Son dakika haberi: ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırıların ardından bölge ülkelerine yayılan savaş, 8 Nisan'da ABD ile İran arasında ateşkesle sonuçlanmıştı. Washington ve Tahran yönetimleri, Pakistan aracılığıyla İslamabad'da müzakereler yürütmüştü. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıklamıştı. İran yönetimi ise müzakerelerde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğunu duyurmuştu.
Öte yandan, Bloomberg'de yer alan habere göre İran, Hürmüz Boğazı'ndaki operasyonlarını askıya almayı değerlendiriyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendsen ile ayrı ayrı görüştü.
ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Rubio'nun, Abdulati ile bir araya geldiği belirtildi. Açıklamada, iki bakanın, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesi ve "Orta Doğu'da uzun vadeli barışı sağlamanın önemini" ele aldığına işaret edildi. Rubio'nun, "ABD ve Mısır'ın Sudan'da insani ateşkese varmak için gösterdikleri çabalara" değindiği aktarılan açıklamada, "Ayrıca, Başkan'ın (ABD Başkanı Donald Trump) 20 Maddelik Gazze planı doğrultusunda Hamas'ın silahsızlandırılmasına yönelik ortak çabaları ele aldılar." ifadesi kullanıldı. Açıklamada, tarafların iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri güçlendirmenin yolları hakkında da fikir alışverişi yaptığı bilgisi verildi. Bakanlıktan yapılan bir diğer açıklamada da Rubio'nun, ABD'yi ziyaret eden Hollandalı mevkidaşı Berendsen ile bir araya geldiği aktarıldı. Açıklamada, iki bakanın İran konusunu görüştüğü ve ülkeleri arasındaki yakın işbirliğini sürdürme konusunda taahhütte bulunduğu kaydedildi.
Hizbullah, İsrail ordusuna ait hedeflere insansız hava araçları (İHA) ve roketlerle en az 34 saldırı düzenlendiğini açıkladı.
Hizbullah'tan yapılan açıklamada, İsrail'e karşı saldırıların sürdürüldüğü belirtildi. Lübnan'ın güneyindeki Hiyam, Nakura, Beyyada, Şema ve Kuzuh beldeleri ile Bint Cubeyl'in doğu kesimlerinde İsrail askerleri ile araçlarının hedef alındığı bildirildi. Siddikin beldesinde İsrail ordusuna ait Hermes-450 tipi İHA'nın düşürüldüğü aktarıldı. İsrail'in kuzeyindeki Kfar Guiladi, Liman, Misgav Am, Kabri, Kiryat Şimona, Metula, Karmiel, Menara, Dishon, Tel Hai, Maalot Tarshiha, Yiron, Avivim, Şilomi ve Beit Haemek beldelerinin hedef alındığı ifade edildi. Ayrıca işgal altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Katzrin ve El-Alika yerleşimlerinin hedef alındığı, İsrail'in kuzeyindeki Akka kentinde bulunan Golani Tugayı karargahına da saldırılar düzenlendiği kaydedildi. İsrail ordusu noktalarına gün içinde 34 saldırı düzenlendiği belirtildi.
ABD Hazine Bakanlığı, denizde bekleyen İran petrolünün satışına izin veren geçici lisansın, süresi dolduğunda yenilenmeyeceğini bildirdi.
ABD Hazine Bakanlığının Amerikan merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin paylaşım yapıldı. Paylaşımda, Bakanlığın "Ekonomik Öfke" kapsamında kararlı adımlar atarak İran üzerindeki azami baskıyı sürdürdüğü vurgulandı.
Bakanlığın mevcut tüm araç ve yetkilerini sonuna kadar kullandığının ve İran'ın faaliyetlerini desteklemeye devam eden yabancı finans kurumlarına karşı ikincil yaptırımlar uygulamaya hazır olduğunun altı çizilen paylaşımda, "Denizde bekleyen İran petrolünün satışına izin veren kısa vadeli lisans ise birkaç gün içinde sona erecek ve yenilenmeyecek." ifadesi kullanıldı. Bakanlık tarafından yayımlanan lisans ile 20 Mart yerel saatle 00.01'den önce gemilere yüklenmiş İran menşeli ham petrol ve petrol ürünlerinin satışı, teslimatı veya boşaltılmasıyla ilgili işlemlere geçici olarak izin verilmişti. Söz konusu iznin 19 Nisan yerel saatle 00.01'e kadar geçerli olacağı bildirilmişti.
