SON DAKİKA... ABD/İsrail-İran Savaşı'nda iki ay geride kaldı! Ufukta ise ne barış ne de müzakere vardı... Karşılıklı tehditler devam etti, taraflar Pakistan'da yapılması beklenen müzakere masasından da kalktı. İki aydır kapalı olan Hürmüz Boğazı nedeniyle küresel enerji ve tedarik zinciri durma noktasına gelirken İran dikkat çeken bir hamle yaptı.
Tahran'dan ABD'ye gönderilen teklifte, nükleer programı ile ilgili müzakerelerin gelecekte bir tarihte yapılması şartıyla Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak ve savaşı sona erdirme vurgusu yapıldı. Bu teklife karşılık Beyaz Saray 'kırmızı çizgi' uyarısını hatırlattı.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetiminin kendilerinden Hürmüz Boğazı'ndaki ablukayı kaldırmaları için "istekte bulunduğunu" ileri sürdü.
İşte ABD/İsrail-İran Savaşı'nda dakika dakika yaşananlar...
Birleşmiş Milletler (BM), ABD-İsrail ile İran savaşının başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı'nda kısıtlamalar nedeniyle gemi geçişlerinin yüzde 95,3 azaldığını belirtti.
BM Ticaret ve Kalkınma Örgütünün (UNCTAD) verilerine işaret eden Dujarric, ABD/İsrail-İran savaşının başladığı 28 Şubat'tan bu yana Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişlerinin yüzde 95,3 azaldığını söyledi.
Dujarric, boğazdaki kısıtlamalar nedeniyle temel gıda fiyatlarının yüzde 6 ve Avrupa için ham petrol fiyatlarının da yüzde 53 arttığı bilgisini paylaştı.
Lübnan ordusu, İsrail'in Sur kentine bağlı Mecdel Zun beldesinde, arama kurtarma faaliyetlerine eşlik eden ordu devriyesini hedef aldığı saldırıda 2 askerin yaralandığını bildirdi.
İran'ın Londra Büyükelçisi Seyed Ali Mousavi, Büyükelçiliğin sosyal medya hesabından "kışkırtıcı açıklamalar" yapıldığı gerekçesiyle İngiltere Dışişleri Bakanlığına çağrıldı.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ateşkese rağmen işgal altında tuttukları Lübnan'ın güneyine soykırımla yapmakla suçlandıkları Gazze Şeridi gibi muamele edecekleri tehdidinde bulundu.
İran'da 'ayrılıkçı gruplarla bağlantılı' olarak 'terör eylemi' gerçekleştirmeyi planlayan 4 kişinin yakalandığı duyuruldu.
Buna göre, 27 Nisan'da Kürdistan eyaletinde gerçekleştirilen operasyonda "ayrılıkçı gruplarla bağlantısı olan" ve terör eylemi hazırlığı içerisindeki 4 kişi yakalandı.
Operasyonda, Starlink uydu terminalleri, çok sayıda silah, el bombası ve sahte kimlik ele geçirildi.
ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz, BM'ye üye ülkelere Hamas'ın silahsızlandırılması için baskı yapılması çağrısında bulunarak, "Hamas'ı silahsızlandırmazsak, bu anı bir daha asla geri alamayabiliriz." dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetiminin kendilerinden Hürmüz Boğazı'ndaki ablukayı kaldırmaları için "istekte bulunduğunu" ileri sürdü.
Trump, sosyal medya hesabından, İran'la Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda süren pazarlıklarla ilgili paylaşımda bulundu.
Hürmüz Boğazı'nda uyguladıkları ablukaya işaret eden Trump, Tahran yönetiminin kendisine "İran'da sistemin çökmek üzere olduğunu" bildirdiğini öne sürdü.
Trump, "Liderlik durumlarını netleştirmeye çalışırlarken (ki bunu başarabileceklerine inanıyorum), bizden mümkün olan en kısa sürede Hürmüz Boğazı'nı açmamızı istiyorlar." ifadelerini kullandı.
Kuveyt Savunma Bakanı Şeyh Abdullah Ali Abdullah es-Sabah, İngiltere'nin Savunma Tedarikinden Sorumlu Devlet Bakanı Luke Pollard ile savunma ve askeri alanlarda ortak işbirliği konularını görüştü.
Başkentteki Beyan Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Kuveyt ile İngiltere arasındaki köklü ve tarihi ilişkiler ele alınarak, özellikle askeri ve savunma alanlarında ortak işbirliği imkanları değerlendirildi.
İran Ordu Sözcüsü Muhammed Ekreminiya, ateşkese rağmen ABD'ye güvenmemeleri nedeniyle Tahran için hala savaş koşullarının geçerli olduğunu söyledi.
İran devlet televizyonuna konuşan Ekreminiya, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ekreminiya, "Bizim için hala savaş koşulları geçerlidir. Kesintisiz şekilde gözetleme, izleme ve teçhizat hazırlama devam etmektedir." dedi.
