SON DAKİKA… Orta Doğu'yu bir kez daha ateş çemberine dönüştüren ABD/İsrail-İran Savaşı'nda 26 gün geride kaldı. ABD ve İsrail'in ortak saldırılarına misliyle karşılık veren İran, Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt ve Bahreyn olmak üzere pek çok ülkeyi bombaladı. İran'ın füzeleri ile Demir Kubbe delindi İsrail'in pek çok kritik şehri ağır hasar aldı. Savaş nedeniyle dünyada enerji krizi tırmanırken, müzakere konusunda tarafların yaptığı açıklamalar ise kafaları karıştırdı. ABD Başkanı Donald Trump, "Müzakere halindeler ve bir anlaşmaya varmayı çok istiyorlar. İran'ın yüksek lideri olmamı istiyorlar, ama ben istemiyorum" ifadelerini kullandı. İran Dışişleri Bakanı Arakçi ise ateşkes iddialarına kapıyı kapadı: Savaşın kendi şartlarımızlasona ermesini istiyoruz! İşte ABD/İsrail-İran Savaşı'nda dakika dakika yaşananlar...
ABD-İsrail saldırıları altındaki İran'da çeşitli kentler hedef alınırken, Kum kentinde 6 kişinin öldüğü bildirildi.
İran'dan yayın yapan Jamaran haber sitesine göre, Kum Vali Yardımcısı Murtaza Haydari konuya ilişkin açıklama yaptı.
Haydari, ABD-İsrail saldırılarında, Kum kentinin Perdisan bölgesinde 3 konutun hedef alınması sonucu en az 6 kişinin öldüğünü, yaralı sayısının ise henüz belirlenmediğini söyledi.
Öte yandan, İran resmi haber ajansı IRNA'ya konuşan Batı Azerbaycan Eyaleti Kriz Yönetimi Genel Müdürü Hamid Safari, Urumiye kentine düzenlenen saldırıda 4 sivil binanın vurulduğunu, ölü ve yaralıların olduğunu belirtti.
Ayrıca, İran'dan yayın yapan "nournews" haber sitesinde ABD-İsrail'in hava saldırılarında bu gece Tahran, İsfahan, Kaşan, Yezd, Kum, Tebriz ve Ahvaz'ın hedef alındığı ifade edildi.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, Netanyahu güvenlik kabinesi toplantısında İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in "Personel krizine çözüm bulmazsak İsrail ordusu çökecek." sözlerine yanıt verdi.
Netanyahu, Yahudilerce kutsal sayılan Hamursuz (Pesah) Bayramı'ndan sonra zorunlu askerlik yasasını ve hizmet süresinin uzatılmasını gündeme getireceklerini ifade etti.
Dışişleri ve Savunma Komitesi hukuk danışmanının Ultra-Ortodoks Yahudilerin (Haredi) askere alınmasıyla alakalı zorunlu askerlik yasasında gevşeme yapılmasına karşı çıkmasına atıfla Netanyahu, "Onun görevi tavsiyede bulunmak ancak kararları biz veriyoruz." dedi.
Kabine Sekreteri Yossi Fox da Zamir'e Hamursuz Bayramı'nın hemen ardından zorunlu askerlik yasası ile hizmet süresinin uzatılmasını bir arada değerlendireceklerini taahhüt etti.
Öte yandan, İsrail Ordu Sözcüsü Efi Defrin, yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun halihazırda 8 bini muharip olmak üzere 15 bin asker açığı olduğunu kaydetti.
İsrail'de 18 yaşına gelen her erkek 32 ay, kadınlar ise 24 ay zorunlu askerlik hizmeti yapıyor. Ülkede askerlik süresinin 36 aya çıkarılması tartışılıyor.
İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Said İravani, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt'in toprak ve hava sahalarını ABD ve İsrail'in saldırılarında kullandırdıkları gerekçesiyle tepki gösterdi.
Tesnim Haber Ajansı'na göre, İravani, BM Genel Sekreterliği ve Güvenlik Konseyi Başkanlığına BAE, Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt için ayrı ayrı mektup gönderdi.
Mektuplarda, İran Silahlı Kuvvetleri'nin izleme ve değerlendirmelerine dayanarak, "ABD ve İsrail'in BAE, Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt'in toprak ve hava sahasını yasa dışı askeri operasyonlar için kullanmaya devam ettiklerinin tespit edildiği" belirtildi.
Söz konusu ülkelerden yapılan saldırılara ilişkin dokümanın sunulduğu mektuplarda, bu ülkelerin iyi komşuluk ilkesine riayet ederek topraklarının İran aleyhine kullanılmasını önlemeleri talep edildi.
Mektuplarda, komşu ülkelerin egemenliğine saygı ilkesini korumakla birlikte İran'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve siyasi bağımsızlığını savunmak amacıyla meşru müdafaa hakkı dahil olmak üzere tüm tedbirleri alma hakkının saklı tutulduğu kaydedildi.
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye vilayetine gerçekleştirdiği hava saldırısında 2 kişinin yaşamını yitirdiği, 8 kişinin yaralandığı bildirildi.
İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılar sürüyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in Nebatiye'ye bağlı Keferrumman beldesine düzenlediği hava saldırısında 2 kişinin hayatını kaybettiğini, 8 kişinin yaralandığını açıkladı.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta Tahran'a istihbarat konusunda yardım etmediklerini bildirdi.
Lavrov, bir Fransız televizyon kanalına verdiği röportajda, ABD ve İsrail'in saldırıları karşısında Rusya'nın İran'a yardım ettiği yönündeki iddialara açıklık getirdi. İran'ın imzalanan bir devletler arası anlaşma ile Rusya'nın stratejik ortağı olduğunu hatırlatan Lavrov, saldırılar karşısında İran'ı savunmaktan ziyade uluslararası hukuku savunduklarına dikkati çekti. ABD Başkanı Donald Trump'ın uluslararası hukukla ilgilenmediğini, kendi ahlaki ilkeleri ve içgüdüleriyle hareket edeceğini söylemesinin tasvip edilemeyeceğini dile getiren Lavrov, "Rusya, Basra Körfezi ve genel olarak Orta Doğu bölgesindeki tüm sorunları çözmek için diyalog kurulması arzusunu Amerikalılara defalarca iletti. ABD ve müttefikleri oradaki devam eden süreçlere her müdahale ettiklerinde durum giderek daha da vahim hale geliyor." diye konuştu. Müzakereler devam ederken ABD'nin İran'a saldırı başlattığını anımsatan Lavrov, bunun siyasi ve diplomatik süreci yöneten "Amerikalı müzakereciler hakkında soru işareti" doğurmaktan başka bir işe yaramayacağı değerlendirmesinde bulundu. Lavrov, ABD yönetiminin İran lideri ve diğer yöneticileri soğukkanlılıkla öldürmesinden "küstahça ve gururla" bahsetmesinin alaycılıktan başka bir şey olmadığını vurguladı. Bakan Lavrov, hem İran'ın hem de bölgedeki tüm ülkelerin, özellikle de ABD ve İsrail'in başlattığı saldırganlıktan mustarip olan Körfez ülkelerinin çıkarlarını savunduklarını söyledi.
"İRAN'A BELİRLİ TÜRDE ASKERİ ÜRÜNLER TEDARİK ETTİK"
Rusya'nın İran ile yakın ilişkileri olduğunu yineleyen Lavrov, iki ülke arasında askeri ve teknik işbirliği konusunda bir anlaşmanın varlığını hatırlattı. Lavrov, "İran'a belirli türde askeri ürünler tedarik ettik ancak İran'a istihbarat konusunda yardım ettiğimiz suçlamasını kabul edemeyiz." dedi. Orta Doğu'daki Amerikan askeri üslerinin koordinatlarının yaygın olarak bilindiğini dile getiren Lavrov, "Bu gizlenmiyor. Kamuoyuna açık bir bilgi. İran'ın onlara saldırmasına şaşırmadım." ifadelerini kullandı. Bölgedeki ABD askeri üslerinin istihbarat ve uydu verilerini toplamak ve iletmek için kullanıldığını aktaran Lavrov, "Amerikalıların birliklerinin çoğunu bu üslerden tahliye etmeleri boşuna değildi. Bu da ne olacağını bildiklerini gösteriyor. Saldırganlığı başlatarak Arap müttefiklerine ihanet ettiler ve onları hayal kırıklığına uğrattılar." şeklinde konuştu.
