Son dakika haberi! ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından İran'ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte, ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan'da saat 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti. "İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı" açıklamasında bulunan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad'da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi. Türkiye, Pakistan ve Mısır, ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi.
İran medyasında, İslamabad'daki Tahran-Washington görüşmelerinde ortak bir çerçeve ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğu öne sürüldü.
İran devlet televizyonu, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da düzenlenen İran-ABD görüşmelerinin sona erdiğini duyurdu. İslamabad'da yaklaşık 21 saat süren ABD-İran müzakerelerinin özellikle Hürmüz Boğazı meselesi ve nükleer materyallerin ülke dışına çıkarılması gibi konularda anlaşma sağlanamadığı belirtildi. İran heyetinin, çeşitli girişimlerle ABD tarafını ortak bir çerçeveye yönlendirmeye çalıştığı öne sürülürken, ABD tarafının aşırı taleplerinin ortak bir çerçeve ve anlaşmanın oluşmasını engellediği iddia edildi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıkladı.
ABD Başkan Yardımcısı Vance, toplam 21 saat sürdüğü belirtilen doğrudan görüşmelerin ardından basın mensuplarına açıklama yaptı. Vance, "21 saattir bu konuyla uğraşıyoruz ve İranlılarla bir dizi önemli görüşme yaptık. Bu iyi haber. Kötü haber ise bir anlaşmaya varamamış olmamız. Bence bu, ABD için olduğundan çok İran için kötü bir haber. Dolayısıyla bir anlaşmaya varamadan ABD'ye geri dönüyoruz." ifadelerini kullandı. ABD Başkan Yardımcısı, İran'ın nükleer silah konusunda istedikleri taahhüdü vermediğini vurgulayarak, "Gerçek şu ki, İran'ın nükleer silah peşinde koşmayacağına ve nükleer silaha ulaşmasını sağlayacak araçları aramayacağına dair kesin bir taahhüt görmemiz gerekiyor. İranlıların uzun vadede nükleer silah geliştirmeyeceklerine dair temel bir taahhüdü görüyor muyuz? Henüz bunu görmedik." değerlendirmesinde bulundu. ABD olarak temel taleplerini en net şekilde ortaya koyduklarını ancak İran'ın "bu şartları kabul etmemeyi tercih ettiğini" söyleyen Vance, ABD Başkanı Donald Trump'la da defalarca telefonda görüştüklerini kaydetti. Vance, "Buradan ayrılıyoruz ve çok basit bir teklifle, nihai ve en iyi teklifimiz olan bir mutabakat metniyle ayrılıyoruz. İranlıların bunu kabul edip etmeyeceğini göreceğiz." şeklinde konuştu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İslamabad'daki müzakerelerin neticeye ulaşmasının ABD'nin "aşırı talepler" ve "hukuk dışı" isteklerde bulunmamasına bağlı olduğunu belirtti.
Bekayi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, İslamabad'daki görüşmelere ilişkin açıklamada bulundu. Pakistan'da İran heyeti için yoğun ve uzun bir günün geçtiğini ifade eden Bekayi, müzakerelerin ana başlıkları arasında Hürmüz Boğazı, nükleer mesele, savaş tazminatı, yaptırımların kaldırılması, İran ve bölgeye yönelik savaşın tamamen sona erdirilmesi gibi konuların ele alındığını bildirdi. Bekayi, "Bu diplomatik sürecin başarısı, karşı tarafın ciddiyetine ve iyi niyetine, aşırı taleplerden ve yasa dışı isteklerden kaçınmasına ve İran'ın meşru hak ve çıkarlarını kabul etmesine bağlıdır." ifadelerini kullandı. İranlı Sözcü, ABD'nin sözünde durmama ve kötü niyetli davranışlarını unutmadıklarını, ABD ve İsrail'in işlediği ağır suçları da affetmeyeceklerini vurguladı.
"MÜZAKERELERDE 'ŞİDDETLİ GERGİNLİK' İDDİALARI GERÇEĞİ YANSITMIYOR"
Öte yandan, Fars Haber Ajansı, İslamabad'daki müzakerelere ilişkin haberinde, Batılı medyada İran ve ABD heyetleri arasındaki görüşmelerde "şiddetli gerginlik" meydana geldiği iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Müzakere protokolüne göre, İslamabad'daki görüşmelerin yapıldığı otelde hiçbir medya kuruluşunun bulunmadığı, yalnızca ABD-İran müzakere heyetleri ve Pakistanlı yetkililerin yer aldığı, bu nedenle hiçbir basın mensubunun görüşme sürecini içeriden gözlemleme erişiminin bulunmadığı belirtildi. Bu yüzden "şiddetli gerginlik", "üyelerin el sıkışması" veya "Tahran'dan yeni bir ismin katılması" gibi yayılan haberlerin doğruyu yansıtmadığı kaydedildi.
İslamabad'da İran, ABD ve Pakistan arasındaki üçlü görüşmelerin sona erdiği, görüşmelere sabah saatlerinde devam edileceği belirtildi.
İran resmi haber ajansı IRNA, Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki görüşmelere ilişkin bilgi verdi. Pakistan'ın arabuluculuğunda gerçekleşen İran ve ABD heyetleri arasındaki müzakerelerin 14 saat sonra sona erdiği ve iki tarafın teknik ekiplerinin, uzmanlar tarafından hazırlanan metinler üzerinde karşılıklı olarak değişim yaptıkları belirtildi. Bazı anlaşmazlıklara rağmen müzakerelerin devam edeceği kaydedildi. İran devlet televizyonu, Pakistan'ın tavsiyesi ve her iki tarafın kabulü üzerine müzakerelerin sabah devam edeceğini duyurdu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani, İsrail'in baskılarına rağmen direniş cephesinin birlik ve beraberlik içinde olduğunu öne sürdü.