ABD ve İsrail'e güvenmedikleri için ateşkese rağmen savaşı bitmiş olarak kabul etmediklerini dile getiren İranlı Sözcü, bu nedenle süreci her zaman savaş devam ediyormuş gibi değerlendirdiklerini ve askeri hazırlıklarını sürdürdüklerini belirtti.
Ekreminiya, düşmanın yeniden bir saldırı girişiminde bulunması halinde İran Silahlı Kuvvetleri'nin yeni araçlar, yeni yöntemler ve yeni alanlarla karşılık vereceğini kaydetti.
İran bağlantılı "Hanzala (Handala)" adlı hacker grubunun, Basra Körfezi bölgesinde konuşlu 2 bin 379 ABD deniz piyadesine ait olduğunu öne sürülen kimlik bilgilerini paylaştığı bildirildi.
Basra Körfezi bölgesinde konuşlu ABD deniz piyadesi personelinden 2 bin 379 askerin bilgilerinin paylaşıldığı belirtildiği açıklamada, "ABD komutanlarının övündüğü güvenlik, bir yanılgıdan ibarettir. Hanzala, sadece bölgedeki on binlerce ABD askerinin isim ve kimlik bilgilerine değil, aynı zamanda aileleri, ev adresleri, üsleri, günlük hareket güzergahları, alışveriş alışkanlıkları ve hatta gece eğlencelerine dair ayrıntılı bilgilere de sahiptir." ifadeleri kullanıldı.
İran ordu sözcüsü, “Düşman herhangi bir yeni eylemde bulunursa, yeni araçlar ve yöntemlerle karşılaşacak. Savaşı sona ermiş saymıyoruz. Durum hala bir savaş olarak kabul ediliyor ve silahlı kuvvetler için hedefler ve ekipman bankası güncellenmiştir” ifadelerini kullandı.
ABD Enerji Bakanı Chris Wright, "Hürmüz Boğazı tüm mayınlar temizlenmeden de açılabilir" ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İran az önce bize bir 'çöküş aşamasında' olduklarını bildirdi. Liderlik sorunlarını çözmeye çalışırken ki bunu başarabileceklerine inanıyorum, bizden en kısa sürede Hürmüz Boğazı'nı açmamızı istiyorlar" ifadelerini kullandı.
İsrail Meclisi Dışişleri ve Güvenlik Komitesi Başkanı Boaz Bismuth, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, İsraillilere "tetikte kalma" çağrısında bulundu.
Komitede yapılan güvenlik değerlendirmesinin ardından açıklama yapan Bismuth, "İran çok ağır bir bedel ödeyecek. Rutine devam etmeye, sabırla beklemeye ve tetikte kalmaya çağırıyorum." ifadelerini kullandı.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 1 Mayıs itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC+ üyeliklerinden ayrılma kararı aldığını duyurdu.
BAE Enerji ve Altyapı Bakanlığından yapılan açıklamada, kararın ülkenin uzun vadeli stratejik ve ekonomik vizyonu ile değişen enerji profili doğrultusunda alındığı belirtilerek, özellikle yurt içi enerji üretimine yönelik yatırımların hızlanmasının bu adımda etkili olduğu ifade edildi.
Açıklamada, BAE'nin, OPEC'ten ayrılmasının ardından da piyasaya ilave üretimi kademeli ve ölçülü şekilde sunmaya devam edeceği, bunun talep ve piyasa koşullarıyla uyumlu şekilde yürütüleceği aktarıldı.
OPEC'e 1967'de Abu Dabi Emirliği üzerinden katılan BAE'nin 1971'de ülkenin kurulmasının ardından üyeliğini sürdürdüğü ve küresel petrol piyasasında istikrarın korunmasına aktif katkı sunduğu kaydedildi.
Söz konusu kararın BAE'nin küresel piyasa istikrarına yönelik taahhüdünü ve üretici ile tüketici iş birliğine dayalı yaklaşımını değiştirmediğinin, aksine ülkenin değişen piyasa ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verme kapasitesini güçlendirdiğinin altı çizildi.
BAE'nin üretim politikalarının sorumluluk ve piyasa istikrarı ilkeleri doğrultusunda şekilleneceğinin belirtildiği açıklamada, küresel arz ve talep dengesinin dikkate alınmaya devam edileceği bildirildi.
Açıklamada ayrıca, petrol, doğal gaz, yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu çözümler dahil olmak üzere enerji değer zinciri boyunca yatırımların süreceği, küresel enerji piyasalarında istikrarın desteklenmesi amacıyla uluslararası ortaklarla aktif iş birliğinin devam edeceği kaydedildi.
Axios haber platformunun haberinde, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın adeta "Soğuk Savaş dönemini andıran" bir aşamaya girdiği belirtildi.