Hizbullah, Lübnan'daki İsrail askerleriyle şiddetli çatışmalara girdiklerini, askeri araçları hedef aldıklarını ve İsrail'in kuzeyindeki bölgelere saldırılar düzenlediklerini açıkladı.
Hizbullah'ın Telegram hesabından yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyindeki Kantara beldesinde gün boyu çatışmaların yaşandığı ve İsrail ordusuna ait çok sayıda Merkava tankının hedef alındığı belirtildi. Lübnan'ın güneyinde Ayterun, Marun er-Ras, Nakura, Hıyam ve Dibil beldelerinde de İsrail birliklerine roketlerle saldırı düzenlendiği aktarıldı. İsrail'in kuzeyindeki Malikiye yerleşim yerine 4 kez roketlerle saldırı yapıldığı, Nehariye kenti ile Menara ve Netua yerleşimlerinin hedef alındığı kaydedildi. Akka kentinde İsrail ordusunun eğitim kamplarını içeren Eliakim Üssü ile Tefen Üssü'nün füzelerle hedef alındığı aktarıldı. Hayfa kentine yoğun saldırılar düzenlendiği, kentteki deniz üssü ile Zeev üssünün füzelerle hedef alındığı kaydedildi. Lübnan topraklarındaki İsrail askerleri ile İsrail'in kuzeyindeki bölgelere 70 saldırı düzenlendiği aktarıldı.
HİZBULLAH'IN MERKAVA TANKINI HEDEF ALDIĞI SALDIRIDA 1 İSRAİL ASKERİ ÖLDÜ
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde Aviaad Elchanan Volansky isimli askerin bir tanka ateşlenen tanksavar füzesi sonucu öldüğünü, 7'nci Tugay, 77'nci Tabur'a bağlı 2 subay ve 2 askerin hafif yaralandığını duyurmuştu. Böylece Lübnan'ın güneyinde işgali genişletmek amacıyla düzenlenen saldırılarda ölen İsrail askeri sayısı 4'e yükseldi.
ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran’a yönelik saldırıların 6 Nisan tarihine kadar durdurulduğunu duyurdu. Trump yaptığı açıklamada, “İran Hükümeti'nin talebi üzerine, bu açıklamayı, enerji santrali yıkım sürecini 10 gün süreyle, 6 Nisan 2026 Pazartesi günü Doğu Saatiyle 20:00'ye kadar durdurduğumu bildirmek için kullanıyorum. Görüşmeler devam ediyor ve sahte haber medyası ve diğerlerinin aksine yaptığı hatalı açıklamalara rağmen, görüşmeler çok iyi gidiyor.” İfadelerine yer verildi.
Malezya Başbakanı Enver İbrahim, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a, Malezya'ya ait petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin vermesi nedeniyle teşekkür etti.
Bernama ajansının haberine göre Enver, yerel televizyonda canlı yayınlanan konuşmasında, Malezya petrol tankerleri ile gemilerdeki personelin serbest bırakılması sürecinin devam ettiğini belirtti. Bu kişilerin ülkelerine dönüş yolculuğunu sürdürebileceğini ifade eden Enver, Orta Doğu'daki gerilimi ele almak üzere İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile görüştüğünü aktardı. Enver, Malezya'ya ait petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin vermesi dolayısıyla Pezeşkiyan'a teşekkür etti. İran'ın "defalarca aldatıldığını düşündüğünü ve bağlayıcı anlaşmalar ile güvenlik garantileri olmadan barış girişimlerini kabul etmekte zorlandığını" kaydeden Enver, çatışmaların etkilerinin yayılmasına dikkati çekti. Enver, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan petrol ile doğal gaz arzındaki aksaklıkların Malezya'yı da etkileyebileceğini belirterek, Malezya'nın bölgesel barış çabalarına aktif katkı sunmayı sürdüreceğini ifade etti. Başbakan Enver ayrıca, Filistin ve Gazze meselesinin çözümsüz kalmaya devam ettiğini, bunun bölgedeki insani krizi daha da derinleştirdiğini vurguladı.
Yemen'deki Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, ülkesinin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları karşısında tarafsız olmadığını belirterek, gelişmelere bağlı olarak gerekirse askeri müdahalede bulunabileceklerini söyledi.
Abdulmelik el-Husi, El-Mesira televizyon kanalında Ulusal Direniş Günü dolayısıyla yayımlanan konuşmasında konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran'a yönelik saldırılara değinen Husi, sahadaki gelişmelerin askeri bir tutum gerektirmesi halinde, önceki süreçlerde olduğu gibi buna kararlılıkla karşılık vereceklerini ifade etti. Husi, tutumlarının tarafsızlık olmadığını dile getirerek, bunun İslam ve İslam ümmetine aidiyet çerçevesinde şekillendiğini söyledi. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının küresel ekonomik çıkarlara zarar verdiğini aktaran Husi, söz konusu saldırıların bölgenin güvenlik ve istikrarını da olumsuz etkilediğini belirterek, İran'a yönelik saldırıların gerekçesiz olduğunu vurguladı. Husi, "Bölgedeki gelişmeler son yıllarda açıkça gösteriyor ki, Amerika ve İsrail, Ortadoğu'yu değiştirmek ve Büyük İsrail'i kurmak amacıyla bölgedeki tüm ülkeleri hedef alan Siyonist planı uygulamaya koymak için çalışıyorlar." ifadesini kullandı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Malezya Başbakanı Enver İbrahim, ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı saldırıların ardından bölgede oluşan gerginlik ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü.
Pezeşkiyan, ABD’nin bölge ülkelerindeki üslerini hedef almayı, İran’a yönelik saldırıların kaynağına "doğal bir yanıt" şeklinde nitelendirerek, "Müslüman ülkeler, düşmanların bu konuyu bölgede bölünme yaratmak ve savaş ateşini körüklemek için kullanmasına izin vermemelidir." ifadelerini kullandı.
İran'ın hiçbir zaman nükleer silah edinme amacı gütmediğini ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın bunu doğrulayan çok sayıda raporu olduğunu hatırlatan Pezeşkiyan, İran'ın nükleer silah edindiği iddiasını, "İran halkına ve toprak bütünlüğüne karşı yasadışı ve insanlık dışı saldırganlığı haklı çıkarmak için bir bahane" şeklinde değerlendirdi.
Pezeşkiyan, "Savaşın tamamen sona ermesini, bölgede güvenlik ve barışın sağlanmasını istiyoruz. Kardeş ve Müslüman ülkelerin yardımıyla, düşmanların aradığı felaketten bölgeyi kurtarabileceğimizi umuyoruz." dedi.
Malezya Başbakanı İbrahim, Başbakanlık tarafından önerilen ve Malezya Meclisi tarafından onaylanan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısını kınayan karara değinerek, ülkesinin İran’ın ulusal egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik her türlü saldırıya karşı çıkma ve kınama konusundaki tavrını yineledi.
Orta Doğu’daki gerginliğin artmasından duyduğu endişeyi dile getiren İbrahim, bölgede istikrar ve güvenliğin sağlanması için İslam ülkelerinin diplomatik çabalarının sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
Dünya Bankası Grubu, Orta Doğu'daki çatışmanın yol açtığı krizde ülkelere yardımcı olmak için hızla harekete geçildiğini, hükümetleri, firmaları ve hanehalklarını desteklemek için eldeki tüm araçlardan yararlanılacağını bildirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrole ihtiyacının olmadığını belirterek, "boğazdan menfaati olan ülkelerin harekete geçmeleri gerektiğini" savundu.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, G-7 Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katılmak üzere Fransa'ya hareketinden önce havalimanında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Fransa'da sadece ABD'yi temsil etmek üzere görüşmeler yapacağını ve İran konusunda NATO ülkelerinin daha somut adımlar atması gerektiğini ifade eden Rubio, özellikle Hürmüz Boğazı konusunda dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Rubio, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrole ihtiyacının olmadığını vurgulayarak, "Bizim enerjimizin çok az bir kısmı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Bu konuda büyük menfaati olan ülkeler var, bu yüzden onlar harekete geçip bu sorunu çözmelidir." dedi.
Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının uluslararası hukuka uygun olmadığını savunan Rubio, "İran, küresel deniz taşımacılığını tehdit etmeyi bırakırsa bu durum yarın bile çözülebilir. Bu tehditler, bir skandal ve uluslararası hukukun ihlalidir. Uluslararası hukuka önem veren tüm ülkeler bu konuda bir şeyler yapmalıdır." diye konuştu.
Rubio, İranlılarla yürüttükleri müzakerelerin detaylarına ve kimlerle görüştüklerine girmeyeceğini kaydederek, "Mesajları ileten aracı ülkeler var ve ilerleme kaydedildi. Gördüğünüz gibi somut ilerlemeler kaydedildi. Boğazdan geçen enerji miktarı artıyor, olması gerektiği kadar değil ama bir kısmı arttı." ifadelerini kullandı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Kahraman İran milleti, 25 gece boyunca sokaklardaki varlığınız ve silahlı kuvvetlerin fedakarlıkları, aziz İran için tarihi bir zafer imkanı oluşturmuştur. Hiç kimse İran ve İran halkı için ültimatom belirleyemez. Evlatlarınız, tam zafer sağlanana ve ‘savaş-ateşkes-savaş’ şeklindeki uğursuz döngü kırılana kadar bu fırsatı elden bırakmayacaktır" ifadelerini kullandı.
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, yaptığı açıklamada, yaptırımların İran Devrim Muhafızları Ordusu için gelişmiş teknoloji üretimi ve tedarikine katkı sağlayan İranlı iş insanları ve şirketleri hedef aldığını belirtti.
Anand, bu kapsamda 5 kişi ve 4 kuruluşa ek yaptırım uygulandığını duyurarak, İran'ın silah, insansız hava araçları (İHA) ve teknolojiyi farklı aktörlere transfer etmesinin silahlı çatışmaları körüklediği, devletlerin egemenliğini tehdit ettiğini kaydetti.
srail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, güvenlik kabinesi toplantısında bakanlara uyarılarda bulundu.
İran'a yönelik saldırılarını sürdürürken Lübnan'da da kara işgaline girişen İsrail ordusunun büyük bir personel krizi içerisinde olduğuna dikkati çeken Zamir, "Daha fazla personele ve askere ihtiyacımız var; bir çözüm bulunmazsa ordu kendi içinde çökecek." diye uyardı.
Zamir'in yanı sıra İsrail ordusunun toplantıya katılan diğer üst düzey yetkilileri de "Görev sayısı artarken asker sayısı azalıyor." ifadesini kullandı.
İran ve Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdüren İsrail ordusu yetkilileri, Gazze Şeridi'nin yarısının işgal altında tutulmasına ve işgal altındaki Batı Şeria'da kurulan yeni yerleşimlerin güvenliğinin sağlanmasına dikkati çekerek buna bağlı artan personel ihtiyacına işaret etti.
Ordu yetkilileri, zorunlu askerlik süresinin uzatılmasına ilişkin kararın iptal edildiğini hatırlattı.
Kazakistan Dışişleri Bakanı Yermek Köşerbayev, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Kazakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Köşerbayev ile Erakçi'nin telefon görüşmesinde, Orta Doğu’daki mevcut durumu ele aldıkları ve işbirliğine ilişkin güncel konular hakkında görüş alışverişinde bulundukları bildirildi.
Açıklamada, Kazak Bakan Köşerbayev’in görüşmede, İran’daki gelişmelere ilişkin endişelerini dile getirdiği ve Kazakistan’ın barışçıl müzakereler için Türkistan kentinde platform sağlamaya hazır olduğunu ifade ettiği kaydedildi.
Bunun yanı sıra açıklamada, tarafların ikili ilişkilerdeki güncel konulara ilişkin diyaloğun sürdürülmesi konusunda mutabık kaldıkları aktarıldı.
İsrail ve ABD'nin İran'a karşı başlattığı saldırılar devam ederken, uluslararası şirketler bölge ülkelerinden çalışanlarını geri çekiyor. Fransız enerji devi TotalEnergies, İsrail ve ABD'nin İran'a karşı başlattığı saldırıların ardından Orta Doğu'nun çeşitli bölgelerinden yaklaşık bin 300 çalışanını tahliye etti.
TotalEnergies Genel Müdürü Patrick Pouyanne, söz konusu çalışanların Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Suudi Arabistan ve Irak'tan tahliye edildiğini belirtti. Pouyanne, temel faaliyetlerin sürdürülmesi için sadece sınırlı sayıda yerel çalışan ve yüklenicinin bölgede kaldığını ifade etti.
Lübnan Bakanlar Kurulu, İsrail'in Lübnan'da Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeyi işgal altına alma yönündeki tehditlerini ve altyapıyı hedef alan saldırılarını kınayarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) resmi şikayette bulunacağını bildirdi.
İsrail ordusu, mart başından bu yana saldırılarını yoğunlaştırdığı Lübnan'ın güneyinde işgali genişletmek ve derinleştirmek amacıyla asker takviyesi yaptı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, 162'nci Tümen'e bağlı birliklerin Lübnan'ın güneyine yönelik kara saldırılarına katıldığı bildirildi.
Lübnan'ın güneyinde sözde "tampon bölge oluşturmak" bahanesiyle işgalini genişleten İsrail ordusu, 162'nci Tümen'e bağlı birliklerin, 91'inci ve 36'ncı tümenlerle birlikte Lübnan'ın güneyindeki saldırılara katıldığını açıkladı.
İran’a yönelik ABD-İsrail saldırıları devam ediyor. Patlamaların kentin güneyi ile batısında gerçekleştiği belirtildi.
Şehirde yer yer savaş uçaklarının sesleri duyulmaya devam ederken İran hava savunma sistemlerinin yoğun olarak çalıştığı görüldü.
Lübnan Cumhurbaşkanlığından Avn'ın Baabda Sarayı'nda Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati'yle görüşmesine ilişkin açıklama yapıldı.
Avn, Lübnan'ın müzakereler üzerinden saldırıların durdurulması, İsrail'in Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği noktalardan çekilmesi, silahların devletin tekelinde toplanması ve bunun dışında bir silahlı oluşumun kalmaması ve sınır güvenliğinin sağlanmasını amaçladığını ancak İsrail'in söz konusu müzakere girişime yanıt vermediğini söyledi.
İsrail'in müzakere girişimine yanıt vermemesinin askeri durumu kötüleştirdiğine dikkati çeken Avn, Lübnan halkının çektiği sıkıntıların da arttığını kaydetti.
ABD-İsrail saldırılarının hedefindeki İran’ın başkenti Tahran’da patlamalar meydana geliyor
ABD ve İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü İran, sabah saatlerinden bu yana İsrail'e düzenlediği 10'uncu misillemede başkent Tel Aviv ve çevresini hedef aldı.
İşgal altındaki Doğu Kudüs'te hava savunma sistemlerinin devreye girmesiyle gökyüzünde patlama sesleri duyulurken sirenler çalmadı. İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi İran füzelerinin hava savunma sistemleri tarafından önlendiğini ileri sürerken Kanal 12 televizyonu bazı bölgelere şarapnel düştüğünü kaydetti.
