Son dakika haberi: Son zamanlarda Hürmüz Boğazı'na sıkışıp kalan Orta Doğu'daki ABD-İran savaşında karşılıklı açıklamalar gelmeye devam ediyor. Axios platformu, ABD Başkanı Donald Trump son olarak İran ile mutabakat zaptı imzalanması için Tahran yönetiminden 24 ila 48 saat içinde yanıt beklediğini açıkladı.
Öte yandan ABD, İran ile Şubat ayında başlayan savaş nedeniyle Orta Doğu'daki üslerde konuşlu asker sayısını yaklaşık 10 bin artırarak toplam mevcudu 50 bine çıkardı.
İşte Hürmüz Boğazı'nda gerçekleşen ABD/İsrail-İran savaşında dakika dakika son gelişmeler...
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), ülkeye yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları nedeniyle hava savunma sistemlerinin devreye girerek müdahale ettiğini duyurdu.
BAE Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, konuya ilişkin bilgi verildi.
Ülkede duyulan patlama seslerinin hava savunma sistemlerinin müdahalesinden kaynaklandığı belirtilen açıklamada, "Hava savunma sistemlerimiz, füze ve İHA'lara karşı aktif bir şekilde müdahale etmektedir." ifadelerine yer verildi.
ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan ordusunun İran'a ait iki yere düzenlediği hava saldırılarına rağmen Tahran yönetimi ile görüşmelerin sürdüğünü söyledi.
İran'la anlaşmanın yakın olup olmadığı sorusuna, "Bu her an olabilir. Belki de olmaz, ama her an olabilir. Onların bu anlaşmayı benden daha çok istediğine inanıyorum." diye yanıt veren Trump, anlaşmaya yakın oldukları mesajını verdi.
Trump, Tahran'a bir an önce anlaşmaya imza atması çağrısında bulunarak, "Anlaşmayı çabucak imzalasalar iyi olur. Eğer imzalanmazsa, çok acı çekecekler." diye konuştu.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) Hürmüz Boğazı'ndaki savaş gemilerine saldırı düzenlendiğine yönelik duyurusuna ilişkin paylaşım yaptı.
ABD ordusuna ait üç muhrip geminin Hürmüz Boğazı'ndan "ateş altında çok başarılı şekilde geçtiğini" belirten Trump, şöyle devam etti:
"Üç muhrip gemi de hasar görmedi ancak İranlı saldırganlara büyük zarar verildi. Tamamen yok edildiler ve tümüyle imha edilmiş donanmalarının yerini almak için kullanılan çok sayıda küçük tekneyle birlikte denize gömüldüler."
Trump, ABD'ye ait muhrip gemilere yönelik füze ve insansız hava aracı saldırısı olduğunu ancak bunların "kolayca düşürüldüğünü" iddia etti.
İran'ı "delilerin yönettiğini" savunan Trump, "Eğer nükleer silah kullanma şansları olsaydı hiç tereddüt etmeden kullanırlardı ama böyle bir fırsata asla erişemeyecekler. Tıpkı bugün onları tekrar alt ettiğimiz gibi, eğer anlaşmalarını hızlı şekilde imzalamazlarsa, gelecekte onları çok daha sert ve çok daha şiddetli şekilde alt edeceğiz." ifadelerine yer verdi.
Trump, bu üç muhrip geminin ve mürettebatın "deniz ablukasına yeniden katılacağını" kaydetti.TRUMP: "ÜÇ MUHRİP GEMİ DE HASAR GÖRMEDİ"
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) Hürmüz Boğazı'ndaki savaş gemilerine saldırı düzenlendiğine yönelik duyurusuna ilişkin paylaşım yaptı.
ABD ordusuna ait üç muhrip geminin Hürmüz Boğazı'ndan "ateş altında çok başarılı şekilde geçtiğini" belirten Trump, şöyle devam etti:
"Üç muhrip gemi de hasar görmedi ancak İranlı saldırganlara büyük zarar verildi. Tamamen yok edildiler ve tümüyle imha edilmiş donanmalarının yerini almak için kullanılan çok sayıda küçük tekneyle birlikte denize gömüldüler."
Trump, ABD'ye ait muhrip gemilere yönelik füze ve insansız hava aracı saldırısı olduğunu ancak bunların "kolayca düşürüldüğünü" iddia etti.
İran'ı "delilerin yönettiğini" savunan Trump, "Eğer nükleer silah kullanma şansları olsaydı hiç tereddüt etmeden kullanırlardı ama böyle bir fırsata asla erişemeyecekler. Tıpkı bugün onları tekrar alt ettiğimiz gibi, eğer anlaşmalarını hızlı şekilde imzalamazlarsa, gelecekte onları çok daha sert ve çok daha şiddetli şekilde alt edeceğiz." ifadelerine yer verdi.
Trump, bu üç muhrip geminin ve mürettebatın "deniz ablukasına yeniden katılacağını" kaydetti.
ABC News'e konuşan ABD Başkanı Donald Trump, İran'a gerçekleştirilen saldırılar sonrası açıklamalarda bulundu. "Ateşkes devam ediyor" diyen Trump, "İran'a saldırılar sadece bir aşk dokunuşuydu" dedi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen ABD donanma unsurlarına "herhangi bir tahrik olmadan" saldırılar düzenlediğini ve bu saldırılara "savunma amaçlı" karşılık verdiklerini iddia etti.
İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD ordusunun ateşkesi ihlal ederek bir İran petrol tankerine saldırdığını belirtti.