İsrail ordusu, işgalini genişletmek için hava ve kara saldırılarını sürdürdüğü Lübnan'ın güneyinde bir tabur komutanının ağır yaralandığını açıkladı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyinde "operasyonel faaliyet" sırasında 52. Tabur Komutanının ağır yaralandığı ve helikopterle hastaneye kaldırıldığı belirtildi. Açıklamada, yarbay rütbesindeki subayın ağır yaralanmasına neden olan koşulların araştırıldığı belirtildi. İsrail, Lübnan'a saldırılarını genişlettiği 2 Mart'tan bu yana 13 askerinin öldüğünü duyurmuştu.
İsrail'in Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılar sürüyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail uçakları akşam saatlerinden bu yana Beraşit, Ayn Bial, Tayr Diba, Kasimiyye, Sadikayn, Deyr Kifa, Batı Sir, Abbasiye, Adlun, Kana ve Zibkin beldelerini bombaladı.
İsrail topçuları da Kefr Rumman çevresini hedef aldı.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, dünyada uluslararası hukuka saygının ayaklar altına alındığını belirterek, ABD/İsrail-İran Savaşı için müzakerelere ciddi olarak yeniden devam edilmesi çağrısında bulundu.
İsrail'i ziyaret eden ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper'ın Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile bir araya geldiği bildirildi.
ABD, Irak’taki Kataib Hizbullah Genel Sekreteri Ahmet el-Hamidavi hakkında bilgi sağlayanlara 10 milyon dolara kadar ödül verileceğini duyurdu.
ABD ile İran arasında ateşkes devam ederken, Irak’ın kuzeyindeki Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) başkenti Erbil’e İHA saldırısı düzenlendi.
ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin bünyesinde yer alan Fransa’ya ait savaş uçakları, 2 İHA’yı havada imha ederek saldırıyı engelledi.
Saldırıyla ilgili IKBY Terörle Mücadele Birim tarafından yapılan açıklamada, saat 17.04’te İran topraklarından Erbil yönüne doğru bomba yüklü 2 İHA’nın fırlatıldığı belirtildi. Savaş uçaklarının müdahalesi sonucu söz konusu İHA’ların havada imha edilerek düşürüldüğü belirten açıklamada, saldırı sonucu herhangi bir can kaybı ya da maddi hasar meydana gelmediği ifade edildi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Fidan'ın Dar ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD ve İran arasındaki görüşmeler ve gelecek günlerde atılacak adımlar değerlendirildi.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, İspanya'ya, dünyanın güç ile hak arasındaki mücadeleyle karşı karşıya olduğu çalkantılı bir dönemde uluslararası düzeni korumak ve güçlünün haklı olduğu orman kanuna sapılmasını önlemek üzere birlikte çalışma çağrısında bulundu.
Görüşmede Şi, dünyanın bugün güç ile hak arasında mücadeleye sahne olan çalkantılı bir dönemden geçtiğini ifade etti.
Şi, İspanya’ya gerçek çok taraflılığı savunarak Birleşmiş Milletlerin merkezinde olduğu uluslararası sistemi ve uluslararası hukuka dayanan düzeni koruma, eşit ve düzenli çok kutuplu bir yapıyı ve kapsayıcı ekonomik küreselleşmeyi teşvik etme, ayrıca insanlık için ortak geleceği paylaşan bir topluluğun inşasını güçlendirme çağrısında bulunarak dünyanın güçlünün haklı olduğu bir düzene sürüklenmesine birlikte karşı çıkılması gerektiğini belirtti.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ateşkes ve doğrudan müzakerelerin tarihinin belirlenmesi için İsrail ile yapılacak toplantının, Lübnan halkının acılarını sonlandırması temennisinde bulundu.
Avn, "İsrail'in işgali sürdüğü müddetçe güneyde istikrar sağlanamayacak. Tek çözüm, Lübnan ordusunun uluslararası kabul görmüş sınırlarda yeniden konuşlanması ve başka hiçbir tarafın ortaklığı olmadan bölgenin ve sakinlerinin güvenliğinden tek sorumlu olmasıdır." dedi.
İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'tan bu yana sürdürdüğü saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 35 artarak 2 bin 124'e yükseldi.
ABD Başkanı Donald Trump, 2 gün içinde Pakistan'da yeni bir ABD-İran görüşmesi gerçekleşebileceğini söyledi.
Amerikan New York Post gazetesine telefonla kısa bir mülakat veren ABD Başkanı Trump, ABD-İran gerilimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Pakistan'ın başkenti İslamabad'da geçen hafta sonu başarısızlıkla sonuçlanan müzakerelerin ardından ne olacağı sorusuna yanıt veren Trump, yeni bir tur görüşme yapılabileceğinin sinyalini verdi. Trump, halen İslamabad'da bulunan New York Post muhabirine, "Gerçekten orada kalmalısınız çünkü önümüzdeki 2 gün içinde bir şeyler olabilir ve biz oraya gitmeye meyilliyiz. Bu mümkün bir şey, neden biliyor musunuz? Çünkü (Pakistan Genelkurmay Başkanı) Mareşal (Asım Munir) harika bir iş çıkarıyor." değerlendirmesini yaptı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasına 10 binden fazla askerin yanı sıra onlarca savaş gemisi ile savaş uçağının eşlik ettiğini açıkladı.