Taraflar arasındaki durumun "çıkmaz" olarak nitelendirildiği haberde, savaşın sona erme ihtimalinin ufukta görülmediği ifade edildi.
Haberde, konuyla ilgili bilgi sahibi olan, ismi açıklanmayan yetkililerin değerlendirmelerine de yer verildi.
Buna göre, yetkililer, ABD'nin savaş ve anlaşmanın olmadığı "donuk çatışma" durumuna sürükleneceğine dair endişeli olduklarını belirtti.
Yetkililer, ABD'de 3 Kasım'da yapılması planlanan ara seçimlere 6 ay kalmışken ülkenin "donuk çatışma" sürecine girmesini, Başkan Donald Trump için siyasi ve ekonomik açıdan en kötü senaryo olarak nitelendirdi.
Trump'ın yeni askeri saldırılar başlatma seçeneğiyle mali yaptırımlar yoluyla İran'ı müzakereye daha sıcak bakmaya yöneltme arasında kaldığını ifade eden yetkililer, hayal kırıklığına uğrayan ancak gerçekçi biri olarak tanımlayabileceği ABD Başkanı hakkında "Güç kullanmak istemiyor ama geri adım atmıyor." dedi.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Doha'da düzenlediği basın toplantısında ABD ve İran arasındaki ateşkes görüşmeleri, Hürmüz Boğazı meselesi ve bölgedeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Körfez ülkelerinin mevcut bölgesel kriz ve güvenlik tehditlerini ele almak üzere olağanüstü toplanacağını aktaran Ensari, özellikle Hürmüz Boğazı ve bölgesel gelişmelerin zirvenin ana gündem maddeleri arasında yer alacağını ifade etti.
Ensari, Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkeleri Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn ve Umman'ın bölgedeki gelişmelerin ele alınacağı olağanüstü istişare toplantısı için bugün Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde bir araya geldiğini ve zirvede bölgesel gelişmeler, güvenlik tehditleri ve Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların deniz taşımacılığı ile küresel tedarik zincirlerine etkilerinin kapsamlı şekilde değerlendirileceğini söyledi.
HÜRMÜZ'ÜN KOŞULSUZ AÇILMASI ÇAĞRISI
Hürmüz Boğazı'nda seyrüseferin aksamasına ilişkin uyarılarda bulunan Ensari, bunun küresel ticaret, enerji güvenliği ve tedarik zincirleri üzerinde ciddi olumsuz etkiler doğurduğunu vurgulayarak "Enerji ve gıda güvenliği herhangi bir hesapsız macerayı kaldırmaz." dedi.
Hürmüz Boğazı'nın siyasi veya askeri "baskı aracı" olarak kullanılmasının "kabul edilemez" olduğunu dile getiren Ensari, Katar'ın bu tutumunu krizin başından itibaren açık şekilde ortaya koyduğunu hatırlattı.
Bölgedeki savaşın deniz trafiğinde yaşanan aksaklıkların temel nedeni olduğunu kaydeden Ensari, tüm taraflara Hürmüz Boğazı'nın derhal ve koşulsuz şekilde yeniden açılması çağrısında bulundu.
Katar'ın İran ile gerilimin tırmandırılmasına karşı olduğunu, Körfez ülkelerinin kriz öncesinde de diplomatik yollar ile çözüm aradığını anımsatan Ensari, "Körfez'de İran'a karşı önceden planlanmış bir tırmanma yaklaşımı olduğu iddiasını kabul etmiyoruz." dedi.
Krizin çözümünde diplomatik yolların tek seçenek olduğunu dile getiren Ensari, "Başından bu yana tutumumuz nettir; tüm anlaşmazlıklar müzakereyle ve diplomasi ile çözülmelidir." ifadelerini kullandı.
İsrail ordusunun 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'daki saldırıları sürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail uçakları öğle saatlerinde Tebnin, Kefre, Şakra ve Yatir beldelerini bombaladı.
İsrail topçuları Biyut Siyad beldesini hedef alırken, Beraşit beldesine fosforlu mühimmatla saldırı gerçekleştirdi.
Ülkenin güneyinde işgal ettiği bölgelerde yıkım faaliyetlerini sürdüren İsrail askerlerinin, Reşaf beldesinde patlayıcılarla evleri yıktığı aktarıldı.
Öte yandan İsrail'e ait bir insansız hava aracının da Nakura beldesinde sahil yolunda seyir halindeki bir motosikleti hedef aldığı bildirildi.
Anadolu Ajansı ekibi, ABD ve İsrail saldırılarının ardından Tahran sokaklarındaki canlılığı görüntüledi.
Ateşkesle, ortadan kalkan güvenlik endişesi ve havaların ısınmasıyla birlikte başkent halkı daha fazla sokağa çıkmaya başladı.
Özellikle kentin güneyinde yer alan Büyük Tahran Çarşısı ve etrafındaki işportacıların önünde kalabalıkların oluştuğu görüldü.