Kaani, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı. Direniş cephesinin yekpare ve birbiriyle uyum içinde olduğunu aktaran Kaani, "Siyonist rejim (İsrail), direnişe baskı ve masum halkı şehit ederek onların yenileceğini, zayıflayacağını ya da teslim olacağını sanmaktadır." ifadelerini kullandı. Direniş cephesinin maruz kaldığı baskı oranında güçlendiği kültürüne sahip olduğunu belirten Kaani, "Direniş bugün, her zamankinden daha güçlü ve daha birlik içindedir." değerlendirmesinde bulundu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'ndan askeri gemilerin geçişine yönelik her türlü girişime sert bir şekilde karşılık verileceğini duyurdu.
İran devlet televizyonu, Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamayı (58 numaralı bildiri) yayımladı. Açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan askeri gemilerin geçişine yönelik her türlü girişime sert bir şekilde karşılık verileceği belirtildi. Geçiş izninin yalnızca belirli kurallar çerçevesinde sivil gemilere verildiği ifade edilen açıklamada, ABD savaş gemilerinin boğazdan geçtiğine dair haberler yalanlandı. Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin elinde olduğu kaydedildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'nda mayın temizleme görevine başladığını duyurmuştu. ABD ordusunun açıklamasında, "CENTCOM güçleri, 11 Nisan'da iki ABD Donanması destroyerinin düzenlediği operasyonla Hürmüz Boğazı'nda mayın temizleme çalışmalarına yönelik hazırlıklara başladı." ifadelerine yer verilmişti. İran müzakere heyetine yakın bir kaynak CNN'e, ABD'nin boğazla ilgili "kabul edilemez taleplerde" bulunduğunu söylemiş, İran devlet medyası da benzer "anlaşmazlıkları" haber yapmıştı.
İsrail ordusunun, 2 Mart'tan beri yoğun bombardımana tuttuğu Lübnan'a yönelik saldırılarını azaltma talimatı aldığı öne sürüldü.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, adını açıklamak istemeyen İsrailli güvenlik yetkilisi, 14 Nisan Salı günü Tel Aviv ile Beyrut arasında Washington'da gerçekleştirilecek görüşmeleri hatırlattı. Tarafların doğrudan yapacağı görüşmeler öncesinde İsrail ordusunun Lübnan'a yönelik saldırılarını azaltma talimatı aldığını iddia eden yetkili, bunun "taraflar arasında güveni inşa etme adımı" olarak atıldığını öne sürdü. Konuyla ilgili İsrail ordusundan herhangi bir açıklama yapılmadı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan ile mümkün olan en kısa sürede doğrudan müzakerelere başlanması talimatını verdiğini açıklamıştı. Lübnan Cumhurbaşkanlığı da ABD arabuluculuğunda, İsrail ile ateşkes görüşmeleri ve müzakere tarihinin ele alınması için ilk toplantının 14 Nisan Salı günü Washington'da yapılacağını duyurmuştu.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la devam eden doğrudan müzakerelerin sonucu ne olursa olsun "askeri açıdan kazandıklarını" savunarak, "İran'la çok yoğun müzakereler içindeyiz. Neler olacağını göreceğiz." dedi.
ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'dan ayrılırken basın mensuplarına İran müzakereleri ile ilgili açıklama yaptı. Müzakerelerin sonucu ne olursa olsun ABD olarak İran karşısında "askeri olarak galip geldiklerini" savunan Trump, müzakerelerin sonucunu beklediklerini kaydetti. İslamabad'daki müzakerelerin halen devam ettiğini ifade eden ABD Başkanı, "İran'la çok yoğun müzakereler içindeyiz. Neler olacağını göreceğiz." değerlendirmesini yaptı. Müzakerelerden bir anlaşma çıkıp çıkmayacağını bilmediğini belirten Trump, "Belki bir anlaşma yaparlar, belki de yapmazlar. Amerika açısından bakıldığında biz kazandık." yorumunu yaptı. Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi konusuyla da yakından ilgilendiklerini anlatan Trump, "Muhtemelen Boğaz'da birkaç mayın kalmıştır. Orada mayın tarama gemilerimiz var. Bunları temizliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Hizbullah, Lübnan'ın güneyinde ve İsrail'in kuzeyinde, İsrail ordusu noktalarına insansız hava araçları (İHA) ve roketlerle gün içinde 34 saldırı düzenlediğini duyurdu.
Hizbullah'ın Telegram hesabından yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyindeki Şema, Adise, Beyyada ve Marun er-Ras beldelerinde İsrail askerlerinin hedef alındığı belirtildi. Açıklamada, ayrıca Bint Cubeyl ilçesinde İsrail ordusuna ait Merkava tanklarına saldırılar düzenlendiği bildirildi. İsrail'in kuzeyindeki Kiryat Şimona, Shomera, Ayelet Hashahar, Misgav Am, Metula, Admit, Yiron ve Avivim yerleşimlerinin de hedef alındığı kaydedilen açıklamada, Safed ve Nehariye kentleri ile Yaara, Branit ve Matat kışlalarına saldırılar düzenlendiği ifade edildi. Açıklamada, İsrail'in kuzeyindeki Amiad Üssü'nün de hedef alındığı belirtildi. Hizbullah, İsrail ordusu noktalarına gün içinde İHA ve roketlerle 34 saldırı düzenlediklerini duyurdu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkese rağmen İran'a karşı saldırı tehdidini sürdürdü.
