ABD/İsrail-İran arasında 40 gündür devam eden ve küresel enerji ve tedarik zincirini yerle bir eden savaşta 15 günlük ateşkes başladı. Ancak bölgeyi kaosa sürüklemekte kararlı olan İsrail "Lübnan ateşkes kapsamı dışında" diyerek Beyrut'a bombalar yağdırdı. Gece boyu düzenlenen saldırılarda yüzlerce kişi hayatını kaybederken İsrail'e karşılık olarak İran, Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını açıkladı. 'En sert intikamın verileceğini' açıklayan İran, Trump'ın şartları ihlal ettiğini de vurguladı. İşte pamuk ipliğine bağlı ateşkeste son durum…
İran Adli Tıp Kurumu Başkanı: 28 Şubat'ta başlayan saldırılardan bu yana İran'da en az 3 bin kişi hayatını kaybetti
Hizbullah lideri Naim Kasım'ı öldürdüğünü iddia eden İsrail, yeni bir açıklamada bulunarak, "Kasım değil, yeğeni Ali Yusuf Harşi öldürüldü" ifadelerini kullandı.
Harşi'nin Hizbullah liderinin kişisel sekreteri olduğu iddia edildi.
İsrail ordusu, Hizbullah lideri Naim Kasım'ın öldürüldüğünü iddia etti.
ABD-İran arasındaki geçici ateşkes için arabuluculuk yapan Pakistan, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını kınadı.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Hüseyin Andrabi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, masum insanların hayatına mal olan ve altyapıda tahribata yol açan İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını kınadıklarını belirtti.
İsrail'in eylemlerinin bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik uluslararası çabalara zarar verdiğine dikkati çeken Andrabi, uluslararası hukuku ve temel insani ilkeleri açıkça ihlal ettiğini vurguladı.
İran'ın İslamabad Büyükelçisi Rıza Emiri Mukaddem, İsrail’in diplomatik girişimleri sabote etmek için ABD ile varılan ateşkesi ihlal etmesine rağmen İran heyetinin ateşkesi görüşmek için bu gece Pakistan’a gideceğine dair yaptığı sosyal medya paylaşımını sildi.
Mukaddem, ABD merkezli X sosyal medya platformundan yaptığı ve daha sonra kaldırdığı paylaşımında, İsrail’in, diplomatik girişimleri sabote etmek için ABD ile varılan ateşkesi ihlal ettiğini, bu nedenle İran kamuoyunda şüpheler oluştuğunu ifade eden Mukaddem, “Kamuoyunda şüpheler oluşsa da İran heyeti, Sayın Şahbaz Şerif’in daveti üzerine, İran tarafından önerilen 10 maddeye dayalı görüşmeler için bu gece İslamabad’a geliyor.” bilgisine yer vermişti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sanal medya hesabından Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in İran ile ABD arasında varılan geçici ateşkese ilişkin yaptığı paylaşımı alıntılayarak bir mesaj iletti. İran ile ABD arasında varılan geçici ateşkese dair şartların net ve açık olduğunu kaydeden Arakçi, “ABD, ateşkes ya da İsrail aracılığıyla devam eden savaş arasında bir seçim yapmak zorunda. İkisini birden seçemez. Dünya, ABD’nin taahhütlerini yerine getirip getirmeyeceğini izliyor” ifadelerini kullandı.
ran basını, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile görüştüğünü duyurdu. Pezeşkiyan görüşmede Şerif'e, ülkesinin, ‘ABD’nin uluslararası hukuku ihlal eden geçmişine’ rağmen Pakistan’ın ateşkes ile ilgili ortaya koyduğu öneriye ilişkin attığı adımın, ‘İran’ın sorumluluğunu göstermesi’ açısından önemli olduğunu belirtti. İran ile ABD arasında varılan ateşkeste, tarafların taahhütlerine bağlı kalması gerektiğini kaydeden Pezeşkiyan, İran’da Siri ve Lavan adasına yapılan saldırıların ateşkesi ihlal anlamına geldiğini söyledi. Pezeşkiyan, “İran’ın sunduğu 10 şarttan biri de Lübnan’da ateşkesin sağlanmasıdır. İran her türlü saldırıya karşılık verecektir” ifadelerini kullandı.