ABD ve İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü İran, sabah saatlerinden bu yana İsrail'e düzenlediği 10'uncu misillemede başkent Tel Aviv ve çevresini hedef aldı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füzelerin ateşlendiği ve hava savunma sistemlerinin İran füzelerini önlemeye çalıştığı bildirildi. İran, sabah saatlerinden itibaren çoğunluğu İsrail'in başkent Tel Aviv'in de bulunduğu merkez bölgesini hedef alan 10 misilleme yaptı. İran'ın bugünkü 10'ncu misillemesinin ardından başta başkent Tel Aviv olmak üzere İsrail'in merkezindeki çok geniş bir alanda ve işgal altındaki Batı Şeria'nın bazı bölgelerinde sirenler çaldı. İşgal altındaki Doğu Kudüs'te hava savunma sistemlerinin devreye girmesiyle gökyüzünde patlama sesleri duyulurken sirenler çalmadı. İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi İran füzelerinin hava savunma sistemleri tarafından önlendiğini ileri sürerken Kanal 12 televizyonu bazı bölgelere şarapnel düştüğünü kaydetti. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, herhangi bir isabet veya yaralanma ihbarı almadıklarını, gerekli görülmesi halinde güncelleme yapılacağını açıkladı.
İsrail, Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı yoğun saldırılarını sürdürüyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 1116'ya, yaralı sayısının ise 3 bin 229'a çıktığını bildirildi. Hayatını kaybedenlerin 121'inin çocuk, 83'ünün kadın olduğu belirtildi. Açıklamada, İsrail saldırılarında 42 sağlık çalışanının hayatını kaybettiği, 119 sağlık çalışanının yaralandığı ifade edildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, dün, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 1094 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.
Irak Dışişleri Bakanlığı, Körfez ülkeleri ve Ürdün’ü hedef alan her türlü saldırıyı kesin bir dille reddettiğini açıkladı.
Irak’ın bölge ve dünya ülkeleriyle karşılıklı saygı ve iş birliğine dayalı ilişkilerin geliştirilmesinin önemine dikkat çekilen açıklamada, ortak güvenlik ve istikrarın sağlanması ile gerilimin düşürülmesi için birlikte çalışılmasının gerektiği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, Irak hükümetinin tüm güvenlik tehditleriyle anayasa ve yasalar çerçevesinde mücadele etmeye devam ettiği belirtildi.
CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, İranlı komutan Tengsiri'nin İsrail'in hava saldırısıyla öldürüldüğü iddialarını yorumladı.
Cooper, "İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Ali Rıza Tengsiri'nin bir İsrail hava saldırısı sonucu hayatını kaybetmesi, bölgeyi daha güvenli hale getirmektedir." ifadesini kullanırken, Tengsiri'nin görevi süresince "ticaret gemilerine saldırı düzenlediğini" ve "sayısız masumu katlettiğini" ileri sürdü.
İranlı komutanın Haziran 2019'da ABD Hazine Bakanlığı tarafından "Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist" ilan edildiğini ve 2024'te ise dron geliştirme faaliyetleriyle bağlantılı ek ikincil yaptırımlar listesine dahil edildiğini aktaran Cooper, ABD-İsrail'in İran'a saldırılarının başlamasından bu yana, "İran donanmasındaki büyük gemilerin yüzde 92'sinin etkisiz hale getirildiğini" öne sürdü.
CENTCOM Komutanı, "Bunun bir sonucu olarak DMO Deniz Kuvvetleri, Orta Doğu'da veya dünya genelinde güç yansıtma kabiliyetini tamamen yitirmiştir. Şimdi ise uzun süreli liderlerini kaybetmeleriyle birlikte geri dönülemez bir çöküş sürecine girmiştir." değerlendirmesinde bulundu.
ABD'ye ait "USS Gerald R. Ford" uçak gemisinin Girit'teki Suda Üssü'nden ayrılarak Hırvatistan'ın Split kentine doğru hareket ettiği bildirildi.
İran'ın gece yarısından bu yana İsrail'e yaptığı 9'ncu dalga misillemenin ardından başta Tel Aviv olmak üzere İsrail'in merkez bölgesinde ve işgal altındaki Batı Şeria'da sirenler çaldı.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Orta Doğu'daki savaş nedeniyle Avrupa'daki NATO müttefiklerine yönelik tehditlere ilişkin, "NATO çok güçlü bir ittifak ve bunu Türkiye'ye yönelen üç füze konusunda gördünüz" dedi.
İsrail'in Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılar devam ediyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail uçakları Lübnan'ın güneyindeki Sultaniye, Kalavay, Doğu Zavtar, Kantara, Deyr Suryan, Hadasa, Şakra, Safad Battih ve Nakura beldelerini hedef aldı.
İsrail ordusu ayrıca Mansuri, Kefre, Yatır, Sırbin ve Hıyam beldelerine topçu saldırıları düzenledi.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, "Bombalarla müzakereye devam edeceğiz. Savaş, başka yöntemlerle yapılan bir müzakeredir" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İran'a sunulan 15 maddelik plana ilişkin, "Çatışmanın barışçıl bir şekilde sona erdirilmesinde rol almak isteyenler bizimle temas kurdu. Dış politika ekibiyle birlikte bir barış anlaşmasının çerçevesini oluşturan 15 maddelik bir eylem planı sunduk. Bu İran’a arabulucu olarak hareket eden Pakistan hükümeti tarafından iletildi" dedi.
Witkoff, "İran’a bir mesaj ilettik; bir kez daha bizim hakkımızda yanlış bir hesabın içine düşmeyin" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump ayrıca, İran'ın ABD'ye 10 tanker petrol hediye ettiğini söyledi.
İran Ordusu Kara Kuvvetleri Komutanı Ali Cihanşahi, ülkesinin "düşmanla yüzleşmeye" hazır olduğunu belirterek, "Kara savaşı düşman için daha tehlikeli ve daha maliyetli olacak." dedi.
Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde, Hizbullah'ın attığı roketlerin İsrail’in kuzeyindeki Nehariye beldesinde 3 bölgeye isabet ettiği aktarıldı.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı'ndan yapılan açıklamada, Nehariye beldesine isabet eden roketler nedeniyle bir kişinin öldüğü, 1 kişinin de ağır yaralandığı duyuruldu.
Açıklamada, şarapnel nedeniyle ağır yaralanan 30'lu yaşlarındaki bir İsrailli'nin öldüğü, 50'li yaşlarındaki durumu ağır bir yaralının ise hastaneye kaldırıldığı kaydedildi.
Basına yansıyan görüntülerde Nehariye beldesinde roketlerin isabet etmesi sonucu birkaç binanın ciddi hasar aldığı ve bazı araçların yandığı görüldü.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise beldeye askeri arama-kurtarma birliklerinin sevk edildiği açıklandı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın füze rampalarının yaklaşık %90'ını ve muhtemelen füzelerinin de yüzde 90'ından fazlasını imha ettiklerini açıkladı.
Trump, "İran benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor. Olanları gören herkes neden anlaşma yapmak istediklerini anlar" dedi.
İran'da başlatılan "İran İçin Vatan Savunucuları" kampanyası ile 12 yaşından büyük "gönüllülere" savaş süresince vatanı savunanlara destek olma çağrısı yapıldı.
İran yönetimi, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi.
Tasnim Haber Ajansı'na konuşan bir kaynak, "İran'ın ABD tarafından sunulan 15 maddelik teklife verdiği yanıt, dün gece arabulucular vasıtasıyla iletildi ve İran karşı tarafın cevabını bekliyor" dedi. Kaynak, İran'ın yanıtında saldırı ve suikastların sona ermesi gerektiğinin vurgulandığını, savaşın yeniden tekrarlanmayacağına dair somut güvenceler talep edildiğini aktardı. Ayrıca savaş zararları ve tazminatların garanti altına alınarak açık şekilde belirlenmesinin ve çatışmaların, bu süreçte yer alan tüm direniş gruplarını kapsayacak şekilde bölge genelinde tamamen sona erdirilmesinin istendiğini ifade etti.
