Son dakika haberi: ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşması sonrasında Pakistan arabuluculuğunda yapılan görüşmelerde sonuç çıkmayınca ABD, 13 Nisan'da İran'a deniz ablukası uygulama kararı almış ve Hürmüz Boğazı'na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başlamıştı.
İran, 17 Nisan'da Lübnan'da ateşkes sağlanması üzerine ateşkes süresince Hürmüz Boğazı'nın İran donanması ile koordinasyon halinde olmak şartıyla ticari gemi geçişine açık olduğunu duyurmuş ancak ABD'nin deniz ablukasına devam edeceğini duyurması üzerine boğazdan geçişlere yeniden kısıtlamalar getirdiğini açıklamıştı.
Öte yandan ABD Başkanı Trump, yaptığı yeni açıklamada "İran yenildi ve artık bir ordusu, lideri ve savunması yok. Şimdi çekilirsek İran'ın inşası için 20 yıla ihtiyacı olacak ancak hedeflerimizi henüz tamamlamadık." dedi.
İran ordusu, ülkenin güneybatısında "düşmana" ait bir insansız hava aracının (İHA) hava savunma sistemleri tarafından imha edildiğini duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın savaşın sonlandırılmasına yönelik ABD'nin teklifine verdiği cevaba ilişkin, "İran'ın sözde ‘temsilcilerinden’ gelen cevabı okudum. Hiç hoşuma gitmedi. Kesinlikle kabul edilemez" dedi.
İran'ın, saldırıların sonlandırılması için ABD'nin önerdiği taslağa yanıtını arabuluculara iletmesinin ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ABD Başkanı Donald Trump ile görüşeceği bildirildi.
İran lideri Mücteba Hamaney’in sosyal medya hesabından Basra Körfezi'ne ilişkin “Yeni bölgesel düzenin habercisi” başlığıyla 10 maddelik açıklama yayımlandı.
Lübnan'daki Hizbullah, İsrail ordusuna ait bir Demir Kubbe hava savunma sistemine ait füze rampasını FPV insansız hava aracıyla hedef aldığı görüntüleri yayımladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile telefonda görüştü.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan'ın Mısırlı mevkidaşı Abdulati ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran ve ABD arasındaki müzakere süreciyle ilgili gelişmeler değerlendirildi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'ın hala ülkeden "çıkarılması gereken" zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğunu ve daha yapacak işleri bulunduğunu ileri sürerek savaşın henüz bitmediğini söyledi.
İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunun ülkeden çıkarılması ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sona erdirilmesi gerektiğini savunan Netanyahu, bunun nasıl yapılacağı sorusunu "Oraya girip çıkaracaksınız." şeklinde yanıtladı.
Netanyahu, uranyumun Tahran ile anlaşma olsun ya da olmasın fiziksel olarak çıkarılabileceğini ve ABD'nin her iki seçeneği de desteklediğini iddia etti.
ABD Başkanı Donald Trump: "İran 47 yıldır ABD ve dünyanın geri kalanıyla oyunlar oynuyor. İran şimdi yine büyük olan ülkemize gülüyor ama artık gülemeyecek."
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumun bulunduğu tesisi gözetim altında tuttuklarını belirterek, söz konusu tesise herhangi bir erişim girişimi halinde askeri müdahalede bulunacakları tehdidinde bulundu.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, İngiltere ve Fransa’nın Hürmüz Boğazı’na savaş gemisi gönderme hazırlığına ilişkin, "Hürmüz Boğazı’nın güvenliği yalnızca İran tarafından sağlanmaktadır" dedi.
Garibabadi, bölge dışı ülkelerin Hürmüz Boğazı’nı koruma iddiasıyla bölgeye savaş gemisi göndermesinin krizi tırmandıracağı ve bölgenin askerileşmesine neden olacağı uyarısında bulunarak, "Hürmüz Boğazı’nın güvenliği yalnızca İran tarafından sağlanmaktadır." ifadesini kullandı.
Hürmüz Boğazı’nın bölge dışı ülkelerin ortak malı olmadığını belirten Garibabadi, İran Silahlı Kuvvetleri’nin Hürmüz Boğazı’nda savaş gemisi bulundurma girişimlerine karşılık vereceği uyarısında bulundu.
Fransa ve İngiltere savaş sonrası seyrüsefer güvenliğini sağlamak için bölgedeki gemilere eskortluk edecek savunma amaçlı bir misyon kuracaklarını açıklamıştı.
İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri'nin kuzeyinde yer alan 3 belde için halkı göçe zorlayarak saldırı tehdidinde bulundu.
Hizbullah, İsrail'in ateşkes ihlallerine misilleme olarak Lübnan'ın güneyindeki işgal altındaki bölgelerde İsrail askerlerini ve askeri hedefleri hedef aldığını açıkladı.
Irak, ülkede İsrail’e ait askeri bir üs bulunduğu iddialarının ardından yapılan denetimler sonucunda ülkede "izinsiz yabancı askeri güç ve teçhizat" bulunmadığını bildirdi.
İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda can kaybı 51 artarak 2 bin 846'ya yükseldi
ABD Başkanı Trump: "İran yenildi ve artık bir ordusu, lideri ve savunması yok. Şimdi çekilirsek İran'ın inşası için 20 yıla ihtiyacu olacak ancak hedeflerimizi henüz tamamlamadık."
İran Petrol Terminalleri Şirketi, geçtiğimiz hafta uydu görüntülerine dayandırılarak İran'ın ana petrol ihracat merkezi olan Hark Adası'nın batısında petrol sızıntısı olduğuna dair çıkan haberlere ilişkin açıklamada bulundu.
Şirket, haberleri yalanlayarak, ekiplerin haberlerin ardından harekete geçerek ek saha denetimleri ve laboratuvar testleri yaptığını, depolama tankları, boru hatları, yükleme tesisleri veya adanın yakınında faaliyet gösteren tankerlerde herhangi bir sızıntı olmadığını açıkladı.
Şirket ayrıca, Deniz Acil Durum Karşılıklı Yardım Merkezi'nin (MEMAC) de bölgede sızıntı belirtisi olmadığını bildirdiğini aktardı.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından elde edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran ve ABD arasında süren barış müzakerelerindeki son durum değerlendirildi.

