Avrupa'da örgütlü bir çete, genellikle Güney Amerika'da çeşitli malzemelere emdirilmiş haldeki kokaini, ton balığı ve çimento gibi ürünler taşıyan konteynerlerin içinde, Belçika'daki Antwerp Limanı'na sevk etmeye başladı. Kokainin, çeşitli kimyasallarla saf hale dönüştürülmesinin ardından ortaya çıkan büyük miktardaki atıklar da yine konteynerlerle taşınarak imha ediliyordu. 2021'de konteynerleri taşımak için görevlendirilen Hollandalı bir kamyon şoförünün ihbarıyla harekete geçen polis, 24 çete üyesini yakalarken, 3.2 ton kokain ele geçirdi.

ÇETENİN 17 MİLYONUNU ÇALDI
Suç örgütlerinin kullandığı mesajlaşma trafiğini takibe alan polis, çetenin liderlerinin "Maradona" lakaplı Arnavut vatandaşı Flamur Sinanaj ve Sırbistan'ın önde gelen suç örgütlerinden 'Skaljari' çetesi üyelerinden Bosnalı arkadaşı Sani al Murdaa olduğunu tespit etti. Yapılan araştırmada, 2 uyuşturucu baronunun 2019'da Antwerp'ten Dubai'ye kaçtığı ortaya çıktı. Arnavutluk Yolsuzluk ve Organize Suçlarla Mücadele birimi, çetenin 400 milyon Euro değerindeki tüm malvarlığına el koydu. Çetenin 17 milyon Euro'sunu zimmetlerine geçirdiği gerekçesiyle haklarında ölüm emri verilen Sinanaj'ın ise daha sonra Türkiye'ye kaçtığı belirlendi.

TÜRKİYE'DE YAKALANIP İADE EDİLDİ
Haklarında uluslararası düzeyde yakalama kararı çıkartılan çete liderlerinden Flamur Sinanaj, 7 Ağustos 2022'de Bodrum'da bir otelde yakalandı. Belçika hükümetinin iade talebini değerlendiren mahkeme, Sinanaj'ın iadesine karar verdi. Sinanaj, işlemlerin tamamlanmasıyla üç yıl aradan sonra geçtiğimiz hafta, Türk İnterpolü tarafından gizli bir şekilde Belçika'ya iade edildi.
