15 Temmuz darbe girişimi gecesi Milli Savunma Bakanlığı'nın girişinde darbeci askerlerin hedef gözetmeksizin açtığı ateş sonrası ayağından ve omzundan yaralanan gazi Ayhan Damar, o günden bu yana vücudundaki mermi parçalarıyla yaşıyor. Gazi Damar, 15 Temmuz darbe girişiminin 6'ncı yıldönümünde duygularını SABAH'a anlattı.
SİLAHI SERİYE TAKIP TARADI
Mermi parçalarının olduğu yere her elimi attığımda 15 Temmuz'u yaşıyorum. Sürekli kaşınıyor ve kaşındıkça o günü unutamıyorum. Erdoğan'ın çağrısıyla vatanı savunmak için o gece sokağa çıktık. Genelkurmay Başkanlığı önüne gitmemizi engelleyen tankın üstüne çıktık. Orasını kontrol altına aldıktan sonra Milli Savunma Bakanlığı'nın önüne geçtik. Bakanlıktaki darbecileri etkisiz hale getirmek için vatandaşlar kapıyı açmaya çalışıyordu. Hep beraber yüklendik ve kapıyı açarak içeri girdik. Bakanlığın içine girer girmez sağ tarafımdan mermi sesleri geldi. Havaya ateş ediyordur diye düşündüm. Baktım ki karşımda bir tane yüzbaşı var. Silahı seriye takıp sivil vatandaşları taradı. Yerden seken mermi parçaları ayağıma ve omzuma denk geldi.
VATAN İÇİN ÖLÜME KOŞARIZ
Türklerin bu vatanı hainlere vermeyeceğini düşünmeden ülkemize saldıranlar mahkemelerde yalan söylüyor, şehit yakınları ve gazileri kışkırtıyorlar. En son mahkemeye gittiğimizde darbeci Akın Öztürk'ün yanında oturan darbeci bir astsubay çıktı, 'O gece toplanma emrini kimden aldınız?' diye gazi ve şehit ailelerine sordu. Ne emri ya! Vatan elden gidiyor. Birinin emretmesine gerek yok ki. Biz asker doğduk, asker öleceğiz. Biz 5 yaşında da 55 yaşında da askeriz. Bizi kimsenin çağırmasına gerek yok. Vatan söz konusu olduğunda herkes silahını kuşanır ve ölüme koşar. Bu vatanın birliğini, dirliğini, bütünlüğünü bozmaya kalkan hainler tekrar bir darbe girişiminde bulunursa, bu sefer çoluğumla çocuğumla, eşimle dostumla birlikte dışarı çıkar ve ölüme yürürüm.
Vücudumdaki mermi parçaları benimle birlikte öbür tarafa gidecek. Orada o hainlerle yüzleşeceğim.