Tesnim Haber Ajansı, Zülfikari'nin konuya ilişkin açıklamasını yayımladı. Açıklamada, "ABD ordusu ateşkesi ihlal ederek, İran kıyı sularında Cask bölgesinden Hürmüz Boğazı yönüne ilerleyen İran'a ait bir petrol tankerini hedef aldı." ifadesi yer aldı. İranlı Sözcü, ayrıca yine ABD ordusunun, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Füceyre açıklarında Hürmüz Boğazı'na giriş yapan başka bir gemiye daha saldırı düzenlediğini kaydetti. Açıklamada, ABD tarafından hedef alınan gemilerin zarar görüp görmediğine ilişkin bilgi verilmedi.
İran deniz kuvvetlerinin Hürmüz Boğazı'nda 3 ABD savaş gemisine saldırı düzenlediği bildirildi.
Tesnim Haber Ajansına konuşan ismi açıklanmayan kaynağa göre, saldırıda ABD'ye ait savaş gemileri zarar gördü. Söz konusu saldırının füze ve kamikaze dronlarla yapıldığı ifade edildi. ABD donanmasına ait destroyerlerin saldırıya uğramaları sonrasında Umman Denizi'ne doğru geri çekildikleri kaydedildi.
ABD medyası, ABD ordusunun İran'ın Keşm Limanı ile Bender Abbas'a hava saldırıları düzenlediğini ancak bunun "ABD için ateşkesin sona erdiği anlamına gelmediğini" iddia etti. Amerikan Fox News kanalı, üst düzey bir ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberinde, Amerikan ordusunun İran'a yönelik hava saldırıları düzenlediğini iddia etti. Haberde, ABD'li yetkilinin Amerikan ordusunun İran'ın Keşm Limanı ile Bender Abbas'a hava saldırıları düzenlediği ancak bunun "savaşın yeniden başladığı" ya da "ateşkesin sona erdiği" anlamına gelmediği yönündeki açıklamasına yer verildi. Söz konusu hava saldırılarına ilişkin Beyaz Saray veya Pentagon'dan henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı İbrahim Azizi, ülkenin güneyindeki saldırılara tepki göstererek, düşmanın hata yapması durumunda öncesinden daha sert karşılık alacağını belirtti.
Azizi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan konuya ilişkin açıklama yaptı. İranlı yetkili, "Tekrarlanan hatalar farklı bir karşılık doğurmaz; sadece cevabı daha sert ve yıkıcı hale getirir." ifadelerini kullandı. İran'ın güneyindeki Bender Abbas kentinde patlama seslerinin duyulduğu ve Hürmüzgan Eyaleti'nde bulunan Keşm Adası'nda İran Silahlı Kuvvetleri ile "düşman unsurları" arasında çatışma çıktığı bildirilmişti.
İran medyası Birleşik Arap Emirlikleri'nin İran'a saldırdığını duyurdu. İran tarafından gelen ilk açıklamada ise "BAE artık bizim komşumuz değil, düşmanımız" ifadelerine yer verildi.
İran'ın Hürmüzgan Eyaleti'nde bulunan Keşm Adası'nda İran Silahlı Kuvvetleri ile "düşman unsurları" arasında karşılıklı ateş açıldığı bildirildi.
İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı'na göre, Keşm Adası'nda İran Silahlı Kuvvetleri ile "düşman unsurları" arasında karşılıklı ateş açıldı. Karşılıklı ateş açılmasında Keşm Adası'ndaki "Behmen İskelesi"nin bazı ticari bölümleri hedef alındı. Karşılıklı ateşin çatışma mı yoksa "düşman unsurların" hava saldırısı ve bu saldırıya İran hava savunma sistemlerinin yanıt vermesi mi olduğuna dair ise detay verilmedi. İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, Behmen İskelesi'ne yönelik saldırılarda Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) rolü olabileceğini iddia etti. İsrail basınına yansıyan haberlere göre, İsrailli kaynaklar İran'da yaşananlarla ilgileri olmadığını ileri sürdü. Öte yandan İran'ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik ilçesinde de patlama seslerinin duyulduğu ancak bu seslerin Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri'nin gemi geçişleriyle ilgili uyarı atışlarından kaynaklandığı ifade edildi. Ayrıca Tesnim Haber Ajansı, Bender Abbas'a yönelik de insansız hava aracı (İHA) saldırısı gerçekleştirildiğini duyurdu. Tesnim, söz konusu iki İHA'nın hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini belirtti.
PATLAMA SESLERİ
İran basını ülkenin güneyindeki Bender Abbas kenti ve Keşm Adası'nda patlama seslerinin geldiğini bildirmişti. Bazı kaynaklar, bu seslerin bir kısmının Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından bazı gemilere Hürmüz Boğazı'ndan izinsiz geçiş konusunda yapılan uyarı operasyonlarıyla ilgili olduğunu açıklamıştı.
ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz, İran'ın Hürmüz Boğazı konusundaki uygulamalarının uluslararası hukuku ihlal ettiğini savunarak, bunun sadece bölgeyi değil tüm dünyayı etkilediğini ve "çok tehlikeli bir emsal oluşturduğunu" söyledi.
ABD merkezli Wall Street Journal gazetesine göre Suudi Arabistan ve Kuveyt, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik "Özgürlük Projesi" operasyonunun ardından ABD askeri güçlerine getirilen askeri üs ve hava sahasına erişim kısıtlamasını kaldırdı.
Katar merkezli Al Jazeera ise söz konusu operasyonun yeniden başlatılacağına yönelik iddiaları yalanladı.
ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) tarafından hazırlanan analize göre, İran'ın ciddi ekonomik zorluklarla karşılaşmadan en az üç ila dört ay ABD'nin deniz ablukasına direnebileceği savunuldu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD-İran arasındaki müzakerelere ilişkin açıklamasında, ABD’nin İran’ın 14 maddelik planına yönelik teklifini değerlendirmeyi sürdürdüklerini ve henüz Washington yönetimine bir cevap vermediklerini söyledi.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ülkesinin 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana en zorlu dönemi geçirdiğini söyledi.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran saldırıları sonucu oluşan zararların belgelenmesi ve uluslararası düzeyde hesap sorulmasına yönelik süreçlerin desteklenmesi amacıyla ulusal komite kurulmasına karar verdi.
