İngiltere Kralı 3. Charles’ın ABD Kongresi'ndeki hitabının ardından onuruna verilen yemekte konuşan ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'daki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Trump, ABD'nin "Orta Doğu'da çalışma yürüttüğünü" belirterek, durumun çok iyi gittiğini savundu.
İran'ın askeri olarak yenildiğini ileri süren Trump, ABD'nin İran'ın herhangi bir nükleer kapasiteye sahip olmasına karşı olduğunun altını çizdi.
"RAKİBİ ASKERİ OLARAK MAĞLUP ETTİK"
Trump, "O rakibi askeri olarak mağlup ettik. Ve o rakibin bir daha asla nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğiz. Charles benimle bu konuda benden daha da fazla hemfikir." ifadelerini kullandı.
Kral Charles'ı, Kongre'deki konuşması için tebrik eden Trump, "Demokratları ayağa kalkmaya ikna etti. Ben bunu hiç başaramamıştım. İnanamadım. Aslında, onu herhangi bir Cumhuriyetçi veya Demokrat'tan daha çok sevdiler." dedi.
Trump, iki ülke arasında "ebedi ve olağanüstü" bağ olduğunu, tarihin "Amerikan vatanseverliği ve İngiliz gururunun birleşiminden daha güçlü bir güç görmediğini" belirtti.
ABD Başkanı Trump, "Amerika'da başlayan Britanya İmparatorluğu elbette burada sona ermedi. Britanya Adaları'nın evlatları, daha önce hiçbir ulusun yapmadığı kadar çok ülke kurdular ve daha fazla medeniyet yaydılar. Güneşin asla batmadığı İngilizce konuşulan bir dünya inşa ettiler ve özgür insanların her zaman örnek alacağı bir model oluşturdular." diye konuştu.
ABD Başkanı Donald Trump, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in ABD'ye yönelik eleştirilerine cevap verdi. Trump, "Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran'ın nükleer silaha sahip olmasının sorun olmadığını düşünüyor. Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor. İran'ın nükleer silahı olsaydı tüm dünya rehin alınmış olurdu. Şu an İran'la diğer ulusların ya da başkanların çok önce yapması gereken şeyi yapıyorum. Almanya'nın hem ekonomik hem de diğer alanlarda bu kadar kötü durumda olması şaşırtıcı değil" dedi.
MERZ TRUMP’I ELEŞTİRMİŞTİ
Merz, dün iki farklı açıklamasında ABD'yi İran üzerinden eleştirmişti. Merz, ilk açıklamasında, "ABD, İran yönetimi tarafından aşağılanıyor, küçük düşürülüyor" ifadelerini kullanmıştı. İkinci açıklamasında ise Merz, ABD ve İsrail'i İran konusundaki tutumları nedeniyle hayal kırıklığına uğradığını belirtmiş, "Evet bu konuda artık hayal kırıklığına uğradım ve bunun nedeni çok basit. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, en başından beri bu sorunun birkaç gün içinde çözüleceğini varsaymışlardı ve bugün anlamamız gereken şey, sorunun çözülmediğidir" demişti.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Hizbullah'ın Lübnan'ın güneyindeki Bint Cubeyl ilçesine bağlı Aytarun beldesinde yıkım çalışmaları yürüten ekibe insansız hava aracıyla (İHA) saldırı gerçekleştirdiği bildirildi.
Saldırıda, beldede ağır iş makinesiyle yıkım faaliyetleri yürüten İsrailli bir çalışanın öldüğü belirtildi.
İsrail'in kuzeyinde yer alan Safed kentindeki Ziv Hastanesi ise ölen çalışanının oğlunun da saldırıda hafif yaralandığını açıkladı.
İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği bölgelerde evleri yıkmaya devam ediyor.
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Mecdel Zun beldesinde sivil savunma ekiplerinin İsrail tarafından hedef alınmasının "yeni bir savaş suçu" olduğunu kaydetti.
Başbakan Selam, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı yazılı açıklamada, Lübnan'ın güneyinde yer alan Mecdel Zun beldesinde sivil savunma unsurlarının insani görevlerini yerine getirirken hedef alınarak hayatını kaybetmesinin, uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlalini teşkil ettiğini ifade etti.
Selam, hükümetin İsrail'i ateşkes anlaşmasına yönelik ihlallerini durdurmaya zorlamak için tüm çabayı göstereceğini ifade etti.
Lübnan Cumhurbaşkanlığının X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mecdel Zun beldesinde arama kurtarma ekiplerini hedef aldığı saldırıyı kınayarak, bunun yardım ve kurtarma ekiplerini hedef alan saldırıların devamı niteliğinde olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Avn, bu saldırının, İsrail'in sivilleri, sağlık ve kurtarma çalışanlarını koruyan uluslararası hukuk ve sözleşmeleri ihlal etmeyi sürdürdüğünü gösterdiğini kaydetti.
Saldırıda hayatını kaybeden 3 sivil savunma görevlisinin ailelerine, Lübnan Sivil Savunma Genel Müdürü Tuğgeneral İmad Hureyş'e ve görev arkadaşlarına başsağlığı dileyen Avn, Lübnan'da zor bir dönemden geçildiğini ve sivil savunma ile insani, sağlık ve kurtarma ekiplerinin büyük fedakarlıklar gösterdiğini vurguladı.