Şerif ise Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarının anlaşmanın bir parçası olarak durdurulması gerektiğini vurgulayarak, ülkesinin, bölgesel istikrar ve barış için tüm ülkelerle iş birliği yapmaya hazır olduğunu aktardı.
İran basını, Devrim Muhafızları Ordusu'nun İsrail’in geçici ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a düzenlediği saldırılara ilişkin açıklamasını yayınladı. İsrail'in, Beyrut’ta ‘vahşice bir katliama’ başladığı belirtilen açıklamada, Lübnan’a düzenlenen saldırılar ‘en şiddetli şekilde’ kınanarak, “Lübnan'a yönelik saldırılar derhal durdurulmazsa, bölgedeki işgalci saldırganlara pişman edici bir karşılık vereceğiz” ifadeleri kullanıldı.
İran’la varılan 2 haftalık ateşkesin Lübnan’ı kapsamaması bölgedeki güvenlik endişelerini artırırken, Hizbullah’tan İsrail’e yeni misillemeler geldi. İsrail basınında yer alan haberlere göre; Hizbullah’ın Lübnan’dan gerçekleştirdiği yeni roket saldırıları nedeniyle İsrail’in kuzeyindeki sınır kasabası Avivim ve çevresinde sirenlerin çaldığı bildirildi. Hizbullah ise, İsrail’in kuzeyini hedef alan roket saldırıları gerçekleştirdiğini doğrulayarak, saldırıların İsrail'in ateşkes ihlallerine yanıt olarak yapıldığını açıkladı.
LÜBNAN'DA YÜZLERCE KİŞİ HAYATINI KAYBETMİŞTİ
Hizbullah’ın son saldırılarının, İsrail ordusu’nun Lübnan'daki çatışmaların başlamasından bu yana ülkeye en geniş kapsamlı hava bombardımanlarının yapıldığını duyurmasının ardından gelmesi dikkat çekti. Lübnan Sivil Savunması, İsrail’in Lübnan’ın başkenti Beyrut ve ülkenin farklı bölgelerini hedef alan yoğun hava saldırılarında en az 254 kişinin öldüğünü, bin 165 kişinin ise yaralandığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Truth sosyal medya platformu üzerinden İran'la varılan ateşkes anlaşması hakkında açıklamalarda bulundu. ABD güçlerinin varılan anlaşmanın hükümleri tam olarak uygulanana kadar bölgede kalacağının altını çizen Trump, "Zaten büyük ölçüde zayıflatılan düşmanın ölümcül bir şekilde imha edilmesi için gerekli olan ek mühimmat, silah ve malzemelerle donatılan tüm ABD gemileri, uçakları ve askeri personeli, varılan gerçek anlaşmanın hükümleri tam olarak yerine getirilene kadar İran ve çevresinde kalacak" dedi.
"ANLAŞMAYA UYULMAZSA, YENİDEN ATEŞ BAŞLAYACAK"
Anlaşmaya uyulmaması halinde İran'a yönelik saldırıların yeniden başlayacağını vurgulayan Trump, "Herhangi bir nedenle bu anlaşma kapsamındaki yükümlülükler yerine getirilmezse, ki bu pek muhtemel değil, o zaman yeniden ateş başlayacak ve bu, daha önce kimsenin görmediği kadar büyük, daha iyi ve daha güçlü olacak" uyarısında bulundu. İran'ın üzerinde mutabık kalınan anlaşmaya uyması gerektiğini yineleyen Trump, "Uzun zaman önce üzerinde anlaşıldı. Ve aksini iddia eden tüm asılsız söylemlere rağmen, nükleer silah olmayacak ve Hürmüz Boğazı açık, güvenli olacak" dedi. ABD ordusunun İran'a yönelik muhtemel bir yeni operasyon için hazırlıklarını sürdürdüğünü hatırlatan Trump, "Bu arada, muhteşem ordumuz silah depoluyor ve dinleniyor; aslında bir sonraki fethini sabırsızlıkla bekliyor. Amerika geri döndü!" ifadelerini kullandı.
İşgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde bulunan Mescid-i Aksa, ibadete açıldı. Sabah ezanıyla birlikte kapıları açılan Harem-i Şerif'e yüzlerce Filistinli Müslümanın akın ettiği belirtildi. Mescid-i Aksa'nın kapılarının açılmasıyla gözyaşlarına hakim olamayan çok sayıda Filistinlinin Harem-i Şerif'in avlularında şükür secdesine kapandığı ifade edildi. Harem-i Şerif'in kapılarının 41 gün sonra yeniden ibadete açılmasıyla kılınan sabah namazında yüzlerce Müslüman saf tuttu.
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, 6 Nisan'da kapalı tutulduğu sırada Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemişti.
İSRAİL SAVAŞ BAHANESİ İLE KAPATMIŞTI
İsrail, ABD ortaklığında İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırılarla eş zamanlı işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya girişleri tamamen kapattı. Kapatıldığı süre boyunca Mescid-i Aksa’da yalnızca cami görevlileri ve Kudüs İslami Vakıflar İdaresi personeli namaz kılabilirken, diğer Filistinliler ise namazlarını kentteki küçük camilerde eda ediyordu. İsrail makamları ayrıca, Hristiyan dünyası için en önemli dini yerlerden biri olan Kudüs'teki Kıyamet Kilisesi'ni de kapattı. İsrail hükümeti olağanüstü hal uygulamasını nisan ayının ortasına kadar uzatma kararı almıştı ancak Harem-i Şerif'in bu süre boyunca kapalı kalıp kalmayacağına dair açıklama yapmamıştı.
NATO’dan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’da yaptığı basına kapalı görüşme ile ilgili açıklama geldi. NATO Sözcüsü Allison Hart, Rutte ve Trump’ın İran meselesi de dahil olmak üzere ittifakın ortak güvenliğiyle ilgili çeşitli konularda samimi bir görüşme gerçekleştirdiğini duyurarak, "Genel Sekreter Rutte, müttefiklerin daha güçlü ve daha adil bir ittifak oluşturmak için çaba göstermeye devam etmesinin önemini vurguladı" ifadelerini kullandı.
TRUMP VE RUTTE BEYAZ SARAY’DA GÖRÜŞMÜŞTÜ
ABD Başkanı Donald Trump, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Beyaz Saray’da basına kapalı bir görüşme gerçekleştirmişti. Trump, görüşme sonrasında sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, "İhtiyacımız olduğunda NATO yanımızda değildi, ve tekrar ihtiyacımız olursa yine yanımızda olmayacak. Grönland’ı hatırlayın, o kocaman, kötü yönetilen buz kütlesini" ifadelerini kullanmıştı.
Hizbullah'tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in ateşkes ihlallerini sürdürdüğüne dikkat çekilerek, Hizbullah'ın Lübnan'ı ve halkını savunmak amacıyla Manara yerleşimine saldırı gerçekleştirdiği belirtildi.
Açıklamada, Hizbullah'ın ateşkese uyduğu, İsrail'in ise ihlal etmeye devam ettiğine işaret edilerek, "Lübnan'ı ve halkını savunmak ve düşmanın (İsrail) ateşkes anlaşmasını ihlal etmesine karşılık olarak, İslami Direniş Mücahitleri (Hizbullah), 9 Nisan 2026 Perşembe günü saat 02.30'da Manara yerleşimine roket saldırısı düzenledi." ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, "Bu karşılık, İsrail-Amerikan saldırganlığı ülkemize ve halkımıza karşı sona erene kadar devam edecektir." ifadesi kullanıldı.
Söz konusu saldırının, ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonra Hizbullah tarafından İsrail'e yönelik gerçekleştirilen ilk roketli saldırı olduğu belirtiliyor.
İsrail ordusu, dün öğle saatlerinde Beyrut ile Lübnan'ın doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan, eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı düzenlemişti. Akşam saatlerinde ise İsrail uçakları Beyrut'un "Tel Hayyat" bölgesini hava saldırılarıyla hedef almıştı.
Dünkü saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayda geçti. İsrail'in dün Lübnan'a düzenlediği eş zamanlı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 92'si başkent Beyrut'tan olmak üzere 254'e yükseldiği bildirilmişti.

