Son dakika haberleri: ABD/İsrail ile İran arasında yaklaşık iki aydır devam eden savaşta diplomasi umutları yeni haftaya girilirken ciddi darbe aldı. İngiliz basınından Reuters haber ajansı, çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan temasların çıkmaza girdiğini ve hem Washington'un hem de Tahran'ın pozisyonunu yumuşatmaya istekli görünmediğini aktardı.
İran cephesinden gelen son açıklamalar da tabloyu daha da sertleştirdi. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'nin deniz ve saha kısıtlamalarını artırmasının güven inşasını imkansız hale getirdiğini belirterek, İran'ın baskı, tehdit ve kuşatma altında dayatılan müzakerelere kesinlikle girmeyeceğini ilan etti.
Taraflardan peş peşe gelen sert mesajlar, ufukta barış görünmediği yorumlarını güçlendirdi.
İşte ABD/İsrail İran savaşında dakika dakika son gelişmeler..
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, Lübnan’ın güneydoğusundaki Litani Nehri'nin hemen kuzeyinde yer alan 7 belde için sürgün emri çıkardı.
İsrail ordusunun işgal ettiği alanlar dışında kalan Meyfadun, Şukine, Yuhmur, Arnun, Batı Zawter, Doğu Zawter, Kfar Tebnit beldelerinde Hizbullah'a ait olduğunu öne sürdüğü yapılara saldırı düzenleyeceği tehdidinde bulunan Adraee, belde sakinlerinin bölgeden en az bir kilometre uzaklaşmalarını istedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün akşam saatlerinde orduya Lübnan'a yönelik şiddetli saldırılar düzenlenmesi talimatı vermişti.
Bunun üzerine İsrail ordusu Lübnan'ın Bazuriyye ve Semmaiye, Hırbet Silm, Sultaniyye, Hadasa ve Zebkin beldelerine hava saldırıları gerçekleştirmişti.

İranlı Öğrenciler Haber Ajansına (ISNA) göre, Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Nikzad, ABD'nin Hürmüz Boğazı'na Umman yerine ortak olmayı istediğini ancak bunu dile getirmekten korktuklarını belirterek, "Hiçbir koşulda bunu kabul etmeyiz. Biz hiçbir koşulda Hürmüz Boğazı'nı önceki haline döndürmeyeceğiz. Devrim Rehberi'nin talimatı da bu yöndedir." dedi.
Ülkesinin zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmeyeceğini vurgulayan Nikzad, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın nükleer kapasitesiyle ilgili çelişkili açıklamalarda bulunduğunu söyledi.
Nikzad son olarak, eğer Hürmüz ile Babülmendep Boğazı'nda etkili olmaları halinde dünya ekonomisin yüzde 25 oranında etkileneceğini ve bunu da son savaşta anladıklarını dile getirdi.

İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı'na göre, İstihbarat Bakanlığı, Kirman eyaletinde akşamları Azadi Meydanı'nda yönetime destek gösterisi için toplanan kalabalığın üzerine ateş açan ve 3 kişinin yaralanmasına neden olan bir kişinin suç ortakları ile birlikte yakalandığını duyurdu.
Açıklamada, yakalanan şahısların devrik Şah'ın oğlu Rıza Pehlevi'ye yakın bir grupla bağlantılı olduklarının tespit edildiği, operasyon sırasında çok sayıda fişek ve patlayıcının da ele geçirildiği ifade edildi.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, İran Silahlı Kuvvetleri dün yayımladığı bildiride, olası bir saldırıya karşı hazır olduğunu duyurdu.
ABD kuvvetlerinin İsfahan'da gerçekleştirdiği operasyonun başarısızlığa uğradığı ve bunun 1980'de yaşanan Tebes olayının tekrarı olduğu belirtilen bildiride, "Düşmanın herhangi bir yeni saldırısı stratejik caydırıcılık düzeyinde bir cevapla karşılaşacak." ifadelerine yer verildi.
Bildiride ayrıca, her türlü saldırıya karşı tam hazırlık içerisinde olunduğu ve ABD askerleri için esir kampları dahi hazırlandığını kaydedildi.
ABD'nin İsrail'in politikalarına alet olmaması ve tüm askeri teçhizatlarıyla birlikte bölgeden çekilmesi gerektiği ifade edilen bildiride, Hürmüz Boğazı'nda ABD ve İsrail bağlantılı gemiler hariç diğer gemilerin geçişlerinin kolaylaştırılmasının İran'ın hedefleri arasında bulunduğu kaydedildi.
TEBES OLAYI
İran'da 4 Kasım 1979'da ABD Büyükelçiliğini basan öğrenciler, 71 kişiyi ABD ajanı oldukları gerekçesiyle rehin aldı.
Öğrenciler birkaç gün sonra 13 kadın ve siyahi rehineyi serbest bıraktı. Dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter, ABD'nin İran'ın "şantajlarına" boyun eğmeyeceğini açıkladı. Bu süre içinde ABD rehineleri kurtarmak için bir operasyon düzenlediyse de Tebes çölünde çıkan kum fırtınası nedeniyle operasyon başarısız oldu. Harekata katılan üç helikopter yoğun kum fırtınası nedeniyle hasar görünce operasyon iptal edildi. Yakıt ikmali esnasında yaşanan kaza nedeniyle bir C-130 Hercules uçağı ve bir helikopter infilak etti, 8 Amerikan askeri hayatını kaybetti.
ABD, bu başarısız operasyondan sonra yeniden diplomasiye yöneldi. Taraflar, 19 Ocak 1981'de Cezayir Anlaşması'nı imzaladıktan bir gün sonra 52 Amerikan vatandaşının 444 günlük esareti sona erdi. Bu olay sonrasında ABD ile İran arasındaki tüm ilişkiler koptu.

İran'da yayın yapan Haberonline sitesine göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu Komutanlarından Muhammed Cafer Esedi, ABD'nin saldırı tehditlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
ABD ve İsrail'in Hürmüz Boğazı'nın açılması noktasında baskı oluşturmaya çalıştığını ancak bunun gerçekleşmeyeceğini söyleyen Esedi, "ABD'lilere söylüyoruz; burası kaynaklarını yağmalayabileceğiniz Venezuela değil. Yeniden saldırdığınızda daha ağır bir darbe yiyeceksiniz. İran devleti ve İran halkı size karşı duracak." ifadelerini kullandı.
Esedi, Hürmüz Boğazı ile Basra Körfezi'nin İran ve bölge ülkeleriyle ilgili bir mesele olduğunu, ABD'nin burada söz söyleme hakkı bulunmadığını ve ülkesinin yeni bir saldırıya karşı belirli bir plana sahip olduğunu söyledi.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde işgal altında tuttuğu onlarca belde için bir uyarı mesajı daha yayımladı.
Ordu Sözcüsü Avichay Adraee'nin X sosyal medya platformu üzerinden yaptığı yazılı açıklamada, geçici ateşkes sürecinde ordunun Lübnan'ın güneyinde işgal altında tuttuğu beldelerdeki mevzilerinde konuşlanmayı sürdürdüğü belirtildi.
Açıklamada, yerinden edilen sivillerden işgal altındaki 50'den fazla beldeye ve bu alanların dışında kalan belirli köylerin güneyine ve çevresine hareket etmemeleri istendi.
İsrail ordusu ayrıca Sur kentine Manusriyye beldesine de havadan bildiriler attı.

Tesnim haber Ajansı, Tahran Emniyet Komutanlığı Bilgilendirme Merkezinden yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.
Açıklamada, Tahran'daki bir iş merkezinde izinsiz uydu ekipmanları (Starlink uydu terminali) kullanan 3 iş yerinin tespit edildiği belirtildi.
Söz konusu iş yerlerinin "rejim karşıtı muhalif ağlarla iletişim kurduğu ve ABD-İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta vurulan yerlere ait görüntüleri gönderdiği" öne sürüldü.
Ulusal güvenliği tehdit ettiği iddiasıyla söz konusu iş yerlerinin mühürlenerek faaliyetlerinin durdurulduğu kaydedildi.
ABD-İsrail saldırılarının başladığı 28 Şubat'tan bu yana İran'da uluslararası internet erişiminin bulunmadığı belirtiliyor.
Tahran yönetimi internet, sosyal medya ve mesajlaşma ağlarına kısıtlamalar getirse de İranlı kullanıcılar, VPN aracılığıyla uygulamalara erişim sağlayabiliyor.
Elon Musk, geçen yıllarda yaklaşık 100 Starlink uydusunun İran'da internet desteği sağladığını duyurmuştu.

