Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump’ın duyurduğu İran’la varılan 2 haftalık ateşkes ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Trump’ın İran’a karşı başlatılan Destansı Öfke Operasyonu'nun 4 ila 6 hafta süreceğini başından beri öngördüğünü hatırlatan Leavitt, "Savaşçılarımızın akıl almaz yetenekleri sayesinde, temel askeri hedeflerimize 38 gün içinde ulaştık ve bu hedefleri aştık" dedi.
"ZAFERİ TRUMP VE ORDUMUZ MÜMKÜN KILDI"
Varılan ateşkes hakkında "Bu, ABD için Başkan Trump ve inanılmaz ordumuzun mümkün kıldığı bir zaferdir" ifadelerini kullanan Leavitt, "Ordumuzun başarısı, ABD’ye mümkün olan en fazla kozu sağlayarak, Başkan Trump ve ekibinin diplomatik bir çözüm ve uzun vadeli barışa kapı aralayan zorlu müzakerelere girmesine olanak tanıdı" değerlendirmesinde bulundu.
"TRUMP HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN AÇILMASINI SAĞLADI"
Trump’ın "Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağladını" vurgulayan Leavitt, "Başkan Trump’ın Amerika’nın çıkarlarını başarıyla savunma ve barışı tesis etme yeteneğini asla hafife almayın" dedi. Leavitt, konuyla ilgili detaylı bilginin yarın sabah ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine tarafından kamuoyuna sağlanacağını da sözlerine ekledi.
ABD ile İran arasında varılan ateşkesin yankıları sürerken, Washington yönetiminin İran’a yönelik tüm saldırı operasyonlarını durdurduğu bildirildi. ABD merkezli haber sitesi Axios’a konuşan üst düzey bir ABD hükümet yetkilisi, saldırıların sona erdiğini ancak savunma tedbirlerinin yürürlükte kalacağını belirtti. Söz konusu yetkili, ateşkes emrinin İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) alt kademelerine iletilmesinin biraz zaman alacağını öngördüklerini ifade etti.
İran yönetimi, ABD ve İsrail ile savaşı sonlandırmak için Pakistan'da yürütülecek müzakerelerin 15 günlük ateşkes süreci içerisinde neticelendirilmesini hedeflediğini duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile 15 günlük ateşkese varıldığını duyurmasının ardından Tahran yönetiminden konuya ilişkin açıklama yapıldı. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreterliği tarafından yapılan açıklamada, "İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı" ifadesine yer verildi. Açıklamada, "Ülke lideri Mücteba Hamaney ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nin onayıyla nihai hale getirilmesi için müzakerelerin İslamabad’da yapılmasına karar verilmiştir. Bu müzakerelerin en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılması ve sahadaki zaferin siyasi alanda da tescil edilmesi hedeflenmektedir." değerlendirmesinde bulunuldu. ABD tarafından sunulan tüm planların reddedildiği belirtilen açıklamada, Tahran yönetiminin sunduğu 10 madde "Hürmüz Boğazı'ndan geçişin, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde kontrollü şekilde yapılması, direniş ekseninin tüm unsurlarına karşı yürütülen savaşın sona erdirilmesi, ABD savaş güçlerinin bölgedeki tüm üs ve konuşlanma noktalarından çekilmesi, Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçişi garanti altına alacak ve üzerinde mutabakata varılan protokol çerçevesinde İran'ın hakimiyetini sağlayacak bir geçiş düzenlemesinin oluşturulması, İran'a verilen zararların hesaplamalara göre tamamen tazmin edilmesi, tüm birincil ve ikincil yaptırımlar ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının kaldırılması, İran'ın yurt dışındaki tüm bloke edilmiş varlık ve mali kaynaklarının serbest bırakılması ve tüm bu maddelerin bağlayıcı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanması" şeklinde sıralandı. Müzakerelerin ABD tarafına "tam bir güvensizlik" içinde, 10 Nisan Cuma günü İslamabad'da başlayacağı vurgulanan açıklamada, görüşmelerin 15 gün içerisinde tamamlanmasının hedeflendiği, tarafların mutabakatıyla bu sürenin uzatılabileceği kaydedildi. Açıklamada, "Parmağımız tetikte. Düşmandan gelebilecek en küçük bir hataya dahi güçlü şekilde karşılık verilecektir." ifadeleri kullanıldı.
Beyaz Saray, İran ile müzakereler hakkında, "Yüz yüze görüşmeler konusunda müzakereler yürütülüyor, ancak Başkan ya da Beyaz Saray tarafından açıklanana kadar hiçbir şey kesinleşmiş sayılmaz" dedi.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, "İran ile ABD’nin müttefikleriyle birlikte, Lübnan da dahil olmak üzere her cephede geçerliliği an itibariyle başlayan derhal bir ateşkese vardıklarını duyurmaktan büyük memnuniyet duyuyorum" dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "İki haftalık süre boyunca Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon sağlanarak ve teknik kısıtlamalar gözetilerek mümkün olacaktır" dedi.
İran, ABD ve İsrail ile sağlanan geçici ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı'nı geçişlere açtı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, yaptığı yazılı açıklamada, ABD ve İran arasındaki müzakerelerde diplomatik çabaları için Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir' teşekkür ederek, "İran'a yönelik saldırıların durdurulması halinde güçlü Silahlı Kuvvetlerimiz savunma operasyonlarını sona erdirecektir. İki haftalık süre boyunca Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon sağlanarak ve teknik kısıtlamalar gözetilerek mümkün olacaktır" dedi.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, "İran, ABD'yi 10 maddelik planını kabul etmeye zorlayarak tarihi bir zafer elde etti" dedi.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, müzakerelerin "ABD tarafına tam bir güvensizlik içinde" 10 Nisan Cuma günü Pakistan'ın başkenti İslamabad'da başlayacağını duyurdu.
ABD basını, İran Dini Lideri Mücteba Hamaney'in ABD ile varılan 2 haftalık ateşkesi onayladığını bildirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la 2 haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurdu.
ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, İran'a tanıdığı sürenin dolmasına saatler kala Pakistan'ın arabuluculuğunda yapılan görüşmelere ilişkin önemli bir duyuru yaptı. Trump, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in öncülüğünde, iki ülke arasında yürütülen müzakerelerin olumlu sonuç verdiğini belirtti. ABD Başkanı, Pakistan'ın bu gece olası saldırıların durdurulması ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasını kapsayan önerisini kabul ettiğini ifade ederek, "İran'a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık süre için askıya almayı kabul ediyorum. Bu, iki taraflı bir ateşkes olacaktır." ifadelerini kullandı. İran'daki askeri hedeflerini zaten gerçekleştirdiğini savunan ve İran'la "uzun vadeli" bir barış konusunda anlaşmaya yakın olduklarını belirten Trump, "İran'dan 10 maddelik bir teklif aldık ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğuna inanıyoruz." değerlendirmesini yaptı. Geçmişte ABD ile İran arasındaki ihtilafların neredeyse tamamının mutabakat ile sonuçlandığını kaydeden Trump, "Bu iki haftalık süre, anlaşmanın son halini almasına ve tamamlanmasına imkan verecektir." ifadesini kullandı. Trump ayrıca, Orta Doğu'daki ülkeleri temsilen "uzun vadeli bir sorunun çözülmesinin" kendisi için bir onur olacağını sözlerine ekledi.
İran'ın Pakistan Büyükelçisi Reza Amiri Moghadam, ABD ile devam eden müzakereler hakkında yaptığı açıklamada, "Şu an itibarıyla, kritik ve hassas aşamadan bir adım öteye geçildi" dedi.
ABD'nin İran'a düzenlemeyi planladığı saldırıya saatler kala ABD-İran arasında müzakereler Pakistan arabuluculuğunda devam ediyor. İran'ın Pakistan Büyükelçisi Reza Amiri Moghadam, ABD ile devam eden müzakereler hakkında açıklama yaptı. Moghadam, "Şu an itibarıyla, kritik ve hassas aşamadan bir adım öteye geçildi. Bir sonraki aşamada söylem ve tekrarın yerini saygı ve nezaket almalıdır. Gelişmeleri takip etmeye devam edin" dedi.