Başbakan Netanyahu, yayımladığı video mesajında İran ve Lübnan'a karşı saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu. Netanyahu, "İran'a yönelik saldırılarımız henüz sona ermedi. Yapacak daha çok işimiz var." ifadelerini kullanarak saldırı tehdidini sürdürdü. Haziran 2025'te 12 gün boyunca düzenledikleri saldırılar öncesi İran'ın nükleer silah üretmeye çok yakın olduğu iddiasını yineleyen Netanyahu, geçen yıl ve 28 Şubat'ta düzenledikleri iki saldırı olmasaydı İran'ın "çoktan nükleer silaha sahip olacağını" iddia etti. Netanyahu, sağlanan geçici ateşkes için talebin Tahran yönetiminden geldiğini ileri sürdü. Lübnan'la başlatılacağı duyurulan doğrudan müzakerelere ilişkin Netanyahu, "Gösterdiğimiz güç sayesinde Lübnan, geçtiğimiz ay doğrudan barış görüşmelerine başlamak için birkaç kez girişimde bulundu." dedi. Netanyahu, doğrudan müzakereleri iki şartla onayladığını savunarak, bunların "Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve nesiller boyu sürecek gerçek bir barış anlaşması" olduğunu ileri sürdü. Netanyahu, 10 Nisan'da, Lübnan ile mümkün olan en kısa sürede doğrudan müzakerelere başlanması talimatını verdiğini açıklamıştı. Lübnan Cumhurbaşkanlığı da dün ABD arabuluculuğunda, İsrail ile ateşkes görüşmeleri ve müzakere tarihinin ele alınması için ilk toplantının salı günü Washington'da yapılacağını duyurmuştu.
İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı, ABD donanmasına ait gemilerin Hürmüz Boğazı'na girdiği iddialarını yalanladı.
İran basınına göre, Hatemül Enbiya Merkez Karargahı, Hürmüz Boğazı'na ilişkin bildiri yayımladı. Bildiride, ABD donanmasına ait gemilerin Hürmüz Boğazı'na girdiği iddiaları yalanlanırken boğazdaki geçişlerin tamamen İran Silahlı Kuvvetlerinin denetiminde olduğu belirtildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'nda mayın temizleme görevine başladığını duyurmuştu. ABD ordusu açıklamasında, "CENTCOM güçleri, 11 Nisan'da iki ABD Donanması destroyerinin düzenlediği operasyonla Hürmüz Boğazı'nda mayın temizleme çalışmalarına yönelik hazırlıklara başladı." ifadesine yer verilmişti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, telefonda ABD ve İran arasında kalıcı bir ateşkese ilişkin Pakistan'da düzenlenen İslamabad Görüşmeleri'ni ele aldı.
Macron, Pezeşkiyan ile telefonda yaptığı görüşmeye ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan açıklama yayımladı. Pezeşkiyan hakkında Macron, "Onu, kalıcı bir gerilimin azaltılmasının ve ilgili tüm ülkelerle bölgede güvenliği sağlamak için sağlam garantiler içeren bir anlaşmanın yolunu açmak amacıyla İslamabad'da başlatılan görüşmelerin sunduğu fırsatı değerlendirmeye çağırdım." ifadelerini kullandı. Macron, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü ve güvenliği en kısa sürede yeniden sağlaması beklentisini dile getirdiğini belirterek, Fransa'nın buna katkı sağlamaya hazır olduğunu söyledi. Görüşmede, ABD ve İran arasında varılan geçici ateşkese tamamen uyulmasının önemli olduğunu vurguladığını belirten Macron, bu ateşkese Lübnan'da da uyulması gerektiğini dile getirdiğini aktardı. Macron, Lübnan'ın kaderiyle ilgili karar verme ve devletin egemenlik yetkisini kullanma konusunda tek meşru otorite olan Lübnan makamlarını desteklediğini ifade etti.
Beyaz Saray, ABD'nin Katar ve diğer yabancı bankalarda bulunan İran'a ait dondurulmuş fonları serbest bırakmayı kabul ettiği yönündeki haberlerin doğru olmadığını açıkladı.
ABD ile İran arasında İslamabad'da yüz yüze görüşmeler devam ederken, Beyaz Saray'dan gündeme ilişkin açıklama geldi. ABD'li bir yetkili, ABD'nin Katar ve diğer yabancı bankalarda bulunan İran'a ait dondurulmuş fonları serbest bırakmayı kabul ettiği yönündeki haberlerin doğru olmadığını belirtti. Öte yandan Beyaz Saray, İslamabad'daki görüşmelerin sürdüğünü bildirdi. ABD heyetinde Başkan Yardımcısı JD Vance'in yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner, Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Vance'in ulusal güvenlik danışmanı Andy Baker, Asya işlerinden sorumlu özel danışmanı Michael Vance ile çeşitli uzmanlar görüşmelere katılıyor. ABD basınında yer alan haberlerde, Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerin, 1979'daki İran İslam Devrimi'nden bu yana ABD ile İran arasında yapılan en üst düzey yüz yüze temas olduğu ifade edildi.
İran ile ABD arasında Pakistan'ın İslamabad kentinde devam eden müzakerelerde Hürmüz Boğazı konusunda anlaşmazlık yaşandığı bildirildi.
İran basınına göre, İran ile ABD arasında devam eden müzakereler, Hürmüz Boğazı meselesi nedeniyle sekteye uğradı.
Görüşmelerde, Hürmüz Boğazı konusunda ciddi anlaşmazlıkların yaşandığı ve ABD tarafının "aşırı talepleri" nedeniyle sürecin ilerlemesinin engellendiği iddia edildi.
