Yılların eskitemediği dostluklarını ve eşsiz seslerini dev bir senfonik prodüksiyonla taçlandıran Funda Arar ve Kubat, Zincirlikuyu'da unutulmaz bir geceye imza attı. Ancak geceye damgasını vuran sadece kulakların pasını silen şarkılar değil, Kubat'ın dijital dünyaya karşı başlattığı o çarpıcı çıkış oldu.
Türk müziğinin iki güçlü sesi Funda Arar ve Kubat, dostluklarını ve sahne birlikteliklerini bu kez dev bir senfonik prodüksiyonla taçlandırdı. İkili, Zincirlikuyu'daki kültür sanat merkezinde konser verdi. Heyecanını sahneden dile getiren Kubat, "Bu devirde böyle büyük prodüksiyonlar kolay gerçekleşmiyor, dev bir orkestra, aylarca emek, büyük bir organizasyon. Hepsi bir araya geldi. Sonlara doğru uçacağız, Yapay zekâyı utandıracağız; gerçek zekâyı ve gerçek sesi göstereceğiz" dedi.
Funda Arar ise projeye dair duygularını şu sözlerle anlattı: "Çok sürprizli bir repertuvar hazırladık. Pop, halk müziği, sanat müziği. Hepsi senfonik bir çerçevede buluşuyor. Birbirimizin şarkılarına eşlik ediyoruz. Çok güçlü bir iş."
"Yak Gel", "Senden Öğrendim", "Rum Havası" ve "Al Sevgilim" gibi unutulmaz şarkılara imza atan Funda Arar, yıllardır sahnelerde sergilediği başarılarının yanı sıra özel hayatıyla da hayranlarından beğeni topluyor.
Son olarak Türk pop müziğinin güçlü ve sevilen sesi Funda Arar, magazin gündemine bomba gibi düşen bir açıklamaya imza atmıştı. Sanat dünyasının asil duruşuyla takdir toplayan ismi, dijital dünyanın vitrin hayatlarına karşı sessizliğini bozdu. Sosyal medya platformlarındaki tekdüzeleşen içeriklerden dert yanan Arar, adeta isyan bayrağını çekti.
İnsanların sürekli konum ve yemek paylaşmasını eleştiren Arar, "Buradayım, şuradayım, bunu yedim, şunu içtim… Eee tamam ne yapalım yani?" sözleriyle tepkisini net bir şekilde ortaya koydu.
Sanal dünyanın yapaylığından ve içerik kirliliğinden sıkıldığını vurgulayan Funda Arar'ın bu dobra çıkışı, kısa sürede sosyal medyada viral oldu. Arar, bu sözleriyle gösteriş odaklı paylaşımlardan bunalan pek çok takipçisinin de tercümanı olmuş gibi görünüyor.
GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE AJDA PEKKAN'A HAYRANLIĞINI DİLE GETİRMİŞTİ
Funda Arar, kendisi için Ajda Pekkan'ın çok özel bir isim olduğunu açıkladı:
"Hiçbirimiz Ajda Pekkan olamayız. O başka bir şey. Allah ona sağlıklı uzun ömürler versin. O bizim idolümüz. Bu yaşta, bu enerji. Bence yaşı da yok Ajda Hanım'ın. Her zaman güzel, bakımlı ve genç."
RAKAMLAR YANLIŞ
ARAR, sanatçıların Kıbrıs konserlerinden astronomik rakam aldığına dair iddiaları ise reddetti: "Piyasada konuşulan rakamlar doğru değil. Ayrıca ödenen paralar sadece sanatçıya gitmiyor.
Ses, ışık, sahne, tesisat, orkestra, konaklama, yol ücreti, lojistik ve transfer gibi bir sürü gider kalemi var. Sanki konser ücretlerini sadece sanatçı alıyormuş gibi bir algı var, bu çok yanlış!"
Daha önce Arar, basın mensuplarının sorularını yanıtlarken "Koç burcu olarak çok romantik sayılmam, eşim benden daha romantik" diyen sanatçı, bu kez ilişkilerin zorluklarına dikkat çekmişti.
