SON DAKİKA… ABD/İsrail-İran arasında 40 gündür devam eden ve küresel enerji ve tedarik zincirini yerle bir eden savaşta 15 günlük ateşkese gidildi. Pamuk ipliğine bağlı geçici ateşkeste gözler bugün Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılması planlanan ateşkes görüşmelerindeydi. İsrail'in ateşkes şatlarını yok sayarak Lübnan'ı bombalaması nedeniyle gerilim tırmanırken İran medyasından "İranlı müzakere heyeti Pakistan'ın başkenti İslamabad'a giriş yaptı" iddialarına yalanlama geldi. Trump'ın Hürmüz Boğazı çıkışı ise dikkat çekti. İşte ABD/İsrail-İran Savaşı ve ateşkes görüşmeleri ile ilgili dakika dakika yaşanan gelişmeler…
ABD Başkanı Donald Trump'ın, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Beyaz Saray'daki görüşmesinde, ittifaktaki ülkelerin ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta "eylemsiz kalması" nedeniyle "öfkesini kustuğu" iddia edildi.
Politico internet sitesinin üç Avrupalı yetkili ve konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Trump ve Rutte'nin Beyaz Saray'da 8 Nisan'da yaptığı görüşme ele alındı. Görüşmenin "gergin" geçtiği belirtilen haberde, Trump'ın, NATO müttefiklerinin savaşta "eylemsiz kalması" nedeniyle görüşmede Rutte'ye "öfke kustuğu" ileri sürüldü. Haberde, Trump'ın, NATO ülkelerinin destek vermemesine yönelik "kısasa kısas planladığını" ima ettiği ve görüşmenin genel itibarıyla "tehdit yağmuru" şeklinde geçtiği iddia edildi.
NATO Sözcüsü Allison Hart ise Politico'ya yaptığı açıklamada, görüşmenin kötü geçtiği iddialarını yalanlayarak Trump ve Rutte'nin "dürüst" ve "yapıcı" bir görüşme yaptığını belirtti.
Rutte, görüşmenin ardından CNN'e yaptığı açıklamada, Trump'ın "NATO müttefiklerinin İran savaşına destek konusunda hayal kırıklığına uğramasını" anladığını ancak tablonun tümüyle siyah-beyaz olmadığını, birçok müttefikin taahhütlerini yerine getirdiğini söylemişti.
ran lideri Mücteba Hamaney, ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırılarda hayatını kaybeden ülkenin eski lideri Ali Hamaney'in ölümünün 40’ncı günü dolayısıyla mesaj yayımladı. Savaş sonucunda İran’da meydana gelen maddi ve manevi zararlar için kesinlikle tazminat talebinde bulunacaklarını kaydeden Hamaney, “Meşru haklarımızdan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Hürmüz Boğazı’nın yönetimini yeni bir aşamaya taşıyacağız” ifadelerini kullandı.
Hamaney, savaş istemediklerini ve bölgedeki tüm direniş cephesini bir bütün olarak gördüklerini vurgulayarak, ülkesinin güney komşularına seslendi. Hamaney, “Bir mucizeye şahit olmaktasınız. Bu yüzden doğru görün, doğru anlayın ve doğru yerde durun” açıklamasında bulundu.
İranlı müzakere heyetinin Pakistan'ın başkenti İslamabad'a giriş yaptığı yönünde bazı batılı medya organlarında çıkan iddiaların yalanlandığı bildirildi.
Fars Haber Ajansı, ismini açıklamadığı İranlı kaynağın konuya ilişkin açıklamasını yayımladı. Söz konusu kaynak, İran'ın Pakistanlı yetkililere resmi olarak bildirdiğine göre "Lübnan'da ateşkes sağlanana kadar İslamabad'da ABD tarafıyla barış görüşmelerine katılma planı bulunmadığını" söyledi. The Wall Street Journal, bir haberde, Washington ile müzakerelere başlamak üzere bir İran heyetinin İslamabad’a ulaştığını iddia etmişti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşı sona erdirmek için yapılacak görüşmelerin, ABD'nin başta Lübnan olmak üzere tüm cephelerde ateşkes taahhütlerine uymasına bağlı olduğunu söylemişti.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'yle ateşkes ilan edilmesinden bu yana İran güçleri tarafından hiçbir ülkeye herhangi bir atış yapılmadığını duyurdu. İran resmi haber ajansı IRNA, Devrim Muhafızları tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.
Basra Körfezi'nin güney kıyısındaki bazı ülkelerin tesislerine yönelik insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırılarına dair haberlere işaret edilen açıklamada, "İran Silahlı Kuvvetleri, ateşkesin başlamasından şu ana kadar hiçbir ülkeye kesinlikle herhangi bir atış gerçekleştirmemiştir. Eğer bu haberler doğruysa, şüphesiz bu eylemler Siyonist düşman ya da Amerika'nın işidir." ifadeleri kullanıldı.