ABD medyası, ABD ile İran arasında devam eden görüşmelerde bu gece "iki taraftan da iyi haberler gelmesinin beklendiğini" iddia etti.
Amerikan CNN televizyonu, Pakistan'ın iki taraf arasında arabuluculuk yaptığına işaret ederek, bu gece olumlu bir sonucun ortaya çıkabileceğini öne sürdü. Bölgeden bir kaynağa dayandırılarak geçilen haberde, "yakında her iki taraftan da iyi haberler gelmesinin beklendiği" ve görüşmelerin Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir tarafından bizzat yönetildiği belirtildi. Aynı kaynak, iki taraf arasında olası bir anlaşmanın bu gece imzalanmasının muhtemel olduğunu da sözlerine ekledi.
TRUMP'TAN "YOĞUN TEMASLAR SÜRÜYOR" MESAJI
Öte yandan Amerikan Fox News kanalına telefonla bağlanan ABD Başkanı Donald Trump, İran'la "yoğun görüşmeler" yaptıklarını ve sonucu görmek için beklediklerini belirtti. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD Başkanı Trump'a "İran'a tanınan süreyi iki hafta uzatması", İran yönetimine ise "Hürmüz Boğazı'nı iki hafta süreyle açması" çağrısında bulunmuştu. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de Pakistan'ın bu çağrısından Trump'ın haberdar olduğunu ve çağrıya yanıt vereceklerini belirtmişti.
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, ülkenin doğusunda 5 balistik füzenin engellenerek imha edildiğini açıkladı.
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından bir açıklama yayımladı. Açıklamada, ülkenin doğusunda 5 balistik füzenin hava savunma sistemleriyle engellenerek imha edildiği belirtildi. İran, ABD ile İsrail'in saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile hassas noktalara füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenliyor.
İran basını: Erak'ta alüminyum üretim tesisi ile Mahşehr'de Emir Kebir'deki petrokimya tesisleri saldırıya uğradı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'na (DMO) bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD'ye yönelik sert açıklamalarda bulunarak, "ABD ve müttefiklerinin altyapılarına öyle bir darbe vuracağız ki yıllarca bölgenin petrol ve gazından mahrum kalacaklar ve bölgeden çekilmek zorunda kalacaklar" dedi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'na (DMO) bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD'ye yönelik sert açıklamalarda bulundu. Zülfikari yaptığı açıklamada, İsrail'e ait askeri, güvenlik ve ekonomik altyapılar ile bölgede ABD'ye bağlı hedeflere yönelik operasyonların daha yoğun ve geniş kapsamlı şekilde süreceğini ifade ederek, "ABD ve müttefiklerinin altyapılarına öyle bir darbe vuracağız ki yıllarca bölgenin petrol ve gazından mahrum kalacaklar ve bölgeden çekilmek zorunda kalacaklar" ifadelerini kullandı.
HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ FÜZE VE İHA'LARI DÜŞÜRDÜ
Zülfikari ayrıca, son saatlerde hava savunma sistemlerince Tebriz'de İsrail'e ait bir adet Orbiter tipi insansız hava aracı ile Tahran ve Hemedan'da iki, Kazvin'de ise altı seyir füzesinin düşürüldüğünü duyurdu.
Irak'ın Diyala kentindeki Haşdi Şabi karargahına hava saldırısı düzenlendiği belirtildi.
Haşdi Şabi tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, Diyala kentindeki Operasyonlar Komutanlığına bağlı "Şehit Ebu Muntazar el- Muhammedavi Karargahına" hava saldırısı düzenlendi. Açıklamada, ABD-İsrail tarafından düzenlendiği öne sürülen saldırıda can kaybı yaşanmadığı, maddi hasar meydana geldiği kaydedildi.
Hizbullah, İsrail ordusuna roketler ve kamikaze dronlarla gün içinde en az 43 saldırı gerçekleştirdiklerini duyurdu.
Hizbullah'ın Telegram hesabından yapılan açıklamada, İsrail ordusu hedeflerine yönelik saldırıların devam ettiği bildirildi. Lübnan'ın güneyindeki Bint Cibeyl ilçesinin doğu kesimleri ile Taybe ve Hiyam beldelerinde İsrail askerleri ve araçlarının hedef alındığı belirtildi. Aynata beldesinde İsrail ordusuna ait bir zırhlı aracın kamikaze dronlarla hedef alındığı görüntüleri paylaştı. İsrail'in kuzeyindeki Akka ve Safed kentleri ile Metula, Rosh Pina, Misgav Am, Kiryat Şimona, Avivim, Yarun, Zarit ve Beit Hillel yerleşimlerine saldırılar düzenlendiği aktarıldı. Ayrıca, İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Yoav Üssü'nün de hedef alındığı kaydedildi. İsrail ordusu hedeflerine gün içinde 43 saldırı gerçekleştirildiği aktarıldı.
Yemen'deki İran destekli Husiler, ABD ve İsrail'e karşı her seçeneğe hazır olduklarını duyurdu.
Husilere ait haber ajansı SABA'ya göre, Husiler tarafından başkent Sana'da düzenlenen gösteriye yüzlerce kişi katıldı. Ellerinde otomatik silahlarla ve yanlarında silah yüklü araçlarla yürüyen göstericiler, ABD-İsrail "zorbalığına" karşı tüm seçeneklere ve fedakârlıklara hazır olduklarını ve direniş ekseninin yanında duracaklarını belirtti. Göstericiler ayrıca, "Eller tetikte ve ABD ile İsrail'in ümmeti hiçe saymasına izin vermeyeceğiz." diye slogan attı. Husilerin yöneticilerinden Halid el-Medani, gösteri sırasında yaptığı konuşmada, "Filistin halkını desteklemek ve direniş ekseninin yanında durmak için aşamanın gerekliliklerine ve seçeneklerine karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekiyoruz. ABD ve İsrail'in kibrine karşı tüm gücümüzle hareket edeceğiz." ifadelerini kullandı. Yemen'deki Husiler, İran'a 28 Şubat'ta başlatılan saldırılar sonrası ilk kez 28 Mart'ta İsrail'i hedef almıştı. Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, "İşgal altındaki Filistin'in güneyinde İsrail'e ait hassas askeri hedefleri balistik füzeyle hedef alarak, ilk askeri operasyonları gerçekleştirdik." ifadeleriyle ABD/İsrail-İran Savaşı'na dahil olduklarını duyurmuştu.
İngiltere, ABD'ye İran'a karşı belirli "savunma" operasyonları için İngiliz üslerini kullanma izni verdiğini bildirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile müzakereler hakkında, "Şu anda hararetli müzakereler içindeyiz" dedi.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar, İran'dan atılan balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına karşı hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini açıkladı.
BAE Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin İran'dan gelen balistik ve seyir füzeleri ile İHA'lara müdahale ettiği belirtildi. Ülkede duyulan seslerin hava savunma sistemlerinin saldırılara müdahalesi sonucu meydana geldiğine dikkat çekildi.
KATAR
Katar'ın başkenti Doha'da patlama sesleri duyulurken, füze saldırısının hava savunma sistemleri tarafından engellendiği görüldü. Ülkede yaşayanların cep telefonlarına "ulusal acil durum" uyarısı gönderildi. Uyarıda, güvenlik tehdit seviyesinin yükseltildiği belirtilerek vatandaşlar ve ülkede bulunanlardan evlerinde kalmaları, dışarı çıkmamaları ve pencereler ile açık alanlardan uzak durmaları istendi. Katar Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada ise ülkeyi hedef alan bir füze saldırısının hava savunma sistemleri tarafından engellendiği duyuruldu.
BAHREYN
Bahreyn'de de İran misillemelerinin ardından sirenler çaldı. Bahreyn İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, sirenlerin çaldığına işaret edilerek ülkede yaşayan herkesten sakin kalmaları ve en yakın güvenli alanlara gitmeleri istendi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Pakistan'ın ABD'ye yaptığı "İran'a tanınan süreyi 2 hafta uzatması" çağrısından Başkan Donald Trump'ın haberdar olduğunu ve bu çağrıya yanıt vereceklerini bildirdi.
