere ortak askeri üssü Diego Garcia'ya 2 orta menzilli balistik füze fırlattığı ancak füzelerin hedefi vuramadığı bildirildi.
Füzelerden birinin havada başarısız olduğu, diğer İran füzesine bir ABD savaş gemisinden SM-3 önleme füzesi fırlatıldığı aktarılırken, önlemenin başarılı olup olmadığının belirlenemediği kaydedildi. Füzelerin ne zaman fırlatıldığına ilişkin detay verilmedi. ABD yönetiminin habere konu iddia ile ilgili yorum talebini yanıtsız bıraktığı ifade edildi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı başlatılan savaşla ilgili sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. İran’a yönelik askeri operasyonun kademeli olarak sona erebileceğini belirten Trump, "İran'daki rejime karşı Ortadoğu'da sürdürdüğümüz büyük askeri çabalarımızı azaltmayı düşünürken, hedeflerimize çok yaklaştık" ifadelerini kullandı. İran ile ilgili bu hedeflerine açıklık getiren Trump, "İran'ın füze kabiliyetini, fırlatma rampalarını ve bunlarla ilgili her şeyi tamamen etkisiz hale getirmek. İran'ın savunma sanayisini imha etmek. Uçaksavar silahları da dahil olmak üzere İran’ın donanmasını ve hava kuvvetlerini ortadan kaldırmak. İran'ın nükleer silah üretme kapasitesine yaklaşmasına asla izin vermemek ve böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde ABD'nin hızlı ve güçlü bir şekilde tepki verebileceği bir konumda olmak. İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt ve diğerleri de dahil olmak üzere Orta Doğu’daki müttefiklerimizi en üst düzeyde korumak" ifadelerini kullandı.
"HÜRMÜZ BOĞAZI, ONU KULLANAN ÜLKELER TARAFINDAN KORUNMALI"
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından kapanan Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine de değinen Trump, "Hürmüz Boğazı, onu kullanan diğer ülkeler tarafından gerektiği şekilde korunmalı ve denetlenmelidir. ABD orayı kullanmıyor" dedi. Buna rağmen, talep edilmesi halinde Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlama çabalarına katkı sunabileceklerinin altını çizen Trump, "Ancak İran tehdidi ortadan kaldırıldığında buna gerek kalmamalıdır. Daha da önemlisi, boğazın güvenliğini sağlamak bu ülkeler için kolay bir askeri operasyon olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
ABD ordusu, İran’a yönelik saldırılarını sürdürüyor. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın İsfahan eyaletinde bulunan Humeynişehr İHA fabrikasının vurulduğunu duyurarak, fabrikanın saldırı öncesi ve saldırı sonrasındaki durumunu gösteren görüntüler yayınladı. Yapılan açıklamada, tesisin İran’ın Shahed tek yönlü saldırı İHA’larını ürettiği hatırlatılarak, "3 Mart 2026 tarihli fotoğraf, tesisin ABD saldırılarından önceki halini gösteriyor. 12 Mart 2026'da çekilen fotoğraf ise, tesisin ABD'nin hassas mühimmatla gerçekleştirdiği yoğun saldırılar sonrasındaki halini gösteriyor. Bu, İran'ın savunma sanayi üssüne vurulan bir diğer büyük darbe" ifadeleri kullanıldı.
Doğu Kudüs semalarında İran'dan İsrail'e fırlatılan bir füzenin hava savunma sistemlerin tarafından engellenmesinin ardından Mescid-i Aksa yakınlarına düşen füze parçalarının yol açtığı patlamada 1 kişi yaralandı.
Tahran yönetiminin ABD ve İsrail'e yönelik saldırılara misillemeleri sürerken, İsrail hava savunma sistemleri işgal altındaki Doğu Kudüs semalarında İran'a ait bir füzeyi tespit ederek müdahalede bulundu. Müdahalenin ardından Kudüs'te Mescid-i Aksa çevresine füze parçaları düştü. Filistin Kızılayı tarafından yapılan açıklamada, olayda patlama meydana geldiği ve şarapnel etkisiyle yaralanan 1 kişinin hastaneye kaldırıldığı bildirildi.
Filistinli kaynaklar, Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde iki patlama sesinin duyulmasının ardından olay yerine çok sayıda güvenlik gücünün sevk edildiğini aktardı. Bölgeden yoğun dumanlar yükselirken, kaynaklar Mescid-i Aksa'ya bu kadar yakın bir noktaya ilk kez füze parçası düştüğünü belirtti. Öte yandan, bölgeye düşen parçaların İran'dan fırlatılan füzeye mi yoksa önleme kapsamında İsrail tarafından ateşlenen füzeye mi ait olduğuna ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

Devrim Muhafızları Ordusu, Ra's el-Hayme'nin tahliye edilmesine ilişkin açıklamalı harita yayımladı.
Açıklamada, bölgenin "İran'a ait adalara yönelik saldırılarda kullanılması" gerekçesiyle BAE'nin Ra's el-Hayme kentinin yakın zamanda hedef alınacağı ifadeleri kullanıldı.
