SON DAKİKA… ABD/İsrail-İran Savaşı'nda 2 ay geride kalırken, dünya taraflar arasında yapılacak müzakere ve ateşkes görüşmelerine kilitlendi. ABD Başkanı Trump, İran'ın son anlaşma teklifiyle ilgili "İran ağır darbe alıyor. Donanmaları yok, hava kuvvetleri yok, liderleri yok. Liderlerinin hepsi yok oldu" dedi.
İsrailli bir yetkili ise Tahran'ın 400 kilogramlık zenginleştirilmiş uranyum kaynakları olduğunu iddia etti.
İşte ABD/İsrail-İran Savaşı'nda dakika dakika yaşananlar…
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformundaki hesabından paylaşım yaptı. "İran'ın bize yeni gönderdiği planı yakında inceleyeceğim." diyen Trump, ancak İran'ın son 47 yıldır insanlığa ve dünyaya yaptıkları için henüz yeterince büyük bir bedel ödemediğini öne sürdü. Trump, paylaşımında, "(Bunlar) göz önüne alındığında, bu planın kabul edilebilir olacağını düşünemiyorum." ifadesini kullandı.
ABD Başkanı Trump, "İran’a saldırıların yeniden başlaması olasılığı var" ifadelerine yer vererek, "İran’la anlaşma konseptleri hakkında bilgi verildi, bana tam metni iletecekler" dedi.
ABD-İran gerilimi devam ederken, ABD ordusuna ait çoğunluğu nakliye ve yakıt ikmal uçaklarından oluşan hava trafiğinde dikkati çeken yoğunluk gözlendi.
Uçuş takip uygulaması Flightradar24 üzerinden yapılan incelemede, 2 Mayıs’ta Avrupa’dan Orta Doğu ülkelerine intikal eden ABD ordusuna ait uçakların sayısında sıra dışı artış olduğu görüldü.
Bölgeye gönderilen uçakların çoğunluğunu, yaklaşık 77 ton kargo ve yaklaşık 100 asker taşıyabilen C-17A Globemaster III tipi askeri nakliye uçağı oluşturdu.
Öte yandan, yaklaşık 127 ton kargo taşıyabilen ABD Hava Kuvvetlerinin en büyük nakliye uçağı "Lockheed C-5M Super Galaxy" ve Boeing tarafından üretilen havada yakıt ikmal ve stratejik askeri nakliye uçağı "Boeing KC-46 Pegasus"ları da Avrupa ve Orta Doğu hava sahasında gözlendi.
Orta Doğu'ya doğru hareket eden nakliye uçağı sayısının en az 12 olduğu, bu uçakların bir kısmının Almanya'dan havalandığı gözlemlendi.
Orta Doğu'ya hareket eden uçaklar arasında Boeing KC-135R Stratotanker tipi askeri havada yakıt ikmal tanker uçakları da bulunurken, en az 4 yakıt ikmal uçağının da İsrail ve çevresinde hareket ettiği görüldü.
Öte yandan, Bahreyn çevresinde ABD'ye ait bir sinyal istihbaratı (SIGINT) keşif uçağı olan "Boeing RC-135W Rivet Joint" uçağı da havada gözlendi.
Ayrıca, ABD'den ayrılan ve istikametleri henüz belirlenemeyen nakliye uçakları olduğu da gözlemlendi.
Kuveyt, Körfez Savaşı'nın 1991'de sona ermesinden bu yana ilk kez geçen ay Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması nedeniyle hiç ham petrol ihracı yapmadı.