Beyaz Saray Sözcüsü Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a tanıdığı süreyle ilgili Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in yaptığı çağrıyı değerlendirdi. Konuyla ilgili New York Times'a (NYT) açıklama yapan Leavitt, Pakistan'ın "süreyi 2 hafta uzatma" çağrısından Trump'ın haberdar olduğunu aktararak, "Bu konuda bir cevap verilecek." ifadesini kullandı. Pakistan Başbakanı Şerif, X hesabından yaptığı paylaşımda, ABD Başkanı Trump'a "İran'a tanınan süreyi 2 hafta uzatması", İran yönetimine ise "Hürmüz Boğazı'nı 2 hafta süreyle açması" çağrısında bulunmuştu.
Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'da bu gece "medeniyet yok olacak" tehdidine tepki gösterdi, bunun "kabul edilemez" olduğunu belirtti ve diyaloğa geri dönülmesi çağrısı yaptı.
Papa, akşam saatlerinde haftalık istirahatini geçirdiği Roma yakınlarındaki Castel Gandolfo beldesindeki konutundan Vatikan'a gitmek üzere ayrıldığı sırada kendisini bekleyen gazetecilere, ABD ve İsrail'in İran'a karşı 28 Şubat'ta başlattığı savaşa ilişkin açıklama yaptı. Kendisi de aslen ABD'li olan Papa 14. Leo, Trump'ın bugün sosyal medya platformlarından yaptığı "İran'da medeniyet yok olacak" tehdidine doğrudan atıf yaparak, şu ifadeleri kullandı: "Bugün, hepimizin bildiği gibi, İran halkına yönelik bir tehdit gündeme geldi ve bu gerçekten kabul edilemez. Burada elbette uluslararası hukukla ilgili meseleler var ancak bundan çok daha fazlası söz konusu. Bu, bütün bir halkın iyiliği açısından ahlaki bir meseledir." Herkesi çocuk, yaşlı olmak üzere masum insanları düşünmeye davet eden Papa, "Onlar tamamen masum ve bu tırmanan gerilimin kurbanları olacaklardır. Bu savaşın tırmanışı aslında daha ilk günlerden itibaren başlamıştı ve o zaman da şöyle diyorduk: Diyaloğa geri dönelim, müzakereye dönelim, sorunları bu noktaya gelmeden çözmenin yollarını arayalım. Ama şimdi buradayız ve çok dua etmek gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
"SAVAŞ İSTEMİYORUZ, BARIŞ İSTİYORUZ"
Papa 14. Leo, herkesi savaşın durması konusunda hem dua etmeye hem de nasıl iletişim kurulabileceğinin yollarını aramaya çağırarak, "Belki kongre üyeleriyle, yetkililerle iletişime geçerek şunu söylemeliyiz: 'Savaş istemiyoruz, barış istiyoruz.' Dünyada barışa gerçekten çok ihtiyaç var." ifadelerini kullandı. İngilizce devam ettiği açıklamasında dünya çapında ekonomik kriz, enerji krizi, Ortadoğu'da büyük bir istikrarsızlık durumu yaşandığına dikkati çeken Papa, şunları kaydetti: "Bu durum dünyada daha fazla nefreti körüklüyor. Öyleyse masaya geri dönelim, konuşalım, barışçıl bir şekilde çözümler arayalım ve özellikle masum çocukları, yaşlıları, hastaları ve bu devam eden savaşın kurbanı olmuş veya olacak birçok insanı hatırlayalım. Sivil altyapıya yönelik saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu, aynı zamanda insanlığın yapabileceği nefretin, bölünmenin, yıkımın bir işareti olduğunu hatırlatmak isterim." Papa, savaştaki ilgili ülkelerin vatandaşlarını, yetkililerle, siyasi liderlerle, milletvekilleriyle iletişime geçmeye, onlardan barış için çalışmalarını ve savaşı her zaman reddetmelerini istemeye davet ettiğini de sözlerine ekledi.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD Başkanı Donald Trump'tan İran'a yönelik planlanan saldırıyı ertelemesi talebinde bulunarak, "Diplomasinin devam edebilmesi için, Başkan Trump'tan süreyi iki hafta uzatmasını içtenlikle rica ediyorum" dedi.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran medeniyetinin yok olacağına yönelik tehdidini hayata geçirmeyeceğini umduğunu ifade etti.
Barrot, konuk olduğu Fransız kanal France 2'de, Orta Doğu'daki gelişmeleri değerlendirdi. Trump'ın İran'a yönelik tehdidinin ciddiye alınıp alınmaması gerektiğine yönelik soruya Barrot, "Aşırı olan her şey değersizdir. Bir medeniyet silinemez." yanıtını verdi. Barrot, büyük bir halka sahip İran'ın ve Tahran yönetiminin birbiriyle karıştırılmaması gerektiğini vurgulayarak, "Bu, savaşın başından bu yana Başkan Trump'ın ilk ültimatomu değil. Tabii ki (Trump'ın) bu tehditlerini hayata geçirmeyeceğini umuyorum." ifadesini kullandı. Bu tehdidin hayata geçirilmesi halinde bölgede ve dünyada gerilimin tehlikeli şekilde artacağına dikkati çeken Barrot, ülkesinin, nerede olursa olsun ve faili kim olursa olsun sivil altyapılara yönelik saldırılara şiddetle karşı çıktığını söyledi. Barrot, söz konusu altyapılara yönelik saldırıların, savaş hukukuna ve uluslararası hukuka aykırı olduğunun altını çizdi. ABD Başkanı Trump, sosyal medya platformu hesabından yaptığı paylaşımda, "(İran'da) Bu gece bütün bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri gelmeyecek. Bunun olmasını istemiyorum, ama muhtemelen olacak." ifadesini kullanmıştı.
İran'ın Elburz eyaletinde Elburz ile Zencan arasındaki demir yolu hattına ABD-İsrail tarafından düzenlenen saldırıda 1 kişinin hayatını kaybettiği, 11 kişinin yaralandığı belirtildi.
Devlet televizyonunun Elburz Valiliğinin açıklamasına dayandırdığı habere göre, ABD-İsrail, Elburz ile Zencan arasındaki demir yolu hattına hava saldırısı düzenledi. Saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti, 11 kişi de yaralandı. Yaralananların hastanelerde tedavi altına alındığı aktarıldı. Ayrıca 7 aracın hasar gördüğü saldırıda kurtarma çalışmalarının tamamlandığı, hasar gören demir yolu hattının onarımına başlandığı kaydedildi.
İran, bazı köprü ve yolların 23'ten sonra askeri bölge ilan edileceğini duyurdu.
