ABD/İsrail-İran arasında 40 gündür devam eden ve küresel enerji ve tedarik zincirini yerle bir eden savaşta 15 günlük ateşkes başladı. Ancak bölgeyi kaosa sürüklemekte kararlı olan İsrail "Lübnan ateşkes kapsamı dışında" diyerek Beyrut'a bombalar yağdırdı. Gece boyu düzenlenen saldırılarda yüzlerce kişi hayatını kaybederken İsrail'e karşılık olarak İran, Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını açıkladı. 'En sert intikamın verileceğini' açıklayan İran, Trump'ın şartları ihlal ettiğini de vurguladı. İşte pamuk ipliğine bağlı ateşkeste son durum…
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Hürmüz ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Trump paylaşımında, “İran, Hürmüz Boğazı'ndan petrol geçişine izin verme konusunda çok kötü, hatta bazılarına göre onursuz bir iş yapıyor. Bu, aramızdaki anlaşma değil” ifadelerine yer verdi.
ABD-İsrail saldırılarında ağır yaralanan İran Stratejik Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Kemal Harrazi'nin (81) hayatını kaybettiği bildirildi.
Fars Haber Ajansı, Harrazi'nin öldüğünü duyurdu. ABD-İsrail'in İran'a 1 Nisan'da yaptığı saldırılarda, Harrazi'nin Tahran'daki konutu hedef alınmış, Harrazi ağır yaralanmış, eşi ise hayatını kaybetmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlerden ücret aldığı yönündeki haberlere ilişkin Tahran'a, "Öyle olmasa iyi olur, ancak eğer ücret alıyorlarsa buna hemen son verseler iyi olur." çağrısında bulundu.
ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerlerinden ücret aldığına ilişkin haberleri değerlendirdi. Trump, "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlerden ücret aldığına yönelik haberler var. Öyle olmasa iyi olur, ancak eğer ücret alıyorlarsa hemen buna son verseler iyi olur." ifadelerini kullandı.
Hizbullah, İsrail'in ateşkese uymadığı gerekçesiyle İsrail'in kuzeyine yönelik saldırıları sürdürdüğünü ve Lübnan'ın güneyinde de İsrail askerlerini hedef aldıklarını açıkladı. Hizbullah'ın Telegram hesabından yapılan açıklamada, İsrail saldırıları durana kadar karşılık vermeye devam edecekleri belirtildi.
Lübnan'ın güneyindeki Taybe-Deyr Siryan yolunda bir Merkava tankının hedef alındığı, Şema, Raşaf, Merkeba ve Taybe beldelerinde de saldırıların sürdürüldüğü aktarıldı. Bint Cubeyl ilçesinde çarşıya doğru ilerleyen İsrail zırhlı aracının yakın mesafeden patlayıcılarla hedef alındığı kaydedilen açıklamada, İsrail askerleriyle çatışmaların yaşandığı belirtildi. İsrail ordusunun kuzeyindeki Kiryat Şimona, Metula, Misgav Am, Yesud Hamala, Menara, Avivim, Şilomi, Shomera, Yuval, Malikiye, Kabri, Maalot Tarshiha yerleşimleri ile Nehariye kentine saldırıların düzenlendiği ifade edildi. İsrail ordusu hedeflerine gün içinde en az 35 saldırının yapıldığı aktarıldı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD ve İran arasındaki geçici ateşkese Lübnan'ın dahil edilmediğini savunmuştu. İsrail ordusu da Lübnan'ı hedef alan saldırılarını sürdürüyor.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Lübnan'a yönelik saldırıları devam eden İsrail'i uyararak, "Zaman daralıyor" dedi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ateşkes kapsamında ABD'ye sunulan 10 maddelik teklifi hatırlatarak, Lübnan'a yönelik saldırıları devam eden İsrail'i uyardı. Galibaf, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Zaman daralıyor" ifadelerini kullanarak, Lübnan ve İran'ın müttefiklerinin ateşkesin ayrılmaz bir parçasını oluşturduğunu ve bunun ABD'ye sunulan 10 maddelik teklifin 1'inci maddesi olduğuna dikkat çekti. Lübnan'ın ateşkese dahil olduğunu ABD ve İran arasında arabuluculuk yapan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından da bunun kamuoyu önünde açıkça dile getirildiğini belirten Galibaf, bu konunun inkar edilemez olduğunu ifade etti. Ateşkes ihlallerinin bedeli olduğunu ve güçlü yanıtlar verileceğini aktaran Galibaf, çatışmaların derhal sona ermesi çağrısında bulundu.
Suudi Arabistan'da, bazı enerji tesislerine yönelik saldırılar nedeniyle operasyonların kısmen durdurulduğu, Doğu-Batı petrol boru hattındaki bir pompa istasyonunun hasar görmesi sonucu günlük yaklaşık 700 bin varil petrol akışında kayıp yaşandığı bildirildi.
Kuveyt Ulusal Muhafızları: İnsansız hava aracıyla hedef alınan tesisimizde geniş çaplı maddi hasar meydana geldi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "doğrudan müzakerelere başlanacağı" açıklamasından sonra İsrail ordusu Lübnan'ın güneyine hava saldırıları düzenliyor.
İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılar sürüyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail uçakları akşam saatlerinden bu yana güneydeki Kalile, Şehabiyye, Ansariyye, Tulin, Haruf, Şokin ve Mivdon beldelerini hedef aldı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, akşam saatlerinde, hava ve kara saldırılarıyla hedef aldıkları Lübnan ile doğrudan müzakerelere başlayacaklarını açıklamıştı. Öte yandan İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan'da Hizbullah'ın roket fırlatmak için kullandığı alanların hedef alınmaya başlandığı iddia edildi.
Kuveyt ordusu: Hava savunma sistemlerimiz, bir dizi hayati tesisi hedef alan insansız hava aracı saldırılarına karşı koyuyor
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, "Lübnan'da ateşkes yok, Hizbullah'a büyük bir güçle vurmayı sürdürüyor ve güvenliğimizi yeniden tesis edene kadar durmayacağız" dedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kabinesine Lübnan ile doğrudan müzakerelere başlanması talimatını verdiği yönündeki açıklamasının ardından video mesaj yayınladı. İsrail'in Lübnan sınırı yakınlarında yaşayanlara hitap eden Netanyahu, "Lübnan'da ateşkes yok, Hizbullah'a büyük bir güçle vurmayı sürdürüyor ve güvenliğimizi yeniden tesis edene kadar durmayacağız" dedi. İran'a yönelik saldırılara değinen Netanyahu, "İran'da ve kötülük eksenine karşı elde ettiğimiz önemli başarılar, İsrail'in bölgedeki konumunda tarihi bir dönüşümü beraberinde getirdi. Bu başarılar, daha önce ilişki kurmadığımız ülkelerle bağlarımızın gelişmesine de zemin hazırladı" dedi. Lübnan ile yürütülecek doğrudan müzakerelerin iki hedef doğrultusunda ilerleyeceğini açıklayan Netanyahu, bunların Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve İsrail ile Lübnan arasında tarihi ve kalıcı bir barış anlaşmasının imzalanması olduğunu ifade etti.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının ateşkesin ağır ihlali olduğunu belirterek, ABD'nin "savaş ile ateşkes" arasında seçim yapması gerektiğini belirtti.