Küresel petrol ticaretini izleyen "TankerTrackers"ın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Kuveyt'in Nisan 2026'da ham petrol ihracatının sıfır varil olduğu kaydedildi. Açıklamada, bunun Körfez Savaşı'nın ardından 1991 yılından bu yana ilk kez yaşandığı belirtildi. Kuveyt'in petrol üretimini sürdürdüğü kaydedilen açıklamada, üretilen petrolün bir kısmının depolamaya yönlendirildiği, bir kısmının ise rafineri ürünlerine dönüştürüldüğü ve bu ürünlerin bir bölümünün ihracatının devam ettiği bilgisi paylaşıldı. Ancak Hürmüz Boğazı'nın abluka sonucu kapalı kalması sebebiyle nisan ayında ham petrol sevkiyatının tamamen durduğu aktarıldı. Günlük üretimi 1 milyon varilden fazla olan Kuveyt, dünyada petrol ihraç eden ülkeler arasında 11. sırada yer alıyor. Dünya petrol ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı, Körfez ülkelerinden yapılan enerji sevkiyatının önemli bölümünün geçiş noktası olarak öne çıkıyor. Boğazdaki olası kesintiler, küresel enerji piyasaları ve tedarik zincirleri üzerinde doğrudan etkili oluyor.
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği Yarun beldesinde bir manastır ve rahibe okuluna zarar verdiğini itiraf etti.
İsrail ordusunun, dün Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği Yarun beldesinde bir manastır ve rahibe okulunu yıktığı haberleri üzerine bugün İsrail Ordu Sözcüsü Nadav Shoshani, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı. Shoshani, yaptığı paylaşımda, Hizbullah'ın buradan "defalarca" roket attığını iddia etti. Yapının fotoğrafını paylaşarak yıkılmadığını ileri süren Shoshani, İsrail ordusunun dini bir alan olduğu belirtilmeyen kompleks içindeki bir binaya zarar verdiği itirafında bulundu. Shoshani, askerlerin bölgenin dini bir alan olduğunu tespit etmesinin ardından hasar vermemek için önlem aldığını savundu. Lübnan resmi ajansı NNA, dün İsrail ordusunun, ateşkese rağmen evleri, iş yerlerini ve çeşitli yapıları hedef alan yıkım faaliyetlerini sürdürmesinin yanı sıra Yarun beldesinde bir manastır ve rahibe okulunu yıktığını bildirmişti.
İran'ın Pakistan aracılığıyla ABD'ye sunduğu 14 maddelik teklifin, Washington'un 9 maddelik teklifine karşılık olarak hazırlandığı ve savaşın sonlandırılması için somut öneriler içerdiği bildirildi.
İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansına göre, İran'ın Pakistan aracılığıyla ABD'ye sunduğu 14 maddelik teklife ilişkin bazı detaylar ortaya çıktı. Buna göre İran, 14 maddelik teklifinde kırmızı çizgilerini vurgulamakla birlikte savaşın sona erdirilmesi için somut bir yol haritası önerdi. Teklifin, İran'da karar alma mekanizmaları içinde değerlendirildiği ve gerekli izinler alınarak iletildiği belirtildi. İran resmi haber ajansı IRNA, İran'ın ilettiği teklifi, "İran, ABD ile müzakerelerde ara bulucu olan Pakistan'a, 30 Nisan Perşembe akşamı nihai müzakere taslağının metnini iletti." ifadesiyle duyurmuştu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşı sona erdirme yönündeki diplomatik girişimler hakkında görüş alışverişinde bulundu.
İran Dışişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Erakçi ile Motegi telefonda görüştü. Görüşmede, Tahran-Tokyo ikili ilişkileri, bölgesel konular ve ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşı sona erdirme yönündeki diplomatik girişimler ele alındı. Görüşmenin detaylarının daha sonra açıklanacağı belirtildi.
Tahran savcılığı, "İran'ın güvenliğini tehlikeye atan" 250'den fazla kişinin mal varlığına el konulduğunu bildirdi.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Tahran savcılığı, 250'yi aşkın kişinin taşınabilir ve taşınmaz mal varlığına el koydu. Söz konusu kişilerin, "ülke güvenliğini tehlikeye atan, ABD ile İsrail etkisi altında ve İslam devrimi karşıtı gruplarla ilişkili" olduğu öne sürüldü. Tahran savcısı Ali Salihi, yaptığı açıklamada, ülkedeki yargı sisteminin ülke güvenliğini tehlikeye atanlara karşı ciddiyetle hareket ettiğini ve kamu güvenliğinin sağlanması için kararlılıkla mücadele edileceğini belirtti.
İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, İran Meclisi'nde Hürmüz Boğazı'ndan yeni geçiş protokolü için çalışma yapıldığını belirterek, "Hürmüz Boğazı'nın yönetim planı 12 madde olarak düzenlenmiştir. Bu plana göre, İsrail gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine asla izin verilmeyecek." dedi.
İran Devlet Televizyonu'na göre, Nikzad, İran'ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kentine yaptığı ziyaret sırasında Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalarda bulundu. Nikzad, "Hürmüz Boğazı yönetim planı 12 madde olarak düzenlenmiştir. Bu plana göre, İsrail gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine asla izin verilmeyecek. İran'a düşmanca girişimde bulunan ülkelerin gemilerinin de savaş tazminatı ödemedikleri takdirde geçişine izin verilmeyecek. Diğer gemiler ise İran Meclisi tarafından oluşturulan yasa ve İran tarafından verilecek izin doğrultusunda geçiş yapabilecek." ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'ndaki haklarından vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Nikzad, "Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği, dayatılan üçüncü savaştan önceki gibi olmayacak. Hürmüz Boğazı'nın yeni yönetim biçimi, petrolün millileştirilmesi kadar önemlidir." diye konuştu. Nikzad ile birlikte ziyarete eşlik eden İran Meclisi Bayındırlık Komisyonu Başkanı Muhammed Rıza Rızai ise Hürmüz Boğazı'nı yönetmenin nükleer silah elde etmekten daha önemli olduğuna vurgu yaparak, "Hürmüz Boğazı geçişlerinden elde edilecek gelirin yüzde 30'u silahlı kuvvetlerin güçlendirilmesine, yüzde 70'i ise halkın yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve kalkınma hamlelerine ayrılacak." değerlendirmesinde bulundu.
İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine akşam saatlerinde düzenlediği saldırılarda 2 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.
İsrail ordusunun, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere yönelik saldırıları sürüyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları akşam saatlerinde Doğu Zavtar, Mivdon, Şehabiyye, Zibdin, Deyr Zehrani, Düveyr, Kefre, Cümeycime ve Mansuri beldelerini hedef aldı. Zibdin beldesinde ev ve iş yerlerini hedef alan saldırıda 2 kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi. İsrail'e ait bir insansız hava aracının (İHA) da Hafur bölgesinde bir aracı hedef aldığı, İHA'nın bölgede alçak irtifada uçuş yapması nedeniyle sivil savunma ekiplerinin olay yerine ulaşamadığı aktarıldı. İsrail'e ait bir İHA'nın ayrıca Semaiyye beldesine de saldırı düzenlediği kaydedildi.
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, devam eden müzakerelerin seyri, bölgedeki diplomatik temaslar ve Hürmüz Boğazı'ndaki son gelişmeleri ele aldı.
Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Erakçi ile Al Sani arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde, devam eden müzakerelerin seyri, son gelişmeler ve mevcut diplomatik temaslar değerlendirildi. Açıklamada, Al Sani'nin Katar'ın krizin barışçıl yollarla sona erdirilmesine yönelik arabuluculuk çabalarına tam destek verdiğini belirttiği aktarıldı. Al Sani'nin ayrıca, müzakerelerde ilerleme sağlanması ve yeniden gerilim yaşanmasının önlenmesi için tüm tarafların diplomatik girişimlere olumlu yaklaşmasının önemine vurgu yaptığı aktarıldı. Görüşmede Al Sani'nin, deniz seyrüsefer özgürlüğünün taviz verilemez temel bir ilke olduğunu ifade ederek, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması veya baskı unsuru olarak kullanılmasının krizi derinleştireceği ve bölge ülkelerinin hayati çıkarlarını riske atacağı yönündeki değerlendirmede bulunduğu belirtildi. Açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir gerilimin küresel enerji ve gıda tedariki ile uluslararası piyasalar ve tedarik zincirleri üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi. Al Sani'nin görüşmede ayrıca uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı'na bağlılığın önemini vurguladığı, bölge halklarının çıkarlarının gözetilmesi gerektiğini ifade ettiği belirtildi.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ülkesinin Pakistan aracılığı ile ABD'ye sunduğu teklif hakkında, "Şu an top, çatışmayı sürdürmeyi mi yoksa diplomasi yolunu mu seçecek olan ABD'nin sahasında." dedi.
İran basınına göre, Garibabadi, başkent Tahran'da çeşitli ülkelerin büyükelçileri ve misyon şefleri ile bir araya geldi. Garibabadi, burada yaptığı konuşmada, ülkesinin diplomasi veya savaş olmak üzere her iki durumda da milli çıkarlarını ve güvenliğini koruyacağını belirterek, "İran teklifini arabulucu olarak Pakistan'a sunmuştur. Şu an top, çatışmayı sürdürmeyi mi yoksa diplomasi yolunu mu seçecek olan ABD'nin sahasında." ifadelerini kullandı İran'ın ABD'ye karşı güven duymadığını vurgulayan Garibabadi, ülkesinin diplomasi yolunda dürüstlüğünü koruyacağını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı etrafında ABD'nin uyguladığı abluka için "Bir bakıma korsan gibiyiz ama oyun oynamıyoruz." dedi.
Trump, Florida'nın Palm Beach şehrinde dün akşam düzenlenen bir etkinlikte konuştu.
ABD'nin İran'a karşı uyguladığı deniz ablukasına değinen Trump, "Okyanusun üzerinde büyük hoparlörlerle (İran gemilerine) 'silahı doğrulttuk, geminizi döndürün' diyoruz. Onlar da 'evet, evet, İran'a geri dönüyoruz' diyorlar." ifadesini kullandı.
Trump, ABD Donanması'nın 19 Nisan'da İran'a ait Touska adlı kargo gemisine el koyma olayına ilişkin, "Gemiyi ele geçirdik. Kargoyu ele geçirdik. Petrolü ele geçirdik. Çok karlı bir iş. Bunu yapacağımızı kim düşünürdü ki biz korsanlar gibiyiz. Bir bakıma korsan gibiyiz ama oyun oynamıyoruz." diye konuştu.
İran'ın Orta Doğu'da 47 yıldır herkesi ezdiğini ve zorbalık yaptığını savunan Trump, "Şimdi radarları, liderleri kalmadı. Kiminle muhatap olacağımızı bilemiyoruz. Hiç kimsenin lider olmak istemediği tek ülke." ifadesini kullandı.
Öte yandan, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) sosyal medya hesabından bugün yapılan paylaşımda, son 20 günde ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasında 48 geminin rotasının değiştirildiği belirtildi.
Paylaşımda, abluka kapsamında Arap Denizi'nde seyreden USS New Orleans (LPD 18) adlı bir donanma gemisinin fotoğrafına da yer verildi.
ABD'NİN DENİZ ABLUKASI
İran Devrim Muhafızları Ordusu, 28 Şubat'taki ABD/İsrail saldırılarının ardından 2 Mart'ta Hürmüz Boğazı'nın geçişlere kapatıldığını duyurmuştu.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile Pakistan'da düzenlenen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını belirtmişti.
Bu açıklamanın hemen ardından CENTCOM, 13 Nisan'da İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını ifade etmişti.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Sivil Havacılık Otoritesi, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle hava sahasında uygulanan geçici tedbirlerin kaldırıldığını ve hava trafiğinin normale döndüğünü açıkladı.
