 |  |
  |
|
Dört günün hesabını kim verecek!
Doğubayazıt'taki çocuklardan biri ölüp, diğerleri de "ağır hasta" olarak Van'a nakledilince Türk basını "sorumlu" bir tavır sergileyerek "kuş gribi" olasılığına dikkat çekti. Çünkü veriler "kuş gribi riskine" işaret ediyordu. Ardından Sağlık Bakanlığı ve diğer sorumlular "alelacele" zatürree açıklaması yaptılar. Biz buna da "şüpheyle" yaklaştık ve başlığımızda "zatürree 'kuş'kusu" dedik. Ortalığı velveleye verme niyetimiz yoktu ama riske işaret ediyorduk. Bakanlık ise "sorumsuzluğunu" sürdürdü. Hiçbir önlem almadı. Önlem almak bir yana Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek neredeyse "basını suçlar" bir tavır içine girdi. Ve ardından önceki gün erken saatlerde gerçek ortaya çıktı: "Ölümlerin nedeni kuş gribiydi." Sağlık editörümüz Esra Tüzün bunu "gayri resmi" olarak sabah erken saatlerde yetkililerden öğrendi. Buna rağmen Sağlık Bakanı Recep Akdağ "resmi" açıklama için gece yarısını bekledi. Bu arada hiçbir ciddi önlem alınmadı. Ne bir karantina uygulandı, ne kümes hayvanlarının itlafına başlandı, ne de koruyucu önlemler alındı. Bir salgını önlemede çok önemli 4 gün yitirildi. Bu dört gün içinde halk tavuklarını kesip yedi, çocuklar ölen hayvanları ellerinde taşıdılar. Hastalık riski taşıyanlar kentler arasında gidip geldi. Gerçek anlamda önlemler, dört gün gecikmeyle dün alınmaya başlandı. Oysa "medeni" bir ülkede "sorumlu" konumda olanlar, hastalığın ne olduğu kesinlik kazanıncaya kadar "en kötü olasılığı" düşünerek önlemleri en başından ona göre alır, durum netleşince bu önlemleri gerekiyorsa artırır, gerekiyorsa azaltır veya ortadan kaldırırlar. Bizde ise tam bir sorumsuzluk örneği ile 4 gün yitirildi. Bu 4 günün kaç cana mal olacağını hep birlikte göreceğiz. Ve emin olun bunun hesabını kimse sormayacak, kimse de vermeyecek.
|