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, Suudi Arabistan'da gerçekleşen toplantıda, KİK ülkeleri arasındaki askeri entegrasyonun güçlendirilmesi ve balistik füzelere karşı erken uyarı sistemi projelerinin hızlandırılması kararı alındığını belirtti.
Genel Sekreter Budeyvi, Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde düzenlenen KİK Olağanüstü İstişare Toplantısına ilişkin açıklama yayımladı.
Cidde'de bir araya gelen KİK liderlerinin Orta Doğu'da yaşanan gerilimin yanı sıra İran'ın KİK ülkeleri ve Ürdün'e yönelik saldırılarını görüştüklerini aktaran Budeyvi, bölgedeki krizi sonlandırabilecek diplomatik çözüm yolları ve Körfez ülkelerinin güvenlik endişelerini giderecek anlaşma olanaklarının ele alındığına işaret etti.
"SALDIRILAR, KÖRFEZ ÜLKELERİNİN İRAN'A DUYDUĞU GÜVENİ CİDDİ ANLAMDA SARSTI"
Söz konusu ülkelerdeki sivil tesisleri ve altyapıyı hedef alan İran saldırılarının kınandığını belirten Budeyvi, KİK ülkeleri ve Ürdün'ün egemenliğine yönelik saldırılarda can ve mal kaybının yaşandığını hatırlattı.
Budeyvi, "Liderler, İran'ın söz konusu ülkelere yönelik saldırıların uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilkelerinin ağır ihlali anlamına geldiğini ifade etti. Bahsi geçen saldırılar, Körfez ülkelerinin İran'a duyduğu güvenin ciddi anlamda sarsmasına yol açtı. Bu güvenin yeniden tesisi için İran'ın ciddi adımlar atması gerekir." ifadelerini kullandı.
Toplantıya katılan liderlerin, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca üye ülkelerin bireysel ve toplu meşru müdafaa hakkına sahip olduğunu teyit ettiklerini aktaran Budeyvi, herhangi bir KİK üyesine olabilecek saldırının tüm ülkelere yapılmış sayılabileceğine dikkati çekti.
ZARAR GÖREN ENERJİ TESİSLERİ HIZLI ŞEKİLDE YENİDEN DEVREYE ALINDI
Kriz sırasında zarar gören enerji tesislerinin hızlı şekilde yeniden devreye alındığına vurgu yapan Budeyvi, enerji arzının sürdürüldüğünü ve tedarik zincirindeki aksaklıkların giderildiğine işaret etti.
KİK liderlerinin ayrıca, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda seyrüseferi engellemeye yönelik girişimlerini kesin şekilde reddettiğinin altını çizen Budeyvi, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanmasının önemine dikkati çekti.
KİK ÜLKELERİ ARASINDAKİ PROJELERİ HIZLANDIRMA TALİMATI
Toplantıya katılan liderlerin, Körfez ülkeleri arasında ortak projelerin tamamlanmasının hızlandırılması talimatı verdiğini belirten Budeyvi, ulaştırma ve lojistik projeleri ile Körfez demiryolu projesinin hızla tamamlanmasının istendiğini kaydetti.
KİK ülkeleri arasındaki elektrik bağlantı projesinin öneminin değerlendirildiğini aktaran Budeyvi, ayrıca üye ülkeler arasında petrol ve doğalgaz boru hattı projesi ile su şebekesi bağlantı projesinin kurulmasına yönelik adımların hızlandırılması ve stratejik Körfez rezerv bölgelerinin oluşturulmasına ilişkin çalışmaların ilerletilmesi talimatının verildiğine işaret etti.
Budeyvi, KİK ülkeleri arasındaki askeri entegrasyonun güçlendirilmesi ve balistik füzelere karşı erken uyarı sistemi projelerinin hızlıca tamamlanmasının öneminin teyit edildiğini kaydetti.

Rusya'nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, Orta Doğu, Lübnan, Suriye ve Filistin'in yer aldığı bölgelerdeki sorunların temelinde İsrail'in yasa dışı faaliyetlerinin olduğunu belirtti.
Nebenzia, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) "Filistin Sorunu Dahil Orta Doğu'daki Durum" başlıklı oturumda konuştu.
Lübnan'da ateşkese rağmen İsrail'in saldırılarının durmadığını dile getiren Nebenzia, 7 Mart'tan bu yana 2500'den fazla Lübnanlının öldürüldüğü, yaklaşık 8 bin kişinin ise yaralandığı bilgilerini paylaştı.
Nebenzia, "Onlar için Lübnan egemenliği kavramının hiçbir karşılığı yoktur. Gemileri Lübnan kıyılarında pervasızca devriye gezmekte, uçakları ve insansız hava araçları ise başkent semalarının kontrolünü ele geçirmiş bulunmaktadır." diyerek İsrail birliklerinin Lübnan topraklarından çekilmesini öngören BMGK'nin 1701 sayılı kararına titizlikle riayet etmesini istedi.

İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki beldelere gün içinde ateşkese rağmen düzenlediği saldırılarda 11 kişi hayatını kaybetti.
İsrail ordusunun 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'daki saldırıları sürüyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı ve Lübnan resmi ajansı NNA'nın verilerine göre, gün içinde güneyde düzenlenen İsrail saldırılarında Tebnin beldesinde 2, Şakra beldesinde 1, Coya beldesinde 1, Mecdel Zun beldesinde 5 ve Cebşit beldesinde 2 kişi yaşamını yitirdi.
İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI VE ATEŞKES
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart'tan beri İsrail saldırılarında 2 bin 500'den fazla kişinin öldüğünü bildirmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.

ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın gölge bankacılık ağını yönettiği ve yaptırımların delinmesiyle bağlantılı olduğu iddiasıyla 35 kişi ve kuruluşu yaptırım listesine ekledi.
ABD Hazine Bakanlığından konuya ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, "Ekonomik Öfke" kapsamında Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisinin (OFAC), İran'ın gölge bankacılık ağlarını yöneten ve "yaptırımların delinmesi ile İran'ın terörizme verdiği destekle bağlantılı" on milyarlarca dolar değerindeki fonların hareketini kolaylaştıran 35 kişi ve kuruluşu yaptırım listesine aldığı bildirildi.
Hazine Bakanlığının açıklamasında, söz konusu ağların Devrim Muhafızları Ordusu dahil olmak üzere İran Silahlı Kuvvetlerinin, yasa dışı petrol satışlarından elde edilen ödemeleri tahsil etmek, füzeler ve diğer silah sistemleri için hassas bileşenler satın almak ve İran'ın terör bağlantılı gruplara para transfer etmek amacıyla uluslararası finans sistemine erişmesine olanak tanıdığı öne sürüldü.
Açıklamada, bugünkü yaptırımların İran'ın uluslararası finans sistemine erişimini zorlaştırmayı, petrol gelirlerini azaltmayı ve yaptırım ihlallerinin maliyetini artırmayı amaçladığı vurgulandı.
Uluslararası finans sisteminden dışlanan İranlı bankaların İran'ın ithalat ve ihracat ödemelerini gerçekleştirmek için kullanılan binlerce yurt dışı paravan şirketi yöneten ve "rahbar" olarak bilinen özel şirketlere güvendiği iddia edilen açıklamada, bu şirketlerin hedef alındığı aktarıldı.
Açıklamada ayrıca İran'a Hürmüz Boğazı için "geçiş ücreti" ödemelerinin ciddi yaptırım riski taşıdığı konusunda finansal kurumlara uyarıda bulunuldu.

İsrail'in Lübnan ile ABD arabuluculuğunda yürütülen müzakereler için iki haftadan fazla süre vermeyeceği ileri sürüldü.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, İsrail, Lübnan ile müzakereler için iki haftadan fazla süre vermeyecek.
Ayrıca İsrail "süresiz olarak bekleyemeyeceği" konusunda uyardı.
İSRAİL İLE LÜBNAN ARASINDA BAŞLAYAN GÖRÜŞMELER
Lübnan ile İsrail arasında 30 yılı aşkın süredir kesintiye uğrayan üst düzey temas, 14 Nisan'da Washington'da yeniden kuruldu.
ABD Dışişleri Bakanlığında gerçekleştirilen toplantı, "1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme" olarak kayıtlara geçmişti.
Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Lübnan ve İsrail'in Washington büyükelçileri katılmıştı.
Washington'daki temas, iki ülke arasında uzun süredir kapalı diplomatik kanalların yeniden açılması açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Taraflar 24 Nisan'da da Beyaz Saray'da bir araya gelmişti.
Hizbullah, İsrail'le doğrudan müzakereleri reddettiğini duyurmuştu
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, İsrail ile Lübnan arasında ABD arabuluculuğunda yürütülen müzakerelere ilişkin, "Doğrudan müzakereleri kesin olarak reddediyoruz. Doğrudan müzakereler ve sonuçları bizim için yok hükmündedir, bizi yakından ya da uzaktan ilgilendirmez." açıklamasında bulunmuştu.

Birleşmiş Milletler (BM), ABD-İsrail ile İran savaşının başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı'nda kısıtlamalar nedeniyle gemi geçişlerinin yüzde 95,3 azaldığını belirtti.
BM Ticaret ve Kalkınma Örgütünün (UNCTAD) verilerine işaret eden Dujarric, ABD/İsrail-İran savaşının başladığı 28 Şubat'tan bu yana Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişlerinin yüzde 95,3 azaldığını söyledi.
Dujarric, boğazdaki kısıtlamalar nedeniyle temel gıda fiyatlarının yüzde 6 ve Avrupa için ham petrol fiyatlarının da yüzde 53 arttığı bilgisini paylaştı.