CENTCOM, X hesabından yaptığı paylaşımda İran limanlarına yönelik ablukaya ilişkin güncel durum hakkında bazı bilgileri paylaştı. Açıklamada, 10 binden fazla ABD Donanma, Deniz Piyade ve Hava Kuvvetleri mensubu askeri ile onlarca savaş gemisi ve savaş uçağının "İran limanlarına giren ve çıkan gemileri abluka altına alma görevini" yürüttüğü belirtildi. İlk 24 saat içinde hiçbir geminin ABD ablukasını aşamadığı kaydedilen açıklamada 6 ticaret gemisinin, ABD kuvvetlerinin talimatına uyarak geri dönüp Umman Körfezi'ndeki bir İran limanına yeniden girdiği aktarıldı. Ablukanın, Basra Körfezi ve Umman Körfezi'ndeki tüm İran limanları dahil olmak üzere, İran limanlarına ve kıyı bölgelerine giren veya buradan ayrılan tüm ülkelerin gemilerine karşı "tarafsız" şekilde uygulandığı da açıklamada vurgulandı. ABD Başkanı Donald Trump, İran'la Pakistan'da gerçekleşen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını duyurmuştu. Söz konusu açıklamanın hemen ardından CENTCOM, 13 Nisan saat 17.00'de (TSİ) İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıklamıştı. Trump, konuyla ilgili dün yaptığı açıklamada, İran'ın elinde kalan gemilerin Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alan Amerikan deniz kuvvetlerine yaklaşması halinde "etkisiz hale getirileceği" tehdidinde bulunmuştu.
Bloomberg'de yer alan habere göre İran, Hürmüz Boğazı'ndaki operasyonlarını askıya almayı değerlendiriyor.
Irak'ın Süleymaniye kentinde bulunan İran yönetimi karşıtı İran Kürdistan Devrimci Emekçiler Topluluğu (Komele) kampına 2 kamikaze insansız hava aracıyla saldırı düzenlendiği bildirildi.
Yerel basına göre, Süleymaniye kentinde İran yönetimi muhalifi Kürt grubun kampına saldırı düzenlendi. İki kamikaze insansız hava aracının hedefi olan kampın Komele'ye ait olduğu bildirilirken can kaybına ilişkin bilgi paylaşılmadı. Sosyal medyada yayımlanan görüntülerde, İHA'nın kamptaki evlere çarptığı ve büyük bir patlamanın yaşandığı görüldü. Patlama sonrası kamptan duman yükseldi. Diğer yandan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Terörle Mücadele Birimi'nden yapılan yazılı açıklama göre, Erbil kentine de iki İHA saldırısı düzenlendi. Açıklamada, söz konusu İHA'ların savaş uçakları tarafından düşürüldüğü, herhangi bir can ya da mal kaybına yol açmadığı kaydedildi. Saldırıların nereden ve kimler tarafından yapıldığına ilişkin henüz herhangi bir açıklama yapılmadı. ABD ile İran arasında 8 Nisan'da geçici ateşkes ilan edilmesinin ardından İran bölgeye yönelik saldırılarını durdurduğunu belirtmiş ve ateşkese uyacağını açıklamıştı. Irak'taki İran destekli milis güçler komşu ülkelere bazı saldırılarda bulunmuştu.
ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda İran limanlarına giriş ve çıkış yapan gemilere yönelik deniz ablukasını başlatmasının ilk 24 saatinde Boğaz'dan dört geminin geçiş yaptığı görüldü.