Bakan Yardımcısı Hatibzade, BBC'ye verdiği demeçte, ABD ve İran arasındaki 2 haftalık ateşkese ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hatibzade, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının ABD ile varılan ateşkesin ağır bir ihlali olduğunu vurgulayarak, "ABD, savaş ile ateşkes arasında bir seçim yapmalı." dedi. Hürmüz Boğazı'nın Umman ve İran'ın karasularını kapsadığını ve her iki ülkenin de geçmişte "iyi niyet" gereği güvenli geçişe izin verdiğini belirten Hatibzade, ateşkes kapsamında ABD'nin saldırganlığını durdurması halinde Tahran'ın da güvenli geçişe imkan tanıyacağını bildirdi. Hatibzade, ABD ile kalıcı bir anlaşmaya varılması konusunda "oldukça şüpheli" olduğunu belirterek, Washington'u, müzakereyi askeri harekat için bir kılıf olarak kullanmakla suçladı. ABD ve İran arasında Pakistan'da yapılması planlanan görüşmelerin devam edip etmeyeceği sorusuna ise Hatibzade, "Bundan sonra neler olacağını yakından takip edeceğiz." yanıtını verdi. Hatibzade, "Ancak bir diplomat olarak, nihayetinde bir anlaşmaya varacağımız ve bunu ulusal ve bölgesel çıkarlarımız çerçevesinde çözeceğimiz konusunda çok umutluyum." diye konuştu.
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarıyla ilgili, "Bibi ile konuştum ve bu konuyu biraz daha sakinleştirecek" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan basınına ABD-İran geçici ateşkes anlaşmasını ve İsrail'in Lübnan saldırılarını değerlendirdi. Trump, dün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesine değinerek, "Bibi ile konuştum ve o da bu konuyu biraz daha sakinleştirecek. Bence biraz daha sakin davranmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Bölgede tansiyonun düşmesinin ateşkes anlaşması açısından önemli olduğunu vurgulayan Trump, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını bugün itibarıyla 'azalttıklarını' öne sürdü. Trump, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes anlaşmasıyla ilgili de açıklamada bulundu. Ateşkes anlaşması nedeniyle iyimser olduğunu ve anlaşmanın uygulanacağına inandığını söyleyen Trump, "İranlı liderler, toplantılarda basına yaptıklarından çok farklı konuşuyorlar. Çok daha makul davranıyorlar. Kabul etmeleri gereken her şeye razı oluyorlar. Unutmayın, şu anda askeri güçleri yok" dedi.
İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, ateşkesin ardından açıklamalarda bulundu.
Hamaney'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Hürmüz Boğazı'nın yönetiminde yeni bir aşamaya gireceğiz. Ülkemize saldıranları affetmeyeceğiz. Her bir hasar ve hayatını kaybeden için tazminat talep edeceğiz.
Biz savaş istemedik ve istemiyoruz ancak meşru haklarımızdan da asla vazgeçmeyeceğiz.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşı sona erdirmek için yapılacak görüşmelerin, ABD'nin başta Lübnan olmak üzere tüm cephelerde ateşkes taahhütlerine uymasına bağlı olduğunu söyledi.
İran basınına göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırılarda hayatını kaybeden ülkenin eski lideri Ali Hamaney'in ölümünün 40. günü münasebetiyle mesaj yayımladı.
İran’ın "güç yolu ile barış anlayışını reddettiğini ve adil barışla ulusal gücü pekiştirmeyi" takip ettiğini belirten Pezeşkiyan, "Ateşkes kararı yöneticilerin mutabakatı ve liderin onayı doğrultusunda milli çıkarlar gözeterek alınmıştır." ifadesini kullandı.
Pezeşkiyan, İran’a dayatılanın sınırlı bir çatışma değil aksine İran’ın tüm unsurlarıyla hedef alındığı kapsamlı bir savaş olduğunu belirterek, "İran Silahlı Kuvvetleri savaş sırasında dimdik ayakta durduğunu gösterdi." dedi.
Savaş sırasında diplomasiye de ağırlık verdiklerinin altını çizen Pezeşkiyan, mesajını şu ifadelerle tamamladı:
"Savaşla birlikte diplomasi de yürütüldü. Konuyla ilgili komşu ve bölge ülkeleri başta olmak üzere Avrupa ülkeleriyle görüşüldü. Hem krizin son bulması hem de İran halkının haklı mücadelesinin dünyaya duyurulması hedeflendi."
Lübnan Sağlık Bakanlığı: İsrail'in dün düzenlediği eş zamanlı saldırılarda 303 kişi hayatını kaybetti, 1150 kişi yaralandı.
İsrail ile Lübnan arasındaki doğrudan müzakerelerin, gelecek hafta Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı'nda yapılmasının beklendiği ileri sürüldü.
Associated Press'in (AP) konuya ilişkin bilgi sahibi bir kaynağa dayandırılan haberine göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan ile "mümkün olan en kısa sürede" doğrudan müzakerelere başlanması talimatını verdi. Lübnan ile Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve iki ülke arasında ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik doğrudan müzakerelerin, gelecek hafta Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı'nda başlaması bekleniyor. Netanyahu'nun "mümkün olan en kısa sürede" başlanmasını istediği Lübnan ile müzakerelerde, ABD'yi Beyrut Büyükelçisi Michel Issa, İsrail'i ise Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter'in temsil edeceği kaydedilirken, Lübnan'ın kimler tarafından temsil edileceği henüz netlik kazanmadı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, hava ve kara saldırılarıyla hedef aldıkları Lübnan ile doğrudan müzakerelere başlayacaklarını açıkladı.
Başbakan Netanyahu, yaptığı açıklamada, dün toplanan Güvenlik Kabinesi'ne Beyrut yönetimiyle mümkün olan en kısa sürede doğrudan müzakerelere başlanması talimatını verdiğini duyurdu. Netanyahu, doğrudan müzakerelerin Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve iki ülke arasında "barışçıl ilişkiler kurulmasına" odaklanacağını ileri sürdü. ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin Lübnan'ı kapsayıp kapsamadığı konusunda çelişkili iddialar ortaya atılırken İsrail ordusu, 8 Nisan Çarşamba günü başkent Beyrut ile Lübnan'ın doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı gerçekleştirmişti. Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü, saldırılarda en az 254 kişinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Söz konusu saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayıtlara geçmişti.
Kuveyt, son 24 saat içerisinde (İran'dan ülkeye yönelik) herhangi bir saldırı veya yeni bir durumun kaydedilmediğini bildirdi.
Savunma Bakanlığı Sözcüsü Suud el-Atvan, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yayınladığı açıklamada, İran'dan ülkeye yönelik hava saldırılarına ilişkin son durumu paylaştı. Sözcü Atvan, son 24 saat içerisinde herhangi bir operasyonel gelişme (saldırı) veya yeni bir durumun kaydedilmediğini belirtti. Atvan, silahlı kuvvetlerin görev ve sorumluluklarını yüksek verimlilik ve teyakkuz halinde yerine getirmeyi sürdürdüğünü ifade etti. Bakanlık Sözcüsü Atvan, ordunun sürekli hazırlık ve daimi teyakkuz çerçevesinde faaliyetlerini sürdürdüğünü, bunun da ülke güvenliğinin güçlendirilmesine ve vatandaşlar ile ülkede yaşayanların güvenliğinin korunmasına katkı sağladığını dile getirdi.