İran'ın BM Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Bütün bir medeniyet bu gece yok olacak ve asla geri dönmeyecek" açıklamasını "son derece sorumsuz ve aynı zamanda endişe verici bir dil" olarak nitelendirdi.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansı'na (ISNA) göre, İrevani, Hürmüz Boğazı ile ilgili Bahreyn tasarısının oylaması vesilesiyle yapılan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) konuşmasında çatışmayı sona erdirecek herhangi bir çözümün, saldırganlığa kesin ve geri döndürülemez bir son vermeyi ve tekrarını önleyecek güvenilir ve doğrulanabilir güvencelere dayalı adil ve kalıcı bir barışı tesis etmeyi garanti etmesi gerektiğini ifade etti. Trump'ın son açıklamasına değinen İrevani, "Bugün, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı bir kez daha son derece sorumsuz ve aynı zamanda endişe verici bir dile başvurdu: 'Bütün bir medeniyet bu gece yok olacak ve asla geri dönmeyecek' diyen bir dil kullandı." dedi. Bu tür bir söylemin, uluslararası barış ve güvenliği korumakla görevli BMGK'nın daimi üyesi bir ülkenin başkanına veya herhangi bir lidere yakışmadığını ifade eden İrevani, şöyle konuştu: "ABD Başkanı'nın, uluslararası toplumun gözü önünde, İran'daki köprüler, enerji santralleri ve enerji tesisleri de dahil olmak üzere tüm sivil altyapıyı yok etmekle tehdit ederken ve savaş suçları ile insanlığa karşı suçlar işleme niyetini açıkça ilan ederken, tasarının yazarları ve hamilerinin bu siyasi güdümlü metni oylamaya sunmak için acele etmeleri üzücü ve endişe vericidir." İrevani, tasarının kabul edilmesi durumunda belirsiz ve temelsiz suçlamalara dayalı güç kullanımını normalleştireceğini, daha geniş bölgesel ve uluslararası tırmanma riskini artıracağını ve tehlikeli bir emsal teşkil edeceğini kaydetti. İrevani, "Bu nedenlerle, bu taslağı hukuken savunulamaz, siyasi olarak dengesiz ve stratejik olarak istikrarsızlaştırıcı buluyoruz." dedi. ABD'li yetkililerin artık nükleer tesisleri hedef almaktan açıkça bahsettiğini aktaran İrevani, bu tür "pervasız" tehditlerin uluslararası eylemsizliğin doğrudan bir sonucu olduğunu ve Birleşmiş Milletler ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın güvenilirliğini ciddi şekilde zedelediğini vurguladı. İrevani, 28 Şubat'tan bu yana, Natanz, Buşehr, Erak ve Erdekan çevresindeki İran nükleer tesislerine çok sayıda saldırı düzenlendiğini aktararak, "Özellikle aktif Buşehr nükleer santralinin yakınındaki tekrarlanan saldırılar endişe vericidir. Nükleer tesislere, özellikle de Buşehr nükleer santraline yapılacak herhangi bir saldırı, kaçınılmaz olarak telafisi mümkün olmayan insani ve çevresel sonuçlara yol açacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Kuveyt yönetimi, ABD Başkanı Trump’ın İran’a saldırıları şiddetlendirmekle tehdit ettiği saatlerde Kuveytlilerin evlerinden çıkmaması çağrısında bulundu
Suudi Arabistan ile Bahreyn'i birbirine bağlayan 25 kilometrelik Kral Fahd Köprüsü'nde araç geçişi tedbir amaçlı askıya alındı.
Daha önce Kral Fahd Köprüsü'nde bugün kısa süreli askıya alınan araç geçişinin yeniden başladığı bildirilmişti.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bugün İran’ın küresel ekonomi üzerindeki yasa dışı saldırı ve tehditlerini durdurmaya yönelik karar tasarısını kabul edememesinden üzüntü duyduğunu açıkladı.
Hürmüz Boğazı'nın herkese açık kalması ve içindeki seyrüsefer özgürlüğünün korunması gerektiği vurgulanan açıklamada, hiçbir ülkenin küresel ticareti sekteye uğratma veya dünyayı ekonomik bir krizin eşiğine itme gücüne sahip olmaması gerektiğine işaret edildi.
Açıklamada, BM Güvenlik Konseyi'nin tasarıyı onaylamakta başarısız kalmasının bu krizin ciddiyetini azaltmayacağı ve aynı zamanda BAE'nin kararlılığını da zayıflatmayacağı dile getirildi.
Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD'nin İran'a "ağır saldırılar" düzenlemeye yönelik tehdidinin ardından tüm taraflara "uluslararası hukuka saygı gösterme, sivilleri veya sivil altyapıyı hedef almama" çağrısı yaptı.
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde sahilden 37 kilometre kadar alanda deniz araçlarına saldırı tehdidinde bulundu.
ABD ile İran arasında son dönemde artan gerilim ve karşılıklı tehditler sürerken, adı açıklanmayan İranlı bir kaynak, İngiliz basınına önemli açıklamalarda bulundu. İranlı kaynak, İran ile ABD arasında Pakistan aracılığıyla mesaj alışverişinin sürdüğünü ancak Washington’un "baskı altında teslimiyet" talebinden vazgeçmediği sürece Tahran’ın herhangi bir esneklik göstermeyeceğini belirtti.
Kaynak, Katar’ın İran’ın mesajlarını ABD’ye ve bölge ülkelerine ilettiğini ifade ederek, ABD’nin İran’daki enerji tesislerini hedef alması halinde "İran’ın misilleme saldırılarıyla tüm bölge ve Suudi Arabistan’ın tamamen karanlığa gömüleceğini" söyledi.
Ayrıca gerilimin tırmanması durumunda bölgesel sonuçların daha da ağırlaşabileceği uyarısında bulunan kaynak, "Eğer durum kontrolden çıkarsa, İran’ın müttefikleri Babülmendep Boğazı’nı da kapatacaktır" ifadelerini kullandı.
İran Atom Enerjisi Kurumu, Erak'taki ağır su reaktörünün kanser tedavisinde kullanılan izotopların üretimi ve tıbbi araştırmalar için önemli olduğunu ifade ederek, ABD-İsrail'in tesise yönelik saldırılarına "Hayat kurtaran bilimsel altyapıyı bombalamak, yaşam ve sağlık hakkına yönelik bir saldırıdır." sözleriyle tepki gösterdi.
Hindistan, ABD'nin "ağır saldırılar" düzenlemekle tehdit ettiği İran'daki vatandaşlarına, "48 saat boyunca oldukları yerde kalmaları" konusunda çağrıda bulundu.
Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, sivil altyapıya yönelik kasıtlı saldırıların, uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olacağını bildirdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşmede, bölgemizdeki savaşın sona erdirilmesi ve sürdürülebilir bir barışın tesisi için yürütülen diplomatik girişimler kapsamlı şekilde değerlendirildi.Görüşmede ayrıca, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ikili ilişkilerin seyri ele alındı.
Irak’ın güneyindeki Basra vilayetinde bir eve roket isabet etmesi sonucu can kaybı yaşandı. Olay, Basra’nın batısında yer alan Hor el-Zübeyr bölgesinde meydana geldi. Güvenlik güçlerinin olay yerine intikal etmesinin ardından yapılan ilk incelemelerde, saldırı sonucu 5 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.
Yetkililer, binanın enkazı altında başka kişilerin bulunma ihtimaline karşı bölgede arama ve kurtarma çalışmalarının başlatıldığını açıkladı.
Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD, İsrail ve İran’a uluslararası hukuka ve savaş kurallarına uyması çağrısında bulunarak, "Bu, sivil halkın ve sivil altyapının kesinlikle hedef alınmaması anlamına gelmektedir" dedi.
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyine sunulan, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü sağlanmasına ilişkin karar tasarısı, Rusya ve Çin'in oylarıyla veto edildi.
Güvenlik Konseyi Dönem Başkanı Bahreyn, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü sağlamak için koordineli "savunma" önlemleri çağrısında bulunan bir karar taslağını konseye sundu. Konsey oturumunda yapılan oylamada karar taslağı 11 lehte oy alırken, Kolombiya ve Pakistan oylamada çekimser kaldı. Daimi üyeler Rusya ve Çin'in veto yetkileri sonrası karar taslağı oylamada veto edildi. Boğaz bölgesinde ticari deniz yollarını kullanmakla ilgilenen devletlerin "savunma amaçlı çabalarını koordine etmeye şiddetle teşvik edilmesi" çağrısı yapılan karar taslağında, bölgede seyrüseferin kapatılması ve engellenmesi girişimlerinin caydırılması talep edildi.
"SORUMLULUK" ÜZÜNTÜSÜ
Veto sonrası Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid el-Zeyani, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmaya "hakkının olmadığını" belirterek, karardan dolayı üzüntülerini dile getirdi. El-Zeyani, "Konsey, gecikmeksizin kararlı bir şekilde harekete geçilmesi gereken yasa dışı bir davranışla ilgili sorumluluğunu yerine getiremedi." ifadesini kullandı. Bahreyn, nisan ayı için BM Güvenlik Konseyi Başkanlığını üstlenmişti.