AA muhabirinin anlık gemi takip sistemi MarineTraffic'ten edindiği bilgilere göre, Liberya bayraklı yük gemisi Christianna'nın dün Türkiye saatiyle 20.16'da Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra İran'ın İmam Humeyni Limanı'nda yük boşalttığı ve halihazırda Umman Körfezi'nde bulunduğu görülüyor. Shanghai Xuanrun Shipping Co Ltd şirketinin sahibi olduğu Rich Starry gemisi de ablukanın başlamasının ardından Hürmüz Boğazı'ndan geçti. ABD'nin yaptırım listesinde bulunan petrol/kimyasal ürün tankeri Rich Starry, halihazırda Umman Körfezi'nde bulunuyor ancak geminin bulunduğu noktada tekrar U dönüşü yaptığı görülüyor. Yaptırım listesinde bulunan bir diğer tanker Murlikishan da ABD ablukasının başlamasının ardından Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler arasında yer alıyor. Cook Adaları bayraklı asfalt/bitümen tankeri, Umman Körfezi'nden Basra Körfezi'ne geçiş yaptı. Murlikishan'ın fuel oil yüklemek üzere Irak'a doğru ilerlediği tahmin ediliyor. Panama bayraklı orta menzilli petrol/kimyasal ürün tankeri Peace Gulf ise Umman Körfezi tarafından Hürmüz Boğazı'na giriş yaptı ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Hamriyah Limanı'na doğru ilerliyor. Böylece, ABD ablukasının ilk 24 saatinde Hürmüz Boğazı'ndan ikisi yaptırım listesinde olan dört gemi geçti. Komor bayraklı petrol/kimyasal ürün tankeri Elpis ise abluka başlamadan hemen önce Türkiye saatiyle 16.00 sularında Hürmüz Boğazı'nı geçti. Gemi, 13 saatten fazladır Umman Körfezi'nde bulunuyor. Elpis'in İran'daki bir limandan yükleme yaptığı tahmin ediliyor.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, bu akşam Washington'da yapılması planlanan görüşme öncesi Lübnan ile barış ve normalleşme istediklerini söyledi. İsrail Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Saar, ülkeye resmi ziyarette bulunan Çekya Dışişleri Bakanı Petr Macinka ile başkent Tel Aviv'de görüşmesinin ardından basın toplantısı düzenledi.
Saar, İsrail ile Lübnan arasında bu akşam yapılması planlanan görüşme öncesi, İsrail ve Lübnan arasında büyük bir anlaşmazlık bulunmadığını iddia etti ve şunları dile getirdi: "Sorun Hizbullah ve gelecek için bir çerçeve anlaşmasının şartlarını konuşabilmemiz için bu sorunu ele almalıyız." İsrail'in güvenliği için sorun olan şeyin Lübnan'ın egemenliği için de sorun olduğunu savunan Saar, "(Lübnan ile) Farklı bir aşamaya geçebilmemiz için (Hizbullah) bu sorunun çözülmesi gerekir. Biz Lübnan ile barış ve normalleşmeye ulaşmak istiyoruz." iddiasında bulundu. ABD arabuluculuğunda, bugün İsrail ile Lübnan'ın olası ateşkes ve müzakere tarihinin ele alınması için Washington'da görüşme yapılacak.
"ÇEKYA, İSRAİL'İN EN BÜYÜK DOSTU VE MÜTTEFİKLERİNDEN BİRİ"
İran ile yaşanan saldırılara da değinen Saar, İran'ın nükleer silah edinmesine asla izin vermeyeceklerini öne sürdü. Saar, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in kendilerine destek verdiğini anımsatarak, "(Avrupa) Savaşın kendi güvenliğine olan katkısını kabul etmeyi reddediyor." iddiasında bulundu. Zenginleştirilmiş uranyumun İran'dan çıkarılması ve İran topraklarında uranyum zenginleştirilmesi yapılmaması gerektiğini öne süren Saar, ABD'nin İran'ın nükleer silah edinmesini engelleme konusundaki kararlılığını takdir ettiklerini ve bu amaca diplomatik yollarla ulaşma çabalarını da desteklediklerini savundu. Çekya'yı İsrail'in en büyük dost ve müttefiklerinden biri olarak nitelendiren Saar, ortaklıklarını bir adım öteye taşıyarak iki ülke arasında Karma Komisyon kurulduğunu duyurdu. Saar, söz konusu komisyonla ortak hedeflerinin iki ülke arasındaki ekonomik bağları güçlendirmek olacağını söyleyerek, sözlerini şöyle tamamladı: "Ayrıca genç Çek teknoloji girişimcilerini ve uzmanlarını İsrail'e getirerek onlarla İsrail'in teknoloji ekosistemini paylaşacak bir program başlatıyoruz. Bugün, yapay zeka direktörlüklerimizin başkanları yapay zeka iş birliğimizi geliştirmek üzere bir araya geliyor. Bu girişimler ekonomik, yapay zeka ve teknoloji ortaklıklarımızı güçlendirecektir. Her iki ekonomiye de doğrudan fayda sağlayacaktır."