Halkın çarşı ve pazara çıkmasıyla kent ekonomisi canlanırken, hareketlilik esnafın da yüzünü güldürüyor.
Tahran'da bazı vatandaşların park ve bahçelerde vakit geçirdiği bazılarının da yoğun bir şekilde alışveriş yaptığı görüldü.
Tayland Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow, The Washington Post gazetesine verdiği röportajda, Donald Trump yönetimi hakkında, "Bence ABD/İsrail-İran savaşının bazı sonuçları olduğunun farkındalar ancak bize yardımcı olmak için adım atmadılar." ifadelerini kullandı.
Gördükleri tek desteğin Trump'ın, yakıt ihtiyacı bulunan ülkelere Amerikan petrolü ve doğal gazı satın almaları yönünde sunduğu teklif olduğunu belirten Sihasak, en başından itibaren bu savaşın hiç başlamaması gerektiğini savunduklarını söyledi.
Tayland'da küresel petrol fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle artan yakıt maliyetleri, başta küçük ve orta ölçekli işletmeler olmak üzere birçok sektörde maliyet artışına yol açmıştı.
Başbakan Anutin Charnvirakul, artan enerji fiyatları sonrası kamu çalışanlarının ardından özel sektörün de evden çalışma düzenlemesini benimsemesi çağrısında bulunmuştu. Bunun üzerine devlet kurumlarındaki çalışanlar için evden çalışma talimatı verilmişti.
Ayrıca Anutin, tasarruf amaçlı akaryakıt istasyonlarında geceleri satışı durdurabileceklerini açıklamıştı.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X sosyal medya platformundaki hesabından, Lübnan'ın güneyinde bir bölgenin kırmızı ile işaretlendiği bir harita paylaştı.
Adraee, Ganduriye, Burc Kalavay, Kalavay, Suvane, Cimcimiye, Safed ed-Bıddih, Beraşit, Şakra, Ayta el-Cebel, Tebnin, Sultaniye, Bir es-Senabil, Dunin, Hırbet Silm, Sila ve Deyr Kifa beldeleri sakinlerinden yaşadıkları yerleri terk etmelerini istedi.
İsrail ordusunun söz konusu beldelerde şiddetli saldırılar düzenleyeceğini belirten Adraee, buradaki Lübnanlılara Sayda kentine gitme çağrısı yaptı.
Adraee, Hizbullah'ın ateşkes anlaşmasını ihlal ettiğini iddia etti.
İsrail ordusunun saldırı tehdidinde bulunduğu beldeler Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği alanların dışında yer alıyor.
İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'na göre, Stratejik Planlama ve Yönetim Geliştirmeden Sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı Telayi Nik, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Savunma Bakanları Toplantısı'na katılmak üzere bulunduğu Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te basına açıklama yaptı.
Açıklamasında, ABD-İsrail'in ülkesine saldırılarıyla başlayan savaşa dair Telayi Nik, "Bugün tüm dünya ABD ve Siyonist rejimi (İsrail) devlet terörizminin sembolleri olarak görmektedir." ifadelerini kullandı.
İran'ın savunma pozisyonunda Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarını karşılamaya devam ettiğini söyleyen Telayi Nik, "İran, başta Şanghay İşbirliği Örgütü üye devletleri olmak üzere bağımsız ülkelerle savunma silahı yeteneklerini paylaşmaya hazırdır." dedi.
Kırgızistan, Rusya, Pakistan ve Belarus Savunma Bakanlarıyla ayrı ayrı görüşmeler yapan Telayi Nik, şunları kaydetti:
"ABD artık tek başına uluslararası politikasını dikte etme konumunda değildir. Bu İran milletinin ve Silahlı Kuvvetleri'nin azmiyle tüm dünyaya açıkça gösterilmiştir. ABD, yasa dışı ve mantıksız taleplerinden vazgeçmek zorunda olduğunu kabul edecektir."
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi İletişim Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai, X sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.
ABD'nin 70 yıl önce İran'ı nükleer enerji konusunda teşvik ettiğini aktaran Tabatabai, "(Şimdi) nükleer enerjiye hayır diyorlar. İran'ın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla talep ettiğini biliyorlar. Nükleer bir İran ile sorunları yok, bağımsız İran'a tahammül edemiyorlar. Bu görüş, ABD Dışişleri Bakanı'nın (Marco Rubio) dünkü konuşmasında kendini gösterdi." ifadelerini kullandı.
Yarı resmi Fars Haber Ajansına göre, emniyet güçleri, İran'ın başkenti Tahran'ın Yusufabad Mahallesi'nde bir apartman dairesine operasyon düzenledi.
Operasyonda Starlink uydu terminalleri ile istihbarat servisleriyle iletişim kurmaya yarayan çok sayıda iletişim ekipmanı ele geçirildi.