Pakistan'ın başkenti İslamabad'da gerçekleştirilmesi beklenen ABD-İran arasındaki görüşmeler öncesinde kentte yoğun güvenlik önlemleri alındı. İlan edilen iki günlük resmi tatil kapsamında birçok iş yeri ve okul kapatıldı, asker ve polis ekipleri ise çeşitli noktalarda kontrol noktaları kurdu.
İran ile ABD-İsrail hattında varılan ateşkes kararının ardından tarafların bir araya gelmesinin beklendiği Pakistan'ın başkenti İslamabad'da kapsamlı hazırlıklar sürüyor. İslamabad yönetimi, görüşmeler öncesinde şehirdeki hareketliliği azaltmak amacıyla iki günlük resmi tatil ilan etti. Kent genelinde çok sayıda iş yeri ve okul kapatılırken, asker ve polis ekipleri, kritik noktalarda geniş güvenlik önlemleri aldı. Şehrin çeşitli bölgelerinde kontrol noktaları oluşturulurken, özellikle Pakistan'ın idari merkezlerinin bulunduğu Kırmızı Bölge'de araç denetimleri sıkılaştırıldı. Görüşmelerin hassasiyeti nedeniyle kent genelinde görev yapan güvenlik güçlerinin sayısı da artırıldı. Yetkililer, alınan özel önlemler kapsamında heyetlerin programları süresince yapılacak görüşmeler, ulaşım süreçleri ve konaklama alanlarında güvenliğin en üst düzeyde sağlanacağını, bu doğrultuda daha kapsamlı güvenlik protokollerinin devreye alındığını bildirdi.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi ile ABD-İran arasındaki geçici ateşkesi telefonda ele aldı.
Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Lavrov ve Erakçi, telefon görüşmesi yaptı. ABD ile İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin ele alındığı görüşmede, Rus tarafı bu ateşkesi memnuniyetle karşıladı, sağlanan anlaşmaların bölgesel boyutta olduğunu ve Lübnan'ı da kapsadığını vurguladı. Bakan Lavrov görüşmede, İran ile ABD arasında yapılacak müzakerelerin başarılı olacağı umudunu paylaşarak, bölgede uzun vadeli barış ve sağlam güvenliğin sağlanması konusunda destek vermeye hazır olduklarını dile getirdi. Erakçi de Rusya'ya, Basra Körfezi'ndeki durumla ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) sergilediği tutumdan dolayı teşekkür etti.
Lübnan Genelkurmay Başkanı Rudolph Heykel, İsrail'in süregelen saldırılarının ülkenin istikrarını hedef aldığını ve iç karışıklık çıkarmayı amaçladığını belirtti. Lübnan ordusundan yapılan açıklamaya göre Heykel, ülkenin güneyindeki bazı askeri birlikleri ziyaret etti. Burada askerler ve komutanlarla bir araya gelen Heykel, "zorlu şartlara rağmen gösterdikleri fedakarlıkları" takdir ettiğini söyledi.
Heykel, İsrail'in son dönemde yoğunlaşan ve sistematik şekilde yürütülen saldırılarının Lübnan'ın istikrarını bozmayı ve iç karışıklık çıkarmayı hedeflediğini vurguladı. Orduyu hedef alan kampanyalara da tepki gösteren Heykel, Lübnan ordusunun görevini kararlılıkla sürdürdüğünü ve ülkenin güvenliğini sağlamaya devam edeceğini kaydetti. İsrail ordusu, dün öğle saatlerinde Beyrut ile Lübnan'ın doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı gerçekleştirmişti. Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü, saldırılarda en az 254 kişinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Söz konusu saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayıtlara geçti.
İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Said Hatibzade, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının ardından yaşanan sürece ilişkin, "İran, dün gece ateşkes ihlaline karşılık vermenin eşiğindeydi. Ancak Pakistan devreye girerek, ABD'nin İsrail'i kontrol altına alacağı yönünde mesajlar iletti" dedi.
ABD ile İran arasında sağlanan ateşkesin ardından, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılacak görüşmeler öncesi İran'dan dikkat çeken bir açıklama geldi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının ardından dünün Tahran için oldukça kritik olduğunu belirterek, "Bu saldırılara karşılık vermekten başka bir seçeneğimiz yoktu ve İran, dün gece ateşkes ihlaline karşılık vermenin eşiğindeydi. Ancak Pakistan devreye girerek, ABD'nin İsrail'i kontrol altına alacağı yönünde mesajlar iletti" ifadelerini kullandı.
"KALICI BARIŞI SAĞLAYACAK BİR UZLAŞIYA VARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ"
Hatibzade, "İran heyeti görüşmelere katılmak üzere yola çıkacak. Üzerinde çalıştığımız program ve gündem de bu yönde. Anladığımız kadarıyla ABD tarafı da aynı doğrultuda hareket ediyor. Bu nedenle Pakistan'da yakında bir araya gelerek Orta Doğu'da kalıcı barışı sağlayacak bir uzlaşıya varmayı temenni ediyoruz. Ancak ABD, taahhüdü gereği İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını durdurmalıdır. Bölgedeki herhangi bir barışın Lübnan'ı da kapsaması gerekiyor. Bu nedenle önümüzdeki saatler son derece kritik. ABD'nin müttefikini kontrol edebileceğini ve bu kez sözlerine sadık kalarak üzerinde anlaşılan hususlara bağlı kalacağını umuyoruz" dedi.
İsrail ordusunun Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesi için saldırı tehdidini yinelemesinin ardından bölge halkı apar topar evlerini terk etmek zorunda kaldı ve yollara düştü.
İsrail ordusu Dahiye'ye yönelik tekrarladığı saldırı tehdidinde Uluslararası Refik Hariri Havaalanı yakınında bulunan ve daha önce de saldırılar düzenlediği Cinah bölgesini de ekledi. Tehdidin ardından özellikle Dahiye'nin Cinah ve Uzai bölgelerinden yanlarına taşıyabildikleri eşyaları alan Lübnanlılar evlerini terk etmek zorunda kaldı. Araçları olmayanlar ise yaya olarak bölgeden ayrılmaya çalıştı. İsrail ordusu halkını göçe zorladığı ve saldırı tehditlerini tekrarladığı Dahiye'ye sık sık saldırılar düzenliyor. Dahiye'nin Cinah bölgesi diğer bölgelerine nazaran daha gelişmiş olmasıyla öne çıkıyor. İran ve Kuveyt Büyükelçilikleri de bu bölgede bulunuyor. Saldırı tehdidinin ardından insanlar İsrail saldırılarından kaçmak için yollara düşerken, yollarda da trafik yoğunluğu meydana geldi. Saldırı tehdidi altındaki Cinah'ın sahil kesiminde ve genellikle halkın gelir seviyesi düşük kesiminin yaşadığı Uzai bölgesinde de hareketlilik yaşandı. İsrail saldırılarından kaçmak isteyenler sahil yolundan bölgeyi terk etmeye çalıştı. İsrail ordusu dün Lübnan genelinde 10 dakika içinde 100 hava saldırısı düzenlemişti. Saldırılarda 92'si Beyrut'tan olmak üzere en az 254 kişi yaşamını yitirmişti. İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 1500'den fazla kişi hayatını kaybetti.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'ın ABD ile İran arasındaki geçici ateşkese dahil edilmemesi nedeniyle İran'ın misilleme yapması durumunda İsrail'in saldırıya hazır olduğunu söyledi.