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD ve İran liderleriyle yaptığı görüşmelerin ardından, bölgede ilan edilen ateşkese Lübnan'ın da dahil edilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın derhal açılması çağrısında bulundu.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sanal medya hesabından yaptığı açıklamayla bölgedeki diplomatik trafiğe ve krizin çözümüne ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Dün İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump ile ayrı ayrı görüştüğünü aktaran Macron, tüm tarafların mevcut ateşkese katı bir şekilde uyması ve bu sürece Lübnan'ın da muhakkak dahil edilmesi gerektiğinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
'BOĞAZ KOŞULSUZ OLARAK AÇILMALI'
Bölgedeki Hürmüz Boğazı krizine de değinen Macron, boğazın en kısa sürede koşulsuz, kısıtlamasız ve geçiş ücreti olmaksızın yeniden açılması gerektiğinin altını çizdi. Macron, bu şartların sağlanması durumunda, İslamabad'da askıya alınan müzakerelerin ilgili tarafların da desteğiyle hızlı bir şekilde yeniden başlayabileceğini ifade etti. Macron ayrıca taraflara, yanlış anlaşılmaların giderilmesi ve gerilimin daha fazla tırmanmasının önlenmesi yönünde çağrı yaptı. Öte yandan Macron, cuma günü Paris'te Fransa ve İngiltere'nin ev sahipliğinde video konferans yöntemiyle uluslararası bir zirve düzenleneceğini duyurdu. Çatışmalara taraf olmayan ülkeleri bir araya getirecek olan toplantıda, güvenlik şartları elverdiğinde Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etmeyi amaçlayan savunma odaklı bir misyonun ele alınacağı kaydedildi.
İsrail'de yayımlanan Yedioth Ahronoth gazetesi, İsrail dış istihbarat servisi Mossad Direktörü David Barnea'nın "Holokost Anma Günü" etkinliğinde konuştuğunu aktardı.
Barnea konuşmasında, ABD-İsrail saldırılarının başlamasıyla İran'daki yönetimin devrileceğini söyleyerek ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu yanlış yönlendirdiğine ilişkin eleştirilere yanıt verdi.
İran'a yönelik 40 gün süren saldırılar sonunda önemli kazanımlar elde ettiklerini savunan Barnea, "Bunların en önemlisi, düşmanın ana hedefi olan İsrail'i yok etme planına indirilen darbe oldu." iddiasında bulundu.
Barnea, görevlerinin henüz tamamlanmadığını ve İran konusundaki çalışmalarının saldılar sona erdikten sonra da süreceğini hesapladıklarını ileri sürerek "Taahhüdümüz İran rejimi devrildiğinde tamamlanmış olacak." ifadesini kullandı.
İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ABD'li yetkililerin kendisini her gün bilgilendirdiğine dair açıklamasını, Washington yönetimi için "yapısal aşağılanma" olarak nitelendirdi. İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Arif, "Amerikan halkı, Beyaz Saray'ın fiilen başka bir rejimin rapor verme şubesine dönüştüğünü fark ediyor mu?" sorusunu yöneltti.
İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Arif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, Netanyahu'nun, "ABD yönetiminin üyelerinin her gün kendisini bilgilendirdiği gibi ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in de İran-ABD görüşmelerinin detaylarını kendisine bizzat ilettiğine" dair açıklamasını değerlendirdi.
"SORUN BİZDE DEĞİL, BU YAPISAL BİR AŞAĞILAMA MESELESİ"
"Tarihte ilk kez, bir hükümetin üst düzey yetkilisi başka bir devletin liderine 'günlük brifingler' veriyor." ifadelerini kullanan Arif, "Sorun bizde değil, bu yapısal bir aşağılama meselesi." yorumunu yaptı.
İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Arif, "Amerikan halkı, Beyaz Saray'ın fiilen başka bir rejimin rapor verme şubesine dönüştüğünü fark ediyor mu?" sorusunu yöneltti.
NE OLMUŞTU?
ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta 8 Nisan'da sağlanan geçici ateşkesin ardından Tahran ve Washington, 11 Nisan'da Pakistan'ın başkenti İslamabad'da kalıcı ateşkes için görüşmeler yapmıştı. Yaklaşık 21 saat süren görüşmelerden sonuç çıkmamıştı. ABD Başkan Yardımcısı Vance, ülkesinin müzakere heyetine liderlik etmişti.
İranlı yetkililer, müzakerelerde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin İsrail'in etkisi altındaki ABD'nin "aşırı talepleri" olduğunu belirtmişti.
Görüşmelerin ertesi günü Netanyahu yaptığı açıklamada, "Dün Başkan Yardımcısı Vance ile görüştüm. İslamabad'dan dönüş yolunda uçağından beni aradı. Bu yönetimin üyelerinin her gün yaptığı gibi, müzakerelerin çöküşü hakkında bana ayrıntılı bilgi verdi." ifadelerini kullanmıştı.
İtalya Başbakanı Meloni, İsrail ile olan savunma anlaşmalarının otomatik yenilenme işlemini askıya aldıklarını duyurdu.