İRAN'IN TALEPLERİ MÜZAKERELERDEN FARKLI
Kaynak, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin doğal ve yasal bir hak olduğunu belirterek karşı tarafın taahhütlerinin uygulanmasına yönelik garantilerin tanınması gerektiğini ifade etti. Söz konusu şartların, ABD ve İsrail'in 28 şubatta düzenlediği saldırılardan birkaç gün önce İsviçre'nin Cenevre kentinde gerçekleştirilen ikinci tur müzakerelerde sunulan taleplerden ayrı olduğunu da vurguladı.
"ABD'NİN MÜZAKERE SÖYLEMİ ALDATMA"
ABD'nin müzakere söylemlerinin İran açısından "üçüncü aldatma projesi" olarak değerlendirildiğini belirten kaynak, Washington'un bu söylemle dünyayı barış yanlısı ve savaşın sona ermesini isteyen bir aktör gibi göstererek yanıltmayı, küresel petrol fiyatlarını düşük tutmayı ve İran'ın güneyine yönelik muhtemel bir kara harekatı için hazırlık amacıyla zaman kazanmayı hedeflediğini öne sürdü. Kaynak, ABD'nin müzakere söylemlerine ilişkin değerlendirmede de bulunarak, "İran, 12 günlük savaştan önce müzakerelerin sonucu ve ABD'nin anlaşmalara bağlılığı konusunda şüphe duyduysa, bu savaştan sonra da Washington'un herhangi bir dönemde müzakere etme niyetine tamamen kuşku duymaktadır. ABD, hem 12 günlük savaşta hem de mevcut süreçte müzakereler sürerken saldırıları başlatmıştır. Bu kez de müzakere iddiası altında yeni bir suç için zemin hazırlamaya çalışmaktadır" ifadelerini kullandı.
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, İsrail'in Lübnan topraklarına yönelik saldırılarını ve kara işgalini kınayarak, bunların durdurulması için yoğun diplomatik temaslar yürüttüklerini söyledi.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının sona erdirilmesi için yoğun çaba yürüttüklerini kaydeden Abdulati, "Bu kapsamda İsrail tarafı, ABD ve Fransa başta olmak üzere uluslararası aktörlerle temas halindeyiz. Fransız ortaklarımızla koordinasyon içinde, gerilimin düşürülmesi, İsrail ihlallerinin durdurulması ve kara operasyonlarının sona erdirilmesi için çalışıyoruz." dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin İsrail ve İran'a yönelik yaklaşımlarına dikkat çekerek, “Çifte standart: İsrail'in suçları meşru görülürken, İran'ın saldırganlara karşı savunması kınanıyor” dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin İsrail ve İran'a yönelik yaklaşımlarına dikkat çekerek, "Çifte standart: İsrail'in suçları meşru görülürken, İran'ın saldırganlara karşı savunması kınanıyor" dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD'nin İsrail ve İran'a yönelik tutumundaki farklılıklara değindi. Arakçi, "ABD, 'güvenlik' iddiaları altında yardımları keserek İsrail'in Gazze ablukasına destek verdi, ancak İran'ı Hürmüz Boğazı'nda kendini savunduğu için kınıyor. Çifte standart: İsrail'in suçları meşru görülürken, İran'ın saldırganlara karşı savunması kınanıyor. Uluslararası hukuk, çıkarlar doğrultusunda kullanılacak bir araç değildir" ifadelerini kullandı.
Tasnim haber ajansı, İran'ın ABD'nin 15 maddelik önerisine resmi olarak yanıt verdiğini bildirdi. Haberde, İran'ın ABD'ye kendi şartlarını sunduğu belirtildi.
İran'ın şartları şu şekilde:
İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliği tanınmalı
İran'a yönelik saldırılar durmalı ve objektif koşullar oluşturulmalı
Hasar ve savaş tazminatı ödemesi garanti altına alınmalı
Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Orta Doğu'daki barış görüşmelerine ilişkin medyada yer alan spekülasyonların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Dar, paylaşımında ABD ile İran arasında dolaylı temasların Pakistan üzerinden iletilen mesajlar aracılığıyla yürütüldüğünü vurgulayarak, "Bu bağlamda ABD, İran'ın üzerinde düşündüğü 15 maddeyi paylaştı." ifadesini kullandı.
Pakistan Dışişleri Bakanı ayrıca "kardeş ülkeler Türkiye ve Mısır dahil diğerlerinin bu girişime destek verdiğine" işaret ederek, Pakistan'ın bölgesel ve küresel istikrarın sağlanmasına yönelik çabalarını sürdüreceğini kaydetti.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile aktif müzakereler yürüttüklerini iddia etmişti. İranlı yetkililer ise Trump'ın iddialarını yalanlamıştı. ABD ve İsrail basını, İranlı ve Amerikalı yetkililerin Pakistan'ın arabuluculuğunda görüşme yapabileceğini öne sürmüştü.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan atıldığı tespit edilen füzelerin önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devrede olduğu bildirildi.
Misilleme tehdidi altındaki bölgelerde cep telefonlarına ön uyarı mesajları gönderilirken halktan sığınaklara girmeleri istendi.
İran'ın sabah saatlerinden bu yana yaptığı 8'inci misilleme nedeniyle "büyük Tel Aviv" olarak bilinen Gush Dan bölgesi ile Kudüs'te sirenler çaldı.
Bölgedeki AA muhabirleri, başkent Tel Aviv ile Kudüs'te önleyici füzelerin ateşlenmesiyle birlikte gökyüzünde peş peşe şiddetli patlamalar duyulduğunu aktardı.
Kanal 12 televizyonu ise önleme sonrası ülkenin orta kesimindeki Modi kentine şarapnel düştüğünü belirtti.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı'ndan olayda yaralanan olup olmadığına ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu.
İranlı müzakerecilerin "çok farklı ve garip" olduklarını ileri süren Trump, "Askeri olarak tamamen yok edildikleri ve geri dönüş şansları sıfır olduğu için bir anlaşma yapmamız için 'yalvarıyorlar' oysa kamuoyuna sadece 'teklifimize baktıklarını' söylüyorlar." ifadesini kullandı.
Trump, çok geç olmadan İran'ın ciddiyetini bir an önce göstermesi gerektiğini, aksi takdirde geri dönüşünün ve hiç hoş olmayacağının altını çizdi.
İsrail basınındaki haberlere göre Savunma Bakanı Yisrael Katz, aralarında Genelkurmay Başkan Yardımcısı Tamir Yadai'nin de bulunduğu üst düzey askeri yetkililerle başkent Tel Aviv'deki komuta merkezinde durum değerlendirmesi yaptı.
Katz, İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Ali Rıza Tengsiri'nin hava saldırısında öldüğünü söyleyerek, İranlı üst düzey yetkililere yönelik suikastların süreceği tehdidinde bulundu.
İranlı yetkililer, Tengsiri'nin hava saldırısında öldüğü iddiasına ilişkin henüz açıklama yapmadı.
İsrail Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İran'a saldırılar sonrası yürütülen aksine lojistik sevkiyatına ilişkin detaylar paylaşıldı.
Açıklamada, 200'den fazla uçak ve gemiyle gerçekleştirilen 8 bin tonluk askeri mühimmat ve silah sevkiyatının stratejik stokları tahkim etme amacı taşıdığı belirtildi.
Savunma Bakanlığı'ndan ayrıca yapılan açıklamada ise yıl başından bu yana yerli savunma sanayisinden 3 milyar dolar üzerinde askeri mühimmat ve silah tedarik edildiği bildirildi.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları esnasında NATO üyesi ülkelerin hiçbir şey yapmadıklarını savunan Trump, "ABD'nin NATO'dan gelecek hiçbir şeye ihtiyacı yok ancak bu çok önemli durumu asla unutmayacak." ifadesini kullandı.
ABD'de yayın yapan Axios haber portalının iki ABD'li yetkili ile bilgi sahibi iki kaynağa dayandırdığı habere göre, ABD ile İran arasındaki görüşmelerde ilerleme kaydedilmemesi halinde "askeri tırmanış" bekleniyor.
İsimleri açıklanmayan kaynaklar, ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), İran'a yönelik "son vuruş" hazırlığında olduğunu belirtti.
