F.Bahçe ve G.Saray nefes nefese maçlarını kazanıyor. Okan Buruk ve İsmail Kartal'ın kenarda adeta ömürlerinden gidiyor. İşin sonuna kadar bu psikolojiyi Buruk mu yoksa Kartal mı daha iyi götürebilir?
LEVENT TÜZEMEN: Fenerbahçe ile
Galatasaray'ın nefes nefese yarışı, bir zaman zirve
yapan ünlü dizi 'Zengin ve Yoksul'a benziyor.
Galatasaray oyuncu satıyor, F.Bahçe geniş kadrosuna oyuncu transfer ediyor. Başkan Dursun Özbek ayağını yorganına göre uzatmaya özen gösteriyor. Koç Holding'in veliahdı
Ali Koç harcamaları özgürce yapıyor. Zenginlik
içindeki İsmail Kartal, geniş kadroyu doğru kullanmıyor.
Okan Buruk, kadro daraldıkça şapkadan tavşan çıkarıyor. En güzel örnek, Barış
Alper... Sağ açık, sağ bek, sol bek, sol açık, santrfor
oynuyor. Torreira tek başına aslanlar gibi çarpışıyor,
38'lik efsane Muslera, gemisini hasarsız yürütüyor.
Taraftarın sevgilisi İcardi, tam iyileşmeden fedakârlıkla
oynamayı sürdürüyor.
İsmail Kartal'ın elinde 6 tane savunmacı, 3 sol bek, 3 de sağ bek var. Orta saha zenginlik içinde yüzüyor, forvetler
forma için birbiriyle
yarışıyor.
İsmail Kartal'ın kullanmadığı oyunculara Okan Buruk sahip olsaydı, G.Saray rakibine en az 5 puan fark atardı.
ALİ GÜLTİKEN: Görünen
tablo, iki takımın da ligin oynanacak
son derbisi olan Galatasaray-
Fenerbahçe maçına kadar net
bir sonuç alamayacağı yönünde.
Büyük bir sürpriz olmazsa şampiyonluk,
ligin son haftasında belirlenecek.
Bu da aralarında oynayacakları son derbinin
şampiyonun adını yazdıracak bir karşılaşma olacağı
yönünde görünüyor.
Bu kadar omuz omuza giden yarışta teknik adamların gerilmemesi, strese girmemesi elbette mümkün değil. Maçlarda girilen
pozisyon ve kaçan gollere baktığımızda
yalnızca teknik adamların
değil bu kadar becerikli oyuncuların
da bu stresleri yaşadığını görüyoruz.
Şampiyonluk bask ısı onları da doğal olarak vuruyor. İki
teknik adamın da her şeye rağmen
bu zorlu süreçleri iyi yönettiğini düşünüyorum.
Sezon sonuna kadar da bu devam eder.
GÜRCAN BİLGİÇ: Adaletli bir rekabet
yaşansa yorum yapalım. Hakem arkadaşlar hangi
takım için takdir haklarını kullanırsa, ipi göğüsleyecek.
İsmail Kartal ince hesaplar, analizler yapıyor; Okan Buruk eksik pozisyonlarına çareler arıyor, sürekli deniyor. Ama günün
sonunda bunları konuşmuyoruz. Çünkü düdük
çalan, ekrana bakanın yorumu daha önemli hale
geliyor. Okan Buruk'un iki şampiyonluğu var. Çok
şey öğrendi. Kredisi cebinde.
İsmail Kartal rakipler kadar, kendi taraftarının eleştirileriyle de uğraşıyor. Birisi 2-1 kazanınca kahraman,
öteki "Yanlış oynatıyor"… Bu kadar rekor, gol sayısı,
oyun gücü Galatasaray hanesinde olsaydı, Buruk
kahramandı. Kartal'a haksızlık ediliyor.
BÜLENT TİMURLENK: Mayıs sonuna
kadar iki hocanın saçları da dökülür, 4 ayda iki yaş
da yaşlanabilirler. Böylesine bir yarışın komutanları
olmak kolay iş değil. İki hoca da sezon sonuna
kadar isterler ki sakat ve cezalıları olmasın. Bu onların
elinde değil ama gerek Fred'in F.Bahçe'deki;
gerekse Abdülkerim'in G.Saray'daki tartışılmaz kalitesinden
bugün faydalanamıyorlar.
Okan Buruk, şampiyonluk sevincini iki kez yaşamış, ligin son şampiyon takımının hocası. Elbette ki
İsmail Kartal'ın üzerindeki baskı çok daha fazla.
Buruk, son dönemde kenar yönetimiyle kadro zafiyetini
sahadan silmeyi başardı. F.Bahçe yönetimi,
Kartal'a 3 yeni transfer hediye etti. Hocalık mahareti
olarak Okan Buruk önde ama önümüzdeki 4 aylık
süreçte kritik eksikler kadar, rakiplerin
göstereceği direnç de
önemli.
BAŞARI YOKSA GÜVEN BİTER
Beşiktaş ve Trabzonspor çok geride kaldı. Santos ile Avcı, kötü sonuçlardan sonra güven kaybı yaşarlar mı?
LEVENT TÜZEMEN: Beşiktaş
ve Trabzonspor ikiz kardeşler gibi benzer
sorunları yaşıyor. Yönetimler transfer yapamıyor,
oyuncular sahaya kalite katamıyor,
teknik direktörler kulübeden ellerindeki
kadroların yetersizliğini seyirci gibi izliyorlar.