Bölge sakinlerinin haritada belirtilen güzergahları kullanarak en kısa sürede şehri terk etmeleri istendi.
ABD ile İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri devam ederken Körfez ülkelerinde birçok kritik nokta hedef alındı.
Saldırılar, Ramazan Bayramı’nın ilk günü de durmadı.
İran'ın en çok hedef aldığı ülke Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olurken, onu sırasıyla Kuveyt, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan ve Ürdün takip ediyor; Umman ise en az hedef alınan ülke konumunda.
BAE'YE 353 FÜZE, 1740 İHA
BAE Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, "İran'ın açık saldırılarının başlamasından bu yana" hava savunma sistemlerinin 338 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 1740 İHA'ya müdahale ettiği belirtildi.
KUVEYT'E 261 FÜZE, 585 İHA
Kuveyt ordusu, Ulusal Muhafızlar, Hükümet İletişim Merkezi ve ülkenin resmi haber ajansı KUNA'dan alınan verilere göre, Kuveyt en az 261 füze ve 585 İHA saldırısına hedef oldu.
BAHREYN'E 143 FÜZE, 242 İHA
Bahreyn Savunma Kuvvetlerinden yapılan açıklamada, 28 Şubat'tan bu yana 143 füze ve 242 İHA'nın önlenip imha edildiği kaydedildi.
KATAR'A 206 FÜZE, 87 İHA
Katar Savunma Bakanlığınca ayrı ayrı açıklanan verilere göre, Katar 206 füze ve 87 İHA saldırısına maruz kaldı.
SUUDİ ARABİSTAN'A 38 FÜZE, 507 İHA SALDIRISI
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı verilerine göre ülkeye 38 füze ve 507 İHA saldırısı gerçekleştirildi.
ÜRDÜN'E TOPLAMDA 204 FÜZE VE İHA
Ürdün ordusundan yapılan açıklamalara göre, ülkeye toplamda 204 füze ve İHA saldırısı yapıldı.
UMMAN'A 16 İHA
Umman resmi haber ajansı ONA'ya göre, İran'dan Umman topraklarına 16 İHA saldırısı gerçekleştirildi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füze ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin bunları önlemeye çalıştığı bildirildi. İsrail'in Kanal 12 televizyonu, İran'ın misillemesinin ardından İsrail'in güneyindeki Ölü Deniz bölgesi, Dimona Nükleer Santrali'nin de bulunduğu Dimona kenti ve çevresinde sirenlerin çaldığını duyurdu.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızından yapılan açıklamada, henüz bir isabet ya da yaralanma bilgisinin bulunmadığı, gerekli hallerde gelişmelere ilişkin güncelleme yapılacağı aktarıldı. İran basını, ülkeden İsrail'e yönelik yeni bir saldırı dalgasının başlatıldığını duyurmuştu.
Ashab el-Kehif'ten yapılan açıklamada, "Amerikan işgaline ait Victoria üssünün, başkent Bağdat'ta insansız hava araçlarıyla hedef alındığını üstleniyoruz." denildi.
Irak'taki ABD hedeflerine yönelik saldırıların giderek artan bir tempoyla devam edeceği belirtilen açıklamada, sivillere, ABD güçlerinin ve "işbirlikçilerinin" bulunduğu yerlerden uzak durma çağrısı yapıldı.
Victoria Üssü'nde saldırı sonucu çıkan yangının görüntüleri sosyal medyada yer almıştı.
Söz konusu ABD üssü, sık sık insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alınıyor.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın ismi paylaşılmayan güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, İran'ın son iki günde İsrail'e yönelik füze saldırılarını artırmasının nedeni hava koşulları oldu.
İsrailli güvenlik kaynağı, İran'ın 19 Mart öğleden sonra İsrail'e yönelik füze saldırılarını artırmasının İran semalarındaki yoğun bulutlu havadan kaynaklandığını ileri sürerek hava şartlarının ABD-İsrail gözetleme dronlarının görüş açısını kısıtladığını ve bunun da İran'a daha güvenli şekilde füze ateşleme kabiliyeti sağladığını iddia etti. İsrail ordusundan bir yetkili de bu bilgiyi doğrulayarak, İsrail'e saldırı düzenlemek için hazırlanan füze rampalarını eş zamanlı olarak imha etmek için mümkün olduğunca çok hava saldırısı düzenlediklerini söyledi.
Öte yandan KAN'ın haberinde, İsrail'e beklenildiği kadar geniş çaplı bir füze saldırı dalgası düzenlemeyen İran'ın, 19 ve 20 Mart tarihlerinde yaklaşık 20'şer füze fırlattığı kaydedildi. Haberde, hava koşullarından bağımsız olarak Tel Aviv yönetiminin, İran'ın gelecek günlerde İsrail'i ateş altına almaya odaklanacağı ileri sürülerek, bugüne kadar İran'ın dron ve füzelerinin yaklaşık üçte birinin İsrail'e, geri kalanın ise Körfez ülkelerine ateşlendiği aktarıldı.