Katz, yayımladığı video mesajda, Lübnan'da Hizbullah'a dün düzenlenen ve en az 254 kişinin hayatını kaybettiği açıklanan saldırılarla Hizbullah'a çok büyük darbe vurduklarını ileri sürdü. Söz konusu saldırılarda 200'den fazla Hizbullah mensubunun öldüğünü savunan Katz, 2 Mart'tan bu yana Lübnan'da 1400'den fazla Hizbullah mensubunun saldırılarda öldürüldüğünü iddia etti. Katz, Lübnan'ın da ABD-İran arasındaki geçici ateşkes kapsamına alınması için İran'ın baskı uyguladığını belirterek, "İran, İsrail'e saldırırsa İsrail ordusu güç kullanmaya hazır." ifadesini kullandı. Lübnan'ın güneyindeki İsrail işgali konusunda da bilgi paylaşan Katz, sınırdan Litani Nehri'ne kadar 4 hat oluşturduklarını, bunların sırasıyla sınır hattı, sınıra yakın köyleri içeren ve 15 yerinde İsrail ordusunun konuşlandığı "savunma hattı", Hizbullah'ın tanksavar füzeleri atabildiği "taksavar hattı" ve Litani Nehri olduğunu kaydetti. Katz, Litani bölgesinde İsrail ordusunun büyük güçle hava saldırıları düzenlemeyi sürdüreceği tehdidinde bulundu. ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin Lübnan'ı kapsayıp kapsamadığı konusunda çelişkili iddialar ortaya atılırken İsrail ordusu, 8 Nisan Çarşamba günü başkent Beyrut ile Lübnan'ın doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı gerçekleştirmişti. Lübnan Sivil Savunma Müdürlüğü, saldırılarda en az 254 kişinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Söz konusu saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayıtlara geçti.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanlığının X sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.
Saldırıların şiddetle kınandığı açıklamada, saldırıları durdurmak ve daha fazla kan dökülmesini önlemek için uluslararası düzeyde ortak çabalara ihtiyaç duyulduğu ve sivillerin uluslararası hukuk ve anlaşmalar çerçevesinde tam koruma altında olması gerektiği vurgulandı.
Bakanlığın açıklamasında, geçmekte olduğu bu kritik süreçte BAE'nin Lübnan hükümetiyle tam dayanışma içinde olduğu vurgulanarak, BAE'nin, Lübnan'ın birliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü destekleme konusunda kararlı olduğu kaydedildi.
Açıklamada, devletler arası ilişkileri ve egemenliklerini düzenleyen yasalara hiçbir şekilde saygı göstermeyen, şiddeti, gerilimi tırmandırmayı ve pervasız eylem ve tepkileri reddetme konusundaki BAE'nin kararlı duruşu hatırlatılarak, bu tür davranışların durumu karmaşıklaştırdığı ve istikrarsızlık risklerini artırdığı vurgulandı.
Bakanlığın açıklamasında, anlaşmazlıkların çatışma ve gerilimi tırmandırma dilinden uzak, diplomatik yollarla çözülmesi gerektiği belirtildi.
İranlı bir yetkili, İsrail'in Lübnan'a saldırılarının durdurulmaması halinde cuma günü Pakistan'da planlanan ABD'yle görüşmelerin gerçekleşmeyeceğini iddia etti.
Tehran Times gazetesine konuşan ismi açıklanmayan İranlı üst düzey güvenlik yetkilisi, ABD ile varılan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail'in Lübnan'a saldırılarıyla ateşkesin ihlal edildiğini belirtti. ABD ile varılan ateşkes anlaşmasının Lübnan dahil tüm cepheleri kapsadığını savunan İranlı yetkili, cuma günü İslamabad'da planlanan ABD ile İran arasındaki görüşmelere işaret ederek, "Lübnan'a saldırılar durmazsa, müzakereler olmayacak." ifadelerini kullandı. İranlı güvenlik yetkilisi, Lübnan'daki saldırılarının durdurulmasının, İran'ın 10 maddelik ateşkes planının önemli bir parçası olduğunu belirterek, İran'ın tehditlerinin ardından İsrail'in saldırıların hacminin azaldığını ve Hizbullah'ın da İsrail'e ağır darbeler indirdiğini savundu. İran ile ABD arasında varılan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin arabulucusu Pakistan Başbakanı Şerif, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını açıklamasına rağmen ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, İsrail'in Lübnan'a saldırılarının İran'la yapılan geçici ateşkesin bir parçası olmadığını savunmuştu. İran ise ateşkesin Lübnan dahil bölgedeki tüm çatışma ve savaşların durdurulmasını içerdiğini açıklamıştı. ABD ile İran, cuma günü Pakistan'ın başkenti İslamabad'da görüşmelere başlanması konusunda uzlaşmıştı.
CENTCOM'un X sosyal medya platformundaki hesabından, CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper'ın İran'a yönelik saldırılardaki son duruma ilişkin görüntülü mesajı paylaşıldı.
İran'a yönelik saldırılara 50 binden fazla ABD vatandaşının katıldığını belirten Cooper, saldırılarda temel stratejik askeri hedeflere ulaşıldığını aktardı.
Cooper, İran'daki askeri hedeflere 13 binden fazla saldırı düzenlendiğini ve ardından ABD kuvvetlerinin ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes uyarınca saldırıları askıya aldığını bildirdi.
ABD kuvvetlerinin bölgedeki varlığını sürdürdüğünü belirten Cooper, "İhtiyaç duyulduğunda harekete geçmeye hazırız." ifadesini kullandı.
Cooper, ayrıca saldırılar sırasında 13 ABD askerinin hayatını kaybettiğini bildirdi.
İran, Pakistan'ın İslamabad kentindeki "müzakerelere" katılacağını bildirdi.
Tass haber ajansının İranlı üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, Tahran yönetiminin ateşkes anlaşması kapsamında Hürmüz Boğazı’ndan günde 15 gemiden fazlasının geçişine izin vermeyeceği belirtildi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD ile varılan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkese rağmen İsrail'in Lübnan'a saldırılarını ve ABD yönetiminin ateşkesin Lübnan'ı içermediğine ilişkin iddiasını değerlendirdi.
Ateşkese ara buluculuk eden Pakistan'ın Başbakanı Şahbaz Şerif'in, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığına dair açıklamasını anımsatan Kalibaf, "İnkar ve geri adım atmaya hiç yer yok. Lübnan ve tüm 'Direniş Ekseni', İran'ın müttefikleri olarak ateşkesin ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır. Ateşkes ihlalleri açık maliyetlere, güçlü karşılıklara yol açar. Ateşi hemen söndürün" ifadelerini kullandı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan "Lübnan'a saldırı ateşkesin ihlalidir" açıklamasında bulundu.
Eski İsrail Başbakanı ve ana muhalefet partisi "Gelecek Var" lideri Yair Lapid, İran ile geçici ateşkes kararı alınmasına tepki gösterdi. Lapid, “Netanyahu bizi stratejik bir hezimete sürükledi. Şahit olduğumuz şey; kibir, sorumsuzluk ve plansızlığın utanç verici bir karışımıdır. Üst yönetimdeki ihmalkarlık, halkın kaderine terk edilmesi ve Amerikalılara söylenen yalanlar, iki ülke arasındaki güveni yerle bir etmiştir” dedi.