İsrail ordusunun kara saldırılarını sürdürdüğü Lübnan'ın güneyinden atılan roket ve İHA'lar nedeniyle, İsrail'in kuzey yerleşimlerinde gün boyu sirenler çaldı.
Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde, İsrail'in kuzey sınırındaki Şlomi yerleşiminde bir binaya, Hizbullah'ın akşam saatlerinde attığı İHA'nın isabet ettiği bildirildi. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızından yapılan açıklamada, binada ufak çaplı hasar meydana geldiği ve yaralanan olmadığı aktarıldı. Hizbullah'ın Şlomi ve çevresini hedef alan diğer İHA'larının hava savunma sistemlerince önlendiği kaydedildi. Öte yandan, İsrail basını, Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyindeki Karmiel yerleşimine 10 roketle saldırı düzenlediğini belirtti. İsrail hava savunma sistemlerinin roketlerin çoğunu önlediği, geri kalanların da açık alana düştüğü kaydedildi. Safed, Nehariye, Akka kentleri ile Celile Bölgesi başta olmak üzere İsrail'in kuzeyindeki pek çok yerleşimde, Hizbullah'ın attığı roketler ve İHA'lar nedeniyle sirenler gün boyu aralıklarla çaldı. Hizbullah'ın Safed, Batı Celile ve Nehariye'ye attığı roketlerin önlendiği ya da açık alana düştüğü de basına yansıdı. İran ile ABD arasındaki geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail, uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak, bu ülkeye yönelik saldırılarını sürdürüyor.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'nda mayın temizleme görevine başladığını duyurdu.
CENTCOM, ABD ile İran arasındaki doğrudan görüşmelerin başladığı gün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı'ndaki mayın temizleme misyonuna ilişkin bir açıklama yaptı.
ABD ordusu açıklamasında, "CENTCOM güçleri, 11 Nisan'da iki ABD Donanması destroyerinin düzenlediği operasyonla Hürmüz Boğazı'nda mayın temizleme çalışmalarına yönelik hazırlıklara başladı." ifadesine yer verdi.
Açıklamada, bu kapsamda USS Frank E. Peterson ve USS Michael Murphy adlı iki fırkateynin, mayınların boğazdan tamamen temizlenmesini sağlamak amacıyla yürütülen geniş kapsamlı bir görevin parçası olarak Hürmüz Boğazı'ndan geçtiği ve Arap Körfezi'nde operasyonlar düzenlediği kaydedildi.
İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bini geçti.
İsrail ordusu, Lübnan'a başlattığı saldırılarını sürdürüyor. Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 2 Mart'tan bu yana düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 20'ye, yaralı sayısı ise 6 bin 436'ya çıktı. Hayatını kaybedenlerin 165'inin çocuk, 248'inin kadın olduğu belirtildi. İsrail saldırılarında hayatını kaybeden sağlık çalışanı sayısının 85'e, yaralananların sayısının da 188'e çıktığı aktarıldı. İsrail ordusunun saldırılarında 6 hastanenin hizmet dışı kaldığı, 89 ambulansın da kullanılamaz hale geldiğine dikkati çekildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 1953'e yükseldiğini bildirmişti.
İran ile ABD arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılan yüz yüze görüşmelerin bir aşamasının sona erdiği bildirildi.
İran basını, İran ile ABD arasındaki görüşmelerin bir aşamasının sona erdiğini duyurdu.
Görüşmelerin bir aşamasının sona ermesinin ardından tarafların uzman ekiplerinin ele alınan konular hakkındaki yazılı metin üzerinde görüş alışverişinde bulunduğu belirtildi.
BİR SONRAKİ TUR BU AKŞAM YA DA YARIN
İran basınının, İranlı müzakere heyetinden bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, müzakerelerin bir sonraki aşamasının bu akşam veya yarın yapılacağı belirtildi.
Ayrıca tarafların uzman ekiplerinin ele alınan konular hakkındaki yazılı metin üzerinde görüş alışverişinde bulunduğu kaydedildi.
Beyaz Saray, ABD ve İran heyetlerinin Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yüz yüze ve doğrudan görüşmelere başladığını doğruladı.
Beyaz Saray tarafından basına yapılan açıklamada, "Kıdemli bir Beyaz Saray yetkilisine göre, ABD, Pakistan ve İran bugün yüz yüze üçlü bir görüşme gerçekleştiriyor." ifadesi kullanıldı.
Axios haber sitesi, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının başlamasından bu yana ilk kez Amerikan donanmasına ait gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini yazdı. Söz konusu geçişin, İran ile koordineli şekilde yapılmadığı ifade edildi.
Axios'un Amerikalı yetkililere dayandırdığı haberine göre ABD donanmasına ait birkaç gemi Hürmüz Boğazı'ndan geçti.
Söz konusu geçiş, İran ile koordineli yapılmadı.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana ilk kez ABD donanmasına ait gemiler boğazdan geçiş yaptı.
HÜRMÜZ BOĞAZI
ABD-İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarına karşılık İran'ın misilleme saldırıları devam ederken İran Silahlı Kuvvetleri, Hürmüz Boğazı'nı ABD ve İsrail ile müttefikleriyle bağlantılı gemilerin geçişine kapatmıştı. İran donanması, Boğaz'dan geçmeye çalışan bazı gemileri füze ve silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) vurmuştu.
İran, saldırılara katılmayan bazı ülkelerin gemilerine koordinasyon şartı ile Hürmüz Boğazı’ndan geçiş izni vermişti.
Ayrıca İran, Irak’ın, Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamalardan muaf tutulduğunu duyurmuştu.
İran basını, Hürmüz Boğazı’ndan günlük ortalama 10 geminin geçiş yaptığını belirtmişti.