Kaynaklar, bu hazırlıklar kapsamında İran'ın stratejik açıdan önemli Hark, Larak, Ebu Musa ve diğer adalarının işgali, Hürmüz Boğazı'nın doğusunda İran petrolünü taşıyan gemilerin ablukaya alınması seçeneklerinin değerlendirildiğini ifade etti.
Haberde, bazı ABD'li yetkililerin "çatışmaları sonlandırmak üzere ezici güç gösterisinin", görüşmelerde ABD'ye daha fazla pazarlık gücü vereceğini düşündükleri aktarıldı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Orta Doğu’daki ABD varlıkları İran tarafından vurulurken Irak ise hem ABD hem de İran yanlılarının hedef aldığı tek ülke konumunda bulunuyor. ABD’nin Irak Büyükelçiliği, İran yanlılarının ABD noktalarını vurduğu Irak’ta devam eden gerginlik nedeniyle ülkedeki vatandaşları için yeni bir güvenlik uyarısı yayınladı. Büyükelçilik açıklamasında, Irak hava sahasında füze, insansız hava aracı ve roket riskinin devam etmesi nedeniyle ABD vatandaşlarının Irak'ı terk etmelerini ve Bağdat'taki büyükelçiliğe veya Erbil'deki başkonsolosluğa gitmemeleri istendi.
Hava sahasının kapalı kalması nedeniyle ülkeden ayrılanların Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Türkiye'ye karayoluyla gitmeleri tavsiye edildi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail ordusunun 2 Mart'ta başlattığı ve ülkenin çeşitli bölgelerini hedef alan saldırıları sonucu yaşamını yitirenlerin sayısının 22 artarak 1094'e, yaralı sayısının ise 153 artarak 3 bin 119'a yükseldiği kaydedildi. Hayatını kaybedenler arasında 121 çocuk, 81 kadın ve 42 sağlık çalışanının bulunduğu aktarıldı.
İngiliz Reuters haber ajansına konuşan Pakistanlı bir yetkili, Pakistan'ın talebinin ardından İsrail'in İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf'ı suikast listesinden çıkardığını ve üst düzey iki ismi saldırılarda hedef almadığını ifade etti. Yetkili, "İsraillilerin koordinatları vardı ve onları ortadan kaldırmak istiyorlardı. ABD'ye eğer onlar da ortadan kaldırılırsa konuşacak başka kimse kalmaz dedik, bu yüzden ABD, İsraillilerden geri adım atmalarını istedi" diye konuştu.
Pakistan yönetimi, ABD ile İran arasında arabuluculuk girişimlerinde bulunurken, muhtemel görüşmelerin de başkent İslamabad'da yapılmasını önermişti.

İsrail basını, İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Ali Rıza Tengsiri'nin hava saldırısında öldüğünü iddia ederken İranlı yetkililer henüz açıklama yapmadı.
Wall Street Journal'ın (WSJ) haberine göre, ismi paylaşılmayan konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklar, Trump'ın yakınındaki yetkililere İran'a saldırıların son aşamalarında olduğunu söylediğini aktardı.
Kaynaklar, Trump'ın, İran'a saldırılar nedeniyle ülke içindeki yaklaşan ara seçimler, düzensiz göçmenler gibi konulardan dikkatinin dağıldığını düşündüğünü belirtti. ABD Başkanı'nın İsrail ile İran'a yönelik saldırılar ve İran'ın misillemelerle gelişen süreçte daha önce belirtilen 4 ila 6 haftalık plana uyulması talimatı verdiğini ifade eden kaynaklar, Trump'ın savaşı "hızla, gelecek haftalarda bitirmeyi" istediğini yakınındaki yetkililere söylediğini ileri sürdü. Öte yandan, kaynaklar, Trump'ın, ABD'nin İran'ın petrolünün bir kısmına erişim sağlamasını varılacak herhangi bir anlaşmanın parçası yapma fikrini danışmanlarına sunduğunu ancak bu konuda henüz bir plan olmadığını iddia etti.
Kaynaklar, Trump'ın saldırılar konusundaki kararlarını tahmin etmenin zor olduğunu belirtti.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, New York'taki BM Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. Guterres, “Aradan üç haftadan fazla bir süre geçmişken, bu savaş artık kontrolden çıkmış durumda. Çatışma, liderlerin bile hayal edilebilir sınırları içinde gördüğü eşikleri aşmış bulunuyor” dedi.
Dünyanın derin bir küresel ekonomik şokun eşiğinde olduğunu belirten Guterres, diyalog ve barışa yönelik bir dizi girişimin devam ettiğini söyledi. Guterres, “ABD ve İsrail'e mesajım şudur: Savaşı sona erdirmenin tam zamanıdır, zira insani ıstırap derinleşmekte, sivil kayıplar artmakta ve savaşın küresel ekonomik etkisi giderek daha yıkıcı bir hal almaktadır. İran'a mesajım ise komşularına yönelik saldırılarına son vermesidir. Güvenlik Konseyi bu saldırıları kınamış ve derhal sona erdirilmelerini talep etmiştir” ifadelerini kullandı.
Guterres, Lübnan'daki insani duruma da değinerek, “Hizbullah, İsrail'e yönelik saldırılarını durdurmalıdır. İsrail ise Lübnan'da, en ağır darbeyi sivillere vuran askeri operasyonlarına ve saldırılarına son vermelidir. Gazze modeli, Lübnan'da asla tekrarlanmamalıdır” diye konuştu.
Savaşın çözüm olmadığını dile getiren Guterres, “Bu felaketten bir çıkış yoluna ihtiyacımız var. Çıkış yolu diplomasidir. Uluslararası hukuka tam saygı, çıkış yoludur. Barış, çıkış yoludur” değerlendirmesinde bulundu.
CENTCOM'un sosyal medya platformundaki hesabından, CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper'ın İran'a yönelik saldırılardaki son duruma ilişkin görüntülü mesajı paylaşıldı. "Operasyonun" 4. haftasında olduklarına işaret eden Cooper, askeri hedeflerini gerçekleştirme noktasında planın gerisinde kalmadan hatta ilerisinde olacak şekilde yol aldıklarını söyledi.
Cooper, ABD güçlerinin 10 binden fazla askeri hedefi vurduğunu belirterek, "Doğrusu, İran'a ait 10 bininci hedefi yalnızca birkaç saat önce vurduk." dedi. İran savaş gemilerinin on yıllardır bölgesel sularda dolaşarak küresel deniz ticaretini tehdit ettiğini ileri süren Cooper, o günlerin geride kaldığını çünkü İran donanmasının en büyük gemilerinin yüzde 92'sini yok ettiklerini dile getirdi.
Bu gemilerin artık denize açılmadığını öne süren Cooper, "Benim operasyonel değerlendirmeme göre, artık bölgede dünya genelinde deniz gücü ve etkisini anlamlı şekilde sergileme yeteneğini yitirmiş durumdalar." diye konuştu.
Cooper, İran'ın insansız hava aracı (İHA) ve füze fırlatma oranlarının yüzde 90'ın üzerinde azaldığını, bunun da "İran'ın ABD güçleri ve bölgesel komşulara saldırı yeteneğinin önemli ölçüde azalması" anlamına geldiğini kaydetti.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, düzenlediği basın toplantısında, ABD-İran müzakerelerine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı. ABD ile İran arasında görüşmelerin sürdüğünü belirten Leavitt, ABD'nin bir yandan müzakerelere devam ederken diğer yandan askeri seçeneklerini hazır tutmaya devam ettiğini bildirdi. Leavitt, "Başkan Donald Trump’ın tercihi her zaman barıştır. Ancak İran, askeri açıdan mağlup oldukları gerçeğini kabul etmezse, Başkan Trump onların şimdiye kadar hiç olmadığı kadar sert şekilde vurulduklarından emin olacaktır” ifadelerini kullandı.
Trump'ın İran'a yönelik açıklamalarının ‘blöf’ olmadığını söyleyen Leavitt, “Trump, İran’a ‘cehennemi' yaşatmaya hazır” diye konuştu.