İsrail ordusunun 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'daki saldırıları sürüyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun dün Lübnan'ın güneyindeki beldelere düzenlediği saldırılarda 7 kişinin öldüğünü, 3'ü çocuk 24 kişinin yaralandığını bildirdi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün akşam saatlerinde orduya Lübnan'a yönelik şiddetli saldırılar düzenlenmesi talimatı vermişti. Bunun üzerine İsrail ordusu Lübnan'ın Bazuriyye ve Semmaiye, Hırbet Silm, Sultaniyye, Hadasa ve Zebkin beldelerine hava saldırıları gerçekleştirmişti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan, Umman ve Rusya'yı kapsayan ziyaretinin ikinci ayağı Umman'da temaslarını sürdürüyor.
Umman resmi ajansı ONA'da yer alan habere göre, Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Arakçi'yi başkent Maskat'taki Bereke Amir Sarayı'nda kabul etti.
Bölgedeki son gelişmeler, arabuluculuk çabaları ve çatışmaları sona erdirmeye yönelik girişimlere ilişkin istişarelerde bulunulan görüşmede, Umman Sultanı Bin Tarık, söz konusu gelişmeler konusunda İran tarafının görüşleri hakkında bilgi aldı.
Umman Sultanı Bin Tarık, İran Dışişleri Bakanı Arakçi'ye bu çabaların kalıcı siyasi çözüme ulaşma olasılığını artıracak ve krizlerin bölge halkları üzerindeki etkilerini azaltacak şekilde nasıl ileriye taşınabileceğine ilişkin görüşlerini aktardı.
Bin Tarık, sorunların ele alınmasında diyalog ve diplomasiye öncelik verilmesinin önemini vurgulayarak, bunun barışın pekiştirilmesine katkıda bulunduğunu ifade etti.
Arakçi ise ülkesinin mevcut bölgesel zorluklara rağmen diyalog çabalarının desteklenmesi, bölgenin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine ilişkin Bin Tarık liderliğindeki Umman'ın tutumunu takdir etti.

İsrail askerlerinin Lübnan'ın güneyindeki Debel'de ekskavatörle açık bir arazide yer alan güneş panellerini yıktığı görüntüler sosyal medyaya yansıdı.
Lübnan basını, İsrail ordusunun Debel'de su altyapısına, evlere, yollara ve zeytin ağaçlarına da saldırılarda bulunduğunu aktardı.
İsrail ordusu ise yayımladığı açıklamayla, askerlerin Hristiyan köyü Debel'de güneş panellerini kasten tahrip ettiğini kabul etti.
Açıklamada, İsrail askerlerinin söz konusu saldırısına ilişkin soruşturma başlatıldığı ifade edildi.
İsrail ordusu, ateşkese rağmen saldırılarını sürdürdüğü Lübnan'ın güneyinde sivil altyapıyı hedef almayı sürdürüyor.

İngiliz basınından Reuters haber ajansı, ABD/İsrail-İran savaşında barış umutlarının yeni haftanın başlamasıyla azaldığını, iki aydır süren çatışmayı sona erdirmeyi amaçlayan görüşmelerin çıkmaza girdiğini belirtti.
Hem Tahran’ın hem de Washington’un şartlarını yumuşatmaya pek istekli görünmediği bildirildi.
Reuters’a göre, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi cumartesi günü Pakistan'dan eli boş döndü ve ABD Başkanı Donald Trump, ABD’li arabulucular Steve Witkoff ve Jared Kushner'ın İslamabad'a yapmayı planladıkları ziyareti iptal ederek barış umutlarına art arda darbeler indirdi.

İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile telefonda görüştü.
ABD'nin son dönemde İran'a yönelik deniz ve saha kısıtlamalarını artırmasını, güven inşası ve diplomasi açısından ciddi bir engel olduğunu belirten Pezeşkiyan, "ABD'ye açık tavsiyemiz şudur; sorunların çözümü için uygun bir zemin oluşturulacaksa, öncelikle kuşatma dahil olmak üzere operasyonel engeller kaldırılmalıdır. Zira İran, baskı, tehdit ve kuşatma altında dayatılan müzakerelere girmeyecektir." dedi.
Müzakere sürecinin ancak karşılıklı saygı ve güven inşasıyla ilerleyebileceğini kaydeden İran Cumhurbaşkanı, baskı ve tehdit politikaları devam ederken diyalogdan sonuç alınamayacağını belirtti.
İran'ın savaş başlatan taraf olmadığını ve bölgesel istikrarsızlık istemediğini belirten Pezeşkiyan, müzakerelerin ancak eşit şartlarda ve uluslararası hukuk çerçevesinde yürütülebileceğini ifade etti.
Öte yandan Pakistan Başbakanı Şerif de görüşmede, ülkesinin İran ile kardeşlik ve dayanışma ilişkilerini önemsediğini belirterek, mevcut gerilimin azaltılması için diplomatik çabalara aktif destek verdiklerini ifade etti.
Bölgedeki tansiyonun düşürülmesi için Pakistan'ın Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan ile yürüttüğü temaslara işaret eden Şerif, bu girişimlerin ateşkesin korunması ve kalıcı barışın sağlanması açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
Pakistan'ın, İran'ın egemenliğini ve güvenliğini hedef alan hiçbir adımı kabul etmeyeceğini vurgulayan Şerif, İran'ın baskı ve savaşla teslim alınamayacağını, İran halkının güçlü bir direnç gösterdiğini ve rejim değişikliği beklentilerinin gerçekçi olmadığını dile getirdi.
Mevcut dönemin son derece hassas olduğu, yanlış adımların bölgeyi daha büyük bir krize sürükleyebileceği uyarısında bulunan Pakistan Başbakanı, tüm tarafların itidalli davranması gerektiğini kaydetti.

İran'ın Sistan-Beluçistan eyaletinde rejim karşıtı "Ceyşul Adl" örgütü üyesi olduğu öne sürülen Amir Rameş, "terör eylemleri" gerçekleştirme suçlamasıyla idam edildi.
İran resmi haber ajansı IRNA, yargı makamının konuya ilişkin yazılı açıklamasını yayımladı.
Açıklamaya göre, İran Yüksek Mahkemesi tarafından onanan Rameş hakkındaki idam cezası sabah saatlerinde infaz edildi.
Rejim karşıtı açıklamalarıyla bilinen firari Abdulgaffar Nakşibendi ile bağlantılı olduğu öne sürülen Rameş, "Ceyşul Adl" örgütüne üye olmak, bombalı saldırılar düzenlemek ve askeri güçlere pusu kurmak suretiyle "devlete karşı silahlı isyan" suçlamalarıyla tutuklanmıştı.
İran'da terör örgütü kabul edilen "Ceyşul Adl", "Beluç halkının haklarını savunduğunu" öne sürerek ülkenin güneydoğusundaki Pakistan sınırında yer alan Sistan-Beluçistan eyaletinde zaman zaman silahlı eylemler düzenliyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin İran limanlarına uyguladığı abluka nedeniyle 37 gemiyi geri döndürdüğünü açıkladı.
CENTCOM'un X sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, İran'a ait petrol ve doğal gaz dahil enerji ürünlerini yabancı pazarlara taşıdığı gerekçesiyle ABD Hazine Bakanlığı tarafından yaptırım uygulanan 19 "gölge filo" gemisinden biri olduğu belirtilen ticari geminin Umman Denizi'nde durdurulduğu aktarıldı.
Söz konusu geminin, ABD ordusunun talimatlarıyla İran'a geri yönlendirildiği kaydedilen açıklamada, ablukanın başlamasından bu yana 37 geminin geri döndürüldüğü bilgisi paylaşıldı.

