Milli Savunma Üniversitesi Rektörü ve ünlü tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu, atv dizisi 'Aşk ve Taht'ı değerlendirdi. Selçuklu Devleti'nin en görkemli dönemini, taht mücadelelerini ve dönemin en güçlü kadın figürü Mahperi Hunat Hatun'un (Destina) hikayesini ekrana taşıyan dizinin Türk TV tarihinde bir 'ilk' olduğuna dikkat çeken Afyoncu, projenin tarihi önemine ve kalitesine vurgu yaptı. Siyasi bir evlilik olarak başlayan ancak zamanla devasa bir aşka dönüşen bu yolculuğun başkahramanı için çarpıcı bir benzetme yapan Prof. Dr. Erhan Afyoncu, şöyle konuştu: "O, döneminin en önemli ve güçlü kadın karakteridir. Birçok siyasi organizasyonun ve devlet aklının tam merkezindedir. Mahperi Hunat Hatun, aslında Osmanlı dönemindeki Kösem Sultan ve Hürrem Sultan karakterinin bir karışımıdır. Oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in tahta çıkmasında uzun süre rol oynamış, devlette son derece etkili bir aktör haline gelmiştir."

'BUGÜNKÜ DEVLETİMİZİN BAŞLANGICI ANADOLU SELÇUKLULARIDIR'
Sultan Alaeddin Keykubat döneminin Selçuklular için askeri, ekonomik ve kültürel açıdan en parlak dönem olduğunu belirten Afyoncu, devletin bu dönemde denizlere ulaştığını, donanmanın güçlendiğini, zenginlik ve ihtişamın zirveye çıktığını vurguladı. Ünlü tarihçi; Sultan Alaeddin'in Selçuklu tahtına oturmasının, tarihin en güçlü liderlik hikayelerinden biri olduğunu belirtti. Prof. Dr. Afyoncu; seyircinin 'Aşk ve Taht'ı neden izlemesi gerektiğine dair de önemli mesajlar verdi: "Bizim bugünkü devletimizin Anadolu'daki başlangıcı Anadolu Selçuklularıdır. Bu devlet gelişerek Osmanlı olmuş, ardından Türkiye Cumhuriyeti olmuştur. Aynı zamanda bugünkü bizlerin dedelerinin, Oğuzların ve Kıpçakların Anadolu'ya gelmeye devam ettikleri ve devletleştikleri muazzam bir harmanlanma dönemidir."