BAE Sivil Havacılık Otoritesi Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, ülkenin hava sahasında geçici olarak uygulanan tedbirlerin kaldırıldığı belirtildi. Hava trafiğinin normale döndüğü aktarılan açıklamada, bu kararın kapsamlı güvenlik değerlendirmelerinin ardından alındığı ifade edildi. Bu dönemde yolcuların ve hava yollarının işbirliğine vurgu yapılan açıklamada, olası her türlü gelişmeye karşı teknik ve operasyonel ekiplerin hazır olduğu kaydedildi. ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta ortak saldırılarıyla başlayan ve İran'ın da İsrail ve bazı bölge ülkelerindeki ABD hedeflerine misillemede bulunduğu savaş ortamı, Washington ile Tahran arasında 8 Nisan'da varılan geçici ateşkesle yerini müzakerelere bırakmıştı.
İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda can kaybı 41 artarak 2 bin 659'a yükseldi
ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Bakanlığın, İsrail'e 992,4 milyon dolarlık Gelişmiş Hassas İsabet Silah Sistemi (APKWS) ve ilgili teçhizatın olası satışını onayladığı bildirildi.
Açıklamada, satışın ana yüklenicisinin ABD'nin New Hampshire eyaletinde bulunan "BAE Systems" olacağı ifade edildi.
İsrail'e yapılacak bu satışın "derhal" yapılmasını gerektiren "acil bir durumun mevcut olduğunun tespit edildiği" kaydedilen açıklamada, bu satış için Silah İhracatı Kontrol Kanunu'nun 36(b) maddesi uyarınca Kongre'nin inceleme şartlarından feragat edildiği vurgulandı.
Bakanlıktan yapılan diğer bir açıklamada da Katar, Kuveyt ve BAE'ye olası askeri malzeme satışının onaylandığı belirtildi.
Bakanlık tarafından Patriot Hava ve Füze Savunma sistemlerinin ikmal hizmetleriyle ilgili ekipmanların Katar'a 4,01 milyar dolar karşılığında satılmasının onaylandığı aktarılan açıklamada, ayrıca "APKWS" sisteminin Katar'a 992 milyon dolar ve BAE'ye ise 147,6 milyon dolar karşılığında satılması planının da kabul edildiği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, Entegre Muharebe Komuta Sistemi'nin Kuveyt'e 2,5 milyar dolar karşılığında satılmasına onay verildiği ifade edildi.
ABD yönetimi, Kongre onayı olmadan yürütülen askeri harekatlar için Anayasa’nın tanıdığı iki aylık yasal sürenin dolduğu gün bildirimde bulundu. Beyaz Saray’dan ABD Kongresi’ne sunulan mektupta, İran ile yaşanan düşmanlık halinin noktalandığı ileri sürülerek, hükümetin yeni bir savaş yetkisi talep etmediği kaydedildi.
Mektupta düşmanlık halinin noktalandığı savunulsa da savaş ortamının henüz tam anlamıyla bitmekten uzak olduğuna işaret edildi. ABD Başkanı Donald Trump'ın duruma ilişkin, “İran rejimine karşı Amerikan operasyonlarının başarısına ve kalıcı bir barışın tesis edilmesine yönelik süregelen çabalara rağmen, İran’ın ABD ve Silahlı Kuvvetlerimiz için oluşturduğu tehdit ciddiyetini korumaktadır” şeklindeki değerlendirmesi Kongre ile paylaşıldı.
ABD’de 1973 yılında kabul edilen Savaş Yetkileri Kararı, yönetimin sınır ötesine askeri birlik sevk etmesi veya askeri harekat başlatması halinde 48 saat içinde Kongre’ye danışmasını zorunlu kılıyor. İlgili yasa, yasa koyucuların operasyonun uzatılmasına onay vermemesi durumunda Amerikan kuvvetlerinin 60 gün içinde geri çekilmesini şart koşuyor. ABD hükümetinin, sahadaki birliklerin güvenli tahliyesini sağlamak amacıyla bu süreyi 30 gün daha uzatma hakkı bulunuyor.