Sözcü Leavitt, ABD askerlerinin İran'a gönderilmesi konusunda yönetimin Kongre onayına ihtiyacı olup olmadığı sorusuna, “Bildiğiniz gibi Kongre’den resmi bir yetki alınması gerekmiyor, çünkü şu anda İran’da büyük çaplı operasyonlar yürütüyoruz” yanıtını verdi.
Askeri operasyonun 4-6 hafta arasında sürmesi beklenen bir planlama olduğunu aktaran Leavitt, bu takvimin çok önünde olduklarını ve İran ordusunu ciddi şekilde zayıflattıklarını öne sürdü.
Leavitt, Hürmüz Boğazı'nın yeniden gemi trafiğine açılmasına ilişkin ise ABD'nin adım attığını ve bazı hazırlıklar yaptığını vurgulayarak, bu konuda detaylara girmeyeceğini kaydetti.
İran'ın yeni misillemesinin ardından başta Tel Aviv olmak üzere İsrail'in birçok bölgesinde sirenler çaldı.
ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürerken, İngiltere merkezli Financial Times (FT) gazetesi çarpıcı bir iddiayı gündeme taşıdı. Batılı istihbarat kaynaklarına dayandırılan habere göre; Rusya’nın bu ay itibarıyla İran'a İHA sevkiyatına başladığı bildirildi. İHA'ların yanı sıra gıda ve tıbbi malzemeleri de içeren sevkiyatın aşamalı olarak gerçekleştirildiği ve bu ay sonunda tamamlanmasının beklendiği kaydedildi. Moskova’nın Tahran’a daha önce istihbarat desteği ve uydu görüntüleri sağladığı hatırlatılarak, silah desteğinin ise 28 Şubat’ta başlayan savaşın başından bu yana ilk olduğu vurgulandı.
"İRAN’IN ASKERİ KAPASİTESİNİ GÜÇLENDİRMEYİ AMAÇLIYOR"
Rusya'nın, Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş için 2023 yılından bu yana İran tasarımı İHA'lar ürettiği hatırlatılan haberde, Moskova'dan Tahran'a yapılan bu son sevkiyatın İran'ın askeri kapasitesini güçlendirmeyi ve rejimi istikrara kavuşturmayı amaçladığı öne sürüldü. İsrail'in son dönemde Hazar Denizi'ndeki İran hedeflerine düzenlediği saldırıların da Rusya ile İran arasındaki bu askeri ve lojistik transferleri sekteye uğratmayı amaçladığı iddia edildi.
"DOĞRU OLAN TEK ŞEY İRAN’LA DİYALOĞU SÜRDÜRDÜĞÜMÜZ"
Rusya yönetiminin söz konusu iddiayla ilgili yanıtına da yer verilen haberde, bir Kremlin sözcüsünün "Şu anda ortalıkta dolaşan pek çok asılsız haber var. Doğru olan tek şey ise, İran yönetimiyle diyaloğumuzu sürdürdüğümüzdür" dediği aktarıldı.
iran'dan yayın yapan Hemşehri haber sitesi, ismi açıklanmayan İranlı yetkilinin konuya ilişkin değerlendirmelerini aktardı.
Açıklamada, "Düşmanca bir adım atılması halinde Kuveyt-Suudi Arabistan ortak petrol bölgesi, Vefre ve Burgan petrol sahaları, El-Zor ve Şuaybe enerji santralleri ile diğer stratejik altyapılar misilleme hedefleri listesinde yer alıyor." ifadeleri kullanıldı.
Bu çerçevede, ABD veya İsrail'den gelebilecek herhangi bir stratejik saldırıya karşı İran'ın karşılık vermeye hazır olduğu savunuldu.
ABD Başkanı Donald Trump, Ulusal Cumhuriyetçi Kongre Komitesi tarafından düzenlenen bir bağış toplama etkinliğinde yaptığı konuşmada, İran’a karşı yürütülen savaşla ilgili açıklamalarda bulundu. İran’a karşı açık şekilde kazandıklarını belirten Trump, "İran'a Ortadoğu'da yaptığımız gibi bir şey daha önce hiç görülmedi" değerlendirmesinde bulundu.
İran’ın ABD ile müzakere halinde olduğu iddiasını yineleyen Trump, "Müzakere halindeler ve bir anlaşmaya varmayı çok istiyorlar. Ama bunu söylemekten korkuyorlar. Çünkü, kendi halkları tarafından öldürülmekten korkuyorlar. Ayrıca bizim tarafımızdan öldürülmekten de korkuyorlar" dedi.
"İRAN’IN YÜKSEK LİDERİ OLMAMI İSTİYORLAR, AMA BEN İSTEMİYORUM"
Bazı kesimlerin kendisini İran’ın yüksek lideri yapmak istediğini öne süren Trump, "Ben istemiyorum. Söylediklerine bakın. Çok açık bir şekilde duyuyoruz ki; 'Sizi bir sonraki yüksek lider yapmak istiyoruz' Hayır, teşekkür ederim. İstemiyorum" diye konuştu. ABD’nin İran’ı yıkıp geçtiğini iddia eden Trump, " 'Savaş' kelimesini kullanmayacağım. Çünkü, 'Savaş kelimesini kullanırsanız, bu belki de iyi bir şey olmaz' diyorlar. Savaş kelimesini sevmiyorlar, çünkü onay almanız gerekiyor. Bu yüzden 'askeri operasyon' kelimesini kullanacağım, ki bu aslında tam olarak bu. Buna askeri yıkım deniyor" şeklinde konuştu. Trump ayrıca, 2024 seçimlerini Demokratların kazanmış olması halinde, İran’ın şu anda nükleer silahlara sahip olacağını savundu.
İran'dan yayın yapan Jamaran haber sitesine göre, İsfahan'da şiddetli patlamalar meydana geldi.
Bu gece Basra Körfezi yakınlarındaki Fars eyaletine bağlı Lamerd ilçesindeki "Uluslararası Lamerd Şuheda Havalimanı" ve Şiraz kenti de ABD-İsrail saldırılarının hedefi olmuştu.
Devrim Muhafızları Ordusuna yakınlığıyla bilinen Fars Haber Ajansı, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu.
Şu ana kadar MQ-9, Hermes 900, Hermes 450, Orbiter-4 ve Lucas tipi 131 insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğü iddia edildi.
Seyir füzelerinden AGM-158 JASSM ve Tomahawk tipi 56 füzenin vurulduğu belirtilirken, F-15, F-16, F-18 ve F-35 tipi 7 savaş uçağının hava savunma sistemi tarafından hedef alındığı ileri sürüldü. Yakıt ikmal uçaklarından KC-135 tipi 7 uçağın ve 1 helikopterin de hedef alınan askeri unsurlar arasında olduğu iddia edildi. ABD ve İsrail tarafından söz konusu iddialara ilişkin henüz açıklama yapılmadı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, İran’a karşı yürütülen Epic Fury Operasyonu (Destansı Öfke Operasyonu) ile ilgili son bilgileri yayınladığı video mesajla kamuoyu ile paylaştı. Operasyonun dördüncü haftasında daha önce planlanan askeri hedeflerin ilerisinde olduklarını belirten Cooper, "Sadece birkaç saat önce 10 bininci İran hedefini vurduk. Ve başardıklarımızı müttefikimiz İsrail’in başarılarıyla birleştirirsek, bu binlerce hedef daha anlamına geliyor. Bu da birlikte daha güçlü olduğumuzu açıkça gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu.
"İRAN ARTIK DENİZE AÇILAMIYOR"
İran’a yapılan hassas ABD saldırılarının Tahran rejiminin hava savunmasını etkisiz hale getirdiğini aktaran Cooper, "On yıllardır İran savaş gemileri bölge sularında dolaşarak küresel deniz taşımacılığını tehdit ve taciz etti. Ancak o günler geride kaldı. Çünkü şu anda İran Donanması'nın en büyük gemilerinin yüzde 92'sini imha etmiş durumdayız. Artık denize açılamıyorlar. Benim operasyonel değerlendirmem odur ki, artık bölgede ve dünya çapında anlamlı bir şekilde deniz gücü ve nüfusu yansıtma yeteneklerini kaybettiler" şeklinde konuştu.