İran resmi haber ajansı IRNA, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Umman başkenti Maskat'taki temaslarının ardından, Rusya ziyareti öncesinde yeniden Pakistan'ın başkenti İslamabad'ı ziyaret edeceğini bildirdi.
Diplomatik kaynaklara dayandırılan haberlerde Arakçi'nin, Pakistanlı üst düzey yetkililerle yaptığı görüşmelerde, savaşın tamamen sona erdirilmesine yönelik muhtemel bir uzlaşının çerçevesine ilişkin İran'ın görüş ve değerlendirmelerini aktardığı ifade edildi.
Ayrıca, Arakçi'nin İslamabad temasları sırasında beraberindeki heyetin bir bölümünün, savaşın sona erdirilmesine ilişkin başlıklarda istişarelerde bulunmak ve gerekli talimatları almak üzere Tahran'a döndüğü ve söz konusu heyet üyelerinin pazar gecesi yeniden İslamabad'da Arakçi'ye katılmasının beklendiği kaydedildi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki temaslarına ilişkin sanal medya hesabından açıklamada bulundu.
Pakistan ziyaretinin verimli geçtiğini belirten Arakçi, "Pakistan'ın savaşın sonlandırılması için ortaya koyduğu çaba değerli. Bu ziyarette İran'a karşı yürütülen savaşı kalıcı olarak sona erdirecek uygulanabilir bir çerçeve konusunda İran'ın duruşunu paylaştım. ABD'nin diplomasi konusunda gerçek anlamda ciddi olup olmadığını henüz göremedim" ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Umman'a yaptıkları ziyaretle ilgili X sosyal medya platformundaki hesabından paylaşımda bulundu.
İsmail Bekayi, "Bugün resmi bir ziyaret için Umman'ın başkenti Maskat'tayız. Bu, Arakçi'nin tüm bölgeyi etkileyen son ABD-İsrail saldırılarının ardından Basra Körfezi bölgesine yaptığı ilk ziyaret." ifadesini kullandı.
Sözcü, İran'ın, komşu ülkelerle ilişkilere büyük önem verdiğini ve bölgedeki tüm halkların çıkarlarına hizmet edecek ve istikrarı koruyacak şekilde karşılıklı güveni ve iş birliğini güçlendirmeye kararlı olduğunu dile getirdi.
Bekayi, Umman-İran ilişkilerinin, Tahran yönetiminin, güneydeki komşularıyla karşılıklı saygı ve ortak çıkarlara dayalı yaklaşımının canlı bir örneği olduğunu aktardı.