Söz konusu dairede bulunan şahıslar, çeşitli istihbarat servislerine bilgi ve belge aktardıkları iddiasıyla gözaltına alındı.
İran emniyeti ise halka, yaşadıkları binalarda şüpheli hareketlerde bulunan kişileri ihbar etmeleri çağrısında bulundu.
Brunei'de bulunan Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB-Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Bakanlar Toplantısı'nın ikinci gününde basına açıklamalarda bulundu.
Kallas, mevcut küresel ortamda hiçbir ülkenin tek başına hareket etmeyi göze alamayacağına işaret ederek, "Orta Doğu'da şu anda yaşananlar, bunu herkes için açıkça ortaya koymaktadır. İran savaşı 2 ayını doldurmuşken diplomatik çabalar henüz bir ilerleme sağlayamamıştır." değerlendirmesinde bulundu.
Yükselen enerji fiyatlarının hem Avrupa'yı hem de Asya'yı olumsuz etkilediğinin altını çizen Kallas, "Seyrüsefer serbestisi korunmalıdır. Aksi takdirde bu durum dünyanın başka bölgelerinde de tehlikeli bir emsal oluşturacaktır." uyarısını yaptı.
ASEAN üyelerinin Rus petrolü alma isteğine ilişkin de konuşan Kallas, petrol gelirlerinin Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarını finanse etmeye yaradığını anımsattı.
Kallas, dünyada enerji krizi yaşandığını, bunun da Rusya'ya fayda sağladığını ifade ederek, "Biz savaşların sona ermesini, barışın sağlanmasını istiyoruz. Böylece bu tür sorunlarla karşı karşıya kalmayız. Bu yüzden enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesini ve Rusya dışındaki alternatiflere yönlendirilmesini savunuyoruz." diye konuştu.
İran resmi ajansı IRNA'ya göre Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacirani, ülke ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Muhacirani, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın halkın temel ihtiyaç maddelerine erişim ve geçim konusunda yaşadığı sorunlarla yakından ilgilendiğini söyledi.
Savaşın ülke ekonomisine etkilerinden söz eden Muhacirani, "Halkın üzerindeki geçim baskısının farkındayız. Yardım kartlarına yatırılan tutarın artırılması hususu inceleniyor." dedi.
Muhacirani ayrıca, küresel manada bir yakıt krizi yaşandığını ancak buna rağmen iç hat uçuşlarında bilet fiyatlarının artırılmaması için gerekli denetimlerin yapılacağını kaydetti.
PROTESTOLAR SONRASI ALINAN "YARDIM" KARARI
İran'da 28 Aralık 2025'te ekonomik sorunlar gerekçe gösterilerek başlayan protestolarda, halkın geçimini kolaylaştırmak için kişi başı aylık 10 milyon riyal (Yaklaşık 7 dolar) yardım yapılması kararı alınmıştı.
Yardımların aylık ve düzenli olarak hesaplara yatırılacağı ve temel gıda fiyatlarında artış söz konusu olması halinde yardım tutarının da buna paralel artırılacağı açıklanmıştı.
Ülkede daha önceki yardımlar nakit olarak yapılırken söz konusu son yardımların aşırı fiyat artışını önlemek için sadece gıda alışverişi yapılması amacıyla doğrudan hesaplara aktarılması kararı alınmıştı.
İran'da 86 milyon kişi, hesabına yatırılan tutarla 260 bin mağazadan alışveriş yapabiliyor.
Kuveyt resmi ajansı KUNA'da yer alan haberde, Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) liderler düzeyinde "olağanüstü istişare toplantısı" düzenleneceği belirtildi.
Haberde, Veliaht Prens Şeyh Sabah Halid el-Hamed es-Sabah'ın beraberindeki heyetle Kuveyt Emiri'ni temsilen Cidde'ye gitmek üzere ülkeden ayrıldığı ifade edildi.
Körfez medyasında yer alan haberlerde ise toplantının, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşı sona erdirmeye yönelik uluslararası çabalar ve Pakistan'ın arabuluculuğunda Washington ile Tahran arasında yürütülen müzakere girişimleriyle eş zamanlı olarak gerçekleştirildiğine dikkat çekildi.
Toplantıda, bölgedeki mevcut durumun güvenlik ve ekonomi üzerindeki bölgesel ve uluslararası etkileri, gerilimi düşürme çabaları, Pakistan'ın ABD ile İran arasındaki arabuluculuğu, Hürmüz Boğazı'nın kapatılma ihtimali ve deniz seyrüsefer güvenliği gibi konuların ele alınacağı, ayrıca, savaş sürecinde Körfez ülkelerinin maruz kaldığı saldırılara karşı atılacak adımların da değerlendirileceği ifade edildi.
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK); Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn ve Umman'dan oluşuyor.
İsimlerinin açıklanmaması şartıyla The Atlantic dergisine konuşan ABD'li yetkililer, basına kapalı toplantılarda ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in, ABD/İsrail-İran savaşının gidişatına ilişkin Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) sunduğu bilgilerin doğruluğu hakkında sık sık sorular yönelttiği ileri sürüldü.