"İHA VE FÜZE FIRLATMA ORANLARI YÜZDE 90’DAN FAZLA DÜŞTÜ"
İran'ın İHA ve füze fırlatma oranlarının yüzde 90'dan fazla düştüğünü kaydeden Cooper, "Bu da Amerikan kuvvetlerine ve ülkemizin bölgedeki komşularına saldırma yeteneklerinin büyük ölçüde azaldığı anlamına geliyor. Sadece İran'ın deniz, İHA ve füze kapasitesini önemli ölçüde zayıflatmakla kalmadık, rejimin bunları yeniden inşa etme yeteneğini de ortadan kaldırdık" diye konuştu.
"BİZİM SAVAŞ KABİLİYETİMİZ ARTARKEN, İRAN'IN AZALIYOR"
Cooper, Destansı Öfke Operasyonu öncesinde İran’ın sadece savaş gemileri, füzeler ve saldırı İHA'ları üretmediğini, aynı zamanda bu teknolojileri bölgesel ve küresel kötü aktörlere yaymak için çaba gösterdiğini hatırlattı. İran’ın bu çabalarına da büyük bir darbe indirdiklerinin altını çizen Cooper, "Bugün, İran'ın füze, İHA ve donanma üretim tesisleri ile tersanelerinin üçte ikisinden fazlasına hasar verdik veya imha ettik. Ancak henüz işimiz bitmedi. İran'ın daha geniş çaplı askeri üretim aygıtlarını tamamen ortadan kaldırma yolunda ilerliyoruz. Bu nedenle operasyonel değerlendirmem, ABD'nin savaş kabiliyeti artmaya devam ederken İran'ın savaş kabiliyetinin azaldığı yönündedir" ifadelerini kullandı.
COOPER’DAN B-52 BOMBARDIMAN UÇAKLARININ KAPASİTESİNE VURGU
ABD kuvvetlerinin şu ana kadar 10 binden fazla uçuş gerçekleştirerek İran semalarında hava üstünlüğü sağladığını söyleyen Cooper, "Son bilgilendirmede de bahsettiğim gibi, yakıt ikmal tankerleri menzilimizi artırıyor. Avcı ve bombardıman uçakları ise birincil hedeflerimize karşı hassas saldırılar gerçekleştiriyor. İran'a yönelik yüksek hacimli saldırılar gerçekleştiren ve havadaki eşsiz üstünlüğümüzü sergileyen B-52 bombardıman uçaklarının gücünün altını çizmek isterim. Şu an göklerdeki sekseninci yılında olan B-52 bombardıman uçaklarımız, her bir görevde yaklaşık 32 tona varan mühimmatla İran'a yönelik saldırılar gerçekleştiriyor" bilgisini paylaştı. Cooper, hiçbir görevin ABD kuvvetleri için çok zor olmadığını vurgulayarak, tüm askeri personele teşekkür etti.
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığının sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, ülkenin doğusunda 12 İHA saldırısının engellendiği belirtildi.
Peş peşe yapılan açıklamalarda, tüm saldırıların doğu bölgesine yönelik yapıldığına vurgu yapılarak, İHA'ların savunma sistemlerince imha edildiği kaydedildi. Açıklamalarda, saldırıların kaynağına ilişkin bir bilgiye yer verilmedi.
BAE Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada da hava savunma sistemlerinin İran kaynaklı füze ve İHA saldırılarını önlemeye çalıştığı belirtildi.
Açıklamada, ülkenin çeşitli bölgelerinde duyulan patlama seslerinin, hava savunma sistemlerinin balistik füzeleri engellemesi ve savaş uçaklarının İHA'ları engellemesi sonucu oluştuğu vurgulandı. Öte yandan Bahreyn İçişleri Bakanlığı ise ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İran kaynaklı saldırı nedeniyle el-Muharrak kentindeki bir tesiste yangın çıktığı belirtildi.
Açıklamada, tesisin mahiyetine ilişkin bilgi verilmezken, yangının can kaybı yaşanmadan kontrol altına alındığı kaydedildi.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) ABD’ye ait bir F-18 savaş uçağının düşürüldüğü yönündeki iddiasını yalanladı. CENTCOM’dan yapılan açıklamada, DMO’nun ABD jetini yeni gelişmiş hava savunma sistemlerini kullanarak, Chabahar üzerinde düşürdüğünü iddia ettiği hatırlatılarak, "İran tarafından hiçbir ABD savaş uçağı düşürülmemiştir" denildi.
İRAN, F-18 SAVAŞ UÇAĞININ DÜŞÜRÜLDÜĞÜNÜ DUYURMUŞTU
DMO, ABD ordusuna ait bir F-18 savaş uçağının İran’ın Chabahar şehri üzerinde düşürüldüğünü açıklamıştı. Resmi İran basını ise düşen uçağa ait olduğu iddia edilen görüntüler yayınlamıştı.
İranlı İşçiler Haber Ajansına göre, Lamerd Kaymakamı Ali Alizade konuya ilişkin açıklama yaptı.
Alizade, "ABD-İsrail saldırılarında Uluslararası Lamerd Şuheda Havalimanı pistinin bir kısmı vuruldu." bilgisini verdi.
İranlı yetkili, olayda can kaybı yaşanmadığını kaydetti. Öte yandan gece saatlerinde Fars eyaletinin merkez şehri Şiraz'da da art arda patlama seslerinin duyulduğu belirtildi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın, Savunma Bakanlığına İran'ın enerji altyapısına yönelik saldırıları durdurma talimatı verdiğine dikkati çekilen açıklamada, buna rağmen Buşehr Nükleer Enerji Santrali'nin yakınına tehlikeli saldırı düzenlendiği belirtildi.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Bu pervasız ve sorumsuz yaklaşımdan dolayı kızgınız. Saldırganların, İran sivil halkı arasında çok sayıda can kaybına yol açan suç içerikli eylemlerini gizlemek ve haklı çıkarmak için bölgede büyük ölçekli nükleer felaket yaratmaya çalıştıkları izlenimi oluşuyor. Washington ve Batı Kudüs, Buşehr Nükleer Enerji Santrali'ne yönelik saldırıların geri dönüşü olmayan insani ve çevresel sonuçlara yol açacağını anlamalı."
Rus uzmanlar dahil santraldeki personelin hayatının tehlikede olduğu belirtilen açıklamada, bunun kesinlikle kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Açıklamada, ABD ile İsrail'e saldırıları durdurma çağrısı yapılarak, "İran'a gerekçesiz, pervasızca ve sorumsuzca saldıranların, aklını başına almalarını, İran'ın nükleer enerji altyapısına yönelik saldırılar dahil sebepsiz saldırganlıklarına son vermelerini talep ediyoruz. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ve Birleşmiş Milletler'den (BM) bu konuda net tepki göstermelerini ve kararlı adımlar atmalarını bekliyoruz." ifadeleri yer aldı.
|
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, devlet televizyonunda katıldığı programda ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, savaşın seyri ve Hürmüz Boğazı'nın durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arakçi, bölge ülkelerinin hava sahalarının İran'a karşı kullanılacağını öngörmediklerini belirterek, "Komşu ülkelerin hava sahasının İran'a karşı kullanılacağını öngörmüyorduk. Ancak sahada bunun gerçekleştiğini gördük. Bu durumun söz konusu ülkelerin bilgisi ya da iradesi dışında olduğunu söylemek mümkün değil, aksine bu yönde bazı bulgular bulunuyor. Bölgede bulunan ABD üsleri de kullanılmayacağı yönündeki açıklamalara rağmen İran'a yönelik operasyonlarda kullanıldı. ABD güçlerine hem üs içinde hem de dışında çeşitli destekler sağlandı ve hava sahaları kullanıma açıldı. Bu durum, ilgili ülkeler tarafından da farklı şekillerde kabul ediliyor" dedi.
|