ABD Senatosunun Cumhuriyetçi ve Demokrat Partili üyelerinden oluşan heyet, Başkan Donald Trump'ın 14-15 Mayıs'ta yapmayı planladığı ziyaret öncesinde Çin'de üst düzey yetkililerle görüştü.
Vatikan Basın Ofisi’nden yapılan açıklamada, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Papa 14. Leo arasında gerçekleştirilen görüşmenin samimi bir atmosferde geçtiği belirtilirken, İran ve Lübnan başta olmak üzere savaş, siyasi gerilimler ve insani krizlerin yaşandığı bölgelere ilişkin fikir alışverişinde bulunulduğu kaydedildi.
Umman Sultanı Heysem bin Tarık ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, ABD ile İran arasındaki gerilime kalıcı çözüm sağlanması için yürütülen diplomatik çabaları ve bölgesel gelişmeleri ele aldı.
İsrail ordusunun, işgal altındaki Batı Şeria’nın çeşitli bölgelerinde tarım tesislerine zarar verdiği ve Beytüllahim’in doğusunda askeri kontrol noktası kurduğu bildirildi.
İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırılarda can kaybının 12 artarak 2 bin 727'ye yükseldiği bildirildi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile telefonda görüştü.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Avrupa seyahati çerçevesinde Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo ile görüştüğü bildirildi.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansı'na (ISNA) göre Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar ile telefonda görüştü.
İki bakan görüşmede, bölgede yaşanan son gelişmeleri ve mevcut süreçleri değerlendirmenin yanı sıra diyalog ve diplomasi yolunun sürdürülmesinin öneminin altını çizdi.
Görüşmede bakanlar ayrıca, bölge ülkeleri arasında istikrarın korunması, gerilim çıkması ya da tırmanmasının önlenmesi amacıyla yapıcı iş birliğinin genişletilmesine vurgu yaptı.
İran basınının Tahran Valiliği'nin açıklamasına dayandırdığı habere göre, eyalet genelindeki tüm bakanlıklar, kurumlar ve kamu kuruluşlarında çalışan personel, 9 Mayıs Cumartesi itibarıyla ikinci bir duyuruya kadar tam kadro ofislerde görev yapacak.
Kararın, kamu hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi ve idari süreçlerin normal işleyişine dönmesi amacıyla alındığı ifade edildi.
Okulların ve üniversitelerin eğitim faaliyetleri hakkında da Eğitim ve Öğretim Bakanlığı ile Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanlığı tarafından duyuru yapılacağı belirtildi.
ABD-İsrail'in 28 Şubat'a İran'a saldırılarıyla başlayan ve 8 Nisan'da geçici ateşkes sağlanan savaş sırasında İran'da kamu kurumları uzaktan çalışmaya geçmişti.
Bahreyn Meclisinin, "İran saldırılarını öven kişileri destekledikleri" gerekçesiyle 3 milletvekilinin üyeliğini düşürdüğü iddia edildi.
Bahreyn'de yayımlanan "El-Eyyam" ve "El-Bilad" gazetelerinin haberine göre, karar, Kral Hamed bin İsa Al Halife'nin bazı milletvekillerini "hainlerin yanında saf tutmakla" suçlayan açıklamasından bir hafta sonra alındı.
Mecliste düzenlenen olağanüstü oturumda milletvekilleri Abdulnebiy Selman, Mehdi eş-Şuveyh ve Memduh es-Salih'in üyeliklerinin düşürülmesi oybirliğiyle kabul edildi.
Kararın, Anayasa'nın 99. maddesi ile milletvekilliği görevlerinin ihlaline ilişkin iç tüzük hükümlerine dayandırıldığı ifade edildi.
Söz konusu milletvekillerinin, İran'ın Bahreyn'e yönelik saldırılarını desteklediği iddia edilen kişiler hakkında alınan "vatandaşlıktan çıkarılma" kararını eleştirdikleri öne sürüldü.
Bahreyn yönetimi 27 Nisan'da, 69 kişinin vatandaşlığını, "İran saldırılarını destekledikleri ve övdükleri" gerekçesiyle iptal etmişti.
Kral Hamed de yaptığı açıklamada, bazı milletvekillerini "hainlerin yanında saf tutmakla" suçlamış ve "vatandaşlıktan çıkarılma" kararına karşı çıkanların "özür dilememeleri halinde ülkeyi terk eden kişilerle aynı safta yer aldığını" söylemişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yayımladığı video mesajda İsrail ordusunun Beyrut'un Dahiye bölgesine dün gerçekleştirdiği hava saldırısına ilişkin konuştu.
Beyrut'ta Hizbullah'ın Rıdvan Gücü Komutanı Ahmet Ali Balut'u öldürdüklerini ileri süren Netanyahu, "Görünüşe göre basında Beyrut'ta dokunulmazlığı olduğuna dair bir şeyler okumuş. Okumuş okumasına ancak bu durum artık geçerli olmayacak." ifadeleriyle Beyrut'a saldırılarını sürdüreceklerine işaret etti.
Netanyahu, İsrail ordusunun son bir ayda Lübnan'da 200'den fazla Hizbullah mensubunu öldürdüğünü öne sürdü.
New York Times'ın bilgi sahibi yetkililere dayandırdığı haberinde, "ABD, İran ile şubat ayında başlayan savaş nedeniyle Orta Doğu'daki üslerde konuşlu asker sayısını yaklaşık 10 bin artırarak toplam mevcudu 50 bine çıkardı" bilgisi paylaşıldı.