İran Silahlı Kuvvetleri tarafından bir hedef vurulması durumunda bunun resmi bir açıklamayla duyurulacağı belirtilen açıklamada, resmi açıklamalarında yer almayan hiçbir eylemin İran İslam Cumhuriyeti ile ilgisi olmadığı kaydedildi.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Hürmüz ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Trump paylaşımında, “İran, Hürmüz Boğazı'ndan petrol geçişine izin verme konusunda çok kötü, hatta bazılarına göre onursuz bir iş yapıyor. Bu, aramızdaki anlaşma değil” ifadelerine yer verdi.
ABD-İsrail saldırılarında ağır yaralanan İran Stratejik Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Kemal Harrazi'nin (81) hayatını kaybettiği bildirildi.
Fars Haber Ajansı, Harrazi'nin öldüğünü duyurdu. ABD-İsrail'in İran'a 1 Nisan'da yaptığı saldırılarda, Harrazi'nin Tahran'daki konutu hedef alınmış, Harrazi ağır yaralanmış, eşi ise hayatını kaybetmişti.

ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerlerinden ücret aldığına ilişkin haberleri değerlendirdi.
Trump, "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlerden ücret aldığına yönelik haberler var. Öyle olmasa iyi olur, ancak eğer ücret alıyorlarsa hemen buna son verseler iyi olur." ifadelerini kullandı.
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya, ABD ile İran arasında ilan edilen geçici ateşkese riayet etmesi çağrısında bulundu.
Petro, sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD-İran arasındaki geçici ateşkes anlaşması ve İsrail'in Lübnan'a saldırısına dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Petro, "(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu, üzerinde uzlaşılan tam ateşkes kararına saygı duymalı, Lübnan halkına ve toprak bütünlüğüne riayet etmelidir." ifadesini kullandı.
İsrail'in söz konusu anlaşmaya uyması gerektiğini yineleyen Petro, "Anlaşmaya uyulmaması halinde tüm dünya gerekli yaptırımları uygulamalıdır. Söz konusu olan insanlığın yaşamıdır." değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesin Lübnan'ı da kapsamasını ilk başta kabul ettiği ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından fikrini değiştirdiği öne sürüldü. Amerikan CBS News kanalına konuşan ve adı açıklanmayan iki kaynak, Trump'ın, Lübnan'la ilgili tutumunun nasıl değiştiğini aktardı. Habere göre, ABD Başkanı Trump, ilk başta Lübnan'ın da geçici ateşkes anlaşmasına dahil edilmesine onay verdi.
Görüşmelere aracılık eden kişiler de Lübnan'ın anlaşmanın bir parçası olduğunu düşündü ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi gibi isimler kamuoyuna bu yönde açıklamalar yaptılar. Geçici ateşkesin ilan edildiği gün, bir Beyaz Saray yetkilisi CBS News'e, "İsrail'in de Pakistan'ın arabuluculuğunda sağlanan anlaşmanın şartlarını kabul ettiğini" söyledi.
Ancak aynı gün Trump ile Netanyahu arasında yapılan telefon görüşmesinin ardından ABD Başkanı'nın, Lübnan konusundaki fikri değişti ve son açıklamalarında "Lübnan'ın Hizbullah'tan dolayı anlaşmaya dahil edilmediğini" ifade etti.
ABD Başkanı Trump, Amerikan medyasına dün yaptığı bir açıklamada, Lübnan'ın anlaşmaya dahil edilmediğini kaydederek, "Hizbullah yüzünden. Anlaşmaya dahil edilmediler. O mesele de halledilecek. Sorun yok." diye karşılık vermişti.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İran arasındaki 2 haftalık ateşkesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri telefonda görüştü. İngiltere Başbakanlık Ofisi 10 Numara'dan bir Sözcü'nün yaptığı yazılı açıklamaya göre, ABD-İran ateşkesinin ardından Orta Doğu'ya ziyarette bulunan Starmer, Katar'da Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Starmer görüşmede, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının gerekliliği konusunda Körfez liderleri ve bölgedeki askeri yetkililerle yaptığı görüşmeleri ve uygulanabilir plan üzerinde anlaşmaya varmak üzere ortakları bir araya getirme yönünde ülkesinin çabalarını aktardı.
İki lider, halihazırda ateşkesin yürürlükte olduğu, Hürmüz Boğazı'nın açılmasına ilişkin mutabakat sağlandığı ve artık bir çözüm bulma sürecinin bir sonraki aşamasına geçildiği konusunda mutabık kaldıklarını belirtti. Starmer ve Trump, deniz taşımacılığını mümkün olan en kısa sürede yeniden canlandırmak için pratik plana duyulan ihtiyacı ele aldı.