ABD ve İran arasında varılan ateşkes gündemdeki tazeliğini korurken, İran’dan dikkat çeken bir hamle geldi. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'ne yakınlığı ile bilinen Nur Haber Ajansı’nda yer alan habere göre; İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hürmüz Boğazı’nı kullanacak gemilerin deniz mayınlarından kaçınmasına yardımcı olmak amacıyla alternatif güvenli geçiş rotalarını gösteren bir harita yayınladı. DMO Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, ateşkes öncesi savaş şartları nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın ana trafik bölgesinde çeşitli gemisavar mayınlarının olabileceği belirtilerek, "Seyir güvenliğini sağlamak ve deniz mayınlarıyla muhtemel bir çarpışmadan kaçınmak amacıyla, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan Devrim Muhafızları donanması ile koordinasyon kurarak ve ikinci bir duyuruya kadar haritada belirtilen rotaları kullanarak geçmeleri gerekmektedir" denildi. Önerilen giriş güzergahının, "Umman Denizi'nden kuzeye, Lark Adası'na ve ardından Basra Körfezi'ne doğru devam eden rota", önerilen çıkış güzergahının ise, "Lark Adası'nın güneyinden geçerek Umman Denizi'ne doğru devam eden rota" olduğu ifade edildi.
İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılar devam ediyor.
Bölgedeki AA muhabirinin aktardığına göre, İran ile yapılan ateşkese rağmen İsrail uçakları Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenledi.
Saldırı sonrası şiddetli patlama sesi duyulurken, hedef alınan bölgeden dumanlar yükseldi.
İsrail ordusu, dün öğle saatlerinde Beyrut ile Lübnan'ın doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı düzenlemişti. Akşam saatlerinde ise İsrail uçakları Beyrut'un "Tel Hayyat" bölgesini hava saldırılarıyla hedef almıştı.
Dünkü saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayda geçti.
İsrail'in dün Lübnan'a düzenlediği eş zamanlı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 92'si başkent Beyrut'tan olmak üzere 254'e yükseldiği bildirilmişti.

Tahran Belediye Başkanı Alirıza Zakani, ABD'nin ateşkesi ihlal ettiğini öne sürerek, söz konusu ateşkese bağlı kalmanın bir anlamının kalmadığını söyledi.
Zakani, sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.
ABD yönetiminin son saatlerdeki tutumunun, eski ülke lideri Ali Hamaney'in "Büyük Şeytan'a güven olmaz ve onunla müzakere faydasızdır" ifadelerini hatırlattığını dile getiren Zakani, "Hem açık beyanlarında 10 maddelik teklifin tüm maddelerini çiğnedikleri hem de pratikte kendi talep ettikleri ateşkesin hükümlerini birçok açıdan ihlal etmeleri nedeniyle ateşkese bağlı kalmanın bir anlamı kalmamıştır." ifadelerini kullandı.
Zakani, bu nedenle İranlı askerlerin "sert bir intikam alma" konusunda elinin artık serbest olduğunu öne sürdü.
Mehr Haber Ajansı, İran'ın başkenti Tahran civarında saldırı olduğunu duyurmuş ve hava savunma sistemi devreye girmişti. Ayrıca, Huzistan'da İsrail'e ait olduğu iddia edilen bir insansız hava aracının (İHA) düşürülmesi nedeniyle 1 kişi hayatını kaybetmiş, 6 kişi de yaralanmıştı.
Devrim Muhafızları Ordusu, Lübnan'a yönelik saldırılar derhal durdurulmazsa, bölgedeki saldırganlara karşılık verileceğini duyurmuştu.
ABD Başkanı Trump ile NATO Genel Sekreteri Rutte, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes anlaşması ve ABD-NATO ilişkilerinin tartışıldığı dönemde bir araya geldi.
Beyaz Saray'da basına kapalı yapılan görüşmede, ABD-NATO ilişkileri ve İran'la ilgili gündemdeki ana konuların ele alındığı kaydedildi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt'e yöneltilen "Başkan Trump halen NATO'dan çekilmeyi düşünüyor mu?" sorusuna, "Bu konu, Başkan'ın daha önce değindiği bir konu ve sanırım birkaç saat sonra Genel Sekreter Rutte ile de bu konuyu görüşecek." yanıtını vermişti.
Yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, Huzistan Valiliği, Şuşter'de düşürülen İHA'ya ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, Şuşter'in Gulam köyü yakınlarında saat 21.00 sularında İran Silahlı Kuvvetlerinin hava savunma sistemi tarafından bir "düşman" İHA’sının düşürülmesi sonucu 1 çocuğun öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kaydedildi.
Macron, Trump ve Pezeşkiyan ile ayrı ayrı gerçekleştirdiği telefon görüşmelerine ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan açıklama yaptı.
Trump ve Pezeşkiyan'ı kastederek Macron, "Her ikisine de ateşkesi kabul etmenin mümkün olan en iyi karar olduğunu söyledim. Tarafların her birinin Lübnan dahil tüm çatışma alanlarında ateşkese tamamen uyması umudumu dile getirdim." ifadelerini kullandı.
Macron, inandırıcı ve kalıcı bir ateşkes için bu koşulun gerekli olduğunu vurgulayarak, şu sözleri kaydetti:
"(Ateşkes) Orta Doğu'da herkesin güvenliğini sağlayacak kapsamlı müzakere yolunu açmalı. Herhangi bir anlaşma, İran'ın nükleer ve balistik programlarının yol açtığı endişelere ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüseferi engellemeye yönelik adımlarına çözüm getirmeli. Böylelikle katkı sağlayabileceklerin desteğiyle sağlam ve kalıcı barış sağlanabilir."
Fransa'nın Orta Doğu'daki ortaklarıyla bu konuda üzerine düşeni yapacağını savunan Macron, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Irak ve Lübnan liderleriyle yaptığı görüşmelerde de bunu dile getirdiğini belirtti.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Vance, Macaristan'ın başkenti Budapeşte'ye yaptığı ziyaretten dönerken gazetecilerin sorularını yanıtladı.
İsrail'in, Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesinin İran'la yapılan geçici ateşkesi ihlal edip etmediğine ilişkin soruya Vance, "Asla böyle bir söz vermedik. Bunun böyle olacağına dair hiçbir işaret vermedik." diye konuştu. Vance, "Uçağa bindiğimde tam bir rapor almam gerekiyor. İsrailliler, müzakerelerin başarılı olduğundan emin olmak için Lübnan'da biraz geri adım atmayı teklif etti. Bunun nedeni ateşkesin bir parçası olması değil." değerlendirmesinde bulundu. ABD böyle bir "taahhütte bulunmamasına" rağmen İran'ın, bu müzakerenin Lübnan nedeniyle bozulmasını istiyorsa bunun Tahran'ın kararı olacağını kaydeden Vance, "Bunun aptalca olacağını düşünüyoruz, ama bu onların seçimi." ifadelerini kullandı.
"İRANLILAR BİR SONRAKİ ADIMI ATMAK ZORUNDA"
Vance, bugün Hürmüz Boğazı'ndaki trafikte artış görüldüğünü, petrol fiyatlarında ise düşüş yaşandığını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Amerikan halkı için iyi bir anlaşma çıkardığını savunan Vance, "İranlılar bir sonraki adımı atmak zorunda, aksi takdirde Başkan savaşa geri dönmek için birçok seçeneğe sahip olacak." dedi. Vance, İran'ın halihazırda elinde bulundurduğu zenginleştirilmiş uranyum stokunun, müzakerelerin ana konularından biri olduğunu kaydetti.
İran'ın nükleer silah üretmesini istemediklerini belirten Vance, şu ifadeleri kullandı:
"Başkanın çok açık bir şekilde belirttiği gibi, nükleer yakıtı istiyoruz. ABD'nin belirli talepleri var. İranlıların da müzakerelerden elde edebilecekleri şeyler var. Bize ne kadar çok şey vermeye istekli olurlarsa, bence bu müzakerelerden o kadar çok şey elde edecekler. Başkan yaptırımların kaldırılmasından bahsetti. Başkan ekonomik ortaklıklardan ve benzeri şeylerden bahsetti. İranlılar nükleer silah geliştirmeye yakın herhangi bir şeyi durdurma konusunda kesin bir taahhütte bulunmadıkça bunlar gerçekleşmeyecek. Başkan burada tüm kozlara sahip. Yapabileceğimiz birçok şey var ve şu anda iyi bir konumda olduğumuzu düşünüyorum."
