 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
SMS: YO yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder |
|  |
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
|

İnsanlık nerede?
Kemikleri, henüz kemik değil. Süt adeta... Parmakları minyatür. Sizi bilmem, ben en çok parmaklarına bayılırım bebelerin... Bi santim. Oyuncak insan... Okşamaya çekinirsin. Zedelenecekmiş gibi gelir. Öpücük kondururken bile özen gösterirsin. Kolay değil... Sen kocaman, o minicik. Adı üstünde, bebe. Ama bakıyorum o bebelere... Hepsi, kan revan içinde. Birinin sol bacağı kopmuş. Oracıkta ölmüş hemen tabii... Zaten ne canı var ki... Vurunca şarapnel, körpe bedenine... Hem bacağı yitmiş, hem son nefesi... Öbürünün, fotoğraftan net olarak göremiyorum, galiba sağ gözü yerinde yok... Kör karanlık bir çukur var, göz olması gereken yerde... Yüzünün sağ tarafı olduğu gibi parçalanmış aslında. Burun da yok, çenenin bir bölümü de... Can çekişiyor. Hap kadar yüreği atıyor hâlâ... Dayanır mı, bilmem.
"Allah o İsrail'in cezasını versin" dediğinizi duyar gibiyim. Tez zamanda... Ama Lübnan değil burası maalesef. Türkiye.
Lübnan'da bebelerin kahpe füzelerle vurulduğu dakikalarda, Bingöl'de kahpe bir mayın daha patladı... Bizim bebeler oradaydı. Elif, o ölen. Hani şu bacağı kopan. Öbürü, Bayram... Can çekişen. Ahmet ile Besile'yi yazmadım. Onlar da ağır yaralı.
Görmemişsinizdir siz bu fotoğrafı. Yok çünkü gazetelerin ön sayfalarında. Lübnanlı bebeler var. Bizim bebeler yok.
Şimdi diyeceksiniz ki, "bebe, bebedir." "Lübnanı Türkiyesi olmaz bu işin." Haklısınız. Hem de, yerden göğe kadar... Ama ben de onu diyorum zaten. Lübnanlı bebeler manşet olmuş... Bizim bebeler neden haber olmuyor?
Vahşet, sınırlarımızın dışında olunca, insanlık naraları atmakta üstümüze yok da... Misak-ı Milli içinde bebelerimiz havaya uçunca, neden çıt çıkmıyor? Normal midir bizim günahsızların katledilmesi?
|
|
 |
|
|