 |  |

Memurlar neden sürünüyor?
Maliye Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de bir milyon 545 bin 597 memur var. Memurların iki yüz bine yakını bekar, diğerleri evli. Evlilerin de yüzde 46'sının eşi bir işte çalışmıyor. Bu aileler tek maaşa talim ediyor. Maaşlar ise bir felaket.
Türk-İş, Türkiye'de dört kişilik aile için yoksulluk sınırını bin 861 YTL olarak saptamış. Buna göre memurların yüzde 98.5'inin maaşı "yoksulluk sınırı" altında kalıyor. Haberi veren gazetelerden biri Silahlı Kuvvetler personelinin bu değerlendirme dışında olduğunu vurguluyor. Onlar da maaşlarını Maliye Bakanlığı'ndan alıyor ama ne aldıkları kamuoyunca bilinmiyor. Sivil memurların ezici çoğunluğu bin YTL'nin altında maaş alıyor.
Türkiye'nin her daim taze konularından biri de bu memur maaşları konusudur. Devlet gibi herkese mesafeli teknik bir aygıt, bizim ülkemizde yandaşların doldurulduğu depo olarak algılandığı için teknik hizmetin gereği olan liyakatin yerine "sadakate" önem verilir ve gereğinden çok insan istihdam edilir. Nitelik yerine partizanlık, akrabalık, hemşehrilik ölçü alınırsa... Gereğinden çok insan buralara tıkıştırılırsa, hak edilen bir maaşın alınması da tabii ki zorlaşır. Son dönenlerde, bu garip ve herkese zarar veren sistemde nispi düzeltmelere gidildi. Memur olmak artık eskisi kadar kolay değil. Torpilin de bir ölçüde merkezi atamalarla önü kesilmeye çalışılmakta... Ama sorun tamamıyla giderilmiş değil.
Gelişmiş ülkelerde, toplumun en gelişmiş insanları kamuda çalışır. Bizde kriz dönemlerinde herkes kapağı devlete atmak istiyor ama genelde nitelik avantajını elinde bulunduranlar özel sektörde istihdam ediliyor.
Bir insan "sefalet parasına" neden çalışır? Konuya böyle bakınca, bunun tek bir cevabı var: Çaresizlik. Peki biz neden çaresiz başka yerde daha anlamlı bir yaşam olanağı bulamayan insanlarımızı kamu gibi hepimizin güvencesi olması gereken koca bir aygıtta istihdam ediyoruz?
Niye kamu sektörünü çok iyi eğitim görmüş, donanımlı, iyi dil bilen ve buna uygun bir ücretle çalışan insanları istihdam eden bir duruma getirmiyoruz? Hak etmeyeni, "gizli işsiz" gibi devlete memur olarak yerleştirdikçe hem hizmetin kalitesi düşüyor, hem kamuda çalışanın parası yerlerde sürünüyor, hem de devlet organizasyonu güçsüzleşiyor. Henüz Türkiye'deki siyasal dalgalanmaların dışında işleyen, partizanlık ya da kadrolaşmanın kurbanı olmayacak, teknik liyakate göre kademe alınacak, nitelikli personelin çalışmayı arzuladığı bir devlet aygıtı oluşturmadık. Zor mu? Asla değil. Ciddi bir personel anlayışıyla orta vadede böyle bir tablo kolaylıkla sağlanır.
Yıllar geçse de, modası, hatta başlıkları değişmeyen haberleri okuya okuya ömür tükettik. Memur maaşları da bunlardan... Memurların sürünmesini istemiyorsak, çıtayı yükseltip, gereken sayıda nitelikli insanı kamuda istihdam edecek bir sistem oluşturmak gerekiyor. Hem hizmetin kalitesi yükselsin, hem tüm toplumun ihtiyacı olan devlet organizasyonu nitelikli hale gelsin. Memur da, devlet de, toplum da bir sefalet görüntüsünden kurtulsun.
|