ABD-İran-Pakistan üçlü görüşmesi başladı.

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın çok da uzak olmayan bir gelecekte yeniden açılacağını tahmin ettiğini belirtti.
NewsNation kanalına konuşan Trump, ABD'li ve İranlı heyetlerin Pakistan'ın başkenti İslamabad'da görüşmelere başladığı bilgisini verdi.
Taraflar arasında Pakistanlı aracılar yoluyla düzenlenen görüşmelere ilişkin konuşan Trump, İran'da sistemin çökmekte olduğunu savundu.
Küresel petrol nakliyesi için Hürmüz Boğazı'na alternatif yolların arandığını kaydeden ABD Başkanı, boğazın çok da uzak olmayan bir gelecekte yeniden açılacağını tahmin ettiğini söyledi.
Trump, müzakerelerin iyi gitmemesi halinde ABD'nin yeniden harekete geçmeye hazır olduğunu belirtti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Pakistan’da devam eden müzakere görüşmelerine ilişkin, ülkesinin 10 maddelik önerisinin Pakistan’a iletildiğini söyledi.
Sözcü Bekayi, Pakistan’da İran devlet televizyonuna açıklamalarda bulundu.
Görüşmelerin devam ettiğini belirten Bekayi, "İran’ın 10 maddelik önerisi Pakistan’a iletildi. Diplomasi alanından başı dik şekilde çıkmayı umuyoruz." dedi.
Bekayi, diplomatik faaliyet yürüttüklerini ancak askeri olarak da teyakkuzda olduklarını vurgulayarak, olası ateşkes ihlallerini de yakından takip ettiklerini ve Lübnan’da bulunan İran Büyükelçiliği ile irtibat halinde olduklarını belirtti.
İran devlet televizyonu ise Tahran'ın Pakistan aracılığıyla yapılan görüşmelerde "kırmızı çizgilerini" belirlediğini ve bu çizgilerin, "Hürmüz Boğazı'nın kontrolü, savaş tazminatları, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasıyla ilgili bölgelerde gerçek ve istikrarlı bir ateşkes olduğunu" aktardı.

İran basını, Pakistan’da devam eden müzakere görüşmelerine ilişkin, “ABD’nin, baskı ve görüşmeler sonucunda İran'ın varlıklarının serbest bırakılmasını kabul ettiğini” yazdı. İranlı yetkilinin, “İran heyeti konuyla ilgili teminat sağlamaya çalışıyor.” ifadesini kullandığı belirtildi.
Yarı resmi Tasnim Haber Ajansı’na göre İranlı bir yetkili, Pakistan’da devam eden müzakere görüşmelerine ilişkin açıklamada bulundu.
“İRAN HEYETİ KONUYLA İLGİLİ TEMİNAT SAĞLAMAYA ÇALIŞIYOR”
Ajans, ismini açıklamadığı İranlı yetkilinin, “ABD, baskı ve görüşmeler sonunda İran'ın varlıklarının serbest bırakılmasını kabul etti, İran heyeti konuyla ilgili teminat sağlamaya çalışıyor.” ifadesini kullandığını belirtti.
Yetkilinin ayrıca, ABD’nin mali konularda bir sonuca varılabilmesi için Pakistan’a bir ekip getirdiğini söylediği kaydedildi.

İran ile bugün yapılması planlanan ateşkes görüşmeleri için İslamabad'da bulunan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve beraberindeki heyet, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile görüştü.
Pakistan Başbakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, JD Vance ile Şerif bugün bir araya geldi.
Vance'e ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner de eşlik etti.
Görüşmede İran ve ABD heyetlerinin yapıcı görüşmelere bağlılığını öven Şerif, bugün yapılacak görüşmelerin bölgede kalıcı barış için kilometre taşı olmasını umduğunu dile getirdi.
Şerif, ülkesinin bölgede sürdürülebilir barışa yönelik ilerleme kaydedilmesi konusunda her iki tarafa da destek vermeye devam etmeyi dört gözle beklediğini yineledi.
İran devlet televizyonu da İran müzakere heyeti ile Pakistan Başbakanı Şerif’in görüştüğünü duyurmuştu.

Üst düzey bir İranlı yetkili, ABD'nin dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasına onay verdiğini aktardı.

İran'ın Hürmüz Boğazı'na yerleştirdiği mayınları bulamadığı iddia edildi. The New York Times'ın haberine göre, ismi verilmeyen ABD'li yetkililer, İran'ın Hürmüz Boğazı'na döşediği mayınların hepsinin yerini tespit edemediği için boğazı daha fazla gemi trafiğine açamadığını öne sürdü.
Yetkililer ayrıca, İran'ın, yerleştirdiği mayınları "temizleme imkanına sahip olmadığını" iddia etti.
İran'ın yerleştirdiği her mayının konumunun kayda geçirilip geçirilmediğinin kesin olmadığı belirtilirken konum kaydedilmiş olsa bile bazı mayınların sürüklenmeler veya yer değiştirmelere olanak sağlayacak şekilde yerleştirilmiş olduğu ileri sürüldü.

İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, “İslamabad’da 'önce İsrail diyenlerin temsilcileriyle' karşılaşırsak hiçbir anlaşma sağlanmayacak” dedi.
İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, sanal medya hesabından Pakistan’da gerçekleştirilecek İran-ABD müzakereleriyle ilgili değerlendirmede bulundu. Arif, “Eğer İslamabad’da 'önce ABD diyenlerin temsilcileriyle' müzakere edersek dünya için faydalı bir anlaşmaya ulaşılması mümkün olabilir. Ancak 'önce İsrail diyenlerin temsilcileriyle' karşılaşırsak hiçbir anlaşma sağlanmayacak” ifadelerini kullandı.