Pakistanlı diplomatik bir yetkilinin, İran ile ABD arasında planlanan ikinci tur görüşmeler için herhangi bir tarih belirlenmediğini söyledi.
Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna bilgi veren Pakistan Dışişleri Bakanlığından ismi açıklanmayan bir yetkili, İran ile ABD arasında planlanan ikinci tur görüşmelerle ilgili medyadaki spekülasyonlara ilişkin bilgi verdi.
Pakistanlı yetkili, "ABD ve İran arasındaki ikinci tur müzakereler için tarih belirlenmedi." ifadelerini kullandı.
ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta 8 Nisan'da sağlanan geçici ateşkesin ardından Tahran ve Washington, 11 Nisan'da Pakistan'da kalıcı ateşkes için görüşmeler yapmıştı. Yaklaşık 21 saat süren görüşmelerden sonuç çıkmamıştı.
İranlı yetkililer, müzakerelerde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin "aşırı talepleri" olduğunu belirtmişti.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Pakistan'daki müzakerelerde Washington'ın masaya getirdiği uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl durdurma talebine karşılık, İran'ın 5 yıllık geçici askıya alma teklifini reddettiği iddia edildi.
The New York Times'ın iki İranlı ve bir ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberinde, Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğindeki ABD heyetinin, İran'dan uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl boyunca dondurmasını ve zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasını istediği ifade edildi.
Haberde, ABD'nin 20 yıllık durdurma talebine karşılık İran'ın ise dün, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 5 yıl geçici olarak askıya alma teklifini resmi olarak ilettiği ancak Trump'ın bunu geri çevirdiği ileri sürüldü.
Öte yandan, zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması talebini reddeden Tahran'ın, mevcut stoklarındaki uranyumun "zenginleştirme oranlarını düşürmeyi" teklif ettiği aktarıldı.
Haberde, ayrıca, İranlı ve ABD'li yetkililerin, ikinci tur müzakerelerin yapılmasını değerlendirdiği ancak ayrıntılara girmediği kaydedildi.

ABD ile İran arasında geçici ateşkesin ardından 11 Nisan'da yapılan görüşmelerden sonuç alınamaması sonrası iki tarafın heyetlerinin bir sonraki yüz yüze görüşmeyi perşembe yapabileceği iddia edildi.
Associated Press'e (AP) konuşan ve ismini vermek istemeyen ABD'li yetkililer, Washington ve Tahran yönetiminden yetkililerin, geçici ateşkes süresi dolmadan görüşme niyetinde olduğunu belirtti.
Yetkililer, yeni bir görüşmenin yapılmasına yönelik sürecin devam ettiğini ve bunu yapmak için iki tarafın da niyetinin olduğunu ileri sürerek, müzakerelere katılım sağlayacak heyetlerin kimlerden oluşacağına dair bilgi vermedi.
Görüşmelerin yine Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılabileceği ancak İsviçre'nin Cenevre kentinin de ihtimaller dahilinde bulunduğunu öne süren yetkililer, müzakerelerin perşembe günü yapılabileceğini iddia etti.
ABD Başkanı Donald Trump, dün Beyaz Saray önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İran'la yeni bir anlaşmanın hala mümkün olduğunu ima ederek, "İran'la birçok konuda anlaştık ama nükleer konusunda anlaşmadık ancak bence bunu da kabul edecekler. Bundan eminim. İran nükleer silaha sahip olamaz. Eğer bunu kabul etmezlerse, anlaşma olmaz." değerlendirmesinde bulunmuştu.
İranlıların kendilerini aradığını ve bir anlaşma yapmak istediklerini ileri süren Trump, kimlerle görüştüklerini ise paylaşmamıştı.

İran nükleer müzakere heyetinde danışmanlık görevini yürüten ve İslamabad’a giden müzakere heyetindeki Prof. Dr. Muhammed Marandi, ülkeye dönen heyeti taşıyan uçağın tehditler nedeniyle rotasını değiştirdiğini, Meşhed’e indikten sonra heyet üyelerinin tren ve kara yoluyla Tahran’a geçtiğini ifade etti.
Lübnan merkezli Al Mayadeen haber kanalına açıklama yapan Marandi, İran heyetinin muhtemel saldırı istihbaratı alınmasının ardından ülkeye farklı güzergah üzerinden dönüş yaptığını belirtti.
Marandi, İran heyetini taşıyan uçağın tehditler nedeniyle rotasını değiştirdiğini, Meşhed kentine indikten sonra heyet üyelerinin tren ve kara yoluyla Tahran’a geçtiğini kaydetti.

İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani, ABD-İsrail saldırılarından kaynaklanan savaş tazminatının ilk tahminlere göre 270 milyar dolar civarında olduğunu söyledi.