Florida'da uçağa binişi öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, ABD heyetinin Pakistan'a seyahatinin iptal edilme nedenine ilişkin, İran'ın sunduğu teklifin "yeterince iyi olmadığını" söyledi.
Trump, "Kimsenin adını bile duymadığı insanlarla görüşmek için 15-16 saatlik yolculuğa çıkmayacağız." açıklamasını yaptı.
ABD Başkanı, "İlginçtir ki, ben o (ilk) teklifi reddettiğim anda, hem de sadece 10 dakika içinde, elimize çok daha iyi bir taslak ulaştı." diyerek, seyahatin iptalinin doğru olduğunu savundu.
Trump, "Bu yüzden görüşmeleri telefonla yürüteceğiz ve istedikleri zaman bizi arayabilirler. Tekrar ediyorum, tüm kozlar bizim elimizde. Ellerinde hiç ordu kalmadı." ifadelerini kullandı.
Tahran yönetimi tarafında liderlik kargaşasının devam ettiğini ileri süren Trump, "Pratik açıdan bakarsak, hiç liderleri de kalmadı. Liderlerin kim olduğunu ne biz ne de başka bir kimse biliyor. Dahası ki bu çok önemli, sanırım liderlerin kim olduğunu kendileri de bilmiyor." dedi.
Trump ayrıca, karşı tarafın görüşmenin salı günü yapılmasının planlandığı kendisine iletilince, bunun "epey ileri bir tarih ve uzun bir yolculuk olduğu" gerekçesiyle bu seyahati yapmak istemediklerini belirtti.
Maliyetler konusunda "son derece hassas, tutumlu bir insan" olduğunu öne süren Trump, ABD heyetinin "çok yetkin" kişilerden oluştuğunu, ancak İran'ın ise görüşmelere lider düzeyinde bir ekiple çıkmadığını ifade etti.
Trump, İran'daki mevcut karar mekanizmasıyla ilgili, "İçeride muazzam bir çekişme yaşanıyor. Muhtemelen liderlik için savaşıyorlar. Pek çok durumda, bence lider olmamak için savaşıyorlar, zira biz, liderlik hiyerarşisinin iki kademesini saf dışı bıraktık. Yine de kiminle muhatap olmamız gerekirse onunla görüşürüm. Ancak iki gün beklemek için hiçbir sebep yok." şeklinde konuştu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), 25 Nisan 1980'de İran'ın Tebes kentinde ABD'nin rehine kurtarma amacıyla düzenlediği ve başarısızlıkla sonuçlanan "Kartal Pençesi" operasyonunun yıl dönümü nedeniyle bir bildiri yayımladı.
DMO açıklamasında, ABD'nin İsfahan eyaletinin güneyine yönelik son saldırı girişimleri "Beyaz Saray'ın aşağılanmasının tekrarı ve küresel emperyalizmin İran milleti karşısındaki kaçınılmaz yenilgisi" olarak nitelendirildi.
Açıklamada, "Bu durum, ABD'nin yaşadığı tarihi ve utanç verici yenilgiden hala ders almadığını göstermektedir. ABD'nin saldırgan ve hegemonik karakteri, İslam Devrimi ve İran'a karşı yeni alanlarda da düşmanlık üretmeye devam etmektedir" denildi.
"ESİR KAMPLARI DAHİ HAZIRLANDI"
Muhtemel kara ve hava saldırılarına karşı tüm askeri ve istihbarat unsurlarının tam teyakkuz halinde olduğunun belirtildiği açıklamada, "İran Silahlı Kuvvetleri'nin sahip olduğu istihbarat gücü ve hazırlık seviyesi, düşmanın kara operasyonları da dahil olmak üzere muhtemel tüm faaliyetlerine karşı koyabilecek düzeyde olduğunu ortaya koyuyor. Bu kapsamda, muhtemel saldırganlar için esir kampları dahi hazırlandı" ifadeleri kullanıldı.
“ABD NETANYAHU’NUN OYUNCAĞI HALİNE DÖNÜŞMEMELİ”
ABD'ye yönelik sert uyarıların yapıldığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da sert bir dille eleştirildi. Bildiride, "ABD'liler gerçeği kabul etmeli ve kendilerini artık suçlu ve çocuk katili Siyonist Başbakan Netanyahu'nun elinde bir oyuncağa dönüştürmemelidir. Ayrıca bölgede, İran silahlı kuvvetlerinin saldırıları sonucu ağır hasar alan üslerine de bakmaları gerekir çünkü bu tesislerin yeniden işler hale getirilmesi artık mümkün görünmemektedir. Önlerindeki tek seçenek ise, kalan personel ve teçhizatlarını toplayarak bölgeden hızlı ve şartsız şekilde çekilmektir" ifadelerine yer verildi.
"YENİ DÜNYA DÜZENİ ŞEKİLLENİYOR"
Küresel gelişmelere de değinilen açıklamada, İran'ın son dönemdeki askeri ve siyasi duruşunun güç dengelerini etkilediğini savunularak, "Dünya, tek kutuplu düzenin ötesine geçilen yeni bir döneme hazırlanmaktadır. Bu yeni düzen, direniş, bağımsızlık ve adalet temelinde şekillenecektir" ifadeleri kullanıldı.
HÜRMÜZ BOĞAZI STRATEJİSİ VURGUSU
Açıklamada ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın yönetimi ve kontrolü konusuna dikkat çekilerek, "Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü sağlamak ve bunun caydırıcı etkisini ABD ile Beyaz Saray'ın bölgedeki müttefikleri üzerinde sürdürmek, İran'ın küresel güçlere karşı yürütülen savaş sürecindeki temel stratejisidir. Bu strateji kapsamında, sahada aktif rol oynanırken, ABD-İsrail bağlantılı unsurlar ve bunlara bağlı olanlar hariç, tüm ülkelerin ticari gemilerinin geçişinin kolaylaştırılması hedeflenmektedir" ifadeleri kullanıldı.
"HER SALDIRIYA DAHA AĞIR KARŞILIK VERİLECEK"
Açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın "bölünmüşlük" söylemlerine rağmen, ülke yönetimi içindeki birlik ve uyumun güçlendiği ifade edilerek, "Bu topraklara yönelik her yeni saldırı, düşmanların beklediğinin ötesinde ve stratejik caydırıcılık düzeyinde bir karşılıkla sonuçlanacaktır. Her türlü saldırı girişimine daha ağır, caydırıcı ve yıkıcı darbelerle karşılık verilecektir" ifadelerine yer verildi.