"ABD Başkanı Donald Trump, uçak gemileri, destroyerler, Deniz Piyade birlikleri ve savaş uçaklarını kapsayan yaklaşık 50 bin askeri İran operasyonuna yönlendirdi" ifadeleri yer alan haberde, Orta Doğu'daki tüm ABD birliklerinin tam muharebe alarmında olduğu aktarıldı.
Askerlerin paraşüt ve hayatta kalma kitleriyle bölgede konuşlandırıldığı ve Trump'ın İran'a yönelik "füze kapasitesini yok etme ve füze sanayisini yerle bir etme" hedefini açıkladığı belirtildi.
Habere göre, ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonlarının başlamadan önce Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Ürdün, Katar, Kuveyt ve Bahreyn'deki üslerde yaklaşık 40 bin ABD askeri bulunuyordu.
KATAR: ABD İLE İRAN ARASINDA DİPLOMATİK ÇÖZÜM İHTİMALİ YÜKSEK
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Katar merkezli "El Arabi El Cedid" gazetesine verdiği röportajda, Washington ile Tahran arasındaki temaslar, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, Körfez güvenliği ve Katar'ın bölgesel politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD ile İran arasındaki görüşmelerde olumlu ilerleme kaydedildiğini ifade eden Al Sani, Katar'ın Körfez ülkeleriyle koordinasyon halinde diplomasiye alan açmaya çalıştığını belirtti.
"Washington ve Tahran'daki farklı tutumlara rağmen diplomatik bir çözüme ulaşılması ihtimali yüksek." diyen Al Sani, Pakistan'ın yürüttüğü arabuluculuk girişimlerine destek verdiklerini de söyledi.
"DÜNYA HÜRMÜZ’ÜN KAPANMASININ BEDELİNİ ÖDÜYOR"
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin bir an önce çözülmesi gerektiğini vurgulayan Al Sani, boğazın kapatılmasının yalnızca bölgeyi etkilemediğinin altını çizdi.
Al Sani, "Dünya Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının bedelini ödüyor. Bu geçiş yolunun herhangi bir çatışmada baskı aracı olarak kullanılmasını reddediyoruz." ifadelerini kullandı.
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkelerin liderlerinin Cidde'deki son zirvede "petrol ve doğal gaz boru hattı projelerinin hızlandırılması" talimatı verdiğini aktaran Al Sani, bunun, bölge ülkelerinin stratejik çıkarlarını koruma iradesini yansıttığını dile getirdi.
İran'ın Katar'ı hedef alan misillemelerine ilişkin de konuşan Al Sani, ülkenin egemenliğinin "kırmızı çizgi" olduğunu ifade etti.
Çinli medya grubu Caixin’e göre, Hürmüz Boğazı girişinde bir Çin petrol tankeri ilk kez saldırıya uğradı ve geminin güvertesinde yangın çıktı.
İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini sürdürdüğü bir dönemde, bir Çinli petrol tankerine yönelik saldırı gerçekleştirdiği iddia edildi.
“İLK KEZ SALDIRIYA UĞRADI”
Çinli medya grubu Caixin, 4 Mayıs Pazartesi günü Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Al Jeer Limanı açıklarında, Hürmüz Boğazı girişinde bir Çin petrol tankerinin ilk kez saldırıya uğradığını aktardı. Caixin’e göre; Çinli şirket "CHINA OWNER & CREW"a ait geminin güvertesinde yangın çıktı. İsmi açıklanmayan bir kaynak, olayın "psikolojik olarak kabul edilmesinin çok zor" olduğunu söyledi.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanlığında esnaf temsilcilerinin katıldığı bir toplantıya sürpriz şekilde katılan Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, burada yaptığı konuşmada ülke lideri Mücteba Hamaney ile bir araya geldiğini anlattı.
Görüşmenin tam olarak ne zaman gerçekleştiğini belirtmeyen Pezeşkiyan, "Son zamanlarda Devrim Rehberi Ayetullah Seyyid Mücteba Hüseyni Hameney ile görüştüm. Bu görüşme samimi bir ortamda gerçekleşti ve konuşma yaklaşık iki buçuk saat sürdü." dedi.
Pezeşkiyan, görüşmede Hamaney'in, meselelere bakış açısı ve samimi yaklaşım tarzının dikkatini çektiğini dile getirdi.
Konuşmasının bir bölümünde de ülke içindeki birliğin güçlendirilmesine vurgu yapan Pezeşkiyan, "İnsanları kolayca yolsuzluk, ihanet veya casuslukla suçlamamalı ve toplumun farklı kesimleri arasında sahte sınırlar oluşturmamalıyız çünkü bugün ülkede savunma cephesinde, İran'ı bütün varlığıyla savunanlar var. Oysa bunlardan bazıları daha önce kısıtlamalar ve soruşturmalarla karşı karşıya kalmışlardı." ifadelerini kullandı.
İran lideri Hamaney'in 28 Şubat'ta babası Ali Hamaney'in hayatını kaybettiği ABD-İsrail'in saldırısında ağır yaralandığı ve Kum kentinde tedavi gördüğü iddiaları Batı medyasında yer almıştı.
Yedioth Ahronot gazetesinin konuya ilişkin bilgi sahibi İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, İsrail yönetiminin ABD'nin İran'a önerdiği anlaşmadan endişe duyduğu belirtildi.
Söz konusu önerinin İran'ın balistik füze programını tamamen sonlandırmayacağı ve Tahran yönetimi üzerindeki ekonomik ambargoyu hafifleteceği öne sürüldü.
Gazeteye konuşan İsrailli yetkili, ABD ile İran arasında müzakere edildiğini belirttiği taslak anlaşmanın, İsrail'in "savaş hedeflerini" karşılamaktan uzak olduğunu savundu.