Fox News'un haberine göre Başkan Trump, Florida eyaletinde yaptığı konuşmada, Küba'ya ilişkin şaka yollu olduğu değerlendirilen açıklamalarda bulundu. Küba'yı "kısa sürede yönetimi devralacakları" bir yer olarak nitelendiren Trump, Küba'nın "problemleri" olduğunu savundu. Trump ayrıca, "İran'dan dönerken uçak gemilerimizden belki de USS Abraham Lincoln, kıyı yakınlarında demirleyecek ve 'Çok teşekkürler, pes ediyoruz.' diyecekler." ifadelerini kullandı. Başkan Trump'ın konuşması sırasında salondan gülüşmeler yükselirken Beyaz Saray, Trump'ın ifadelerinin ciddi olup olmadığına ilişkin henüz bir açıklamada bulunmadı.
Trump, 13 Nisan'da yaptığı açıklamada, İran gündeminin ardından Küba konusuyla da "ilgileneceklerini" kaydetmiş, "Küba farklı bir hikaye. Orası yıllardır korkunç şekilde yönetiliyor. İran'dan sonra oraya bakabiliriz." ifadelerini kullanmıştı.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz Canel ise olası bir ABD işgaline ilişkin, "Eğer bu gerçekleşirse çatışma olur, mücadele olur, kendimizi savunuruz ve eğer ölmemiz icap ediyorsa ölürüz." demişti.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkilisi, ABD'nin İran'a yönelik 2 haftadan fazla süredir uyguladığı deniz ablukasının Tahran yönetimine yaklaşık 4,8 milyar dolara mal olduğunun değerlendirildiğini söyledi. The Hill gazetesine konuşan ve konuya dair bilgisi olan bir Pentagon yetkilisi, ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasına ilişkin açıklamada bulundu. Pentagon'un savaşın maliyetine ilişkin tahminlerini paylaşan yetkili, ablukanın petrol geliri açısından İran'a yaklaşık 4,8 milyar dolara mal olduğunun değerlendirildiğini belirtti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) 30 Nisan'da, ABD'nin İran limanlarına uyguladığı abluka nedeniyle şimdiye kadar 42 geminin geri döndürüldüğünü açıklamıştı.
İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine gece saatlerinden bu yana düzenlediği saldırılarda 6 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.
İsrail ordusunun, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere yönelik saldırıları sürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları gece saatlerinden itibaren Nebatiye kent merkezi ile Şevkin, Mivdon, Kefre, Semaiyye, Şıaytiye, Sadikayn, Adşit, Luveyze, Mecdel Zun, Şevkin, Batı Zavtar, Doğu Zavtar ve Haruf beldelerini hedef aldı.
Nebatiye'de Kefer Deccel yolunda seyir halindeki bir araca insansız hava aracıyla (İHA) düzenlenen İsrail saldırısında 2 kişi hayatını kaybetti.
Luveyze'de bir evi hedef alan saldırıda 3 kişi yaşamını yitirdi.
Şevkin beldesinde gece saatlerinde düzenlenen saldırıda ise 1 kişi hayatını kaybetti.
Ayrıca Şevkin, Mivdon, Doğu Zavtar, Batı Zavtar ve Yuhmur Şakif beldelerinin çevreleri aralıklarla topçu atışlarına maruz kaldı.
Öte yandan İsrail'e ait bir İHA, sabah saatlerinden bu yana başkent Beyrut üzerinde alçak irtifada uçuş gerçekleştiriyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot savaşın sona erdirilmesi konusundaki diplomatik girişimler hakkında görüş alışverişinde bulundu
İran Dışişleri Bakanı'nın resmi Telegram hesabına göre Erakçi ile Barrot, telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Erakçi ile Barrot, savaşın sona erdirilmesi konusundaki diplomatik girişimler ile bölgesel meseleleri ele aldı.