Vance'in, bazı mühimmatların mevcudiyetine ilişkin kaygılarını ABD Başkanı Donald Trump'a ilettiği, toplantılar kapsamında özellikle füze stoklarında yaşanan ciddi azalmaya dikkati çektiği iddia edildi.
Bir Beyaz Saray yetkilisi de Başkan Yardımcısı Vance'in savaşın gidişatıyla ilgili stratejik planlamaya ilişkin Beyaz Saray yetkililerine ayrıntılı sorular yönelttiğini öne sürdü.
Öte yandan yetkililer, Vance'in bu değerlendirmelerini kendi görüşleri olarak dile getirdiğini, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile Genelkurmay Başkanı Dan Caine'i doğrudan "yanıltıcı bilgi" vermekle itham etmediğini belirtti.
İsrail ordusunun, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'daki saldırıları sürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'e ait bir İHA, Sur kentinin Mecdel Zun beldesinde bir motosikleti hedef aldı.
Saldırıda yaralanan 2 kişinin hastaneye kaldırıldığı bildirildi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin İran limanlarına uyguladığı abluka nedeniyle bir petrol tankerinin geçişini engellediğini açıkladı.
CENTCOM'un X sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, M/T Stream adlı ham petrol tankerinin İran'daki bir limana geçişinin güdümlü füze muhribi USS Rafael Peralta ile engellendiği kaydedildi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Hizbullah'ın dün Lübnan'ın güneyinde İsrail askerlerine düzenlediği saldırıya ilişkin bilgi verildi.
Lübnan'ın güneyinde işgalini genişleten İsrail askerlerine Hizbullah'ın kamikaze dronla saldırı düzenlediği aktarıldı.
Saldırıda 1 İsrail askerinin ağır, diğerinin de hafif yaralandığı belirtildi.
İsrail ordusundan yapılan başka bir açıklamada da Lübnan'ın güneyinde İsrail ordusunun saldırılarını sürdürdüğü bir bölgede "şüpheli bir hava hedefine" müdahale edildiği ifade edildi.
Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine yönelik saldırılar düzenliyor.
İran’ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak ve savaşı sona erdirmek için ABD'ye ilettiği son teklifle ilgili dikkat çeken bir gelişme yaşandı. ABD basınının hükümet kaynaklarına dayandırdığı habere göre; Trump’ın İran’ın teklifini Tahran’ın nükleer programına değinmediği gerekçesiyle beğenmediği iddia edildi. Haberde, bir yetkilinin Trump hakkında "Teklifi pek sevmedi" dediği aktarıldı.
İRAN, ABD’YE YENİ BİR TEKLİF İLETMİŞTİ
İran, nükleer programı ile ilgili müzakerelerin gelecekteki bir tarihte yapılması şartıyla Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak ve savaşı sona erdirmek için ABD'ye yeni bir teklif iletmişti. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt yeni teklifi doğrulayarak, Trump'ın İran’ın teklifini üst düzey ulusal güvenlik danışmanlarıyla görüştüğünü söylemişti. Leavitt, "Başkan’ın bu sabah ulusal güvenlik ekibiyle bir araya geldiğini teyit edebilirim. Toplantı hala devam ediyor olabilir, olmayabilir de. Teklif tartışılıyordu. Başkan’ın İran'a ilişkin kırmızı çizgileri çok net bir şekilde ortaya kondu" ifadelerini kullanmıştı. Leavitt, ABD'nin ablukasını sona erdirmesi karşılığında Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma yönündeki İran önerisine ilişkin "Bunu değerlendirdiklerini söyleyemem. Bir tartışma olduğunu söyleyebilirim" demişti.
Lübnan haber ajansı NNA'ya göre, İsrail savaş uçakları Nebatiye kentine bağlı Doğu Zavter beldesine 3 hava saldırısı düzenledi.
İsrail askerleri Bint Cubeyl ilçesindeki el-Mehniyye Mahallesi'ne ağır silahlarla yoğun şekilde ateş açtı.
Ayrıca, İsrail savaş uçakları Sur kenti ve çevresi üzerinde alçak uçuş yaparken, insansız hava aracı da başkent Beyrut ve Dahiye bölgesi üzerinde görüldü.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusunun üst düzey komuta kademesinin katılımıyla gerçekleşen konferansta, İran ve Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde "çatışmalara dönüş için hazırlıklı ve tetikte olmaya devam ettiklerini" belirtti.
"2026 muhtemelen her cephede çatışma yılı olmaya devam edecek." ifadesini kullanan Zamir, ordunun Gazze Şeridi, Suriye ve Lübnan'daki ileri savunma bölgeleri olarak isimlendirdiği işgalin, "İsrail'in kuzeyindeki yerleşimlerin güvenliği garanti alınana kadar" süreceğinin altını çizdi.
