  |
|
'Ölümü bekleyen şehir'
Marmara Depremi'nin üzeriden tam 6 yıl geçti. Yaşanan derin acının izleri kuşkusuz kolay kolay silinmez ama aslolan yeni acıların yaşanmaması için ne yaptığımız. Bu açıdan acil ele alınması gereken şehir İstanbul. Çünkü bilim adamlarına göre ' İstanbul Depremi her an olabilir. Bir anlamda İstanbul adeta ' ölümü bekleyen şehir' durumunda. Peki bu şehirde beklenen deprem için ne yapılıyor? Son 6 yılda deprem konusunda çok şey söylendiğini biliyoruz. Depremin her boyutu günlerce medyanın gündemine taşındı, bilim adaları araştırmalar yaptı, devlet ve sivil toplum örgütleri sorunu enine boyuna tartıştı. Ama somut hiçbir adım atılmadı. Deprem konteynerleri gibi palyatif çözümler dışında yapılan bir şey yok. Yüzde 60'ı kaçak İstanbul ' binaların yenilenmesi konusunda' çözümsüzlüğe terk edilmiş durumda. Peki hiç mi bir şey yapılmıyor? İşte bu noktada birkaç önemli adımın atıldığını ancak bunların ' durum tespiti'nden öteye geçmediğini biliyoruz. Bunun en çarpıcı örneği de Zeytinburnu ilçesi. Konuyu Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın'la konuştuk. Aydın iki dönemdir belediye başkanlığı yapıyor ve belediyecilik anlamında önemli işlere imza atıyor. Ancak iş deprem konusuna gelince durum değişiyor. İşte anlattıkları: "Türkiye'nin önemli 4 üniversitesiyle birlikte çalışma yapıldı. Zeytinburnu'nda mevcut 26 bin binanın deprem karşısındaki durumları tespit edildi. Bu projenin ikinci ayağı ise Zeytinburnu'nun gelecekte nasıl bir ilçe olacağı." Peki nasıl bir sonuç çıktı? Murat Aydın şöyle diyor: "Yaklaşık 2500 bina çürük çıktı. diğerlerine de sağlam diyemeyiz. Ama çürük de diyemiyoruz. Zeytinburnu İstanbul'da çok problemli yerlerden biri değil aslında. Örneğin bir Küçükçekmece, Avcılar, Bağcılar, Bakırköy'den daha sağlam burası. Aslında ilçeler arasında 11. sırada." Murat Aydın'a "Tespitleriniz bu. Peki çözüm olarak ne öneriyorsunuz?" diye soruyoruz. İşte cevabı: "Binası çürük olana süratle bunu bildireceğiz. Tedbirini al. ' Ne yapalım?' diye soracak o da. Bu sorunun cevabını sadece Zeytinburnu Belediyesi veremiyor. Büyükşehir yapıyor. Aslında deprem konutunun bir devlet politikasına dönüştürülmesi gerek. Bu sadece yerel yönetimlerin kısa vadede çözeceği bir iş değil. 30-40 yıllık süreçte yenilenmesi gerek. Ne zaman diye soruyoruz? Ama sorunun cevabı ne yazık ki yok. İşin özü, İstanbul ' ölümü bekleyen şehir' olmayı sürdürüyor. Böyle bir şehirde, göçü önlemek için ' ilmuhaber' çıkarmanızın bir anlamı olacak mı doğrusu merak ediyorum. Siz etmiyor musunuz?
|