ABD'nin önerdiği mutabakat zaptının "İsrail için felaket" olduğunu vurgulayan İsrailli yetkili, "Bu yalnızca Ayetullahların yönetimini kalıcı hale getiren kötü bir anlaşma. Her geçen gün çöküşe yaklaşan rejim için can simidi." ifadelerini kullandı.
Haberde, ABD ile İran arasında savaşı tamamen sona erdirecek bir mutabakata varılması halinde Tel Aviv yönetiminin, Lübnan'a saldırılara son vermesi ve işgal edilen alanlardan çekilmesi yönünde baskılara maruz kalabileceğinden endişe edildiğine de işaret edildi.
İsrail'in İran'a saldırıların yeniden başlatılmasını istediği belirten haberde, Tahran yönetiminin "içeriden çökmekte" olduğuna inanıldığı aktarıldı.
Haberde, ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran asla nükleer silaha sahip olmayacak" ifadelerine rağmen müzakere edilen anlaşmanın, İran'ın uranyum zenginleştirmesini yalnızca 15 yıl boyunca kısıtlamasından ötürü, Tel Aviv yönetiminin hayal kırıklığına uğradığı da vurgulandı.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, konuk olduğu RTL radyosunda Hürmüz Boğazı'na ilişkin son gelişmeleri değerlendirdi.
Dünyadaki boğazların kapatılamayacağını ve giriş ücretine tabi tutulamayacağını savunan Barrot, akaryakıt fiyatlarının düşmesi için Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması gerektiğini söyledi.
Barrot, bölgedeki gemiler ve enerji altyapılarına yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, sükunet sağlandıktan sonra Hürmüz Boğazı'nda gemilere refakat eden bir uluslararası misyonun oluşturulmasını istediklerini hatırlattı.
Bu misyonu inandırıcı kılmak için Fransız uçak gemisi Charles de Gaulle'ün dün Süveyş Kanalı'nı geçtiğini ifade eden Barrot, İran'a yönelik uluslararası yaptırımlarla ilgili, "Hürmüz gibi bir boğaz kapalı kaldığı müddetçe en ufak bir yaptırımın bile kaldırılması söz konusu değil." ifadesini kullandı.
İran, ABD'nin savaşı sona erdirmeye yönelik sunduğu 14 maddelik teklifi inceliyor.
CNN International kanalı adı açıklanmayan bir kaynağa dayandırdığı haberinde, İran'ın teklife ilişkin cevabını bugün günü arabuluculara iletmesinin beklendiğini belirtti.
Dawn gazetesinin haberine göre Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Hüseyin Andrabi, düzenlediği basın toplantısında, İslamabad'ın taraflar arasındaki süreci yakından takip ettiğini söyledi.
ABD ile İran arasında bir anlaşmaya varılması hususunda umutlu olduklarını ve yakında anlaşma gerçekleşmesini beklediklerini ifade eden Andrabi, anlaşma taslağının tek sayfa mı yoksa daha uzun mu olacağı konusunda yorum yapamayacağını belirtti.
Pakistan'ın, iki ülke arasındaki gerilimin diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesini desteklediğini vurgulayan Andrabi, Başbakan Şahbaz Şerif'in mevcut "ivmenin" kalıcı anlaşmaya dönüşerek bölge ve ötesi için sürdürülebilir barış ve istikrar sağlayacağı umudunu dile getirdiğini kaydetti.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, dün Beyrut'un Dahiye bölgesine düzenlenen hava saldırısında Hizbullah'ın Rıdvan Gücü Komutanı Hizbullah'ın Rıdvan Gücü Komutanı Ahmed Ali Balut'un hedef alındığı savunuldu.
Açıklamada, Hizbullah'ın kalesi olarak bilinen Dahiye'de gerçekleştirilen saldırıda Rıdvan Gücü Komutanı Balut'un öldüğü öne sürüldü.
İsrail ordusu, saldırıya ait olduğunu ileri sürdüğü görüntüleri de paylaştı.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, dün, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ateşkesin ardından Beyrut'a ilk kez saldırı düzenlediklerini açıklamıştı. Katz, saldırının talimatını Başbakan Binyamin Netanyahu ve kendisinin verdiğini belirtmişti.
İsrail basını, Beyrut'a düzenlenen saldırıda Hizbullah'a bağlı Rıdvan Güçleri'nin komutanı Balut'un hayatını kaybettiğini iddia etmişti.
İsrail ordusunun, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere yönelik saldırıları sürüyor.
Lübnan resmi haber ajansı NNA'ya göre, İsrail'e ait insansız hava aracı (İHA), Sur kentine bağlı Deyr Kifa beldesini hedef aldı.
İsrail topçu birlikleri de Bint Cubeyl ilçesine bağlı Şakra ve Beraşit beldeleriyle Ganduriyye beldesi ve Vadi el-Huceyr bölgesini top atışlarıyla vurdu.
Öte yandan İsrail'e ait bir İHA, sabah saatlerinden bu yana başkent Beyrut ve çevresinde alçak irtifada uçuş yapıyor.
Lübnan basınında yer alan haberlere göre, İsrail savaş uçakları güneydeki Nebatiye kenti ve çevresindeki Haruf ve Tul beldelerine saldırılar düzenledi.
İsrail, hassas bilgilerin İran'a sızmasından endişe ederek roket saldırılarını takip eden "Shual" sistemine kuzeydeki yerel makamların ve güvenlik görevlilerinin erişimini kesti.
Ynet sitesinin haberine göre, İç Cephe Komutanlığı, kuzeydeki yerel makamların ve yedek irtibat subaylarının, roketlerin düşmesi beklenen bölgeleri takip etmek için kullanılan sivil acil durum yönetim sistemine erişimini son dönemde devre dışı bıraktı.
Geçen hafta Hizbullah'ın saldırısı sırasında önceki olayların aksine bu kez karanlıkta bırakıldıklarını belirten kuzeydeki yetkililer, saldırının kapsamını, yönünü veya patlamaların birer müdahale mi yoksa açık alanlara düşen roketler mi olduğunu belirleyemediklerini ifade etti.
