Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Kadir İnanır'ın 26 Haziran'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmesinin ardından sular durulmuyor.

YEĞENİNDEN AĞIR SUÇLAMALAR VE İRADE İDDİASI
Miras kararına tepki gösteren usta sanatçının yeğeni Levent İnanır, vasiyetin geçerliliğini sorgulayarak sert açıklamalarda bulunmuştu. Aileye hiçbir şey bırakılmadığını belirten İnanır, "Bu vasiyete inanmıyorum. Bize bir kravat bile bırakmamış. Dayımın irade sorunu vardı. Son dönemlerinde kendisine iyi bakılmadı" sözleriyle tepkisini dile getirmişti.

Ata topraklarının korunması konusunda dayısının son derece hassas olduğunu vurgulayan Levent İnanır, "Fatsa'daki 200 yıllık ata toprağımızı bile Jülide Hanım'a bırakmış. 'Hissemi paylaştır' diyerek vekaleti bana verdi. Şahitlerim bile var" ifadelerini kullanarak sürecin peşini bırakmayacağını hissettirmişti.

JÜLİDE KURAL CANLI YAYINDA AÇIK KAPI BIRAKTI
Alevlenen tartışmaların ardından Gel Konuşalım programına katılan Jülide Kural ise iddialara yanıt verirken dikkat çeken bir adım attı.

Kadir İnanır'a süreç boyunca destek olan tek kişinin diğer yeğeni Gül Bakar olduğunu vurgulayan Kural, "Yanında olan, saygı duyan ve emek veren tek yeğeni Gül'dü. Gül hiçbir şey talep etmedi. Ben mirastan kalan arsaları, 'Dayına çok emeğin geçti, senin hakkındır' diyerek, kendisine teklif ettim" diyerek hamlesini duyurdu.

HASTANE SÜRECİNİN ŞAHİDİ GÜL BAKAR'DAN DESTEK
Kadir İnanır'ın ablası Elmas Bakar'ın kızı Gül Bakar ise daha önce yaptığı açıklamada Jülide Kural'ın yanında durarak zorlu bakım sürecini şu sözlerle aktarmıştı:

"Dayımın hastalığı süresince, hiçbir kişisel menfaat ya da çıkar gözetmeksizin, 3 yıl boyunca hayat arkadaşı Jülide Kural ile birlikte yanında bulundum.

Bu sürecin yakın tanıklarından biriyim. Jülide Kural'ın Kadir İnanır'a gösterdiği özenin, sevginin ve fedakarlığın bizzat şahidiyim. Hastane personeli, doktorlar, hemşireler, bakıcılar, şoförü ve yakın dostları da bu sürecin tanıklarıdır."

"AĞIR BİR YAS SÜRECİNDEYİM"
Usta sanatçının vefatının ardından Jülide Kural, İnanır'ın hatırasına saygı duyulması gerektiğini belirterek, "Oldukça ağır bir yas sürecinin içindeyim. Kadir İnanır'ın toprağa verilmesinin üzerinden henüz 4 ay bile geçmemişken, onun adına, emeğine, iradesine ve onuruna saygı göstermek yalnızca bir vefa meselesi değildir.

Bu insani, ahlaki ve vicdani bir sorumluluktur. Yaşamı boyunca savunduğu değerlere ve geride bıraktığı büyük emeğe gösterilecek saygının, her türlü tartışmanın üzerinde tutulması gerektiğine inanıyorum" diyerek konunun etik boyutuna vurgu yapmıştı.