İsrail askerlerinin Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği belde ve köyleri yağmalaması ve Hazreti İsa heykeline yönelik saldırıya da değinen Zamir, son yıllarda ordu disiplininde aşınma olduğunu itiraf etti.
Zamir bir İsrail askerinin Lübnan'ın güneyinde Hazreti İsa heykeline saldırmasının ordusunun değerleriyle çeliştiğini de öne sürdü.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, "Avrupa Birliği'nin (AB) İran'a karşı insanlık dışı yaptırımları asla insan hakları ile ilgili değil. Bu yaptırımlar sıradan İranlıların temel haklarını çiğnemek için tasarlandı. Kimse bu modası geçmiş ahlak tiyatrosunu dikkate almaz." ifadelerini kullandı.
AB'nin İran'a uygulanan yaptırımlar konusundaki duruşunun kendisine itibar kazandırmayacağını söyleyen Bekayi, "Bu yalnızca Avrupa'nın yönetici sınıfının ikiyüzlülüğünü ve çifte standardını daha da görünür hale getirir ve Avrupa'nın utanç verici bir şekilde önemsizliğe doğru inişini hızlandırır." dedi.
Berlin'de Hristiyan Birlik Partilerinin (CDU/CSU) çalıştayına katılan AB Komisyonu Başkanı, burada yaptığı konuşmada, İran'a yaptırımların kaldırılması için henüz erken olduğunu, bu uygulamanın arkasında önemli gerekçelerin bulunduğunu savunmuştu.
Von der Leyen, İran'a uygulanan yaptırımların temel nedenlerinden birinin "insan haklarıyla" ilgili olduğunu ve yaptırımların kaldırılması için İran'da "köklü bir değişim" görülmesi gerektiğini ifade etmişti.

İran, Orta Doğu’daki krizin çözülmesine yönelik ABD’ye yeni bir teklifte bulundu. İran, nükleer programı ile ilgili müzakerelerin gelecekte bir tarihte yapılması şartıyla Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak ve savaşı sona erdirmek için ABD'ye yeni bir teklif gönderdi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt yeni teklifi doğrulayarak, ABD Başkanı Donald Trump'ın bugün İran’ın teklifini üst düzey ulusal güvenlik danışmanlarıyla görüştüğünü söyledi.
KIRMIZI ÇİZGİ UYARISI
Leavitt, "Başkan’ın bu sabah ulusal güvenlik ekibiyle bir araya geldiğini teyit edebilirim. Toplantı hala devam ediyor olabilir, olmayabilir de. Teklif tartışılıyordu. Başkan’ın İran'a ilişkin kırmızı çizgileri çok net bir şekilde ortaya kondu" dedi. ABD'nin ablukasını sona erdirme karşılığında Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma yönündeki İran önerisine ilişkin Leavitt, "Bunu değerlendirdiklerini söyleyemem. Bir tartışma olduğunu söyleyebilirim" dedi.
Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Savunma Bakanı Andrey Belousov, stratejik planlamadan sorumlu İran Savunma Bakan Yardımcısı Reza Talaei-Nik ile Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te görüştü.
Belousov, görüşmede yaptığı konuşmada, İran'la ilgili durumun diplomatik yolla çözümünden yana olduklarını belirterek, "İran'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Kardeş İran halkına ve silahlı kuvvetlerine, tüm tehditlerin üstesinden gelinmesi için metanet ve cesaret diliyorum." dedi.
Rusya'nın durumun çözümü için elinden geleni yapmaya hazır olduğunu dile getiren Belousov, "Moskova ve Tahran, eskiden olduğu gibi her durumda birbirini destekleyecek." ifadesini kullandı.
Pakistan Dışişleri Bakanlığınca, X sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Bakan Muhammed İshak Dar, Kanada, İngiltere ve Mısır dışişleri bakanları ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
Dar, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile yaptığı telefon görüşmesinde, ülkesinin, ABD-İran arası arabuluculuk süreci ve barış için diplomasiye yönelik bağlılığını vurguladı.
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper ile telefon görüşmesinde, Dar, Pakistan'ın "diyalog ve diplomasiyi teşvik ve kolaylaştırıcı çabalarını" bildirdi.
Dar, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile telefonda görüşmesinde, bölgede barış için "sürdürülebilir angajmanın önemine" işaret etti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah'ı gerekçe göstererek Lübnan'a düzenledikleri saldırıların Beyrut yönetimiyle müzakerelerin ilerlemesine yardımcı olacağını iddia etti. Başbakan Netanyahu, İsrail ordusunun düzenlediği konferansta yaptığı konuşmada ateşkese rağmen Lübnan’a düzenledikleri saldırılar ve ABD arabuluculuğundaki müzakerelere ilişkin konuştu.