Değerlendirmelere göre sistem, gelecekteki saldırıların isabet oranını ve verdiği hasarı artırmak isteyen İranlı aktörlerin, kesin vuruş noktalarını ve İsrail uyarı sistemlerini izleyerek bu bilgileri ele geçirebileceği endişesiyle kilitlendi ve izinler kısıtlandı.
Erişimi engelleme kararı, kuzeydeki yerel yönetim ve güvenlik yetkilileri arasında tepkiye sebep oldu. Yetkililer, bu durumun füze saldırıları sırasında müdahale kabiliyetlerini ciddi şekilde zayıflatabileceğini belirtiyor.
"Shual" olarak bilinen sistem, kriz müdahalesinden sorumlu yetkililer arasında acil durum yönetimini senkronize etmek için İç Cephe Komutanlığı tarafından geliştirilen ulusal bir komuta ve kontrol platformu.
Yerel yetkililere göre sistemin avantajı, roketlerin düşeceği bölgeleri harita üzerinde önceden tahmin edip işaretleyebilmesi.
Bu özellik sayesinde erken uyarılar yapılabiliyor ve saldırı sonrası acil durum ekipleri roketin düştüğü tam konuma yönlendirilebiliyor.
Bugüne kadar bu sistemi aktif olarak kullanan kuzeydeki belediyeler, patlamamış mühimmatların yerini saptamak, arama-kurtarma ekiplerini sevk etmek ve can kaybı durumunu anında tespit edebilmek için bu veri akışına güveniyordu.
“KÖR FARELER GİBİ HAREKET EDİYORUZ”
Kuzeydeki topluluklar, sisteme erişimin engellenmesinin Hizbullah saldırıları sırasında "operasyonel körlüğe" yol açtığını belirtti.
Lübnan sınırındaki Kiryat Shmona yerleşim biriminden bir güvenlik yetkilisi, sistem olmadan sahadaki durumu "tehlikeli" olarak nitelendirerek, "Sadece ateşkes sırasındaki son sirenlerde, önleyici füze parçaları şehrin dört bir yanına düşerken kör fareler gibi hareket ettik. Bu sistemin ne kadar kritik olduğunu kendi gözlerimizle gördük. Bu araç elimde olmadığında nereye koşacağımı bilemiyorum." değerlendirmesinde bulundu.
NBC News'ün isimlerini vermek istemeyen iki ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın sosyal medya hesabından duyurduğu operasyon, Körfez ülkelerinde sürpriz etkisi yarattı.
Yetkililer, Suudi Arabistan yönetiminin, ABD ordusunun Prens Sultan Hava Üssü'nden uçuş gerçekleştirmesine ve ülkenin hava sahasını kullanmasına izin vermeyeceğini Washington'a bildirdiğini öne sürdü.
Trump ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman arasında yapılan görüşmeden de sonuç çıkmadığını ileri süren yetkililer, bunun üzerine Trump'ın operasyonu geçici askıya aldığını iddia etti.
Öte yandan Beyaz Saray yetkilisi, bölgedeki müttefiklerin konu hakkında önceden haberdar edildiğini savundu.
İran'ın Seul Büyükelçiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, "İran Silahlı Kuvvetlerinin Hürmüz Boğazı'nda bir Kore bandıralı gemiye zarar verme olayına müdahil olduğuna dair herhangi bir iddiayı kesin bir şekilde reddediyor ve yalanlıyoruz." ifadelerine yer verildi.
ABD'nin eylemleri nedeniyle Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenlik koşullarının değiştiği dile getirilen açıklamada, bölgeden geçiş yapan gemilerin belirlenen kurallara uyması ve İran makamlarıyla koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiği hatırlatıldı.
Açıklamada, aksi durumlarda yaşanabilecek olaylardan sorumluluğun ilgili taraflara ait olacağı kaydedildi.
"HMM Namu" adlı Güney Kore'ye ait kargo gemisinin 4 Mayıs'ta Hürmüz Boğazı'nda bir cisimle vurulduğu açıklamıştı. Saldırının Hürmüz Boğazı'nı kontrol eden İran tarafından geldiği iddiaları ortaya atılmıştı.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) resmi haber ajansı WAM'a göre, Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan, ülkesini ziyaret eden Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile başkent Abu Dabi'de bir araya geldi.
BAE Devlet Başkanı ile Katar Başbakanı, iki ülke arasındaki ilişkileri ve çeşitli alanlarda iş birliği ile ortak çalışmaları geliştirmenin yollarını ele aldı.
Al Nahyan ve Al Sani, bölgedeki gelişmeler ile bunun uluslararası güvenlik ve istikrar üzerindeki etkileri görüştü.
BAE'yi hedef alan "İran saldırılarını" kınayan Katar Başbakanı Al Sani, BAE'nin egemenliği ve güvenliğini korumak için aldığı önlemleri desteklediğini belirtti.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, X sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, daha önce de bir çok kez "anlaşma yakın" haberleri yapan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın sık sık demeç verdiği Amerikan "Axios" platformundaki haberi alaycı bir dille reddetti.
Sosyal medyada doğrulanmamış ve kaynaksız iddialarla alay etmek için kullanılan ve kabaca ""Bana güven kardeşim" anlamına gelen "Source: Trust Me Bro" ifadesine gönderme yapan Kalibaf, Axios'un haberi için İngilizce "sahte", "uydurma" anlamına gelen "faux" kelimesine atıfla "Fauxios Operasyonu" değerlendirmesi yaptı.
Axios, dün ismi açıklanmayan ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, İran ile ABD'nin savaşı sona erdirmek için mutabakat zaptı imzalamaya yakın olduğu iddia edilmişti.