Anlaşma sağlanamaması halinde ülkesinin savunmasını kararlı şekilde sürdüreceğini belirten Arif, bunun dünya için daha maliyetli bir durum olacağını söyledi.

İran'ın cephaneliğinde, hala yer altı depolarından fırlatıcıları çıkararak kullanılabilecek binlerce balistik füze bulunduğu iddia edildi. ABD'li yetkililer, İran'ın füze rampalarının yarısından fazlasının imha edildiğini, hasar gördüğünü veya yer altında mahsur kaldığını belirtirken, geriye kalan rampaların çoğunun onarılabileceğini veya yer altı tesislerinden çıkarılabileceğini ifade etti.
The Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in İran'ın "füze programları fiilen çökmüş durumda" açıklaması ve diğer üst düzey ABD yetkililerinin benzer ifadelerine karşın ismi verilmeyen ABD'li yetkililer, İran'ın cephaneliğinde hala yer altı depolarından fırlatıcıları çıkararak kullanabileceği binlerce balistik füze bulunduğunu öne sürdü.
ÇOĞU ONARILABİLİR, YER ALTI TESİSLERİNDEN ÇIKARILABİLİR
ABD'li yetkililer, İran'ın füze rampalarının yarısından fazlasının imha edildiğini, hasar gördüğünü veya yer altında mahsur kaldığını belirtirken, geriye kalan rampaların çoğunun onarılabileceğini veya yer altı tesislerinden çıkarılabileceğini ifade etti.
ABD'li ve İsrailli yetkililer, İran'ın füze envanterinin ABD/İsrail-İran savaşında yaklaşık yarı yarıya azaldığını, ancak yine de İran'ın "gizlendiği yerlerden çıkarılabilecek" veya yer altı tesislerinden geri getirilebilecek binlerce orta ve kısa menzilli balistik füzeye sahip olduğunu ileri sürdü.
BİN ORTA MENZİLLİ FÜZE HALA İRAN’IN ELİNDE
İsrailli yetkililer ayrıca, İran'ın savaşın başında sahip olduğu tahmini 2 bin 500 orta menzilli füzeden 1000'den fazlasının hala elinde olduğunu iddia etti.
İran'ın savaşın başlangıcında sahip olduğu "tek yönlü saldırı" insansız hava araçlarının (İHA) sayısının şu anda yüzde 50'nin altında olduğunu öne süren yetkililer, öte yandan İran'ın Rusya'dan benzer sistemler temin edebileceğini de belirtti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), konuya ilişkin açıklama yapmayı reddetti.
Pakistan, ABD ve İran arasında yapılacak müzakerelerin TSİ ile 13.00’te başlayacağı bildirildi.
Pakistan'ın başkenti İslamabad'da gerçekleşecek ABD ve İran arasındaki müzakere görüşmelerinin TSİ 13.00'te başlamasının beklendiği açıklandı.
İslamabad'da yoğun güvenlik önlemlerinin alınarak birden fazla lokasyonun hazırlandığı ve hazırlanan noktalar arasında Başbakanlık Konutu ile özel bir güvenlik tesisinin de bulunduğu belirtildi. ABD ve İran heyetlerinin, resmi görüşme öncesinde Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile ayrı ayrı görüşeceği de ifade edildi.

ABD Başkan Yardımcısı Vance ve heyeti 'İran' görüşmeleri için Pakistan'a ulaştı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve beraberindeki heyet, İran ile yapılacak görüşmeler için Pakistan'ın başkenti İslamabad'a geldi.
Pakistanlı bir hükümet yetkilisi, AA muhabirine, Vance ve diğer heyet üyelerini taşıyan 3 uçağın İslamabad yakınlarındaki Nur Han Hava Üssü'ne iniş yaptığını bildirdi.
Vance'in heyetinde ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner de yer alıyor.
Söz konusu ziyaret, 2011'den bu yana herhangi bir ABD başkan yardımcısının Pakistan'a yaptığı ilk ziyaret olma özelliği de taşıyor.
ABD ile müzakereleri yürütecek İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf başkanlığındaki heyet dün akşam saatlerinde İslamabad’a ulaşmıştı.

ABD ve İran arasında İslamabad'da görüşme beklenirken, ABD'nin Orta Doğu'ya 1500 ila 2 bin yeni asker göndermeyi planladığı öne sürüldü.
Wall Street Journal gazetesinin konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı haberine göre ABD, İslamabad'da yapılması planlanan görüşmelere rağmen Orta Doğu'ya sevkiyatlarını sürdürüyor.
ABD son dönemde Orta Doğu'ya yeni savaş uçakları gönderirken, 82. Hava İndirme Tümeni'nden 1500 ila 2 bin askeri de bölgeye göndermeye hazırlanıyor.
Ayrıca ABD Donanmasından bir yetkili binlerce deniz piyadesinin de bölgeye yola çıktığını aktardı.

ABD'li müzakerecilerin İslamabad'da yapılması planlanan görüşmelerde, İran'dan ABD'li mahkumların serbest bırakılmasını isteyeceği öne sürüldü.
Washington Post'un konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi yetkilileri İslamabad'da yapılması planlanan görüşmelerde İran'da tutuklu bulunan ABD'lilerin serbest bırakılmasını talep edecek.
Kaynaklar, yetkililerin bu konuda ne kadar baskı yapacaklarını henüz bilmediklerini kaydederken, bazı yetkililer de müzakerelerin zora girmesi durumunda bu talebin ertelenme olasılığı olduğunu aktardı.