İsrail ordusu, İran'da silah ve askeri teçhizat taşımak için kullanıldığını öne sürdüğü 8 köprünün hedef alındığını iddia etti.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saldırıların Tahran yönetiminin silah ve askeri teçhizat nakliyesini önlemek için yapıldığı ileri sürüldü. Tahran, Kerec, Tebriz, Kaşan ve Kum dahil olmak üzere İran'ın farklı bölgelerinde 8 köprünün vurulduğu öne sürülen açıklamada, hedef alınan 8 köprülerden silah ve askeri teçhizat nakliyesi yapıldığı savunuldu. ABD ve İsrail, İran'da sivil altyapıyı da hedef alan saldırılara devam ederken İsrail, İran'daki demir yolu altyapısını hedef alacağını duyurmuştu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'da Devrim Muhafızları Ordusu tarafından kullanıldığını ileri sürdüğü demiryollarına ve köprülere saldırdıklarını söylemişti. İran basını, ülke genelinde 4 köprünün vurulduğunu; İsrail basını, 10 köprü ve demiryolunun hedef alındığını iddia etmişti.
ABD'nin Manama Büyükelçiliği, Bahreyn'deki tüm ABD vatandaşlarına bir sonraki duyuruya kadar "bulundukları yerde kalmaları" çağrısında bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik gece saatlerinde düzenlenmesi beklenen saldırı hakkında, "Bugün müzakerelerde ilerleme olursa ve somut bir sonuç çıkarsa, bu durum değişebilir" dedi.
İran'ın misilleme saldırıları sürerken İsrail'de sirenler çalıyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın bir anlaşmaya varılması için İran'a verdiği süre gece saatlerinde doluyor. Tehran Times gazetesi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "ABD ile diplomatik ve dolaylı görüşme kanalları kapalı değildir" ifadelerini kullandı.
İLETİŞİM KANALLARININ KAPATILDIĞI İDDİA EDİLMİŞTİ
Tehran Times 1 saat önce yaptığı paylaşımda, İran'ın ABD ile tüm diplomatik ve dolaylı iletişim kanallarını kapattığını öne sürmüştü. Haberde, "Tüm mesaj alışverişleri de askıya alındı" ifadeleri kullanılmıştı.
"ABD-İRAN ARASINDA PAKİSTAN ARACILIĞIYLA ARABULUCULUK ÇABALARI DEVAM EDİYOR"
İngiliz Reuters haber ajansında konuşan iki Pakistanlı kaynağa göre ABD-İran arasında Pakistan aracılığıyla yürütülen arabuluculuk çabaları devam ediyor. Kaynaklar, ABD ve İran arasında görüşmeleri kolaylaştırma çabalarının hala sürdüğünü ifade etti. Kaynaklardan biri, İran'ın "ince buz üzerinde yürüdüğünü" ve önümüzdeki 3-4 saatin diyaloğun geleceği için kritik önem taşıdığını söyledi.
İran'ın İsrail'in güneyini hedef aldığı misillemesi ve Lübnan'daki Hizbullah'ın kuzeyi hedef aldığı roketli saldırısında 2 kişi yaralandı.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, şarapnel nedeniyle hafif yaralanan iki kişiye müdahale ettiğini aktardı. Açıklamada, İsrail'in güneyinde 46 yaşında, kuzeyinde ise 36 yaşında bir kişinin şarapnel nedeniyle yaralandığı ve tedavi için hastaneye kaldırıldığı kaydedildi. ABD-İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü İran'ın İsrail'in güneyini hedef aldığı misillemesinde Dimona Nükleer Santrali'nin bulunduğu bölge başta olmak üzere Berşeva (Birüssebi) kenti ve çevresinde sirenler çaldı ve bazı noktalara füze parçalarının düştüğü bildirildi. Öte yandan Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyine yönelik süren saldırılarında bir roket Kiryat Şimona'da bir binaya isabet ederken bir roket de Meron'da bir bölgeye isabet etti. İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, kuzeyde yaralanan kişinin Meron'da açık alana düştüğü ileri sürülen roket nedeniyle şarapnelden yaralandığını kaydetti.
İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a yönelik saldırıları devam ederken, can kaybı her geçen gün artıyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının bin 530'a, yaralıların sayısının 4 bin 812'ye yükseldiğini bildirdi.
Kuveyt ordusunun sosyal medya platformundan yayınladığı haberde, İran'dan ülkeye yönelik hava saldırılarına ilişkin son bilgiler paylaşıldı.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Suudi Arabistan'ın El-Cubeyl kentindeki petrokimya tesislerine düzenlenen saldırıları kınadığını bildirdi.
Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance'in açıklamalarının ardından gündeme gelen "ABD'nin İran'da nükleer silah kullanabileceği" yönündeki iddiaları reddetti.
Beyaz Saray'ın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki "Rapid Response 47" adlı hesabı, Trump ile Vance'in ifadelerinin ardından nükleer silah iddialarına ilişkin bir açıklama yaptı. Beyaz Saray açıklamasında, Başkan Yardımcısı Vance'in "Trump, İran'la ilgili tüm seçenekleri elinde tutuyor" anlamında Macaristan'da yaptığı bir açıklamayı "ABD, İran'da nükleer silah kullanabileceğini ima ediyor" başlığıyla veren bir haber platformuna tepki gösterdi. Söz konusu haberi alıntılayarak nükleer silah ihtimalini reddeden Beyaz Saray, "Başkan Yardımcısı'nın burada söylediği hiçbir şey bunu ima etmiyor, sizi soytarılar." ifadesini kullandı. ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran'a verdiği sürenin sonunda bir anlaşma sağlamamaları durumunda "bir medeniyetin sona ereceği" tehdidinde bulunmuştu. Macaristan'ı ziyaret eden Başkan Yardımcısı JD Vance de Trump'ın bu sözlerine atıf yaparak "Başkan'ın tüm seçenekleri elinde tuttuğunu ve bunları kullanabileceğini" dile getirmişti. Bazı medya kuruluşları da geçtikleri haberlerde bu seçenekler arasında "nükleer silah kullanımının da olabileceğini" iddia etmişti.
Çin, ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ile başlayan savaşın uzamasının ve tırmanmasının hiçbir tarafın çıkarına olmadığını belirterek, siyasi çözümün doğru yol olduğu mesajını verdi.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Pekin'de düzenlenen basın toplantısında, konuya ilişkin değerlendirmede bulundu. Devam eden savaşın ağır can kaybına ve hasara yol açtığını, bölge ülkelerinin güvenliğini ve istikrarını olduğu kadar dünya ekonomisini ve enerji güvenliğini olumsuz etkilediğini belirten Mao, "Çatışmanın uzaması ve tırmanması hiçbir tarafın çıkarına değil. Güç kullanımı barış getirmez, siyasi çözüm doğru yoldur." ifadesini kullandı. Mao, çatışmanın kökeninde yatan sebebin, ABD ve İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ederek İran'a askeri saldırılar düzenlemesi olduğunun altını çizerek, acil önceliğin askeri operasyonlara derhal son verilmesi ve diyalog ile müzakereye geri dönülmesi olduğunu dile getirdi. Uluslararası toplumun, ateşkesin sağlandığını ve diyaloğun devam ettiğini görmek istediğine dikkati çeken Mao, tüm tarafların gerilimin düşürülmesi ve barış görüşmelerinin kolaylaştırılması için yapıcı rol oynaması gerektiğini vurguladı. Mao, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) de gerilimi düşürmeye, çatışmayı durdurmaya ve müzakerelere dönmeye katkı sağlaması, yetkisiz askeri hareketleri meşrulaştıracak ve yangına körükle gidecek adımlardan kaçınması gerektiğini kaydetti.
ABD'nin, kayıp pilotun kurtarılması operasyonu sırasında İsfahan'daki nükleer tesislerden birine sızmaya çalıştığı ancak başarısız olduğu bildirildi.