Görüşmenin ayrıntılarına ilişkin ise bilgi verilmedi.

ABD-İran arasındaki hassas ateşkes sürerken İsrailli bir yetkili, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarına ilişkin açıklamada bulundu. İsrail Savunma Kuvvetleri’nde (IDF) görevli adı açıklanmayan üst düzey yetkili, yerel basına yaptığı açıklamada İran’ın yaklaşık 400 kilogramlık zenginleştirilmiş uranyum kaynaklarının ülke dışına çıkarılmaması durumunda yürütülen savaşın "büyük bir başarısızlık" olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Yetkili, ABD-İran arasındaki müzakere sürecinde uranyum stoklarının ülke dışına çıkarılması ve Tahran yönetiminin zenginleştirme faaliyetlerinin sonlandırılmasına yönelik anlaşmaya varılmaması durumunda 40 gün süren çatışmalardaki çabalarının "boşa harcanmış olacağını" söyledi.
İsrailli yetkili, "Eğer nükleer konudaki hedeflerimize ulaşamazsak İran’da yaptığımız her şey büyük bir başarısızlık sayılacak. Kötü niyetli İran rejimi yeniden nükleer programına odaklanabilir" dedi.
İran’daki uranyumun diplomatik yollar aracılığıyla ülke sınırları dışına çıkarılması durumunda "üzerlerine düşen görevi yerine getirmiş olacaklarını" savunan yetkili, bunun gerçekleşmemesi durumunda İran’a yeni saldırılar düzenlemeleri gerekebileceğini söyledi.
Öte yandan İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusunun işgal ettiği Lübnan’da gerçekleştirdiği bir ziyaret sırasında, "İran ve Lübnan’daki mevcut askeri faaliyetlere ilişkin siyasi makamların bize tanımladığı her hedefe ulaşıldı, hatta bunun da ötesine geçildi" demişti.
İsrail'in, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki saldırıları sürüyor.Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail uçakları, akşam saatlerinde saldırı tehdidinde bulunulan Habbuş beldesini hedef aldı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırıda ölü sayısının 12'ye çıktığını, aralarında bir kız çocuğu ve 4 kadının da bulunduğu 25 kişinin yaralandığını açıkladı.Bakanlık, daha önce 6 kişinin yaşamını yitirdiğini, 8 kişinin yaralandığını bildirmişti.
Trump, Florida eyaletinin Villages bölgesinde kendisine oy veren seçmenlere yönelik yaptığı konuşmasında, zaman zaman İran'la ilgili açıklamalara yer verdi. Kendisine yönelik üçüncü suikast girişiminin ardından ilk defa kamuoyu önünde görünen Trump, "(İran'dan) erken ayrılıp sorunun yeniden ortaya çıkmasına izin vermeyeceğiz." diye konuştu. Trump, "İranlılar bize yapmamız gereken türden bir anlaşmayla gelmiyorlar. Bu işi uygun bir şekilde halledeceğiz." ifadelerini kullandı. İran'ı yönetenlerin "oldukça kötü insanlar" olduğunu ileri süren ABD Başkanı Trump, Tahran yönetiminin "iki haftalık süre içinde 42 bin protestocuyu öldürdüğünü" iddia etti. Trump, İran'ın geçişleri kapaması nedeniyle "400'e yakın geminin" Hürmüz Boğazı'nda mahsur kaldığını vurguladı.
İran'ın donanması hakkında da konuşan Trump, bu ülkeye ait 159 geminin iki hafta içinde batırıldığını söyledi. Trump, NATO'ya "trilyonlarca dolar harcadıklarının", buna rağmen Körfez'de verdikleri mücadelede ABD'nin NATO'dan hiçbir yardım alamadığının altını çizdi.