Haberde, İran'da tutuklu olduğu bilinen 6 ABD'li olduğuna işaret edildi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve beraberindeki heyet dün İslamabad'a gitmek üzere yola çıkmıştı. İranlı heyet de dün akşam saatlerinde İslamabad'a ulaşmıştı.

İsrail ordusunun saldırılarını sürdürdüğü Lübnan'dan İsrail'in kuzeyine düzenlenen roket ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları nedeniyle bölgede sık sık sirenlerin çaldığı bildirildi.
Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde, Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyine yönelik saldırıları nedeniyle Kiryat Şimona bölgesi ile Nehariye ve Akka'daki yerleşimler başta olmak üzere geniş bir bölgede sık sık sirenlerin çaldığı belirtildi. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı'ndan yapılan açıklamada, cuma akşamı Hizbullah roketlerinin Kiryat Şimona kentinde bazı alanlara isabet ettiği ancak uyarı sirenlerinin devreye girmediği ifade edildi. Açıklamada, Kiryat Şimona'da, bir binaya roketin isabet etmesi sonrası yangın çıktığı, itfaiye ve kurtarma ekiplerinin müdahalesi sonucu yangının söndürüldüğü bildirilerek, roket isabet eden başka bir binada da hasar meydana geldiği aktarıldı. Kızıl Davud Yıldızı, roket saldırısında ölen ve yaralanan olmadığını vurguladı.
İSRAİL'İN KUZEYİNDEKİ KARMİEL YERLEŞİMİNE 5 ROKET
Hizbullah'ın, İsrail'in kuzeyindeki Karmiel yerleşimine cuma akşam saatlerinde attığı 5 roketin hava savunma sistemlerince önlendiği bildirildi. Lübnan'dan, Nehariye ve Akka kentlerine fırlatılan çok sayıda roketin hava savunma sistemlerince önlendiği, geri kalanların ise açık alanlara düştüğü aktarıldı. Akka çevresindeki yerleşimlerde sirenlerin sık sık çaldığı, bölge halkına sığınaklarda kalmaları uyarısında bulunulduğu belirtildi. Lübnan'dan Yukarı Celile bölgesine 4 İHA fırlatıldığı, bunlardan bir kısmının açık alanlara düştüğü aktarıldı. İran ile ABD arasındaki geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi, uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyini hedef alan yeni roket saldırıları nedeniyle ülkenin birçok bölgesinde sirenler çaldı.
Hizbullah, İsrail'e yönelik misillemelerine yenilerini ekledi. İsrail basınında yer alan haberlere göre; Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyini hedef alan yeni roket saldırıları nedeniyle Lübnan sınırına yakın Kiryat Shmona, Safed, Nehariya ve Akka şehirleri ile Celile bölgelerinde sirenler çaldı. İsrail hava savunma sistemlerinin Hizbullah roketlerini önlemeye çalıştığı anlar kameralara yansırken, saldırıların herhangi bir hasara yol açıp açmadığına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'yle yürütülecek müzakerelere ilişkin, "İyi niyetimiz var ama güvenimiz yok." dedi.
Tesnim Haber Ajansı'na göre, İran müzakere heyetinin başındaki Kalibaf, İslamabad Havalimanı'nda basın mensuplarının ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in son açıklamalarına ilişkin sorularını yanıtladı. Kalibaf, "Ne yazık ki ABD'yle müzakere deneyimimiz her zaman başarısızlık ve sözlerinde durmamalarıyla sonuçlandı. Bir yıldan kısa sürede iki kez müzakereler devam ederken, İran tarafının iyi niyetine rağmen bize saldırdılar ve çok sayıda savaş suçu işlediler. İyi niyetimiz var ama güvenimiz yok." değerlendirmesinde bulundu. İslamabad'daki müzakerelerde, ABD tarafının gerçek bir anlaşmaya hazır olması ve İran halkının haklarını vermesi durumunda, İran tarafının da anlaşmaya hazır olduğunu dile getiren Kalibaf, "Mevcut savaşta onlara şunu gösterdik; eğer müzakereleri sonuçsuz bir gösteri ve aldatma operasyonu için kullanmak isterlerse, biz de Allah'a iman ederek ve halkımızın gücüne dayanarak haklarımızı elde etmeye hazırız." ifadelerini kullandı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile Pakistan'da gerçekleşecek müzakereler için yola çıkmadan önce yaptığı açıklamada, "İran iyi niyetle müzakere etmek istiyorsa elimizi uzatacağız, bizimle oyun oynamak istiyorlarsa iyi bir sonuç olmaz." ifadelerini kullanmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan'da İran'la yapılacak müzakerelerde olası bir anlaşma için ilk şartın "nükleer silah üretilmemesi yönünde garanti verilmesi" olacağını belirtti.
Trump, başkent Washington'dan ayrılırken uçağa binmeden önce basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. ABD heyetinin Pakistan'a uçtuğunu ve yarın İran temsilcileriyle müzakere edeceğini belirten Trump, olası bir anlaşmanın ilk şartıyla ilgili, "Nükleer silah olmayacak. Biliyorsunuz, bence rejim değişikliği zaten gerçekleşmiş durumda ancak biz bunu hiçbir zaman bir kriter olarak belirlememiştik. Tek kriterimiz nükleer silah olmamasıydı. Anlaşmanın yüzde 99'unu da bu madde oluşturuyor." ifadelerini kullandı. "İran'ın deniz kuvvetleri yok oldu, hava kuvvetleri, tüm uçaksavarları ve liderleri yok oldu. Tüm ülke yok oldu." diyen ABD Başkanı, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerden ücret almasına izin vermeyeceklerini bildirdi. Trump, "Uluslararası sular olduğu için buna izin vermeyeceğiz. Eğer bunu yapıyorlarsa kimse yapıp yapmadıklarını bilmiyor ama eğer yapıyorlarsa izin vermeyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu. Olası bir anlaşma sonrası Hürmüz Boğazı'nın "otomatik olarak açılacağını" söyleyen Trump, bunun kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Trump, "Süreç kolay olmayacaktır ama şunu söyleyebilirim, o boğazın trafiğe açılmasını oldukça kısa bir süre içinde sağlamış olacağız." dedi.
