SURİYE İLE NORMALLEŞME
Suriyeli muhataplarımızla liderler düzeyindeki görüşme için ne zaman, nasıl çalışmalarını yapıyoruz. Ajandanın hazırlanması ile ilgili çalışmamız var. Şu anda netleşmiş bir takvim yok, irade beyanı var. Karşı tarafla yaptığım temaslarda gördüğüm, görüşmeye açıklar. Şu ana kadar bize iletilmiş ön şartları yok. Örneğin 'Türk askeri çekilsin' denildiği zaman 'görüşmelere bunun için ihtiyaç var' diyorum.
Benim ön şartımı sen yaptıktan sonra, senin ön şartını ben yaptıktan sonra niye görüşme trafiğine ihtiyacımız olsun? Görüşme bunun için yapılıyor. Sen mültecini al, topraklarındaki teröristleri yok et, ben de askerimi alayım. Bir daha bana mülteci göndermeyecek ve güvenlik tehdidi üretmeyecek bir idari yapı oluşturacağının emarelerini göreyim. Ortaya şart konulduğu zaman benim daha çok şartım var.
ERDOĞAN-ESAD GÖRÜŞMESİ NEREDE?
Olursa üçüncü bir ülke olur. Ama netleşmedi. Ruslar, 'İran da masada olsun. Daha önce yapıyorduk' diyor. Bizim önceliğimiz kimin görüştürdüğü değil, 'görüşmek.' 'Sizi bir araya getiriyorum' ile 'aracı oluyorum' meselesi iki ayrı şey. Her ikisinin de farklı boyutları var.
SURİYE MİLLİ ORDUSU'NUN GELECEĞİ
Muhaliflerle barış yapmak rejimin sorunu. Ben bunu teşvik edebilirim ama zorlayamam. Rejimle anlaşıp muhalifleri yok sayamayız, böyle bir dünya yok. Olmayacak da. Bizim rejimden istediğimiz muhalefeti karşısına muhatap olarak alması, sorunları görmesi ve çözüm için görüşmeye başlaması.
İRAN'IN YENİ DÖNEMİNDE İKİ ÜLKE İLİŞKİLERİ
İran'la oturmuş ilişkilerimiz var. Yakın tarih de bize gösterdi. Hükümetlerin değişmesiyle çok fazla bir şeyin değiştiği yok. Ticaretimiz belli, sınır güvenliği stabil. Tabii Lübnan'da yükselen ateş mühim. Nihayetinde Hizbullah demek, işin özünde İran demek.