Funda Arar, "Hızlı tüketim çağındayız, aşklar da uzun ömürlü sürmüyor. Evlenenler hemen boşanıyor, kimse birbirini çekmek istemiyor. Halbuki evlilik emek ister. O kararı verdiysen bu emeği vermen ve anlayış göstermen lazım. Çocukla beraber idaresi daha da zorlaşıyor. Bizim de zaman zaman aile saadetimizin bozulduğu oluyor ama idare etmezsen hiçbir evlilik yürümez. Hayat toz pembe değil ki evlilikler toz pembe olsun. Fikir ayrılıkları, tartışmalar muhakkak olacaktır. Ama her seferinde 'toparladım gidiyorum' denirse hiçbir evlilik yürümez. Önemli olan tatlı tatlı barışabilmek" dedi.
Kadir Doğulu, Neslihan'ı ilk gördüğü anda "çarpıldığını" dile getirirken, Atagül ise eşine dair ilk izlenimlerini, "Merhameti, vicdanı, set ekibiyle kurduğu uyum ve disiplini beni çok etkilemişti" sözleriyle anlatıyor. Ancak ikisinin de kabul ettiği gibi, bu aşkın ilk adımını atan taraf Neslihan oldu.
HER ŞEY BİR MASAJLA BAŞLADI!
Doğulu, o günleri "Etrafında pervane gibi dolanıyordum, sonra kendimi toparladım ve uzaktan gözlemlemeye başladım. Bir gün çok yorgundum, koltukta oturuyordum, Neslihan omzuma ve boynuma masaj yaptı. İşte o an tamamen bitmiştim" diyerek hatırlıyor. Atagül ise bu anı "Aslında ilk ben tavladım" diyerek doğruluyor.
Tanışmalarının ardından ilişkileri hızla ciddileşen çift, 2016 yılında görkemli bir düğünle evlenerek hayatlarını birleştirdi. O günden bu yana hem özel yaşamlarında hem de iş hayatlarında birbirlerine verdikleri destekle örnek bir çift olarak anılıyorlar.
Bugün hâlâ aşklarını ilk günkü heyecanla sürdüren Neslihan Atagül ve Kadir Doğulu'nun hikâyesi, bir dizide başlayan ve gerçeğe dönüşen bir masal olarak hafızalarda yer ediyor.
SETTE BAŞLAYAN BİR DİĞER AŞK: ÖZGE GÜREL VE SERKAN ÇAYOĞLU
Türk televizyonunun en gözde çiftlerinden Özge Gürel ve Serkan Çayoğlu, aşklarını 2022 yılında İtalya'da yaptıkları romantik düğünle ölümsüzleştirmişti. Ancak bu masalsı evliliğin başlangıcı çok daha eskiye, 2014 yılına uzanıyor. İkilinin yolları, o dönem milyonları ekran başına kilitleyen Kiraz Mevsimi dizisinin setinde kesişmişti.
Yıllar geçse de birbirlerine duydukları sevgi hiç eksilmedi. Çift, verdikleri röportajda aşklarının perde arkasını anlattı.
Serkan Çayoğlu, Özge Gürel'i ilk gördüğü anı hâlâ dün gibi hatırladığını söyledi. Ünlü oyuncu, "Bu delilik, nereye düştüm böyle demiştim. Seke seke gezen, enerjisi yüksek biri. Ama sıcak mı emin olamıyorsunuz; çünkü bir yandan da tersi pis duruyor. Benden çok farklı bir aurası vardı. Ne olduğunu anlamadan âşık oldum, onun da bana âşık olması için çok uğraştım." sözleriyle duygularını dile getirdi.
Peki Özge Gürel ne düşünüyor? Güzel oyuncu, aşklarının planlı bir şekilde gelişmediğini özellikle vurguluyor:
"Ben hiç o kadar öngörülü değildim. Bu dönüşüm benim için çok sonra oldu. Tam da olmaz dediğim bir anda âşık oldum. Bu ilişkide hiçbir şeyi zorlamamıza gerek kalmadı. Çünkü ayrı kalamıyorduk. Bir şekilde beraber kalmanın yolunu bulduk."
Çiftin birbirine duyduğu hayranlık hâlâ ilk günkü gibi. Özge Gürel, eşini anlatırken duygusal ifadeler kullandı:
"Dünyaya karşı satmaya çalışmadan, karşılığını umursamadan öyle içten bir samimiyeti ve merhameti var ki hayranlığım hiç geçmiyor. Film izlerken ağlıyorum diye bana gülüyor, gece üşümeyeyim diye yorganla dürüm yapmaya çalışıyor."