İran Dışişleri Bakanlığı'nın resmi Telegram hesabına göre Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman'ın başkenti Maskat’a ulaştı.
Erakçi'nin Umman ziyaretinde, Ummanlı üst düzey yetkililerle bir araya gelerek ikili ilişkiler ve bölgesel konular hakkında görüş alışverişinde bulunması bekleniyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Fox News'e yaptığı açıklamada, ABD heyetinin Pakistan seyahatini son anda iptal etme kararı aldığını bildirdi.
Haberde, Pakistan'a gitmeye hazırlanan Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner'e, seyahati iptal ettiğini söyleyen Trump'ın, "Hayır, oraya gitmek için 18 saatlik bir uçuş yapmayacaksınız." dediği aktarıldı.
Trump'ın, ekibine ayrıca, "Elimizde tüm araçlar mevcut, bizi istedikleri zaman arayabilirler ama artık, öylece oturup boş muhabbetler etmek uğruna 18 saatlik uçuşlar yapmayacaksınız." dediği ifade edildi.
ABD Başkanı Trump'ın bu açıklaması, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin, Pakistan'dan ayrıldığı haberinin duyurulmasının ardından geldi.
İran tarafı daha önce ABD heyetiyle Pakistan'da herhangi bir "doğrudan görüşme" planlanmadığını, sadece Pakistan aracılığıyla dolaylı mesaj iletilebileceğini belirtmişti.
“SAVAŞ YENİDEN BAŞLAMAYACAK”
ABD Başkanı Trump Amerikan haber sitesi Axios'a verdiği kısa demeçte ise ABD heyetinin Pakistan'a yapılması planlanan seyahatinin iptal edilmesinin savaşın yeniden başlayacağı anlamına gelmediğini belirterek, "Hayır. Bu öyle bir şey anlamına gelmiyor. Henüz bunu düşünmedik." dedi.
ABD Başkanı, "Tüm kozlar elimizde. Oraya gidip oturup boş boş konuşmayacağız." değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan aynı konuyla ilgili sosyal medya hesabından da bir paylaşım yapan Trump, İran'da "liderlikle ilgili muazzam bir iç çekişme ve kafa karışıklığı" bulunduğunu öne sürerek, "Kimin sorumlu olduğunu kimse bilmiyor, kendileri bile. Ayrıca, tüm kozlar bizde, onlarda yok! Konuşmak istiyorlarsa, sadece aramaları yeterli." ifadelerini kullandı.

Associated Press'e (AP) konuşan ve adını vermek istemeyen iki Pakistanlı yetkili, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin İslamabad ziyaretine ilişkin açıklamada bulundu.
Buna göre yetkililer, Arakçi'nin Pakistanlı üst düzey yetkililerle görüşmelerini tamamlamasının ardından Pakistan'dan ayrıldığını söyledi.