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz hafta atlattığı suikast girişiminin ardından Cuma günü ilk defa Beyaz Saray’ın dışına çıkarak Florida eyaletinde Cumhuriyetçi seçmenlere hitap etti.
Florida’da insanların emekli olduktan sonra yerleştikleri yerlerden The Villages ziyareti çerçevesindeki etkinlikte Trump, yaşlılara yönelik vergi indirimleri, mirastan alınan vergilerin kaldırılması, bahşiş ve fazla mesaiden alınan vergilerin kaldırılmasına ilişkin politikalarından bahsetti.
İran ile savaşa da değindiği konuşmasında Trump, "Biliyorsunuz, bir savaşın içindeyiz çünkü sanırım siz de kabul edersiniz ki, çıldırmış insanların nükleer silaha sahip olmasına izin veremeyiz" dedi.
Trump, "Buna izin veremeyiz. Bilmiyorum belki de aptalca, cesurca bir şey yaptım ama akıllıca bir şeydi, yine yapardım" ifadelerini kullandı.
İran savaşının ekonomiyi çok daha kötü etkilemesini ön gördüğünü fakat bunun böyle olmadığını savunan Trump, "Petrol fiyatlarının çok daha fazla artacağını düşündüm. Ama dedim ki, başka seçeneğimiz yok. Doğru olanı yapmak zorundayım. Onların nükleer silaha sahip olmasına izin veremeyiz" dedi.
Petrol fiyatlarının savaş biter bitmez sert bir şekilde düşeceğini söyleyen Trump, "İran ağır darbe alıyor. Donanmaları yok, hava kuvvetleri yok, hava savunma sistemleri yok, radarları yok, liderleri yok. Liderlerinin hepsi yok oldu. Çok üzücü. İyi insanlardı" dedi.
ABD’nin kazanmakta olduğunu savunan Trump, "159 gemilik bir donanmaları vardı. Bu oldukça iyi bir donanma. İlk hafta içinde 159 geminin 159’u da vuruldu ve şu anda denizin dibinde. Donanmaları yok oldu. Görüşmeler yapıyoruz ve bugün onlarla görüştüm. Açıkçası, liderlerinin kim olduğunu anlamak biraz zor. Yani liderleri yok. İlk kadro yok, ikinci kadro yok. Hamaney gitti. İki haftalık bir süre içinde 42 bin protestocuyu öldürdüler" dedi.
Trump, İran ile müzakerelere ilişkin olarak, "Henüz ihtiyaç duyduğumuz türden bir anlaşmayı ortaya koymuyorlar. Bunu doğru şekilde sonuçlandıracağız. Erken ayrılmayacağız ve üç yıl sonra aynı sorunun tekrar ortaya çıkmasına izin vermeyeceğiz" dedi.
"Gemiler Hürmüz Boğazı yerine buraya geliyor"
ABD’nin enerjide elde ettiği atılımdan da bahseden Trump, "Bu kadar petrolümüz olması şans çünkü şimdi çok petrol satıyoruz. Gemiler artık Hürmüz Boğazı yerine buraya geliyor. Yüzlerce gemi geliyor. Teksas’ta, Louisiana’da, Alaska’da yükleme yapıyorlar" dedi.
Trump, "Petrolümüz iki katına çıktı. Suudi Arabistan ve Rusya’nın üretimini toplarsanız, biz onların ürettiklerinden iki kat fazla üretiyoruz. Bir düşünün" ifadelerini kullandı.
"NATO’dan hiç yardım almadık"
ABD ordusunu yeniden inşa ettiğini ve ordunun gücünü Venezuela’da kanıtladığını söyleyen Trump, "Şu anda da İran’da kanıtlıyoruz" dedi.
Trump, "NATO’dan hiç yardım almadık. Sıfır. Biliyorsunuz, NATO’ya trilyonlar harcadık ama hiç yardım gelmedi. İhtiyacımız yoktu ama yine de gelmedi. NATO, bir kağıttan kaplan" ifadelerini kullandı.