İran'ın, saldırıların sonlandırılması için ABD’nin önerdiği taslak tasarıya yanıtını arabuluculara ilettiği belirtildi.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, İran, ABD’nin saldırıların sonlandırılması için önermiş olduğu metne cevabını arabuluculara gönderdi.
İran'ın ilettiği cevapta, odak noktasının savaşın sonlandırılması olduğu belirtildi.

İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, savaş sürecinde verilen talimatların düşmanların hedeflerine ulaşmasını engellediğini belirterek, düşmanlara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi amacıyla silahlı kuvvetlere yeni talimatlar verdi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Ali Abdullahi, İran Dini Lideri Mücteba Hamaney ile bir araya geldi. Görüşmede, İran ordusu, DMO, emniyet ve güvenlik birimleri, sınır güçleri, Savunma Bakanlığı ile Besic güçlerinin hazırlık durumuna ilişkin kapsamlı bir rapor sunuldu. Abdullahi görüşmede, İran Silahlı Kuvvetleri’nin ABD ve İsrail’in girişimlerine karşı savunma ve saldırı kapasitesi açısından yüksek hazırlık seviyesinde bulunduğunu belirterek, "Herhangi bir stratejik hata, saldırı veya düşmanca girişime hızlı, sert ve güçlü şekilde karşılık verilecektir" dedi.
"SON NEFESİMİZE KADAR SAVUNACAĞIZ"
Abdullahi, silahlı kuvvetler adına Dini Lider Hamaney’e hitaben yaptığı konuşmada, "Yüce Lider’in emirlerine tam bağlılıkla, canımız pahasına ve son nefesimize kadar İslam Devrimi’nin ideallerini, İran’ın egemenliğini, milli çıkarlarını ve onurlu İran halkını savunacağız. Düşmanları saldırgan niyetlerinden pişman edeceğiz" ifadelerini kullandı.
HAMANEY’DEN YENİ TALİMATLAR
Görüşmede, Hamaney ise silahlı kuvvetlere çalışmalarından dolayı teşekkür ederek, savaş sürecinde alınan tedbirlerin önemli zaferler getirdiğini ve düşmanların hedeflerine ulaşmasını engellediğini belirtti. Hamaney’in ayrıca, mücadelelerin sürdürülmesi ve düşmanlara karşı kararlı şekilde karşı koyulması amacıyla yeni talimatlar verdiği aktarıldı.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı, hava savunma sistemlerinin İran'dan gönderilen 2 insansız hava aracına (İHA) müdahale ettiğini duyurdu.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, İran'dan gönderilen 2 İHA'nın hava savunma sistemlerince etkisiz hale getirildiği ifade edildi.
Açıklamada, İran saldırılarının başladığı günden bu yana BAE hava savunma sistemlerinin 551 balistik füze, 29 seyir füzesi ve 2 bin 265 İHA'yı engellediği kaydedildi.
Son saatlerde ise herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı belirtildi.
Bakanlığın açıklamasında, ülkenin güvenliğini tehdit eden her türlü girişime karşı tam hazırlık ve yüksek teyakkuz halinde olunduğu, ülkenin egemenliği, güvenliği ve istikrarını korumak için gerekli tüm tedbirlerin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.