İsrail ordusunun, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere yönelik saldırıları sürüyor.
Lübnan resmi haber ajansı NNA'ya göre, İsrail ordusunun, Nebatiye kentine bağlı Habbuş beldesi yolu üzerindeki bir aracı hedef aldığı saldırıda 2 kişi yaşamını yitirdi.
İsrail ordusunun, kentin Meyfedun beldesi yolunda araç taşımak için kullanılan bir treyleri hedef aldığı saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti.
İsrail ordusu, Nebatiye'ye bağlı Deyr ez-Zelrani, el-Kifur, Kalavay, Burc Kalavay, Ganduriye, Fırun, Kefr Rumman, Ramiye ve Ayta eş-Şaab beldelerini de hedef aldı.
Sur kentine bağlı Sarifa, Abbasiye, Bediyas, Mecadil ve Cuviye beldelerinin hedef alındığı İsrail saldırılarında ise Cuviye'de 1 kişi yaralandı.
İsrail ordusu, Sayda kentine bağlı Arzay beldesi çevresine de saldırılar gerçekleştirdi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Hizbullah'ın dün Lübnan'ın güneyinde konuşlu İsrail askerlerine insansız hava aracı (İHA) ile saldırı düzenlediği belirtildi.
Açıklamada, İHA saldırısında biri ağır, üçü hafif olmak üzere 4 askerin yaralandığı kaydedildi.
Yaralanan İsrail askerlerinin hastaneye kaldırıldığı aktarıldı.
Hizbullah'tan dün yapılan açıklamada, "İsrail ordusunun ateşkesi ihlal ettiği ve Lübnan'ın güneyinde işgal ve sivil yerleşimlere yönelik saldırılarını sürdürdüğü belirtilerek, buna karşılık olarak farklı bölgelerde İsrail askeri unsurlarını hedef alan 17 saldırı gerçekleştirildiği" duyuruldu.
Lübnan'ın güneyinde İsrail askerlerinin toplandığı noktaların, zırhlı araçların, tankların ve askeri unsurların roketatar, havan topu ve insansız hava araçlarıyla hedef alındığı vurgulanan açıklamada, "Ateşkes ihlalleri ve işgale karşılık olarak, Lübnan'da İsrail askerlerini hedef aldık." ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, farklı bölgelerde İsrail askeri birliklerine ve araçlarına yönelik çok sayıda saldırı düzenlendiği, bazı noktalarda doğrudan isabet sağlandığı kaydedildi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamalarda, Manara ve Margaliyot bölgelerinde sirenlerin devreye girdiği, daha sonra Kiryat Şimona çevresinde "düşman hava aracı sızması" şüphesiyle alarm durumuna geçildiği aktarıldı.
İsrail İç Cephe Komutanlığı da bölgede insansız hava aracı tespit edilmesinin ardından uyarı sirenlerinin çaldığını duyurdu.
Yerel kaynaklar, Lübnan'ın güneyinden roket ve insansız hava aracı saldırılarının ardından İsrail'in kuzeyinde alarm sistemlerinin devreye girdiğini aktardı.
İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırılarda can kaybının 13 artarak 2 bin 715'e yükseldiği bildirildi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan sonra düzenlediği saldırılara ilişkin ölü ve yaralı sayısını paylaştı.
Buna göre, geçen sürede İsrail saldırılarında ölenlerin sayısı 2 bin 715'e, yaralı sayısı 8 bin 353'e ulaştı.

İran resmi haber ajansı IRNA, İran Limanlar ve Denizcilik Kurumu tarafından yapılan yazılı mesajı yayımladı.
Mesajda, bölge sularında seyreden tüm gemilerin, özellikle İran karasularında ve demirleme alanlarında bulunanların, ihtiyaç duymaları halinde erzak, yakıt temini, sağlık ve tıbbi hizmetler ile gerekli onarım için izinli malzemeler gibi hizmetlerden yararlanabilecekleri belirtildi.
Bu mesajın bölgedeki deniz haberleşme ağları ve VHF sistemleri üzerinden günde 3 kez olmak üzere üç gün boyunca yayımlanacağı kaydedildi.
ABD Başkanı Donald Trump, 4 Mayıs'taki konuşmasında, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan tarafsız ülkelere ait ticari gemilere eskort sağlamak amacıyla "Özgürlük Projesi"ni başlatacaklarını duyurmuştu. Trump, gemilerde gıda ve temel ihtiyaç sıkıntısı yaşandığını ifade ederek operasyonun "insani amaçlar" taşıdığını savunmuştu.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre İran Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanı Hüseyin Simayi, Tahran'da "Üniversite, sanat ve savaş sonrası İran toplumu" konulu toplantıda konuştu.
Simayi, "İnternete erişimde ayrımcılık, internetin tamamen kesilmesinden daha tehlikelidir. Farklı, sınıfsal ve kısıtlı internet türlerinin oluşturulması, eşitsizlik duygusunu ve toplumsal memnuniyetsizliği artırır." dedi.
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan hükümetinin de internetin kesilmesinden yana olmadığını dile getiren İranlı Bakan, Pezeşkiyan'ın da bu durumun sürmesi gerektiği konusunda ikna olmadığını ifade etti.
İnternete erişimin kısıtlanmasının, ülkenin bilimsel ve araştırma iletişimini sekteye uğrattığını vurgulayan Simayi, "İnternet kesintilerinin halk için devam etmesi ulusal güvenliğe aykırıdır. Umuyoruz ki en kısa sürede şartlar normale döner ve akademisyenler ile halk için özgür ve istikrarlı internet erişimi sağlanır." şeklinde konuştu.

Axios platformunun konuya yakın yetkililere dayandırdığı haberine göre Trump, İran ile mutabakat zaptı imzalanması için Tahran yönetiminden 24 ila 48 saat içinde yanıt bekliyor.