Portekizli Santos'un Beşiktaş'a henüz elinin değdiğini görmedim. Abdullah Avcı, camiayı iyi tanıyor,
çok eksikleri var, kompakt futbol oynatmasıyla ünlenen
bir hoca olmasına rağmen Trabzonspor savunma yapamıyor,
kolay gol yiyor. İki kulüp nokta transferler yapıp ,
kaliteleri yüksek, skora katkı yapacak oyuncuları almalı.
Başarısızlık devam ederse iki hoca da çantasını toplar.
ALİ GÜLTİKEN: İki takım da tarihlerinin belki
de en kötü lig süreçlerini yaşıyorlar. Ama ligdeki puan
durumuna baktığımızda tarihlerinin en kötü dönemini
yaşayan bu iki kulübün hâlâ ligi üçüncü bitirme şansları
var.
Biraz toparlayıp kafayı kaldıran takımdan bir tanesi bu ligi üçüncü bitirecek. Büyük takımlar
açısından bu kadar fazla kaybı hangi teknik adam
yaşarsa yaşasın, tartışma süreci değişmez. Doğal olarak
güven kayıpları yaşanır ve üzerlerindeki kamuoyu baskısı
artar. Burada isimlerin kim olduğunun da fazla bir
şey ifade etmediğini yıllar içinde gördük.
GÜRCAN BİLGİÇ: Santos beşinci teknik
adam. Avcı, vazgeçmiş oyuncularını (Abdülkadir) geri
kazanmak için dil döküyor. İki takımın da kadro yetersizliği,
kalite eksikliği, transfer hataları ortada.
Bu teknik adamlar geldiğinde futbolcular bir anda "Messi" haline gelmiyor. Benim garipsediğim, iki
isim de defansif dirence önem veren ve zor gol
yiyen takımlar oluştururlar. Bu bile gerçekleşmedi.
Transfer yapılırsa devam ederler,
olmazsa bırakmalılar.
BÜLENT TİMURLENK: Beşiktaş'ta Amir ve Chamberlain sezonu kapatmışken transfer haberlerinde sürekli stoperlerin neden ismi geçiyor bilinmez. Trabzonspor'da Bakasetas ayrılmış takımın, bir aydır manşetinde Nwakaeme var. 8 futbolcusu ayrılmış Adana Demirspor'un 6 mağlubiyeti varken Beşiktaş'ın 9, Trabzonspor'un 8 mağlubiyeti var. Bu iki kulübün forması ağırdır.
'Bazı maçları forma kazanır' deriz ama bugünlerde pratiği yok. Avcı'nın sezonu tamamlayacağını düşünmüyorum. Beşiktaş yönetimi ise olumsuz sonuçların devamı halinde bence ayrılık kararını Santos'un sözüne bırakır.
3.'LÜK3.'LÜK ŞAMPİYONLUK DEMEK!
Ligdeki bu kopukluk size hangi hissiyatı veriyor? Üst tarafta ayrı, orta ve alt tarafta ayrı bir yarış var.
LEVENT TÜZEMEN: Maalesef futbolumuzun marka değerini yükseltecek kulüplere sahip değiliz. Lig, üsttekiler ve alttakiler diye ikiye ayrıldı.
Bir kısım takım da bu iki grubun arasında siesta yapıyor. Tabloya bakınca yeni sezonda yayın hakları ne kadar olur? Can havliyle oynayanlarla şezlonga uzanmış güneşlenen takımlar var. Bu lig bu takımlarla marka değeri olarak yükselemez.
ALİ GÜLTİKEN: Bu sene Galatasaray ve Fenerbahçe'nin kadro yapılanmaları ligin dengesini farklı bir yere götürdü. Beşiktaş ve Trabzonspor'da ise yanlış kadro yapılanmaları ve transferler, bu iki camiayı da bambaşka kaotik bir ortama taşıdı. Bunun yanında ligi domine eden Adana Demirspor, Kayserispor, Başakşehir gibi takımlar da bir çözülme süreci yaşıyorlar. Onların da arkadan yukarıyı itememiş olması zirveyi yalnız bıraktı.
GÜRCAN BİLGİÇ: Premier Lig haricinde Avrupa'da da durum aynı. İki takım kapışıyor, diğerleri kalan hedefler için strateji belirliyor. Bizim de iki ligimiz var. Birisini Fenerbahçe-Galatasaray oynuyor. Diğerleri için üçüncülük ile şampiyonluk aynı. Puanlar birbirine çok yakın, kimin kazanacağı belli değil, dolayısı ile ligde kalma mücadelesi de sürprizlere gebe.
BÜLENT TİMURLENK: Bu farkın nedenini anlayabilmek için herkesin kendi kapısının önünü süpürmesi gerekiyor. Adana Demirspor'un 'Kimliğimi kaybettim, hükümsüzdür' ilanı vermesi lazım. Ligin başaltı takımı Konyaspor diplerde. Kayseri iyi başladı, şimdi çöküşte. Başakşehir'in adı var, tadı yok. Bir taraftan hakeme yumruk atan başkanlar, takımı sahadan çekenler, canı sıkıldıkça hoca değiştiren yönetimler… Buradan çoklu bir yarış çıkar mı Allah aşkına!