Kuveyt ordusu, ülke hava sahasına giren insansız hava araçlarına (İHA) müdahale edildiğini duyurdu. Kuveyt ordusunun ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.
Kuveyt ordusunun ülke hava sahasına giren "düşman" İHA'laram müdahalede bulunduğu belirtildi.
İHA'ların kaynağına ve sayısına ilişkin bilgi verilmezken, silahlı kuvvetlerin ülkenin güvenliğini sağlamak için daima hazır olduğu ifade edildi.

İran Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Şehram İrani, hafif denizaltıların Hürmüz Boğazı altında olası tehlike ve tehditlere karşı hazır beklediğini söyledi.
İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre İrani, ülkenin deniz gücüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hafif denizaltıların olası tehlike ve tehditlere karşı Hürmüz Boğazı altında hazır beklediğini kaydeden İrani, bu araçların uzun süre su altında görev yapabildiğini belirtti.
Söz konusu denizaltıların askerler arasında "Fars (Basra) Körfezi Yunusları" olarak adlandırıldığını aktaran İrani, bu araçların zaman zaman su yüzeyine çıkarak manevra yaptığını ifade etti.

İran Ordu Sözcüsü Muhammed Ekreminiya, ABD'nin Tahran'a yönelik yaptırımlarına uyan ülkelerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişte sorun yaşayacağını söyledi.
İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na göre, Ekreminiya, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ekreminiya, ABD ve İsrail'in İran'ın askeri gücü ile direniş azmini hafife aldığını söyledi.
İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı başarılı şekilde yönettiğini savunan Ekreminiya, "Bundan sonra ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarına uyan ülkeler, Hürmüz Boğazı'ndan geçişte kesinlikle sorunla karşı karşıya kalacak." dedi.
ABD'nin deniz ablukasıyla birlikte psikolojik savaş yürütmeye çalıştığını ancak buna rağmen İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyetinin kırılmadığını dile getiren Ekreminiya, "Raporlara göre deniz ticaretimiz sorunsuz devam ediyor. Sınırlı sayıda gemiye el konuldu, buna karşılık biz de Siyonist rejimin (İsrail'in) gemilerine el koymuş durumdayız." ifadelerini kullandı.
ABD ile varılan ateşkese güvenmediklerini, bu nedenle askeri hazırlıklarını sürdürdüklerini ve hedef listelerini güncellediklerini belirten Ekreminiya, şunları kaydetti:
"Savaşın ilk günlerinde İran Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçakları Kuveyt ve Irak'taki ABD üslerine operasyon düzenledi ve başarıyla İran'a dönüş yaptı. F-5 savaş uçaklarımız ülkeye sağ salim döndü ancak Su-24 uçakları dönüş yolunda isabet aldı."

İsrail'in, İran'a yönelik saldırılarını desteklemek için Irak çölünde gizli bir karakol kurduğu ve bunu "tespit etmek üzere olan" Irak birliklerine hava saldırıları düzenlediği iddia edildi.
The Wall Street Journal'ın haberine göre, aralarında ABD'li yetkililerin de bulunduğu kaynaklar, İsrail'in, İran'a yönelik saldırıları desteklemek amacıyla Irak çölünde gizli bir askeri karakol kurduğunu öne sürdü.
Haberde, İsrail'in, karakolu "tespit etmek üzere olan" Irak birliklerine hava saldırıları düzenlediği belirtildi.
İsrail'in burada özel kuvvetler konuşlandırdığı, söz konusu tesisin İsrail hava kuvvetleri için lojistik merkez işlevi gördüğü ve İsrail'in bu karakolu İran'a yönelik saldırıların hemen öncesi ABD'nin bilgisi dahilinde inşa ettiği kaydedildi.
Irak medyasının, bir çobanın söz konusu bölgede helikopter uçuşları da dahil olağandışı askeri faaliyetler gördüğünü bildirdiğini ve Irak ordusunun durumu araştırmak üzere bölgeye asker gönderdiğini yazdığı aktarılan haberde, İsrail'in hava saldırılarıyla bu askerleri uzak tuttuğu savunuldu.
İsrail ordusu, konuya ilişkin açıklama yapmaktan kaçındı.