İran Devlet Televizyonu, ABD'nin İsfahan'da düzenlediği kurtarma operasyonuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Devlet Televizyonu, İran tarafından düşürülen F-15 savaş uçağının kayıp ikinci pilotunu bulmak için ABD'nin düzenlediği operasyona ilişkin, "Bulgular, ABD'nin İsfahan'da gerçekleştirmek istediği özel operasyonun, İsfahan'daki nükleer tesislerden birine sızılması ve saldırı gerçekleştirilmesinin amaçlandığını gösteriyor." açıklamasında bulundu. ABD'nin C-130 nakliye uçaklarından birisini İsfahan'daki nükleer tesislerinden birine yakın bir noktada bulunan terkedilmiş havalimanına indirdiğini ve bu sırada İran silahlı güçlerinin beklemede kalarak ABD'li askerleri tuzağa çektiğinin öne sürüldüğü açıklamada, "İkinci nakliye uçağı da havalimanını yaklaşınca İran silahlı güçleri ateş açmaya başladı. Bu sırada iniş yaparken pistten çıkan ilk nakliye uçağındaki ABD'li askerler uçaktan ayrılarak İran askerlerinin hedefi haline geldi." ifadelerine yer verildi. Devlet Televizyonu ayrıca, nükleer tesislere sızma operasyonunun ABD'li askerleri kurtarma operasyonuna dönüştüğünü öne sürerek, ABD'nin, nakliye uçakları dahil birçok ekipmanı İran'ın eline geçmemesi için bombaladığını belirtti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'da Devrim Muhafızları Ordusu tarafından kullanıldığını ileri sürdüğü demiryollarına ve köprülere saldırdıklarını söyledi.
İsrail Başbakanlık Ofisi, Netanyahu'nun İran'a yönelik saldırılara ilişkin bilgi paylaştığı kısa video mesajını yayımladı. İran'da dün nakliye uçaklarını ve onlarca helikopteri saldırı düzenleyerek imha ettiklerini savunan Netanyahu, bugün de Devrim Muhafızları'nın kullandığını iddia ettiği demiryollarına ve köprülere saldırdıklarını kaydetti.
İsrail ordusu Lübnan'a saldırılarını yoğun şekilde sürdürüyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı İsrail'in 2 Mart'tan beri ülkeye düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 1530'a, yaralı sayısının ise 4 bin 812'ye yükseldiğini açıkladı.
Hayatını kaybedenlerin 130'unun çocuk, 102'sinin kadın ve 57'sinin sağlık çalışanı olduğu belirtildi.
İran'ın ABD ile tüm diplomatik ve dolaylı iletişim kanallarını kapattığı belirtildi.
İsrail'in saldırı tehdidinin ardından İran'daki köprülere yönelik ABD-İsrail saldırıları bildirilirken Tahran eyaletine bağlı Rey ilçesinde demir yolu köprülerinden birine daha saldırıyla birlikte ülke genelinde hedef alınan köprülerin sayısı 4'e çıktı.
İran basını, İsrail'in saldırı tehdidinin ardından ülke genelinde 4 köprünün ABD-İsrail'in hava saldırılarında vurulduğunu bildirdi.
Yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, ABD ve İsrail'in, İran'ın Tahran eyaletine bağlı Rey ilçesinde demir yolu köprülerinden birine saldırdı.
Haberde, "Bugün öğleden sonra, İsrail-Amerikan rejiminin Rey'deki Kale-i-No bölgesine düzenlediği hava saldırısında, Mukimabad köyündeki demir yolu hattını kapsayan Sorhehisar Nehri üzerindeki tek köprü vuruldu." ifadelerine yer verildi. İsrail ordu radyosu, İran'da 10 köprü ve demiryolunun hedef alındığını iddia ederek, saldırıların "İran'ın silah transfer kapasitesini yok etmek ve İran ekonomisine zarar vermeyi amaçladığını" savundu. ABD ve İsrail, İran'da sivil altyapıyı da hedef alan saldırılara devam ederken İsrail, İran'daki demir yolu altyapısını hedef alacağını duyurmuştu. İran devlet televizyonu, Kum Valiliğine dayandırdığı haberinde, ABD-İsrail'in Kum kenti yakınlarındaki köprülerden birine saldırdığını aktarmıştı. İsfahan Valiliği de tarihi Kaşan kentinde bir demir yolu köprüsüne saldırı düzenlendiğini ve saldırıda 3 kişinin yaşamını yitirdiğini bildirmişti. Son olarak devlet televizyonunun Zencan Valiliğinin açıklamasına dayandırdığı haberde, Zencan ile Miyane arasında bulunan Eminabad'daki demir yolu köprüsüne saldırı düzenlendiği bilgisi verilmişti.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarına, "ABD kırmızı çizgileri aşarsa, yanıtımız bölgenin ötesine uzanacaktır" ifadeleriyle cevap verdi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 12 Nisan'da genel seçime gidecek olan Macaristan'da Başbakan Viktor Orban'la Budapeşte'de bir araya gelmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
JD Vance, ABD'nin İran'la ilgili askeri hedeflerini büyük ölçüde gerçekleştirdiğini belirterek "Halen yapmak istediğimiz bazı şeyler var. Örneğin, İran'ın silah üretme kapasitesi konusunda askeri olarak biraz daha çalışmak istediğimiz noktalar var ancak temelde, ABD'nin askeri hedefleri tamamlandı. Bu da şu anlama geliyor, Başkan Trump'ın söylediği gibi, bu savaş çok yakında sona erecek." ifadelerini kullandı.
Sonucun nasıl olacağının İranlılara bağlı olduğunu dile getiren JD Vance, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gerçekten iki yol olduğunu düşünüyorum ve bunu biraz basitleştiriyorum ama bence birinci yol, İranlıların normal bir ülke olmaya karar vermesi, artık terörü finanse etmemesi, dünya ticaret ve değişim sisteminin bir parçası olmasıdır. Bu da ekonomik olarak onlar için çok daha iyi şeyler anlamına gelecek. Dünya barışı ve güvenliği için daha iyi olacak ve gezegenin dört bir yanındaki birçok insan için çok sayıda olumlu sonuç doğuracaktır. B seçeneği ise İranlıların müzakere masasına gelmemesi ve teröre, komşularını terörize etmeye bağlı kalmaya devam etmesidir. Sadece İsrail'i değil, elbette Arap komşularını da. Bu durumda, İran'daki ekonomik durum çok ama çok kötü olmaya devam edecek."
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu hesabından yaptığı paylaşımda, "Bu gece koca bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri getirilmeyecek. Bunun olmasını istemiyorum ama muhtemelen olacak." ifadelerini kullandı.
Bu durumun "daha zeki ve daha az radikalleşmiş zihinlerin hakim olduğu bir ortamda belki de devrim niteliğinde harika bir şey olabileceğini" öne süren Trump, "Bunu bu gece, dünyanın uzun ve karmaşık tarihinin en önemli anlarından birinde öğreneceğiz. 47 yıllık gasp, yolsuzluk ve ölüm nihayet sona erecek. Tanrı, İran'ın yüce halkını korusun." paylaşımı yaptı.
İsrail’in İran’daki demir yollarına saldırı tehdidinin ardından İsfahan Valiliği, bölgede bir demir yolu köprüsünün hedef alındığını ve can kayıpları olduğunu duyurdu.
İran'ın doğusundaki Rezevi Horasan eyaletinin yönetim merkezi Meşhed Valiliğinden yazılı açıklama yapıldı.
Açıklamada, "Siyonist rejimin (İsrail) ülkenin demir yollarına yönelik saldırı tehdidi ve tedbir amaçlı Meşhed Demir Yolu'ndaki tüm tren seferleri ikinci bir duyuruya kadar iptal edilmiştir." ifadeleri kullanıldı.
Kararın, tedbir amaçlı olduğu bildirilirken, yolculuklarını erteleyemeyen vatandaşların kara yoluyla taşınması için gerekli hazırlıkların yapıldığı bilgisi verildi.
ABD-İsrail, İran'da sivil altyapıyı da hedef alan saldırılara devam ederken İsrail ordusu, İran'daki demir yolu altyapısına saldırılar düzenleneceğini duyurmuştu.
İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, ABD-İsrail, Hark Adası'na birkaç saldırı düzenledi ve adadan birkaç patlama sesi duyuldu.
Yarı resmi Fars Haber Ajansı, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun "İsrail rejimine ait bir konteyner gemisini, birkaç balistik füzeyle vurarak tamamen imha ettiğini" yazdı.
Haberde, geminin Hürmüz Boğazı'nda mı ya da başka bir noktada mı hedef alındığına dair bilgi verilmedi.
Yarı resmi Fars Haber Ajansı'na göre, İran Silahlı Kuvvetlerinin ABD-İsrail'in saldırılarına karşılık misilleme eylemlerinin ilk aşamasında, "Sadra", "Exxon Mobil" ve "Dark Chemical" adlı Amerikan şirketlerinin Suudi Arabistan'ın doğusundaki El-Cubeyl kentinde bulunan tesisleri hedef alındı.