ABD ve İsrail'in İran'ın başkenti Tahran'a yönelik saldırıları devam ediyor. İran basınına göre patlamalar, şehrin doğusunda bulunan Tahranpars bölgesi yakınlarında yaşandı. Patlamalar sonrasında İran hava savunma sistemlerinin faaliyete geçtiği görüldü.
Trump, Truth Social sosyal medya platformundaki hesabından paylaşım yaptı.
"İran'ın terörist rejimine ilişkin Orta Doğu'daki büyük askeri çabalarımızı azaltmayı düşünürken hedeflerimize çok yaklaşıyoruz." diyen Trump, İran'ın füze kabiliyetini, fırlatma rampalarını ve bunlarla ilgili her şeyi tamamen etkisiz hale getirdiklerini öne sürdü.
Trump, ayrıca İran'ın savunma sanayisini yok ettiklerini, uçaksavar silahları da dahil olmak üzere donanmasını ve hava kuvvetlerini ortadan kaldırdıklarını yazdı. İran'ın nükleer kapasiteye yaklamasına asla izin vermeyeceklerini, böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde ABD'nin hızlı ve güçlü bir şekilde tepki verebileceği bir konumda olduğunu belirten Trump, ayrıca İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Kuveyt dahil Orta Doğu'daki müttefiklerine en üst düzeyde koruma sağlayabileceklerini savundu.
Trump, "Hürmüz Boğazı, gerektiğinde onu kullanan diğer ülkeler tarafından korunmalı ve denetlenmelidir. ABD kullanmıyor. İstenirse, bu ülkelerin Hürmüz çabalarına yardımcı olacağız, ancak İran'ın tehdidi ortadan kalktıktan sonra buna gerek kalmamalı. Daha da önemlisi, bu onlar için kolay bir askeri operasyon olur." ifadelerini paylaştı.

ABD Başkanı Trump, uçağa binmek üzere Beyaz Saray'dan ayrılırken gazetecilerin İran'a devam eden saldırılara ilişkin sorularını yanıtladı.
İran'la ateşkese varılması ve diyalog zeminine dönülmesi ihtimalini değerlendiren Trump, "Ateşkes yapmak istemiyorum. Bilirsiniz, karşı tarafı kelimenin tam anlamıyla yok ederken ateşkes yapmazsınız." dedi. Trump, İsrail'in saldırıları ABD ile aynı anda bitirmeye hazır olup olmayacağı sorusuna, "Sanırım öyle. İlişkimiz çok iyi. Aşağı yukarı benzer şeyler istiyoruz. Ne mi istiyoruz? İkimiz de zafer istiyoruz." yanıtını verdi.
Saldırıların başlamasından bu yana gemi trafiğinin sert şekilde düştüğü Hürmüz Boğazı'nı ABD'nin kullanmadığını söyleyen Trump, bu konuya Avrupa, Güney Kore, Japonya ve Çin'in "müdahil olması gerektiğini" savundu. Trump, İran hakkında, "Askeri açıdan tek yaptıkları, boğazı tıkamak. Askeri açıdan bakıldığında işleri bitik." diye konuştu.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, görüşmede İran'ın İsrail'e yönelik misillemelerinin de değerlendirildiği öne sürüldü.
Zamir'in üç Körfez ülkesinin genelkurmay başkanlarıyla görüşerek İran'a yönelik İsrail saldırıları hakkında bilgi paylaştığı kaydedilen haberde, İsrail ile ABD'nin İran'a yönelik saldırılara neden bu dönemde başladığı konusunun da gündeme geldiği aktarıldı.
Haberde, askeri yetkililerin hangi ülkelerin genelkurmay başkanları olduğu belirtilmedi. İsrail ile normalleşmeyi kabul eden Körfez ülkeleri Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'in 2020'de "Abraham Anlaşmaları"nı imzalayarak Tel Aviv yönetimiyle resmi ilişkileri başlattığı biliniyor. KAN'ın haberinde, söz konusu görüşmelerin Körfez ülkeleriyle askeri ilişkiler kurulmasını sağlayabileceği ve belki de gelecekte diplomatik ilişkilere zemin hazırlayacağı savunuldu. İsrail, Arap ülkeleriyle normalleşme ve Abraham Anlaşmaları'nın genişletilmesi konusunu sık sık gündeme getiriyor.
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, son 24 saatte ülkeye 48 kamikaze insansız hava aracıyla (İHA) saldırı düzenlendiğini bildirdi.
Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yapılan yazılı açıklamada, İran kaynaklı İHA saldırılarının dün geceden beri sürdüğü belirtildi.
Açıklamada, İHA'ların 47’sinin doğu bölgesinde tespit edilerek imha edildiği, bir İHA'nın ise kuzeydeki El-Cevf bölgesinde düşürülerek etkisiz hale getirildiği kaydedildi
İran, ABD ile İsrail'in saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.