Basında 3 farklı 10 maddelik öneri dolaştığını ifade eden Vance, müzakerelerde bulunmuş biri olarak konuya açıklık getirmek istediğini vurguladı.

"10 MADDELİK İLK ÖNERİ ÇÖPE ATILDI"
Başkan Yardımcısı Vance, "10 maddelik ilk öneri, açıkçası ChatGPT tarafından yazıldığını düşündüğümüz ve Steve Wittkoff ile Jared Kushner'e sunulan bir şeydi. Bu öneri anında çöpe atıldı ve reddedildi." dedi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın ABD ile mutabık kalınan 10 maddelik önerinin 3 temel maddesinin ihlal edildiğini belirtmesine ilişkin Vance, müzakerelerden önce bazı anlaşmazlık noktaları bulunduğunu söyledi. Vance, "Bu çok fazla anlaşma noktası olduğu anlamına gelmeli, çünkü ortada dolaşan 15 maddelik bir plan var. 10 maddelik bir plan da var. Eğer 3 konuda hayal kırıklığına uğramışsa, bu aslında çok fazla anlaşma olduğu anlamına gelir." değerlendirmesini yaptı. Kalibaf'ın "İngilizceyi ne kadar iyi anladığını merak ettiğini" dile getiren Vance, onun belirttiği bazı konuların yürüttükleri müzakere konuları bağlamında kendisine mantıklı gelmediğini ifade etti. Vance, Trump'ın ateşkesi ilan etmesinden 1 saat sonra İranlıların birçok füze fırlattığını ve İsrail'in karşılık verdiğini belirterek, "Ateşkesin doğası budur. Hiçbir ateşkes biraz kesinti olmadan gerçekleşmez." şeklinde konuştu.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, sosyal medya üzerinden yayınladığı açıklama ile İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını kınadı. Sanchez, "Netanyahu, Lübnan’a saldırıların başlamasından bu yana en şiddetli saldırıyı bugün gerçekleştirdi. Kendisinin insan hayatına ve uluslararası hukuka saygısızlığı tahammül edilemez boyutlarda. Açık konuşmanın zamanı geldi. Lübnan, ateşkese dahil edilmeli. Uluslararası toplum, uluslararası hukukun bu yeni ihlalini kınamalı. Avrupa Birliği (AB), İsrail ile ortaklık anlaşmasını askıya almalı. Suç teşkil eden bu eylemler cezasız kalmamalı" ifadelerini kullandı.
ALBARES: "İSRAİL’İN BU ÜLKEYİ İŞGALE DEVAM ETMESİ KABUL EDİLEMEZ"
İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares de yaptığı açıklamada İsrail’in ABD ve İran arasında ateşkes sağlandıktan sonra Lübnan’a yönelik kara operasyonuna devam etmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. İspanyol Bakan, "Savaşın tüm cephelerde durması gerekiyor ve tüm cepheler aynı zamanda Lübnan demektir. İsrail’in Lübnan gibi egemen bir ülkeye karşı savaşmaya ve bu ülkeyi işgale devam etmesi kabul edilemez" demişti.
İsrail, Lübnan’a yönelik saldırıların başladığı 2 Mart'tan bu yana bugün en büyük çaplı hava saldırısını gerçekleştirmişti. Lübnan Sivil Savunma Kurumu'ndan yapılan son açıklamaya göre İsrail'in ülkedeki çeşitli bölgeleri hedef aldığı saldırıda 254 kişi ölmüş, bin 165 kişi yaralanmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkede savaşın başlangıcından bu yana ise 130’u çocuk olmak üzere bin 500’den fazla kişi hayatını kaybetti. Savaş nedeniyle ülke nüfusunun yaklaşık beşte birine tekabül eden, 1,2 milyondan fazla kişi de yerlerinden edildi.