Saldırıların devamında El-Cueyme bölgesinde de "Shorden Phillips" adlı Amerikan şirketine ait petrokimya tesislerinin Devrim Muhafızları Ordusu tarafından orta menzilli füzeler ve İHA'larla vurulduğu aktarıldı.
İran'ın saldırılarında hedef alınan Amerikan şirketlerinin tesislerinde ağır hasar meydana geldiği öne sürüldü.
Saldırıların, ABD-İsrail'İn İran'da petrokimya tesislerine saldırılarına karşılık gerçekleştirildiği belirtildi.
Bahreyn ordusundan yapılan ve ülkenin resmi ajansı BNA'da yer alan açıklamada, 28 Şubat'tan itibaren ülkeyi hedef alan İran kaynaklı füze ve İHA saldırılarına ilişkin bilgi verildi.
İran'dan atılan 9 İHA'nın engellendiği belirtilen açıklamada, savaşın başladığı günden bu yana 188 füze ve 477 İHA'nın hava savunma sistemlerince etkisiz hale getirildiği ifade edildi.
İran devlet televizyonunun haberine göre, hedef alındığı belirtilen noktalar arasında Tahran'ın Tehranpars ve Saadetabad semtlerinde bir yerleşim alanı, İnkılap bölgesinde bir sinagog, Mehrabad Havalimanı ve Hakim Otoyolu üzerinde bir nokta yer aldı.
Saldırıda hedef alınan otoyol üzerindeki bir elektrik trafo merkezinde hasar oluştuğu belirtildi.
Ayrıca Mevlevi bölgesindeki ticari dükkanların da saldırıda zarar gördüğü aktarıldı.
Devlet televizyonunun Elburz Valiliğinin açıklamasına dayandırdığı habere göre ABD-İsrail, eyalette sivil yerleşim birimlerine hava saldırıları düzenledi.
Saldırılarda 2'si çocuk 18 kişi yaşamını yitirdi, 24 kişi de yaralandı.
Yaralananların hastanelerde tedavi altına alındığı aktarıldı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, X sosyal medya platformundan paylaştığı mesajında, savaşa katılmak isteyen gönüllüleri toplamayı amaçlayan "Canfeda" kampanyasına şu ana kadar 14 milyondan fazla İranlının kayıt yaptırdığını bildirdi.
Pezeşkiyan, mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Bugüne kadar 14 milyondan fazla cesur İranlı, İran'ı savunmak için canlarını feda etmeye hazır olduklarını açıkladı. Ben de İran için canımı feda ettim, ediyorum ve etmeye devam edeceğim."
Yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, Loristan Vali Yardımcısı Said Purali, ABD-İsrail'in sabah saatlerinde Hürremabad Havalimanına saldırdığını duyurdu.
Purali, saldırıda can kaybı yaşanmadığını aktardı.
İsrail ordusunun, İran'dan füze fırlatıldığının tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin devreye girdiği yönündeki açıklamasının ardından, Tel Aviv ve çevresi ile güneydeki Eilat kenti ve çevresinde sirenler çaldı.
İsrail'in acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, isabet bilgisi alınan noktalara ekiplerin sevk edildiğini ve gerekmesi durumunda bilgi paylaşılacağını bildirdi.
Yedioth Ahronoth gazetesi, İran'ın çok başlıklı füzesinin parçalarının Tel Aviv, Bnei Brak, Ramat Hasharon, Ramat Gan ve Rosh Haayin'e isabet ettiğini ve bölgelerde patlamaların meydana geldiğini aktardı.
Füze parçalarının isabet ettiği yerlerdeki evler ve araçlarda hasar oluştuğu görüntüler basına yansıdı.
İsrail'in Kanal 12 televizyonu ise İran'dan merkez ve güneye çok sayıda füzenin fırlatıldığını belirtti.
Yarı resmi Mehr Haber Ajansına konuşan İran Kızılayı Sözcüsü Mücteba Halidi, ülke genelinde 98 bin ticari birim, 763 eğitim merkezi ve okul ile 326 sağlık merkezinin ABD-İsrail saldırılarının hedefi olduğunu söyledi.
Halidi, söz konusu sağlık merkezlerinden 49'unun ağır hasar gördüğünü ifade etti.
Kızılay'a ait 20 yardım ve kurtarma tesisinin de hedef alındığını belirten Halidi, saldırılarda 4 Kızılay çalışanının hayatını kaybettiğini, 18 çalışanın ise yaralandığını açıkladı.
İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, ABD-İsrail, sabaha karşı Tahran'ın doğusundaki Perdis ilçesinde sivil yerleşim yerine saldırı gerçekleştirdi.
Saldırının ardından bölgeye sevk edilen kurtarma ekiplerinin, bir binanın enkazından 3'ü çocuk olmak üzere 6 kişinin cenazesini çıkardığı aktarıldı.
Yayımlanan görüntülerde yerleşim yerine düzenlenen saldırıda bazı binaların ağır hasar aldığı görüldü.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İran'da demiryolları ve trenlere yönelik yeni saldırı uyarısında bulundu. İsrail ordusunun Farsça hesabından, "İran'daki tren kullanıcılarına ve yolcularına acil uyarı" başlığıyla yapılan uyarıda, "Güvenliğiniz için İran saatiyle 21.00'e kadar tren kullanmaktan ve trenle seyahat etmekten kaçının. Trenlerde ve demiryolu hatlarının yakınında bulunmanız hayatınızı riske atıyor" ifadeleri kullanıldı.
Mehr Haber Ajansı, bu gece İran'ın başkenti Tahran'a yönelik saldırılarda hedef alınan yerin görüntülerini yayımladı.
ABD-İsrail'in hava saldırısında füzenin isabet ettiği mahallede konutların yanı sıra bir sinagogun da büyük hasar aldığı belirtildi.
Sinagogun bazı duvarlarının yıkıldığı ve müştemilatının tahrip olduğu ifade edildi.
Arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü olay yerinde, bir taraftan da enkaz kaldırma çalışmalarının yapıldığı kaydedildi.
İran Meclisi İmar Komisyonu Sözcüsü Abdulcelal İyri, ABD-İsrail saldırılarında hasar gören sivil yapılara maddi destek sağlanacağını söyledi.
Fars Haber Ajansı'na göre, İyri, İmar ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen maddi destek programı hakkında bilgi verdi.
ABD-İsrail saldırılarında 28 Şubat'tan bu yana 91 binden fazla konut ve ticari birimin hasar gördüğünü dile getiren İyri, bunlardan 70 binden fazlasının tamamen yeniden inşa edilmesi gerektiğini ve önemli bir kısmının ise onarım gerektirdiğini belirtti.
İranlı Sözcü, bu zararların telafisi amacıyla, İmar ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2 ana destek programı belirlendiğini söyledi.
İlk programın konut depozitosu desteği olduğunu dile getiren İyri, kırsal alanlar için 300 milyon tümen (yaklaşık 2 bin dolar), şehirler için 700 milyon tümen (yaklaşık 4 bin 650 dolar) olarak belirlendiğini ifade etti.
İkinci programın tamamen yıkılmış binaların yeniden inşasını kapsadığını belirten İranlı yetkili, bu kapsamdaki hibelerin 3 kata kadar binalarda metrekare başına 26 milyon tümen (yaklaşık 170 dolar), daha yüksek katlı binalarda ise metrekare başına 28 milyon tümen (yaklaşık 187 dolar) olduğunu bildirdi.
İran Meclisi İmar Komisyonu Sözcüsü İyri, onarım gerektiren birimler için, hasarın boyutuna göre 9 ila 18 milyon tümen arasında hibe verileceğini kaydetti.
İran Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Alireza Rahimi, ülkesindeki elektrik santralleri çevresinde insan zinciri oluşturulması çağrısında bulundu.
İran devlet televizyonuna konuşan Rahimi, halkı "İranlı gençlerin aydınlık yarın için insan zinciri" adlı etkinliğe katılmaya davet etti.