İran ile geçici ateşkes kararı alınmasının ardından Netanyahu yönetimine sert sözlerle yüklenen eski İsrail Başbakanı Lapid "Netanyahu artık kontrolü kaybetti. Bu sefer bizi ve ABD'yi de peşinden iterek, nasıl sonlandırılacağına dair tek bir diplomatik vizyonu olmadan savaşa sürükledi" ifadesini kullandı.
Times of Israel gazetesinin haberine göre, Lapid, televizyondan yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı geçici ateşkesi kabul ettiğini duyurması sonrası hükümete sert sözlerle yüklenmeye devam etti.
“NETANYAHU BİZİ STRATEJİK BİR HEZİMETE SÜRÜKLEDİ”
Lapid, Netanyahu'nun İran saldırılarını bir başarı olarak satmaya çalışacağını ve bunun yalan olacağını belirterek, "(İran ile ateşkes) Burada yaşanan, hatırladığım kadarıyla daha önce hiç görülmemiş ölçekte bir diplomatik felakettir. Netanyahu bizi stratejik bir hezimete sürükledi. Daha azı değil." diye konuştu.
Netanyahu'yu sert sözlerle eleştiren Lapid, "Şahit olduğumuz şey; kibir, sorumsuzluk ve plansızlığın utanç verici bir karışımıdır. Üst yönetimdeki ihmalkarlık, halkın kaderine terk edilmesi ve Amerikalılara söylenen yalanlar, iki ülke arasındaki güveni yerle bir etmiştir." ifadelerini kullandı.
Lapid, mümkün olan tüm sonuçlar arasında Netanyahu'nun en kötüsünü sunduğunu dile getirerek, "İran'daki yönetimin yenilmediğini, nükleer tehdidin ortadan kaldırılmadığını ve balistik füzeler ile Hizbullah'ın füzelerinin İsrail'deki her evi hedef almaya devam ettiğini" savundu.
“NETANYAHU İSRAİL VATANDAŞLARINI ALDATTI”
Netanyahu'nun herhangi bir harekatı kazanma yeteneğine sahip olmadığını belirten Lapid, "Başbakan, İsrail vatandaşlarını aldattı, ortaklarını aldattı ve bir dizi tiyatral basın konferansı aracılığıyla halka var olmayan bir stratejik planı sattı." şeklinde konuştu.
Lapid, İsrail'in, 8 Nisan'da ABD ile İran arasında Pakistan arabuluculuğunda imzalanan ateşkes üzerinde hiçbir nüfuzu olmadığını dile getirerek, "Size olayları perde arkasından etkilediğimiz, bize danışıldığı, gece geç saatlerde konuşmalar ve gizli toplantılar yapıldığı hikayesini satmaya çalışacaklar. Şunu bilin, bunlar boş yalanlardır." dedi.
“GÜVENLİĞİMİZ İÇİN KRİTİK BİR ANDA MASADAN İTİLDİK”
Netanyahu'nun İsrail'i, ülkenin ulusal güvenliğinin en temel meselelerinde telefonla talimat alan bir "uydu devlet" haline getirdiğini vurgulayan Lapid, "Güvenliğimiz için kritik bir anda masadan itildik. Bunu tüm dünya gördü. Tüm Orta Doğu gördü." ifadelerini kullandı.
Netanyahu hükümetinin ABD'deki Demokratları, Cumhuriyetçilerin büyük bir kısmını ve Avrupa'yı kaybettiğini söyleyen Lapid, "Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle askeri ve stratejik bir koalisyon" kurmak için önemli bir fırsatı kaçırdığını savundu.
“NETANYAHU ARTIK KONTROLÜ KAYBETTİ”
Lapid, Netanyahu'nun 80 yaşına yaklaştığını ve ülkeyi bir felaketten diğerine sürüklediğini belirterek, "Netanyahu artık kontrolü kaybetti. Bu sefer bizi ve ABD'yi de peşinden iterek, nasıl sonlandırılacağına dair tek bir diplomatik vizyonu olmadan savaşa sürükledi." dedi.
Fransa Savunma Bakanı Catherine Vautrin, konuk olduğu Fransız BFMTV kanalında Orta Doğu'daki son gelişmeleri değerlendirdi.
ABD-İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş hakkında Vautrin, "(ABD Başkanı) Donald Trump, kimseyle konuşmadan bu savaşa gitti." dedi.
"(Trump'ın) NATO'dan ayrılma tehdidini ciddiye alıyor musunuz?" sorusuna Vautrin, "Donald Trump'ın açıklamalarını her gün dinliyoruz. Mümkün mertebe öngörülü davranmak ve Fransa'nın sesini duyurmak için buradayız." yanıtını verdi.
Vautrin, ABD ve İran arasındaki geçici ateşkes hakkında "Lübnan'ın barış anlaşmasına dahil edilmesi gerekiyor." diyerek Lübnan'da ateşkese varılması için İsrail'e çağrıda bulundu.
"Dün Lübnan için son derece dramatik bir gündü." diyen Vautrin, Fransa'nın Hürmüz Boğazı'na fırkateyn göndermeyi düşünmediğini kaydetti.
Vautrin, bölgenin mayınlı olup olmadığını bilmediklerini ifade ederek geçici ateşkesin kırılgan olduğuna dikkati çekti.
Kalıcı ateşkes sağlanması halinde boğazdan geçen gemilere eşlik edilebilmesi ihtimalini dile getiren Vautrin, Fransız Charles de Gaulle uçak gemisinin Doğu Akdeniz'de kalacağını belirtti.
İran Adli Tıp Kurumu Başkanı: 28 Şubat'ta başlayan saldırılardan bu yana İran'da en az 3 bin kişi hayatını kaybetti
Hizbullah lideri Naim Kasım'ı öldürdüğünü iddia eden İsrail, yeni bir açıklamada bulunarak, "Kasım değil, yeğeni Ali Yusuf Harşi öldürüldü" ifadelerini kullandı.
Harşi'nin Hizbullah liderinin kişisel sekreteri olduğu iddia edildi.
İsrail ordusu, Hizbullah lideri Naim Kasım'ın öldürüldüğünü iddia etti.
ABD-İran arasındaki geçici ateşkes için arabuluculuk yapan Pakistan, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını kınadı.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Hüseyin Andrabi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, masum insanların hayatına mal olan ve altyapıda tahribata yol açan İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını kınadıklarını belirtti.
İsrail'in eylemlerinin bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik uluslararası çabalara zarar verdiğine dikkati çeken Andrabi, uluslararası hukuku ve temel insani ilkeleri açıkça ihlal ettiğini vurguladı.
İran'ın İslamabad Büyükelçisi Rıza Emiri Mukaddem, İsrail’in diplomatik girişimleri sabote etmek için ABD ile varılan ateşkesi ihlal etmesine rağmen İran heyetinin ateşkesi görüşmek için bu gece Pakistan’a gideceğine dair yaptığı sosyal medya paylaşımını sildi.