Rus haber ajansı RIA Novosti'ye konuşan Muhacerani konuya ilişkin bilgi verdi.
ABD-İsrail saldırılarından kaynaklanan savaş tazminatı konusunu, İran müzakere heyetinin İslamabad'daki görüşmelerde ve öncesinde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın çeşitli platformlarda önemle dile getirdiğini belirten Muhacerani, ilgili kurumlar tarafından savaştaki saldırıların çeşitli alanlarda verdiği zararlara ilişkin bir ön çalışma yaptıklarını söyledi.
İranlı sözcü, savaş tazminatının ilk belirlemelere göre yalın haliyle 270 milyar dolar civarında olduğunu, kesin rakamın ilgili makamlar tarafından açıklanmasıyla netleşeceğini ifade etti.
Muhacerani, söz konusu tazminatın, zarar gören sivil binalar, iş yerleri ve fabrikalar gibi alanların yanı sıra Minab'daki okula düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden kız öğrencilerin haklarını da kapsayacağını kaydetti.
Tahran yönetimi, ABD'yle ateşkesin ilan edildiği 8 Nisan günü, müzakerelerde görüşülecek 10 madde arasında "İran'a verilen zararların hesaplanıp tamamen tazmin edilmesi" şartının da yer aldığını duyurmuştu.

Lübnan'daki Hizbullah'ın dün İsrail'in kuzeyine en az 40 insansız hava aracı (İHA) fırlattığı, bunlar arasında tespiti zor olan gelişmiş optik sistemle donatılmış İHA'nın bulunduğu iddia edildi.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, Hizbullah'ın dün gönderdiği en az 40 İHA'dan bir kısmının engellendiği, geri kalanının ise düşerek önemli hasara yol açtığı belirtildi.
İHA'lar içinde tespiti zor olan gelişmiş optik sistemle donatılmış bir İHA'nın bulunduğu ve bunun İsrail'in kuzeyindeki Kiryat Şimona'ya düştüğü kaydedildi.
Söz konusu İHA'nın gelişmiş bir hava silahı olarak kabul edildiği, siber saldırılara karşı korunaklı olduğu ve tespiti ile engellenmesinin zor olduğu aktarıldı.
İHA'nın binaların içinde manevra yapabildiği, 5 kilogram patlayıcı taşıyabildiği ve onlarca kilometre menzile sahip olduğu öne sürüldü.
İsrail internet sitesi Globes ise Hizbullah'ın son dönemde Lübnan'ın güneyinde İsrail tanklarını ve zırhlı personel taşıyıcılarını hedef almak için FPV tipi İHA kullanmaya başladığını savundu.
Sitenin haberinde, Hizbullah'ın yayınladığı görüntülerin intihar dronlarının havada yüksek hızda manevra yaptığını ve zırhlı araçlara hatta askerlere çarptığını gösterdiği, bunların, gözetleme ve keşif dronlarından farklı olduğu belirtildi.
Bu tür araçların, pilotun, cihaz üzerindeki kameradan gelen canlı görüntüyü gözlükle izleyerek kontrol ettiği, yüksek manevra kabiliyetine sahip İHA'lar olduğu ifade edildi.
Bu silahın son günlerde, Ukrayna'daki savaştan esinlenilerek yeni bir geliştirme sürecinden geçtiği, intihar dronunun, fiber optik kabloyla doğrudan çalışma noktasına bağlandığı, bu yöntemin, konum veya radyo sinyallerini engelleyerek düşürme girişimlerine karşı tam koruma sağladığı iddia edildi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile Pakistan'da yapılan görüşmelerde çok ilerleme kaydedildiğini ancak görüşmelerin devamı ve olası anlaşmanın İran’a bağlı olduğunu savundu.
ABD Başkan Yardımcısı Vance, Amerikan Fox News kanalına İran ile müzakerelere ilişkin açıklamada bulundu.
Pakistan’daki İran heyetinin anlaşma sonuçlandırma yetkisine sahip olmadığını iddia eden Vance, ABD heyetinin bu nedenle oradan ayrıldığını öne sürdü.
Vance, daha fazla görüşme olup olmayacağı ve nihayetinde bir anlaşmaya varılıp varılmayacağı konusunda “bence top (karar) İran’ın sahasında” yorumunda bulundu.
“İran'ın ekonomik olarak normal bir ülke olabilmesi için nükleer silah peşinde olmaması gerektiğini” savunan Vance, anlaşma sağlanamamasına rağmen görüşmelere ilişkin çok ilerleme kaydettiklerini söyledi.
Vance, “Bazı iyi görüşmeler yaptık. Sanırım ilk kez İran hükümeti ile ABD hükümetinin bu kadar üst düzeyde görüştüğünü gördünüz.” dedi.

İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Said İravani, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta yer aldıkları gerekçesiyle Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Ürdün'den tazminat talep ettiklerini belirtti.
İran devlet televizyonu, İravani'nin konuya ilişkin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güvenlik Konseyi dönem başkanlığına gönderdiği mektubu yayımladı.
Mektupta, adı geçen ülkelerin topraklarını ABD-İsrail saldırılarında kullandırdıklarına ilişkin İran Silahlı Kuvvetlerinin izleme ve değerlendirme raporlarına dayanan delillerin önceden Konseye sunulduğu hatırlatıldı.
İravani mektubunda, "İran (önceki sunduğu raporunda) saldırganların (ABD-İsrail) söz konusu devletlerin topraklarını kullandığını ve bazı sivil hedeflere yönelik yasadışı saldırılara doğrudan katıldıklarını bildirmiştir." ifadelerine yer verdi.
Bu 5 ülkenin uluslararası yükümlülüklerini ihlal ettikleri öne sürülen mektupta, İran’a verilen tüm maddi ve manevi zararların tazmin edilmesi gerektiği vurgulandı.
İran'ın BM Daimi Temsilcisi İravani, 21 Mart'ta, BAE, Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt'in toprak ve hava sahalarını ABD ve İsrail'in saldırılarında kullandırdıklarına ilişkin bir raporu BM Genel Sekreterliği ve Güvenlik Konseyi Başkanlığına sunmuştu.

İran Yol ve Şehircilik Bakanı Ferzane Sadık, ABD ve İsrail saldırılarında zarar gören tüm altyapının onarıldığını belirterek ülkenin ulaşım ağında bir sorun kalmadığını belirtti.
İran devlet televizyonuna göre, Sadık, ABD ve İsrail saldırılarında hedef alınan ulaşım hatlarına ilişkin açıklama yaptı.
Sadık: “Şu anda ülkede hiçbir karayolu, demiryolu, otoyol veya cadde güzergahı kapalı değil ve hasar gören güzergahlar mümkün olan en kısa sürede yeniden açıldı.” ifadelerini kullandı.
ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından İran’ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla süreç savaşa dönüşmüştü.
ABD ile İsrail İran’ın altyapısına saldırılar düzenlemiş, savaşın son günlerinde yollar hedef alınmıştı.
ABD ile İran 8 Nisan’da geçici ateşkes ilan etmişti.

Hizbullah, gün içinde İsrail'in kuzeyinde ve Lübnan'ın güneyindeki çok sayıda İsrail ordusu noktalarına en az 46 saldırı düzenlediklerini açıkladı.
Hizbullah'tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in kuzeyinde ve Lübnan'ın güneyinde İsrail ordusuna ait hedeflerin insansız hava araçları (İHA) ve roketlerle vurulduğu belirtildi.
Lübnan'ın güneyindeki Merkeba, Beyyada, Ayn İbil, Nakura, Adise, Raşaf beldeleri ile Bint Cubeyl ilçesindeki İsrail askerlerine saldırılar düzenlendiği aktarıldı.
İsrail'in kuzeyindeki Kiryat Şimona, Kefr Blum, Menara, Margaliot, Yesud Hamala, Shtula, Malikiye, Metula, Doviv, Liman, Karmiel, Misgav Am, Shomera, Avivim, Kefr Giladi, Maalot Tarshiha, Hanita ve Şilomi yerleşimlerinin hedef alındığı bildirildi.
İsrail'in Nehariye kentinin yanı sıra Zarit, Amiad, Beit Hillel üsleri ve Yiftah Kışlası ile işgal altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Shragah Üssü'ne saldırılar düzenlendiği kaydedildi.
Ayrıca, İsrail'in kuzeyindeki Akka şehrinde bulunan Tefnin Üssü'nün de hedef alındığı aktarıldı.
İsrail ordusuna karşı gün içinde 46 saldırı düzenlendiği belirtildi.
İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRISI
İsrail ordusundan 2 Mart'ta yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.
Daha sonra Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut'u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı almıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 2 bin 89'a yükseldiğini bildirmişti.
Lübnan hükümeti de ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini açıklamıştı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı’na yönelik herhangi bir tehdidin "dünya için geniş kapsamlı sonuçları olacağı" uyarısında bulundu.
İran devlet televizyonu, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron ile yaptığı telefon görüşmesinde ABD ile İran arasında ilan edilen ateşkesin son durumunu ele aldığını bildirdi.
Pezeşkiyan, ülkesinin yalnızca uluslararası hukuk çerçevesinde görüşmelere devam edeceğini vurgulayarak, ateşkesin şartlarını "açıkça" ilan ettiklerini ve buna uyacaklarını belirtti.