Haberde, bir yetkilinin "(Anlaşma için) Çok uzakta değiliz, ancak henüz bir anlaşma yok." ifadesini kullandığı, bazı ABD'li yetkililerin ise İran'ın önerilen barış çerçevesini kapsayacak nihai bir anlaşmaya varılacağından şüphe duyduğu aktarıldı.
Beyaz Saray'ın, Trump'ın gelecek hafta Çin'e düzenleyeceği resmi ziyaretin tamamlanmasına kadar bu konuda "diplomatik bir atılım" beklediği kaydedilen haberde, bu süre zarfında anlaşmaya varılmaması halinde Trump'ın İran'a karşı askeri saldırı emrini verebileceği ileri sürüldü.
ABD Başkanı Trump, 14-15 Mayıs'ta Çin'e resmi ziyaret gerçekleştirmeyi planlıyor.

ABD Başkanı Trump, "Full Measure" adlı haber platformuna verdiği röportajın yayımlanan ilk bölümünde, İran'la ilgili son durumu değerlendirdi.
İran'ın hava, deniz ve kara unsurlarına çok ciddi zararlar verdiklerini savunan Trump, "Askeri olarak yenilmiş durumdalar. Belki bunun farkında değiller ama bence farkındalar, çünkü bu konuyla uğraşıyorlar. İran'ın asla nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğiz ve şu anda askeri olarak yenilmiş durumdalar." değerlendirmesini yaptı.
İran'ın önce bir anlaşmaya varıp sonra bunu bozduğunu ileri süren Trump, Tahran'daki liderler için "zor bir grup" ifadesini kullandı.
ABD Başkanı, "Bugün ayrılsak (İran'ı) yeniden inşa etmeleri 20 yıl sürer." dedi.
Röportajı yapan gazeteci Sharyl Attkisson, röportajın tamamının pazar günü paylaşılacağını ancak bazı bölümleri parça parça yayımlayacaklarını belirtti.

Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Ekberzade, İran'ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kentinde halka hitaben yaptığı konuşmada, ABD’ye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD’nin İran’a yönelik ortaya koyduğu hedeflerini gerçekleştiremediğini vurgulayan Ekberzade, “Trump, İran’da sistem değişikliği, uranyumun çalınması ve Hürmüz Boğazı’na hakim olma gibi tüm eksenlerde yenilgiye uğramıştır.” ifadelerini kullandı.
Ekberzade, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın deniz ve hava kuvvetlerini yok etmek için büyük çaba sarf ettiğini ancak bunda başarılı olamadığını söyledi.
ABD’nin, İran’ın İsfahan eyaletinde “uranyumu çalmak” için gerçekleştirdiği askeri operasyonun başarısızlığa uğradığını belirten Ekberzade, “Hürmüz Boğazı’nı açma ve deniz ablukası planı da başarısızlıkla sonuçlandı.” diye konuştu.
Ekberzade son olarak, Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetlerinin olası tüm saldırılara karşı hazırlıklı olduğunu ve “düşmanı” şaşırtacak planlara sahip olduklarını sözlerine ekledi.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran Dışişleri Bakanlığının açıklamalarını en sert ifadelerle kınayarak, egemenliğini, ulusal güvenliğini veya karar bağımsızlığını hedef alan her türlü iddia ve tehdidi kesin bir dille reddettiğini duyurdu.
BAE Dışişleri Bakanlığı, Tahran'ın Abu Dabi yönetimine yönelik yaptığı açıklamaya tepki göstererek, "İran'ın düşmanca açıklamalarını kınadığını" belirtti.
BAE'nin "dış ilişkileri ve savunma ortaklıklarının tamamen egemenlik haklarıyla ilgili bir konu olduğu" ifade edilen açıklamada, hiçbir tarafın bunu "tehdit, müdahale veya kışkırtma bahanesi olarak kullanma hakkının bulunmadığı" vurgulandı.
Açıklamada, BAE'nin güvenliğine, sivil ve hayati tesislerine, vatandaşlarına veya ülkede ikamet edenlere yönelik doğrudan veya dolaylı tehdit içeren her türlü ifadenin "iyi komşuluk ilkelerine, uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Şartı'na aykırı ve kabul edilemez bir davranış" olduğu kaydedildi.
BAE'nin her türlü tehdit veya düşmanca eylem karşısında tüm egemen, hukuki, diplomatik ve askeri haklarını saklı tuttuğu ifade edilen açıklamada, Abu Dabi'nin "egemenliği ve karar alma bağımsızlığını savunma konusunda kararlı olduğu" vurgulandı.

ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'da dövüş sporları şampiyonlarını ağırladığı bir etkinlikte, basın mensuplarının, İran gündemine ilişkin sorularını yanıtladı.
Trump, İran'la devam eden görüşmelerde mesafe katettiklerini vurgulayarak, "Bizimle anlaşma yapmak istiyorlar. Son 24 saatte (İran'la) çok verimli görüşmeler yaptık ve bir anlaşmaya varmamız çok muhtemel." ifadelerini kullandı.
Görüşmelerin içeriğine dair bir yorum yapmazken, İran'ın nükleer silaha sahip olmamayı kabul ettiğini öne süren ABD Başkanı, "İran, nükleer silaha sahip olamaz ve sahip olmayacak da, zaten diğer hususların yanı sıra bunu da kabul ettiler." dedi.
Trump, İran'ın askeri ve siyasi kapasitesini büyük ölçüde "ortadan kaldırdıklarını" savunarak, İranlı birçok liderin öldürüldüğünü ve yeni gelen isimlerle görüşmeleri sürdürdüklerini kaydetti.
Bir basın mensubunun "Anlaşma için son tarih nedir?" şeklindeki sorusuna Trump, "Bu (anlaşma) olacak, son tarih yok." yanıtını verdi.