Mukaddem, ABD merkezli X sosyal medya platformundan yaptığı ve daha sonra kaldırdığı paylaşımında, İsrail’in, diplomatik girişimleri sabote etmek için ABD ile varılan ateşkesi ihlal ettiğini, bu nedenle İran kamuoyunda şüpheler oluştuğunu ifade eden Mukaddem, “Kamuoyunda şüpheler oluşsa da İran heyeti, Sayın Şahbaz Şerif’in daveti üzerine, İran tarafından önerilen 10 maddeye dayalı görüşmeler için bu gece İslamabad’a geliyor.” bilgisine yer vermişti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sanal medya hesabından Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in İran ile ABD arasında varılan geçici ateşkese ilişkin yaptığı paylaşımı alıntılayarak bir mesaj iletti. İran ile ABD arasında varılan geçici ateşkese dair şartların net ve açık olduğunu kaydeden Arakçi, “ABD, ateşkes ya da İsrail aracılığıyla devam eden savaş arasında bir seçim yapmak zorunda. İkisini birden seçemez. Dünya, ABD’nin taahhütlerini yerine getirip getirmeyeceğini izliyor” ifadelerini kullandı.
ran basını, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile görüştüğünü duyurdu. Pezeşkiyan görüşmede Şerif'e, ülkesinin, ‘ABD’nin uluslararası hukuku ihlal eden geçmişine’ rağmen Pakistan’ın ateşkes ile ilgili ortaya koyduğu öneriye ilişkin attığı adımın, ‘İran’ın sorumluluğunu göstermesi’ açısından önemli olduğunu belirtti. İran ile ABD arasında varılan ateşkeste, tarafların taahhütlerine bağlı kalması gerektiğini kaydeden Pezeşkiyan, İran’da Siri ve Lavan adasına yapılan saldırıların ateşkesi ihlal anlamına geldiğini söyledi. Pezeşkiyan, “İran’ın sunduğu 10 şarttan biri de Lübnan’da ateşkesin sağlanmasıdır. İran her türlü saldırıya karşılık verecektir” ifadelerini kullandı.
Şerif ise Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarının anlaşmanın bir parçası olarak durdurulması gerektiğini vurgulayarak, ülkesinin, bölgesel istikrar ve barış için tüm ülkelerle iş birliği yapmaya hazır olduğunu aktardı.
İran basını, Devrim Muhafızları Ordusu'nun İsrail’in geçici ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a düzenlediği saldırılara ilişkin açıklamasını yayınladı. İsrail'in, Beyrut’ta ‘vahşice bir katliama’ başladığı belirtilen açıklamada, Lübnan’a düzenlenen saldırılar ‘en şiddetli şekilde’ kınanarak, “Lübnan'a yönelik saldırılar derhal durdurulmazsa, bölgedeki işgalci saldırganlara pişman edici bir karşılık vereceğiz” ifadeleri kullanıldı.
İran’la varılan 2 haftalık ateşkesin Lübnan’ı kapsamaması bölgedeki güvenlik endişelerini artırırken, Hizbullah’tan İsrail’e yeni misillemeler geldi. İsrail basınında yer alan haberlere göre; Hizbullah’ın Lübnan’dan gerçekleştirdiği yeni roket saldırıları nedeniyle İsrail’in kuzeyindeki sınır kasabası Avivim ve çevresinde sirenlerin çaldığı bildirildi. Hizbullah ise, İsrail’in kuzeyini hedef alan roket saldırıları gerçekleştirdiğini doğrulayarak, saldırıların İsrail'in ateşkes ihlallerine yanıt olarak yapıldığını açıkladı.
LÜBNAN'DA YÜZLERCE KİŞİ HAYATINI KAYBETMİŞTİ
Hizbullah’ın son saldırılarının, İsrail ordusu’nun Lübnan'daki çatışmaların başlamasından bu yana ülkeye en geniş kapsamlı hava bombardımanlarının yapıldığını duyurmasının ardından gelmesi dikkat çekti. Lübnan Sivil Savunması, İsrail’in Lübnan’ın başkenti Beyrut ve ülkenin farklı bölgelerini hedef alan yoğun hava saldırılarında en az 254 kişinin öldüğünü, bin 165 kişinin ise yaralandığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Truth sosyal medya platformu üzerinden İran'la varılan ateşkes anlaşması hakkında açıklamalarda bulundu. ABD güçlerinin varılan anlaşmanın hükümleri tam olarak uygulanana kadar bölgede kalacağının altını çizen Trump, "Zaten büyük ölçüde zayıflatılan düşmanın ölümcül bir şekilde imha edilmesi için gerekli olan ek mühimmat, silah ve malzemelerle donatılan tüm ABD gemileri, uçakları ve askeri personeli, varılan gerçek anlaşmanın hükümleri tam olarak yerine getirilene kadar İran ve çevresinde kalacak" dedi.
"ANLAŞMAYA UYULMAZSA, YENİDEN ATEŞ BAŞLAYACAK"
Anlaşmaya uyulmaması halinde İran'a yönelik saldırıların yeniden başlayacağını vurgulayan Trump, "Herhangi bir nedenle bu anlaşma kapsamındaki yükümlülükler yerine getirilmezse, ki bu pek muhtemel değil, o zaman yeniden ateş başlayacak ve bu, daha önce kimsenin görmediği kadar büyük, daha iyi ve daha güçlü olacak" uyarısında bulundu. İran'ın üzerinde mutabık kalınan anlaşmaya uyması gerektiğini yineleyen Trump, "Uzun zaman önce üzerinde anlaşıldı. Ve aksini iddia eden tüm asılsız söylemlere rağmen, nükleer silah olmayacak ve Hürmüz Boğazı açık, güvenli olacak" dedi. ABD ordusunun İran'a yönelik muhtemel bir yeni operasyon için hazırlıklarını sürdürdüğünü hatırlatan Trump, "Bu arada, muhteşem ordumuz silah depoluyor ve dinleniyor; aslında bir sonraki fethini sabırsızlıkla bekliyor. Amerika geri döndü!" ifadelerini kullandı.
İşgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde bulunan Mescid-i Aksa, ibadete açıldı. Sabah ezanıyla birlikte kapıları açılan Harem-i Şerif'e yüzlerce Filistinli Müslümanın akın ettiği belirtildi. Mescid-i Aksa'nın kapılarının açılmasıyla gözyaşlarına hakim olamayan çok sayıda Filistinlinin Harem-i Şerif'in avlularında şükür secdesine kapandığı ifade edildi. Harem-i Şerif'in kapılarının 41 gün sonra yeniden ibadete açılmasıyla kılınan sabah namazında yüzlerce Müslüman saf tuttu.
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, 6 Nisan'da kapalı tutulduğu sırada Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemişti.
İSRAİL SAVAŞ BAHANESİ İLE KAPATMIŞTI
İsrail, ABD ortaklığında İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırılarla eş zamanlı işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya girişleri tamamen kapattı. Kapatıldığı süre boyunca Mescid-i Aksa’da yalnızca cami görevlileri ve Kudüs İslami Vakıflar İdaresi personeli namaz kılabilirken, diğer Filistinliler ise namazlarını kentteki küçük camilerde eda ediyordu. İsrail makamları ayrıca, Hristiyan dünyası için en önemli dini yerlerden biri olan Kudüs'teki Kıyamet Kilisesi'ni de kapattı. İsrail hükümeti olağanüstü hal uygulamasını nisan ayının ortasına kadar uzatma kararı almıştı ancak Harem-i Şerif'in bu süre boyunca kapalı kalıp kalmayacağına dair açıklama yapmamıştı.