"YEDEK PLANA İHTİYACINIZ YOK"
ABD Başkanı Trump, bir soru üzerine İran'la müzakereler konusunda yedek bir plana ihtiyaç duymadıklarını belirterek, "Bir yedek plana ihtiyacınız yok. Bizim elimizde zaten bir plan var. Karşı tarafın ordusu yenilgiye uğratıldı, askeri güçleri tamamen yok oldu." diye konuştu. Trump, İran'ın müzakerelerde sunulacak şartları kabul edeceğine inancını ifade etti. Söz konusu müzakereye ilişkin Trump, "Yarın bir araya gelecekler. Tüm sürecin nasıl işleyeceğini hep birlikte göreceğiz." dedi. Trump, İran'la ilgili, "Onlar, yani karşı taraf, önceki başkanlarla tam 47 yıldır müzakere yürütüp duruyorlardı, biz ise öyle uzun uzadıya konuşan bir taraf değiliz." değerlendirmesinde bulundu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İran'a, sorumlu davranma ve müzakereleri baltalayacak her türlü eylemden kaçınma çağrısında bulundu.
Bakanlıktan, Orta Doğu'daki duruma ilişkin yazılı açıklama yapıldı. ABD ile İran arasında Pakistan'da müzakerelerin planlandığını anımsatılan açıklamada, birçok ülkenin bu süreci desteklediği ve görüşmelerin başarıyla sonuçlanmasını umut ettiğini belirtildi.
Açıklamada, "Bugün, Basra Körfezi'ndeki karmaşık durumun çözülmesi ihtimali var. Ancak barışa doğru ilerlemeyi engelleyen, bu yolda isteyerek veya istemeyerek engeller çıkaran güçler var. En önemli hedeflerden biri, bölgedeki yıkıcı çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması, yani ABD ve İsrail tarafından başlatılan savaşın tamamen sonlandırılması." ifadeleri yer aldı. Lübnan'a yönelik saldırıların durdurulması gerektiği vurgulanan açıklamada, Rusya'nın bölge ülkeleri arasındaki anlaşmazlıkların siyasi ve diplomatik yollarla çözümünden yana olduğu, bu konuda ortaklarla temasları sürdürmeye hazır olduğu ifade edildi. Açıklamada, "Pakistan'da yapılması planlanan müzakerelere katılacak tüm tarafları sorumlu yaklaşım sergilemeye ve bu fırsatı baltalayacak her türlü eylemden kaçınmaya çağırıyoruz." ifadesi kullanıldı.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kentine düzenlediği hava saldırısında Lübnan güvenlik güçlerini vurduğunu itiraf etti.
İsrail ordusu yaptığı açıklamada, Nebatiye kentine düzenlenen hava saldırısında 13 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirmesine ilişkin soruşturma başlattığını duyurdu.
Hizbullah'ın "askeri faaliyetler için" kullandığı binaların hedef alındığına dikkat çekilen açıklamada, hava saldırılarında Lübnan güvenlik güçlerinin vurulduğu kabul edildi. Açıklamada, "Olay soruşturuluyor." ifadesine yer verildi.
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kentindeki hükümet binasına, pek çok mahalleye hava saldırıları düzenlemişti. Lübnan Devlet Güvenlik Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, İsrail'in hedef aldığı Nebatiye hükümet binasında Nebatiye bölgesi Devlet Güvenlik Ofisi'nin de bulunduğu belirtilmişti. Lübnan topraklarında askeri personel ve sivillere yönelik saldırıların kınandığı açıklamada, 13 güvenlik gücünün hayatını kaybettiği aktarılmıştı.
Lübnan Cumhurbaşkanlığı, ABD arabuluculuğunda, İsrail ile ateşkes görüşmeleri ve müzakere tarihinin ele alınması için ilk toplantının salı günü Washington'da yapılacağını duyurdu.
Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın ateşkes ilanı ve İsrail ile doğrudan müzakerelere gidilmesini öngören girişimi ile son dönemde artan İsrail saldırıları çerçevesinde yürüttüğü uluslararası temaslar doğrultusunda, ABD yönetiminin Dışişleri Bakanlığını Lübnan ile İsrail arasında arabulucu olarak görevlendirdiği belirtildi. Açıklamada, Avn'ın talimatıyla Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavvad ile İsrail'in Washington Büyükelçisi Yehiel Leiter arasında, ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa'nın da katılımıyla yerel saatle 21.00'de bir telefon görüşmesi gerçekleştirildiği ifade edildi. Görüşmede, ABD Dışişleri Bakanlığında gelecek salı günü ilk toplantının yapılması konusunda mutabakata varıldığı, toplantıda ateşkes ilanı ile Lübnan ile İsrail arasında müzakerelerin başlama tarihinin ele alınacağı kaydedildi. Öte yandan AA'ya konuşan Lübnanlı üst düzey bir yetkili, ABD'nın ev sahipliğinde İsrail ve Lübnan arasında gelecek hafta ABD'de yapılacak görüşmelerin müzakere değil, hazırlık olduğunu söylemişti.