Rahimi, ülke genelinde eş zamanlı düzenlenecek elektrik santralleri çevresinde insan zinciri oluşturma etkinliğine çeşitli gençlik oluşumları, üniversiteli gençler, sanatçılar ve sporcuların katılacağını belirtti.
Programın ana mesajının ABD-İsrail'in İran'ın altyapısına yönelik saldırılarının savaş suçu teşkil ettiğine dikkati çekmek olduğunu vurgulayan İranlı yetkili, söz konusu etkinliğin bugün yerel saatle 14.00'te gerçekleşeceğini kaydetti.
ABD Başkanı Donald Trump, dünkü konuşmasında, İran'ın ateşkes teklifini kabul etmemesi durumunda enerji santralleri ve diğer kritik altyapılara yönelik kapsamlı saldırılar düzenleneceğini söylemişti.
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, ülke hava sahasına giren 11 balistik füzenin engellendiğini, bunlardan kopan bazı parçaların enerji tesisleri yakına düştüğünü bildirdi.
Bakanlık, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ülkeye yönelik hava saldırılarına ilişkin açıklama yayımladı.
Açıklamada, Şarkiye bölgesinde 11 balistik füzenin imha edildiği, bunlardan 7'sinin imhası sırasında dağılan parçaların enerji tesislerinin yakınına düştüğü, hasar tespit çalışmalarının devam ettiği belirtildi.
İran, ABD ile İsrail'in saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.
ABD-İsrail saldırıları altındaki İran'ın başkenti Tahran'da patlama sesleri duyulduğu bildirildi.
Mizan Haber Ajansı, Tahran'ın çeşitli bölgelerinde patlamaların meydana geldiğini duyurdu.
Patlamaların kentin hangi bölgelerinde ve yol açtığı hasar hakkında bilgi verilmedi.
Rusya'nın İran'a, İsrail'de hayati öneme sahip enerji altyapısına ait hedeflerin listesini verdiği iddia edildi.
İsrail'de yayın yapan The Jerusalem Post gazetesinin Ukrayna istihbaratına yakın bir kaynağa dayandırdığı habere göre, Rus istihbaratı İran'a, İsrail'de hayati öneme sahip enerji altyapısına ait 55 hedefin ayrıntılı listesini verdi.
Moskova ve Tahran arasında paylaşılan bilgilerin İran'ın İsrail enerji ağına füze saldırıları başlatmasına olanak sağlayacağı kaydedildi.
Hedef alınacak yerlerin stratejik önemlerine göre üç kategoriye ayrıldığı, buna göre ilk kategoride ulusal enerji sistemini felç edecek kritik üretim tesisleri, ikinci kategoride İsrail'in merkezinde bulunan ve büyük yerleşim merkezlerine hizmet veren sanayi ve büyük kentsel enerji merkezleri, üçüncü kategoride ise endüstriyel alanları ve küçük enerji santrallerini destekleyen trafo merkezleri de dahil olmak üzere yerel altyapının yer aldığı ifade edildi.
Akdeniz kıyısında bulunan İsrail'in en büyük enerji santrali olan Orot Rabin'in birinci kategori kapsamındaki birincil hedef olduğu aktarıldı.
İsrail'in, komşu ülkelerden elektrik ithal etmeyen bir "enerji adası" olarak kabul edildiğinden, Rus istihbaratının İran'a, bu tesislerden küçük bir kısmının hasar görmesinin bile elektrik sisteminin tamamen ve uzun süreli çökmesine, yaygın elektrik kesintilerine ve onarılması zor teknik arızalara yol açabileceğini bildirdiği öne sürüldü.
İsrail'de yayın yapan Kanal 13 televizyonunun haberinde, Tel Aviv yönetiminin İran ile ABD arasında bir ateşkes anlaşmasına varılması ihtimalinin son derece düşük olduğu değerlendirmesinde bulunulduğu belirtildi.
Bir anlaşmaya varılması için ABD Başkanı Donald Trump'ın ilan ettiği sürenin dolmaya yaklaştığına değinilen haberde, Washington ile Tel Aviv yönetimleri arasındaki siyasi koordinasyona eşzamanlı olarak iki ülkenin hava kuvvetlerinin İran'ın sivil altyapısına yönelik hava saldırıları için ortak hazırlıklar yürüttüğü kaydedildi.
Öte yandan, İsrail ordusunun hazırlıklarını İran'a hava saldırılarının en az 3 hafta daha sürmesi senaryosuna göre yaptığı öne sürüldü.
Kanal 13'e konuşan İsrailli üst düzey askeri yetkili ise "İranlılar zayıflık göstermiyor. Onlara verilecek ekonomik zarar çok büyük olacak. Savaşın devam etmesi rejimi büyük ölçüde zayıflatacak." iddiasında bulundu.
ABD Başkanı Trump, Tahran yönetimiyle bir anlaşma sağlanmaması halinde elektrik santrallerini ve köprüleri hedef alarak İran'ın sivil altyapısını çökertmekle tehdit etmişti.
Trump, Tahran yönetimine anlaşma yapmak için 48 saatlik süre tanımış, dün ise bu süreyi 8 Nisan'a kadar uzattığını duyurmuştu.
İsrail yönetiminin, ABD ile İran arasında olası müzakerelerin başarısız olması senaryosuna yönelik, İran'da hedef alınacak enerji ve altyapı tesislerinin güncel listesini onayladığı iddia edildi.
Amerikan CNN televizyonunun iki güvenlik kaynağına dayandırdığı haberinde İsrail'in, ABD ile İran arasındaki görüşmelerin bir anlaşmaya ulaşabileceği konusunda "oldukça şüpheci" yaklaşım sergilediği belirtildi.
Tel Aviv yönetiminin, ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran'a karşı atılabilecek sonraki adımlara yönelik kararını" beklediği ve müzakerelerin başarısız olması durumunda İran'da hedef alınacak enerji ve altyapı tesislerinin güncel listesini onayladığı ileri sürüldü.
Haberde, Washington-Tel Aviv hattındaki son görüşmelerde İsrail'in "olası ateşkese" karşı endişelerini dile getirdiği ve bir ateşkesin "İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunu teslim etmesi ve zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını" kapsaması gerektiğini vurguladığı aktarıldı.
ABD medyası, Kuveyt'teki Ali el-Salim Hava Üssü'ne düzenlenen İran menşeli bir insansız hava aracı (İHA) saldırısında 15 Amerikan askerinin yaralandığını bildirdi.
Amerikan CBS News kanalına konuşan iki ABD'li yetkili, söz konusu İHA saldırısına ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, gece saatlerinde Kuveyt'teki Ali el-Salim Hava Üssü'ne düzenlenen İran menşeli bir İHA saldırısında 15 Amerikan askerinin yaralandığı belirtildi.
Söz konusu askerlerin bazılarının görevlerine döndüğü bilgisi de paylaşıldı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'tan Tahran yönetimiyle "savaşın bu aşamasında" bir ateşkes anlaşması imzalamamasını istediği ileri sürüldü.
İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun üst düzey bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, Netanyahu'nun dün telefon görüşmesi yaptığı Trump'a İran'la yapılacak bir ateşkes anlaşmasının "büyük riskler taşıdığını" söylediği iddia edildi.
Üst düzey İsrailli yetkiliye göre, Trump Netanyahu'ya cevaben ABD'nin taleplerini kabul etmeleri halinde İran’la bir ateşkesin mümkün olabileceğini, ancak Tahran yönetiminin elindeki zenginleştirilmiş uranyumun tamamını teslim etmeyi ve uranyum zenginleştirmekten vazgeçmeyi kabul etmeyeceğini söyledi.
İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD Başkanı Trump ile dün bir telefon görüşmesi yaptığını açıklamıştı.
ABD merkezli Axios haber platformu, ABD, İran ve bölgesel arabulucuların kalıcı bir anlaşma için müzakerelerin yürütülmesi amacıyla 45 günlük bir ateşkese ilişkin şartları görüştüğünü iddia etmişti.
Trump, Tahran yönetimine anlaşma yapmak için 48 saatlik süre tanışmış, dün ise bu süreyi 8 Nisan'a kadar uzattığını duyurmuştu.