İsrail ordusunun "güvenlik bölgesinde, güvenlik bölgesinin kuzeyinde ve Litani Nehri'nin kuzeyinde" saldırılar düzenlediğini belirten Netanyahu, Hizbullah’ın füze stoklarının yüzde 10’a indiğini ileri sürdü. Netanyahu, Hizbullah’ın 122 milimetrelik roketleri ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hala İsrail’e tehdit oluşturduğunu iddia etti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 25 Nisan'da orduya Lübnan'a yönelik şiddetli saldırılar düzenlenmesi talimatı vermişti.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki güncel durumu ele almak üzere kurmaylarıyla bir araya geldiğini duyurdu.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yaptırım uygulanan İran hava yollarıyla iş yapanların ABD yaptırımlarına maruz kalabileceğini bildirdi.
Bessent, sosyal medya platformundan konuya ilişkin paylaşımda bulundu. Yaptırım uygulanan İran hava yollarıyla iş yapmanın, "ABD yaptırımlarına maruz kalma riski taşıdığını" belirten Bessent, yabancı hükümetlere, yetki alanlarındaki şirketlerin söz konusu uçaklara jet yakıtı, ikram, iniş ücretleri veya bakım dahil olmak üzere herhangi bir hizmet sunmamasını sağlamak için gerekli tüm adımları atma çağrısında bulundu.
Bessent, ABD Hazine Bakanlığının, "ekonomik öfke" kapsamında İran üzerindeki maksimum baskıyı sürdüreceğini, İran kuruluşlarıyla iş yapılmasını kolaylaştıran ya da doğrudan iş yapan üçüncü taraflara karşı harekete geçmekten çekinmeyeceğini ifade etti.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD ve İsrail’in İran’a karşı eylemlerinden dolayı hayal kırıklığına uğradığını belirterek, "ABD ve İsrail en başından beri bu sorunun birkaç gün içinde çözüleceğini varsaydılar ve şimdi bunun olmadığını kabul etmek zorundayız. Bu yüzden Avrupalılar olarak diplomatik bir çözüm bulunmasına katkıda bulunmak istiyoruz" diye konuştu.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, bir gün içinde iki kez Berlin ile Washington arasındaki gerilimi tırmandıracak sözlerle ABD’ye yönelik sert eleştirilerde bulundu. Pazartesi sabahı ilk olarak Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde bir liseye yaptığı ziyarette öğrencilerin önünde "ABD, İran yönetimi tarafından aşağılanıyor, küçük düşürülüyor" diyen Başbakan Merz bu kez akşam saatlerinde Hristiyan Birlik Partilerinin (CDU/CSU) çalıştayının ardından yine dikkat çekici ifadelerle ABD’yi eleştirdi.
MERZ BİR GÜN İÇİNDE İKİNCİ KEZ ABD’Yİ KAMUOYU ÖNÜNDE ELEŞTİRDİ
Başbakan Merz, ABD ve İsrail’i İran konusundaki tutumları nedeniyle hayal kırıklığında uğradığını belirterek "Evet bu konuda artık hayal kırıklığına uğradım ve bunun nedeni çok basit. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, en başından beri bu sorunun birkaç gün içinde çözüleceğini varsaymışlardı ve bugün anlamamız gereken şey, sorunun çözülmediğidir" dedi.
Başbakan Merz, ABD ile İran arasında yakın gelecekte bir anlaşma beklenemeyeceği öngörüsü ile Avrupalılar olarak diplomatik yollardan bir çözüm bulmaya çalıştıkları ifade etti. Merz, "Bir süre önce Almanya'nın İran'a yönelik diplomatik çabalarının yeniden başladığını belirtmiştim. Bu konuda Amerikan tarafıyla yakın koordinasyon içindeyiz ancak aynı zamanda bu çatışmanın nasıl çözülebileceğine dair kendi Avrupa vizyonumuz fikirlerimiz de var. Umarım bu konuda başarılı oluruz. Ancak emin değilim" değerlendirmesinde bulundu.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yaptırım uygulanan İran hava yollarıyla iş yapanların ABD yaptırımlarına maruz kalabileceğini bildirdi.
Yaptırım uygulanan İran hava yollarıyla iş yapmanın, "ABD yaptırımlarına maruz kalma riski taşıdığını" belirten Bessent, yabancı hükümetlere, yetki alanlarındaki şirketlerin söz konusu uçaklara jet yakıtı, ikram, iniş ücretleri veya bakım dahil olmak üzere herhangi bir hizmet sunmamasını sağlamak için gerekli tüm adımları atma çağrısında bulundu.
Bessent, ABD Hazine Bakanlığının, "ekonomik öfke" kapsamında İran üzerindeki maksimum baskıyı sürdüreceğini, İran kuruluşlarıyla iş yapılmasını kolaylaştıran ya da doğrudan iş yapan üçüncü taraflara karşı harekete geçmekten çekinmeyeceğini ifade etti.