İran’ın Çin Büyükelçisi Abdulrıza Rahmani Fazli, Çin’in savaş sürecinde İran’ın yanında yer aldığını ve Tahran yönetiminin Pekin’in desteğini unutmayacağını belirterek, "Savaşın ardından Pekin ile Tahran arasındaki ikili ilişkiler daha kapsamlı, daha derin ve daha çok boyutlu hale gelecek" dedi.
İran ile Çin arasındaki ilişkiler, savaş süreci ve bölgedeki gerilimlerin gölgesinde yeniden gündeme gelirken, Tahran yönetiminden Pekin ile ilişkilerin geleceğine ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi. İran’ın Çin Büyükelçisi Abdulrıza Rahmani Fazli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran ile Çin arasındaki ilişkilere dair değerlendirmelerde bulundu. Çin’i İran’ın "stratejik ortağı ve yakın dostu" olarak nitelendiren Fazli, "Çinliler, İran’ın zor günlerinin dostu oldular. Zor şartlarda yardımımıza koştular ve halkımızın yanında yer aldılar. Biz de zor günlerimizin dostlarını unutmayacağız" ifadelerini kullandı.
Fazli, savaş sonrası süreçte İran ile Çin arasındaki ilişkilerin daha ileri bir seviyeye taşınacağını belirterek, "Savaşın ardından Pekin ile Tahran arasındaki ikili ilişkiler daha kapsamlı, daha derin ve daha çok boyutlu hale gelecek" dedi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanlığı, füze ve insansız hava araçlarının bölgedeki Amerikan hedefleri ile düşman gemilerine kilitlenerek ateşleme emri beklediğini bildirdi.
İran'ın stratejik füze operasyonlarından sorumlu birimi Devrim Muhafızları Ordusu Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanlığı, donanmanın İran'a ait petrol tankerleri ve ticari gemilere müdahaleye ABD'nin bölgedeki merkezleri ve düşman gemilerine ağır saldırıyla karşılık verileceği uyarısının ardından yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, "Devrim Muhafızları Ordusu Hava-Uzay Kuvvetlerinin füze ve insansız hava araçları, bölgedeki ABD hedeflerine ve saldırgan düşmanın gemilerine kilitlendi. Ateşleme emrini bekliyoruz." ifadesi kullanıldı. Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, ABD'nin İran'a ait petrol tankerlerine ve ticari gemilerine müdahale ve saldırılarına karşı "Uyarı" notuyla yazılı açıklama yayımlamıştı. Açıklamada, İran'ın petrol tankerleri ve ticari gemilerine herhangi bir müdahale halinde, bölgedeki ABD merkezlerinden birine ve düşman gemilerine ağır saldırılar düzenleneceği bildirilmişti.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya İran'ın elindeki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması konusunda taviz vermeyeceği taahhüdünde bulunduğu iddia edildi.
İsrail'de yayın yapan Kanal 13 televizyonuna konuşan üst düzey bir İsrailli yetkili, "Trump, Netanyahu'ya İran'ın elindeki (yüksek düzeyli) zenginleştirilmiş uranyum konusunda taviz vermeyeceği taahhüdünde bulundu." dedi. Adı açıklanmayan İsrailli yetkili, Tel Aviv yönetiminin ABD ile İran arasındaki müzakerelerin devam etmesinde bir "sakınca görmediğini" savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Değerlendirmelerimize göre (müzakereler) bir noktada çökecek. Trump'ın bizim tarafımızdan (bir savaşa) sürükleniyormuş hissine kapılmaması için panik göstermekten kaçınıyoruz. Süreci kendisinin yönetmesine izin vermek istiyoruz." ABD ile İran arasındaki müzakerelerin uzamasıyla birlikte İsrail yönetiminin, saldırıların yeniden başlatılması dahil her türlü senaryoya hazırlık yaptığını öne süren yetkili, İsrail ordusu yetkililerinin güvenlik toplantılarında İran Devrim Muhafızları Ordusu'nu "mevcut durumda mağlup bir yapı" olarak nitelendirerek süreci "operasyonel fırsat" olarak gördüğüne işaret etti. Öte yandan Mossad'ın Netanyahu'ya sunduğu raporlarda, saldırılara geri dönülmesinin Tahran yönetiminin devrilme sürecini hızlandıracağı yönündeki değerlendirmeler yer aldı. ABD Başkanı Trump, İran'ın süreci bilerek yavaşlattığı yönündeki iddialara ilişkin, "Bunu yakında öğreneceğiz." açıklamasında bulunmuştu. İran'la görüşme sürecinin iyi gittiğini söyleyen Trump, İranlılardan çok yakında bir geri bildirim alacaklarını vurgulayarak, ona göre adımlarını atacaklarını ifade etmişti.