NATO’dan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’da yaptığı basına kapalı görüşme ile ilgili açıklama geldi. NATO Sözcüsü Allison Hart, Rutte ve Trump’ın İran meselesi de dahil olmak üzere ittifakın ortak güvenliğiyle ilgili çeşitli konularda samimi bir görüşme gerçekleştirdiğini duyurarak, "Genel Sekreter Rutte, müttefiklerin daha güçlü ve daha adil bir ittifak oluşturmak için çaba göstermeye devam etmesinin önemini vurguladı" ifadelerini kullandı.
TRUMP VE RUTTE BEYAZ SARAY’DA GÖRÜŞMÜŞTÜ
ABD Başkanı Donald Trump, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Beyaz Saray’da basına kapalı bir görüşme gerçekleştirmişti. Trump, görüşme sonrasında sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, "İhtiyacımız olduğunda NATO yanımızda değildi, ve tekrar ihtiyacımız olursa yine yanımızda olmayacak. Grönland’ı hatırlayın, o kocaman, kötü yönetilen buz kütlesini" ifadelerini kullanmıştı.
Hizbullah'tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in ateşkes ihlallerini sürdürdüğüne dikkat çekilerek, Hizbullah'ın Lübnan'ı ve halkını savunmak amacıyla Manara yerleşimine saldırı gerçekleştirdiği belirtildi.
Açıklamada, Hizbullah'ın ateşkese uyduğu, İsrail'in ise ihlal etmeye devam ettiğine işaret edilerek, "Lübnan'ı ve halkını savunmak ve düşmanın (İsrail) ateşkes anlaşmasını ihlal etmesine karşılık olarak, İslami Direniş Mücahitleri (Hizbullah), 9 Nisan 2026 Perşembe günü saat 02.30'da Manara yerleşimine roket saldırısı düzenledi." ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, "Bu karşılık, İsrail-Amerikan saldırganlığı ülkemize ve halkımıza karşı sona erene kadar devam edecektir." ifadesi kullanıldı.
Söz konusu saldırının, ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonra Hizbullah tarafından İsrail'e yönelik gerçekleştirilen ilk roketli saldırı olduğu belirtiliyor.
İsrail ordusu, dün öğle saatlerinde Beyrut ile Lübnan'ın doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan, eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı düzenlemişti. Akşam saatlerinde ise İsrail uçakları Beyrut'un "Tel Hayyat" bölgesini hava saldırılarıyla hedef almıştı.
Dünkü saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayda geçti. İsrail'in dün Lübnan'a düzenlediği eş zamanlı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 92'si başkent Beyrut'tan olmak üzere 254'e yükseldiği bildirilmişti.

ABD ve İran arasında varılan ateşkes gündemdeki tazeliğini korurken, İran’dan dikkat çeken bir hamle geldi. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'ne yakınlığı ile bilinen Nur Haber Ajansı’nda yer alan habere göre; İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hürmüz Boğazı’nı kullanacak gemilerin deniz mayınlarından kaçınmasına yardımcı olmak amacıyla alternatif güvenli geçiş rotalarını gösteren bir harita yayınladı. DMO Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, ateşkes öncesi savaş şartları nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın ana trafik bölgesinde çeşitli gemisavar mayınlarının olabileceği belirtilerek, "Seyir güvenliğini sağlamak ve deniz mayınlarıyla muhtemel bir çarpışmadan kaçınmak amacıyla, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan Devrim Muhafızları donanması ile koordinasyon kurarak ve ikinci bir duyuruya kadar haritada belirtilen rotaları kullanarak geçmeleri gerekmektedir" denildi. Önerilen giriş güzergahının, "Umman Denizi'nden kuzeye, Lark Adası'na ve ardından Basra Körfezi'ne doğru devam eden rota", önerilen çıkış güzergahının ise, "Lark Adası'nın güneyinden geçerek Umman Denizi'ne doğru devam eden rota" olduğu ifade edildi.
İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılar devam ediyor.
Bölgedeki AA muhabirinin aktardığına göre, İran ile yapılan ateşkese rağmen İsrail uçakları Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenledi.
Saldırı sonrası şiddetli patlama sesi duyulurken, hedef alınan bölgeden dumanlar yükseldi.
İsrail ordusu, dün öğle saatlerinde Beyrut ile Lübnan'ın doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı düzenlemişti. Akşam saatlerinde ise İsrail uçakları Beyrut'un "Tel Hayyat" bölgesini hava saldırılarıyla hedef almıştı.
Dünkü saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayda geçti.
İsrail'in dün Lübnan'a düzenlediği eş zamanlı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 92'si başkent Beyrut'tan olmak üzere 254'e yükseldiği bildirilmişti.

Tahran Belediye Başkanı Alirıza Zakani, ABD'nin ateşkesi ihlal ettiğini öne sürerek, söz konusu ateşkese bağlı kalmanın bir anlamının kalmadığını söyledi.
Zakani, sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.
ABD yönetiminin son saatlerdeki tutumunun, eski ülke lideri Ali Hamaney'in "Büyük Şeytan'a güven olmaz ve onunla müzakere faydasızdır" ifadelerini hatırlattığını dile getiren Zakani, "Hem açık beyanlarında 10 maddelik teklifin tüm maddelerini çiğnedikleri hem de pratikte kendi talep ettikleri ateşkesin hükümlerini birçok açıdan ihlal etmeleri nedeniyle ateşkese bağlı kalmanın bir anlamı kalmamıştır." ifadelerini kullandı.
Zakani, bu nedenle İranlı askerlerin "sert bir intikam alma" konusunda elinin artık serbest olduğunu öne sürdü.
Mehr Haber Ajansı, İran'ın başkenti Tahran civarında saldırı olduğunu duyurmuş ve hava savunma sistemi devreye girmişti. Ayrıca, Huzistan'da İsrail'e ait olduğu iddia edilen bir insansız hava aracının (İHA) düşürülmesi nedeniyle 1 kişi hayatını kaybetmiş, 6 kişi de yaralanmıştı.
Devrim Muhafızları Ordusu, Lübnan'a yönelik saldırılar derhal durdurulmazsa, bölgedeki saldırganlara karşılık verileceğini duyurmuştu.
ABD Başkanı Trump ile NATO Genel Sekreteri Rutte, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes anlaşması ve ABD-NATO ilişkilerinin tartışıldığı dönemde bir araya geldi.
Beyaz Saray'da basına kapalı yapılan görüşmede, ABD-NATO ilişkileri ve İran'la ilgili gündemdeki ana konuların ele alındığı kaydedildi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt'e yöneltilen "Başkan Trump halen NATO'dan çekilmeyi düşünüyor mu?" sorusuna, "Bu konu, Başkan'ın daha önce değindiği bir konu ve sanırım birkaç saat sonra Genel Sekreter Rutte ile de bu konuyu görüşecek." yanıtını vermişti.
Yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, Huzistan Valiliği, Şuşter'de düşürülen İHA'ya ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, Şuşter'in Gulam köyü yakınlarında saat 21.00 sularında İran Silahlı Kuvvetlerinin hava savunma sistemi tarafından bir "düşman" İHA’sının düşürülmesi sonucu 1 çocuğun öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kaydedildi.
Macron, Trump ve Pezeşkiyan ile ayrı ayrı gerçekleştirdiği telefon görüşmelerine ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan açıklama yaptı.
Trump ve Pezeşkiyan'ı kastederek Macron, "Her ikisine de ateşkesi kabul etmenin mümkün olan en iyi karar olduğunu söyledim. Tarafların her birinin Lübnan dahil tüm çatışma alanlarında ateşkese tamamen uyması umudumu dile getirdim." ifadelerini kullandı.
Macron, inandırıcı ve kalıcı bir ateşkes için bu koşulun gerekli olduğunu vurgulayarak, şu sözleri kaydetti:
"(Ateşkes) Orta Doğu'da herkesin güvenliğini sağlayacak kapsamlı müzakere yolunu açmalı. Herhangi bir anlaşma, İran'ın nükleer ve balistik programlarının yol açtığı endişelere ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüseferi engellemeye yönelik adımlarına çözüm getirmeli. Böylelikle katkı sağlayabileceklerin desteğiyle sağlam ve kalıcı barış sağlanabilir."
Fransa'nın Orta Doğu'daki ortaklarıyla bu konuda üzerine düşeni yapacağını savunan Macron, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Irak ve Lübnan liderleriyle yaptığı görüşmelerde de bunu dile getirdiğini belirtti.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Vance, Macaristan'ın başkenti Budapeşte'ye yaptığı ziyaretten dönerken gazetecilerin sorularını yanıtladı.
İsrail'in, Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesinin İran'la yapılan geçici ateşkesi ihlal edip etmediğine ilişkin soruya Vance, "Asla böyle bir söz vermedik. Bunun böyle olacağına dair hiçbir işaret vermedik." diye konuştu. Vance, "Uçağa bindiğimde tam bir rapor almam gerekiyor. İsrailliler, müzakerelerin başarılı olduğundan emin olmak için Lübnan'da biraz geri adım atmayı teklif etti. Bunun nedeni ateşkesin bir parçası olması değil." değerlendirmesinde bulundu. ABD böyle bir "taahhütte bulunmamasına" rağmen İran'ın, bu müzakerenin Lübnan nedeniyle bozulmasını istiyorsa bunun Tahran'ın kararı olacağını kaydeden Vance, "Bunun aptalca olacağını düşünüyoruz, ama bu onların seçimi." ifadelerini kullandı.
"İRANLILAR BİR SONRAKİ ADIMI ATMAK ZORUNDA"
Vance, bugün Hürmüz Boğazı'ndaki trafikte artış görüldüğünü, petrol fiyatlarında ise düşüş yaşandığını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Amerikan halkı için iyi bir anlaşma çıkardığını savunan Vance, "İranlılar bir sonraki adımı atmak zorunda, aksi takdirde Başkan savaşa geri dönmek için birçok seçeneğe sahip olacak." dedi. Vance, İran'ın halihazırda elinde bulundurduğu zenginleştirilmiş uranyum stokunun, müzakerelerin ana konularından biri olduğunu kaydetti.
İran'ın nükleer silah üretmesini istemediklerini belirten Vance, şu ifadeleri kullandı:
"Başkanın çok açık bir şekilde belirttiği gibi, nükleer yakıtı istiyoruz. ABD'nin belirli talepleri var. İranlıların da müzakerelerden elde edebilecekleri şeyler var. Bize ne kadar çok şey vermeye istekli olurlarsa, bence bu müzakerelerden o kadar çok şey elde edecekler. Başkan yaptırımların kaldırılmasından bahsetti. Başkan ekonomik ortaklıklardan ve benzeri şeylerden bahsetti. İranlılar nükleer silah geliştirmeye yakın herhangi bir şeyi durdurma konusunda kesin bir taahhütte bulunmadıkça bunlar gerçekleşmeyecek. Başkan burada tüm kozlara sahip. Yapabileceğimiz birçok şey var ve şu anda iyi bir konumda olduğumuzu düşünüyorum."
Basında 3 farklı 10 maddelik öneri dolaştığını ifade eden Vance, müzakerelerde bulunmuş biri olarak konuya açıklık getirmek istediğini vurguladı.

"10 MADDELİK İLK ÖNERİ ÇÖPE ATILDI"
Başkan Yardımcısı Vance, "10 maddelik ilk öneri, açıkçası ChatGPT tarafından yazıldığını düşündüğümüz ve Steve Wittkoff ile Jared Kushner'e sunulan bir şeydi. Bu öneri anında çöpe atıldı ve reddedildi." dedi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın ABD ile mutabık kalınan 10 maddelik önerinin 3 temel maddesinin ihlal edildiğini belirtmesine ilişkin Vance, müzakerelerden önce bazı anlaşmazlık noktaları bulunduğunu söyledi. Vance, "Bu çok fazla anlaşma noktası olduğu anlamına gelmeli, çünkü ortada dolaşan 15 maddelik bir plan var. 10 maddelik bir plan da var. Eğer 3 konuda hayal kırıklığına uğramışsa, bu aslında çok fazla anlaşma olduğu anlamına gelir." değerlendirmesini yaptı. Kalibaf'ın "İngilizceyi ne kadar iyi anladığını merak ettiğini" dile getiren Vance, onun belirttiği bazı konuların yürüttükleri müzakere konuları bağlamında kendisine mantıklı gelmediğini ifade etti. Vance, Trump'ın ateşkesi ilan etmesinden 1 saat sonra İranlıların birçok füze fırlattığını ve İsrail'in karşılık verdiğini belirterek, "Ateşkesin doğası budur. Hiçbir ateşkes biraz kesinti olmadan gerçekleşmez." şeklinde konuştu.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, sosyal medya üzerinden yayınladığı açıklama ile İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını kınadı. Sanchez, "Netanyahu, Lübnan’a saldırıların başlamasından bu yana en şiddetli saldırıyı bugün gerçekleştirdi. Kendisinin insan hayatına ve uluslararası hukuka saygısızlığı tahammül edilemez boyutlarda. Açık konuşmanın zamanı geldi. Lübnan, ateşkese dahil edilmeli. Uluslararası toplum, uluslararası hukukun bu yeni ihlalini kınamalı. Avrupa Birliği (AB), İsrail ile ortaklık anlaşmasını askıya almalı. Suç teşkil eden bu eylemler cezasız kalmamalı" ifadelerini kullandı.
ALBARES: "İSRAİL’İN BU ÜLKEYİ İŞGALE DEVAM ETMESİ KABUL EDİLEMEZ"
İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares de yaptığı açıklamada İsrail’in ABD ve İran arasında ateşkes sağlandıktan sonra Lübnan’a yönelik kara operasyonuna devam etmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. İspanyol Bakan, "Savaşın tüm cephelerde durması gerekiyor ve tüm cepheler aynı zamanda Lübnan demektir. İsrail’in Lübnan gibi egemen bir ülkeye karşı savaşmaya ve bu ülkeyi işgale devam etmesi kabul edilemez" demişti.
İsrail, Lübnan’a yönelik saldırıların başladığı 2 Mart'tan bu yana bugün en büyük çaplı hava saldırısını gerçekleştirmişti. Lübnan Sivil Savunma Kurumu'ndan yapılan son açıklamaya göre İsrail'in ülkedeki çeşitli bölgeleri hedef aldığı saldırıda 254 kişi ölmüş, bin 165 kişi yaralanmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkede savaşın başlangıcından bu yana ise 130’u çocuk olmak üzere bin 500’den fazla kişi hayatını kaybetti. Savaş nedeniyle ülke nüfusunun yaklaşık beşte birine tekabül eden, 1,2 milyondan fazla kişi de yerlerinden edildi.